Taner AKÇAM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Gene mi kurtuluş savaşı!


30.12.2013 - Bu Yazı 3124 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 İçinde bulunduğumuz duruma uygun çeşitli kavramlar var: dibe vurmak, çivinin çıkması ve belki de Thomas Hobbes’un Leviathan’da anlattığı doğal durum en uygun olanı.


Gelinen nokta tam bir iflas, siyasetin iflası ve devletin bitmesi.

Doğal durumda, tarafların oyunun kurallarına göre oynaması diye bir durum yok. Herkes özgürdür ve istediğini yapar.

Hobbes’a göre, bir anarşi ve kaos anlamına gelen doğal durumdan çıkışın yolu ise sosyal sözleşme ile kurulan adına Leviathan (İncil’deki su canavarı) adını verdiği devlet. Hobbes Leviathan’ı şöyle tanımlar: ‘Vatandaşları yabancıların istilasından koruyabilmenin, birbirlerine zarar vermekten engellemenin... yolu bütün gücü ve kudreti bir tek insan ya da insanların meclisine vermek... İnsanlar birbirlerine ‘Ben haklarımdan vazgeçiyorum ve tüm haklarımı bu insana ya da insanların meclisine veriyorum’ demelidir. Böylece bütün güç ve kudret tek bir insanda toplanır. Bu devlet(in) ya da... büyük leviathan’ın doğması demektir.’

Böyle bir sıfır noktasındayız şu an.

Ve galiba Erdoğan da meseleye Hobbes gibi yaklaşıyor.

Yabancıların büyük komplosu ile karşı karşıyayız... ve doğal durumdan çıkış için tek yol tüm yetkilerin kendi elinde toplanması.

Aslında AKP’nin yaptığı sivil bir darbeden başka bir şey değil.

AKP, kendisine göre ‘meşru bir gerekçe’ ile devletin en temel kuralını çiğnemekte bir mahsur görmedi.

Yürütmeye, yargının emirlerine uymama emri verdi.

İş tabii ki çok ciddi...

Çünkü bir toplumda birarada yaşayabilmenin temel kuralı, insanların oyunun kurallarında anlaşmasıdır. Hükümet bu kuralı resmen ortadan kaldırdı. Kendinden menkul bir meşruiyet karinesi ile oyunun kuralı olmadığını ilan etti.

Tuhaf olan ise şu... Hem demokratik hukuk devletinin en temel kuralını, güçler ayrılığını ortadan kaldırıyor, yani resmen darbe yapıyor, hem de bana darbe yapılıyor diye bağırıyor.

Hâlbuki istediği an erken seçime gidebilir. Elini tutan yok!

İçine girdiğimiz süreci ise ikinci kurtuluş savaşı olarak ilan etmesi de cabası.

Kendisine karşı kurtuluş savaşı vereceklerimiz ise, komplocu emperyalist güçler ve onların yerli işbirlikçisi ‘Fethullahçı çete’.

Durum çok ciddi ama kusura bakmayın bende burada ipler koptu.

Şu ‘ikinci kurtuluş savaşı’ tespiti dayanılır gibi değil!

Biliniyor, ikinci kurtuluş savaşı vermenin onuru biz solculara ait.

1960’lı yıllarda kendimizi İkinci Kuvayi Milliyeciler olarak tanımlardık. Ülkemizi emperyalist işgalden ve onların yerli işbirlikçilerinden kurtaracaktık.

Sonra Ergenekoncular kurtuluş savaşı verir oldu. Kuvay-ı Milliye dernekleri falan da kurdular. Onlar da tabii ki emperyalistlere karşı savaşıyorlardı. Onların yerli işbirlikçisi ise AKP ve Tayyip Erdoğan’dı.

Şimdi Erdoğan ikinci kurtuluş savaşının bayrağını açtı. İç düşman bu sefer ‘Fethullahçı çete’. Ergenekoncuların kullandığı dil ile AKP çevresinin kullandığı dil arasındaki benzerlik ürkütücü.

Hiçbir şeye değil de, ulusça 100 yıla yakındır kurtuluş savaşı veriyoruz, helak olacağız ona yanıyorum. Aslında adını doğru koysak bu dertten kurtulacağız. Biz Türkler 1918-22’de de kurtuluş savaşı falan vermedik. Anadolu’da Türk, Kürt, Rum ve Ermeniler bir iç savaş yaşadılar. Anadolu insanı birbirini boğazladı.

Son yılların kurtuluş savaşları da tam bir palavra... Uzlaşma kültürümüz olmadığı için harbiden birbirimizi boğazlıyoruz.

Sebebi de hep aynı, demokrat değiliz, şeffaf bir toplum kurmaya niyetimiz yok.

Kurtuluş savaşı teraneleri altında güme giden ise Sayıştay yetkileri ve Kamu İhale Kanunu...

Erdoğan’ın çok bağırmasının tek nedeni var: ‘Örgütlenmiş malı götürme’ sisteminin üstünü örtüyor. Gerisi palavra.


tanerakcam@gmail.com
 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.04.2020
Tekalif-i Milliye (Milli Vergi) emirleri ve korona için bağış
28.01.2020
Yeni bir cumhuriyet ve tarihi buluşma
21.01.2020
Hrant, Talat Paşa'nın intikamı için öldürüldü
28.12.2019
Siyasetin 'söylenecek sözü' bitmiş 'yeni söz' lazım
16.12.2019
Amerikan Senatosu’nun soykırım kararı ve olası sonuçları
18.11.2019
Bizim mahallenin hocası Mümtaz Soysal
15.11.2019
Tarihi hakikatleri inkâr ve editoryal politika
11.11.2019
T24 meselesi bize niçin Hrant Dink’i hatırlatıyor?
17.10.2019
15 soruda Suriye ve Kürt meselesi
23.08.2019
Ermenilerin imha kararı: 1 Aralık 1914
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
23.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
17.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
14.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
17.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
1 0
ege 30.12.2013 - 20:16:23
''Biz Türkler 1918-22’de de kurtuluş savaşı falan vermedik. Anadolu’da Türk, Kürt, Rum ve Ermeniler bir iç savaş yaşadılar. Anadolu insanı birbirini boğazladı.'' Bu kadar doğrunun arasına intihar bombacısı gibi sokulmuş bu ifade nedir ki allahaşkına! ''Hiç mi vermedik, bir gıdımcık da mı? Bursa kıyısına kestane şekeri almak, Polatlı'ya da teyzelerinin elini öpmek için mi gelmişti Yunan askerleri?'' diyesi geliyor insanın. Yahu siz bu söyleminizle yiğit, Yunanlıları mı adam yerine koymuyorsunuz yoksa!
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,68
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive