Taner AKÇAM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

M. Kemal ve 2015


02.12.2013 - Bu Yazı 2842 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 

M. Kemal ve 2015

Başbakan’ın Diyarbakır konuşmasında Kürdistankelimesini kullanması çok önemli idi. Kendisine saldıranlara Mustafa Kemal’den alıntılar yaparak cevap verdi.

Soru şu: Acaba aynı metot 2015 için de kullanılamaz mı? Başbakan, İttihatçılar için, örneğin çete, caniler, katiller gibi ifadeler kullanabilir, 1915’te Ermenilere yönelik büyük cinayetler işlendiğini, bu halkın imha edilmek, yok edilmek istendiğini söyleyebilir. Kendisine itiraz edenlere de gene Mustafa Kemal’den alıntılar yaparak cevap verebilir.

Bu amaca yönelik, Başbakan’ın kullanabileceği bir başvuru katalogu hazırlama sözü vermiştim. Bugün bunlardan ilkini sunuyorum.


Minber
 gazetesi ile başlıyorum.


Minber
 M. Kemal’in, yakın arkadaşı Fethi Okyar ile birlikte çıkarttığı bir gazete; 1 Kasım 1918’de yayın hayatına girdi ve 51 sayıdan sonra 22 Aralık 1918’de yayın hayatına son verdi.

Gazetede yazılar genellikle imzasız veya takma isimlerle yayımlandı. M. Kemal’in hangi yazıyı doğrudan kaleme aldığı belli değil. Ama sonuçta onun gazetesi.

Gazete İttihatçı liderler için caniler ifadesini kullandı. Örneğin 6 Kasım’da, “Kaçmışlar” başlığı ile çıkan yazıda, “Kaçmışlar... kimden ve nereye? ... Mahkeme var, kanun var, tarih var ve bunların hepsinin fevkinde Allah varken kimden ve nereye kaçarlar?


Her halde caniler için kurtuluş yoktur... Memleket kâbustan kurtuldu”
, ifadelerine yer verilir.

Gazetenin 9 Kasım 1918 tarihli sayısında 1915 konusunda uzun, imzasız bir yazı vardır. Yazıda İttihatçılardan çeteci diye söz edilir ve Ermenilerin yok edilmek, yeryüzünden kaldırılmak istendiğinin altı çizilir. Yapılan “faciadır” ve “en büyük ve en affedilmez” bir davranıştır.

Ana fikri de, bir millet manevi bir kuvvettir, isterseniz de imha edemezsiniz!

Bugünün Türkçesi ile ilgili makale:


“ERMENİ MİLLİ TERBİYESİ”

İsterse bir millet iki üç kişiden ibaret olsun, bir dili, bir edebiyatı, bir toplumsal kişiliği ve bir de tarihiyle geleneği varsa o bir millettir ve bir milleti üç beş kişinin, bir masa başında verdikleri karar ile yok etmek imkânsızdır: İster bakan, ister çeteci ve isterse kim olursa olsun, dünyada hiç kimsenin bir millet üzerinde söz söyleme değil hakkı, iktidarı bile düşünülemez. Bu gerçek, kesin olduğu kadar genel bir niteliğe de sahiptir. Bir millet bilinçli olduktan sonra ne kadar küçük ve ne derecede zayıf olursa olsun, onu yok etmek değil kişilerin, dünyanın en muazzam topluluklarının bile elinde değildir. Çünkü milliyet manevi bir kuvvettir ve böylesine bir manevî kuvvet herhalde temsilcilerinin azlığı veya çokluğu gibi nicel ölçülerle değil, niteliğiyle ortaya çıkar.

(...)

Dün makamlarını terk ederek giden harbimizin yöneticilerinin, kendi tarihine karşı en büyük ve en affedilemez sorumluluklarından biri de Ermeni milletine karşı davranışlarında ortaya çıkmıştı. Ermeniliği yeryüzünden kaldırmak mümkün bile olsaydı acaba bundan dolayı zarardan başka ele ne geçerdi? Birkaç kişinin zihniyetinden çıkan bu hata, asırlardan beri aynı vatan üstünde kapı komşu geçinmiş, toplumsal hayatta, siyasette, iktisatta kısaca her konuda birbirlerini destekleyip tamamlamış iki unsurun samimiyetlerini bulandırmaktan başka bir sonuç doğuramazdı ve nitekim de öyle oldu. Dünyada her milletten aşırılığa kaçanlar olabilir, şüphesiz Ermenilikten de bu türden insanlar çıkmamış değildi. Fakat, acaba bir küçük azınlığa kızıp bütün bir milleti kırmak sevdasına düşmek, o azınlığın aşırılığından daha fazla hayallere kapılmak demek değil midir? Maddî açıdan da düşünecek olursak, meselenin hâlihazırdaki ciddiyeti adeta tehlikeli bir renk alır. Harb-i umumî facialarının Ermeni milleti üzerindeki tesirlerinden maliyemizin ne kadar zarar gördüğünü acaba bir kere olsun hesap eden değil, hatta hiç düşünen olmuş mudur? Geçen sene başlarında maliye uzmanlarımızdan biriyle ekonomik durumumuza dair sohbet ederken, bu zat Ermeni göçlerinin Osmanlı hazinesine sırf vergi açısından yılda bilmem kaç milyona mal olduğundan bahsetmişti! Savaşçı zihniyetinin bütün siyasi hesaplarından daha düzgün olan bu rakam, ticaret ve sanayi kayıpları da eklendikten sonra Osmaniye toplumu için kimbilir ne büyük bir yekûna ulaşır?

Öteden beri tekrar edilen bir söz var: “Ermeni demek, Hıristiyan Türk demektir” derler... Anadolu’daki yaşantıyı bilenler, bu sözün memleketimizde çok eskiden beri tekrar etmekte olan bir konuya tercüman olduğunda tereddüt etmezler. Türkler askere ve savaşa giderken, kimsesiz bıraktıkları ocaklarını, çiftlerini, çubuklarını Ermeni komşularına emanet ederler ve öyle giderlerdi. Namusla bireysel ve toplumsal onurun karşılıklı bütün uygulamaları bu iki millet arasında geçerli idi. Birbirleri arasında hiçbir hainlik hikâyesi geçmemişti. Türk, ziraatla meşgul olur ve yanı başındaki Ermeni de sanat ve ticaretle uğraşır, sonuçta her ikisi de sessiz, sedasız çalışırdı. İşte daha fazla ayrıntı gerektirmeyen bu hayat içinde, Ermeni’nin Türk’ten yegâne farkı, cami yerine kiliseye gitmesinden ibaretti. Bu samimiyet o kadar kuvvetliydi ki, hatta aradan dün esen kasırga bile söküp götüremedi. Büyük bir felaketten sonra, ortak vatanın bir anlık zorluklarında yine her iki unsur aynı etkili bakışla olayların aldığı şekle bakıyor ve bu hataları yapanları azarlayarak diğerinde hiçbir kabahat görmüyorlar! Acaba Ermeni milleti, ortak felaket karşısında böyle tertemiz soyuna yaraşır bir sessizlik gösterdiğinden dolayı, zarar mı etmiş olacaktır? Bu soruya tereddüt etmeden “asla!” cevabını verebiliriz. Ermeniler, Osmanlı’nın yasal zemininde bütün isteklerine kavuşacaklar ve emin olsunlar ki fazla olarak Osmanlı tarihinde de daima okunacak bir şükran sayfasında yer alacaklardır.


tanerakcam@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.04.2020
Tekalif-i Milliye (Milli Vergi) emirleri ve korona için bağış
28.01.2020
Yeni bir cumhuriyet ve tarihi buluşma
21.01.2020
Hrant, Talat Paşa'nın intikamı için öldürüldü
28.12.2019
Siyasetin 'söylenecek sözü' bitmiş 'yeni söz' lazım
16.12.2019
Amerikan Senatosu’nun soykırım kararı ve olası sonuçları
18.11.2019
Bizim mahallenin hocası Mümtaz Soysal
15.11.2019
Tarihi hakikatleri inkâr ve editoryal politika
11.11.2019
T24 meselesi bize niçin Hrant Dink’i hatırlatıyor?
17.10.2019
15 soruda Suriye ve Kürt meselesi
23.08.2019
Ermenilerin imha kararı: 1 Aralık 1914
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
23.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
17.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
14.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
17.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive