Taner AKÇAM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

6-7 Eylül 1955 ve Suriye


09.09.2013 - Bu Yazı 2845 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 6-7 Eylül 1955 konusunda gözlerim boşuna haber aradı. Başta hükümet, İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı olmak üzere, ne siyasi partiler ne de büyük kitle örgütlerinden tarihimizin bu kara sayfasına ilişkin herhangi bir açıklamaya rastladım. Listeme barış için mücadele ettiğini söyleyen BDP de dâhildir.

Hani meşhur sözdür, “bir köpek adam ısırırsa bunun haber değeri yoktur ama bir adam bir köpeği ısırırsa bunun bir haber değeri vardır”, derler. Galiba 6-7 Eylül olayları, köpeğin adamı ısırması kategorisinde bir haber. Tarihimize bakınca, pek de ters bir tespit gibi durmuyor bu.

Önce bu kara sayfanın resmî bir dökümü; 4.214 ev, 1.004 işyeri, 73 kilise, bir sinagog, iki manastır, 26 azınlık okulu başta olmak üzere toplam 5.317 bina saldırıya uğramış. Tahrip edilen işyerlerinin yüzde 59’u Rumlara, yüzde 17’si Ermenilere, yüzde 12’si Musevilere ve yüzde 10’u da Müslümanlara ait. Toplam 11 kişi öldürülmüş, 300–600 civarında insan yaralanmış (Ayhan Aktar, 5 Eylül 2005, Sabah): tecavüze uğrayan kadın sayısının 200’ün üstünde olduğu tahmin ediliyor.

Matbaası zarar gördüğü için sekiz gün yayın yapamayan Rum Embros gazetesi, 15 Eylül 1955 tarihinde, “Doğduğumuz, büyüdüğümüz, dedelerimizin ve babalarımızın şimdi kırık dökük de olsa mezarlarının bulunduğu bu ülkede kalacağız. Kırık mezarlardan, harabeye dönmüş kilise, okul, dükkân ve evlerimizden yeni bir dünya yaratacağız. Sebat ve cesaretle o harabelerin arasında yine yaşantımızı düzene koyacağız,” diye yazmış. (AGOS, 6 Eylül 2013)

Yazmış yazmasına ama, 1955’te 80.000 civarında olan İstanbullu Rum’dan geriye 2.000 kişi ya kalmış, ya kalmamış. Sadece Rumlar değil, Ermeniler de terk etti İstanbul’u. Kaybedilen sadece nüfus olmadı; gidenler asırlardır İstanbul’u İstanbul yapan bir kültürel zenginliği de beraberlerinde götürdüler.

Emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu’nun itirafı ile olayların artık devletin “muhteşem bir örgütlenme”si olduğunu biliyoruz. Bir devlet, birtakım politik amaçlar için, bir grup vatandaşına yönelik katliam ve yağma düzenliyor, konu bu kadar basit.

Ve üstelik buna severek katılacak bir kalabalık bulmakta da hiç zorlanmıyor.

Ve bugün tüm devlet, siyasi partileri de dâhil sus-pus, hepsi dut yemiş bülbül gibi. Ne bir özür, ne bir üzüntü, hiçbir şey ama hiçbir şey yok.

Şimdi bunun yanına Suriye’yi koyun. Türkiye’nin tavrını bu tablo ışığında yeniden değerlendirin.

Şüphesiz, Türkiye haklı bazı endişelere sahip; 900 kilometrelik sınır ciddi güvenlik sorunu yaratıyor ve çatışmalardan kaçan yüzbinlerce insana yardım yapmak zorunda. En azından bu nedenlerle çatışmada taraf olması ve çözüm istemesi anlaşılabilir bir durum.

Ama asıl sorun şu: Türkiye çatışmanın çözümünde bir taraf olabilir mi? Zor olan bu. Çünkü, Türkiye 6-7 Eylül konusundaki tutumu ile bölgedeki sorunlara ilişkin bir mesaj da veriyor.Unutmayınız, geçmişiniz konusunda takındığınız tutumunuz geleceğinizin aynasıdır.

Tarihle yüzleşmek niçin gereklidir, sorusuna onlarca cevap verilir. Bunlardan bir tanesi “tekrarı tehlikesini engellemek” gerektiği düşüncesidir. Eğer bir suç işleyen kişi veya kurum, bu suçu kabul etmez ve özür dilemezse, suçun potansiyel olarak tekrar edilmesi tehlikesi vardır.

Kural basittir: İnkâr eden yeniden yapar!

6-7 Eylül sadece sembolik bir örnektir. Bunu tarihimizdeki diğer insan hakları ihlalleri ile birlikte ele aldığınızda ortaya Türkiye için iyimser bir tablo çıkmadığını kabul etmemiz gerekir.


Tarihi ile yüzleşmeyen, geçmişte yaşananlardan dolayı özür dilemeyi beceremeyen
sadece iktidar partisi değil, toplum olarak da Türkiye’nin Suriye konusunda söylediği ve söyleyeceği şeyler inandırıcı olmayacaktır.


tanerakcam@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Emlak8
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
23.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
17.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
14.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
17.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
1 0
Hrac Madooglu 09.09.2013 - 02:33:52
insan haklarina saygili bir devletimiz olsa, 6 Eylul'u yas gunu ilan eder, Varlik Vergisini, 20 Kura Kanununu, Trakya pogromunu, 1964de 40 bin Rum vatandasin ulkeden kovulusunu, azinlik vakiflarina ait mallarin gaspini,vs tarih kitaplarina yazip yeni nesillere ogretirdi. Belki birgun olur oyle bir devletimiz ama yakin gelecekte degil.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%48,39
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive