Taner AKÇAM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP


26.08.2014 - Bu Yazı 2723 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 Demirtaş’ın cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı sonuçlar üzerine tartışma başladı, diyebiliriz.

Ruşen Çakır’a konuşan Cemil Bayık, “HDP’nin aldığı oy oranı(nı)... örgüt gücüne dönüştürmesi gerekiyor. Eğer bunu yaparsa... Kürtleri, Alevileri, demokrat Müslüman kesimleri, sol ve liberalleri kucaklarsa Türkiye’nin en büyük muhalefet gücü haline gelebilir. HDP bazı marjinal yaklaşımlardan kendisini kurtarmalı” diyor.

Marjinal yaklaşımdan kastettiği “Beyoğlu-Cihangir”. Ertuğrul Kürkçü de bunu üstüne aldı ve “ayıp”, dedi. Sonra, gerçi “ayıp” kelimesini Ruşen Çakar için kullandığını söyledi ama bunlar teferruat.

Aslında Bayık yanılıyor. Demirtaş’ın aldığı oylar HDP’nin oyları değil.

Ve zaten dananın kuyruğunun koptuğu nokta da bu.

Soru şu: Demirtaş’ın aldığı fazla oylar nereden geliyor ve bunun HDP’ye kanalize edilme şansı var mı?

Ümit ederim ki Demirtaş ve HDP, bu fazla oyların nerelerden geldiğine, sadece bölge değil, sandık bazında da bakıyor ve hatta araştırma şirketleri ile anlaşarak bu oyların seçmen profilini çıkarmaya çalışıyorlardır.

Çünkü tüm sır burada yatıyor.

Elimde yukarıdaki türde bir araştırma yok ama bu fazla oyların HDP’ye kolayca gidecek oylar olmayacağını rahatlıkla söyleyebilirim.

Gitme şansı yok mu? Var elbette!

Ve güçlü bir muhalefet hareketini çıkartacak olan da bu!

Fakat HDP bu oyları alabilecek donanıma sahip mi? Kuşkuluyum.

Altını çizmek gerek, oylar Demirtaş’a verildi, HDP’ye değil! Bu farkı anlamak çok önemli.

Cevap verilmesi gereken, Demirtaş’ta fazla olan ve parti olarak HDP’de olmayan nedir, sorusudur!

Çünkü oy artışı, Demirtaş’ın fazlalarını ve HDP’nin eksiklerini gösterdi.

Birinci ve çok önemli husus, Demirtaş’ın birey olarak oy almış olmasıdır. Verdiği mesajları bir vesayet adına değil, doğrudan kendi adına verdi. İkincisi, son derece sıradan, çoğulculuğu esas alan demokratik söylem geliştirdi.

Bu iki husus size HDP’nin handikabının nerede yattığını da anlatır.

HDP iki nedenden dolayı Demirtaş’a giden oyları kendisine çekmekte zorlanır.

Birincisi, vesayet sorunudur. HPD kendi başına hareket eden, bağımsız bir parti değil. Partinin ipleri İmralı ve Kandil’in elindedir.

Daha kibar ifade edeyim, İmralı ve Kandil’in “hayır” dediği hiçbir şeyi yapamaz. Dinamiği ve motoru İmralı ve Kandil tarafından belirlenen bir parti, Demirtaş’ın aldığı fazlayı kendisine çekemez.

İmralı ve Kandil, BDP–HDP ile kurdukları doku bağını, Demirtaş’a yönelen oylarla kuramaz, kurabilselerdi bu oylar önceden giderdi onlara!

İkincisi, HDP aslında BDP’nin bazı eski sosyalist kişi ve örgütleri vitrine koymasıyla oluşmuştur. Burada HDP saflarındaki birçok insana ve çevreye haksızlık ettiğim iddia edilebilir ve bunu kabul etmeye de hazırım.

Ama sonuçta HDP, esas olarak kendisini sosyalist olarak tanımlayan bazı kişi ve çevrelerin BDP’ye eklemlenmesiyle oluştu.

Kendilerine saygısızlık etmek istemem ama, bir siyasi proje olarak sosyalizmin, hele hele bir de 1970’li yılların fraksiyonlarından arta kalanlarının elleriyle sunuluyor ise, Batı’daki seçmen kitlesine vaat edebileceği herhangi bir şey yoktur.

HDP eğer Demirtaş’ın aldığı fazla oyları --ki aslında daha sırada bekleyen çok oy vardır-- kucaklamak istiyorsa, bu iki engel konusuna kafa yormak zorunda.

Sorunu daha genel formüle edeyim; eğer sadece Aytekin Yılmaz’ın İçimizdeki Hapishanekitabındaki rakamları esas alsanız bile, 1990 sonrasında adı sosyalist olan örgütlerin ve PKK’nın hapishanelerde infaz ettiği gençlerin sayısı, aynı dönemde devletin infaz ettiğinden fazladır.

Başta adı İnsan Hakları olan örgütler dâhil, sosyalistler bu infazlar karşısında sus-pus!

Demirtaş ise, çoğulculuk, demokrasi ve yaşam hakkı diyordu!

Sorun elbette bu çevrelerin, İnsan Hakları ve demokratik değerler konusunda tek gözlerinin kör olması ile sınırlı değil!

İşin özü şurada; bugün tam olarak açığa çıkmamış olsa bile Batı’da, BDP’nin vitrinine konamayacak derecede büyük ve derin bir toplumsal muhalefet vardır ve soru BDP’nin bu muhalefet ile buluşup bulaşamayacağıdır.

Demirtaş’a giden oylar Batı’daki bu muhalefetin sadece bir kısmıdır.

Özlenebilecek bu büyük buluşma için ama PKK ve BDP’nin önce dönüp kendisine bakması gerekir! Vitrindeki sosyalistler ile çözülemeyecek kadar derin bir sorundur bu!

tanerakcam@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.04.2020
Tekalif-i Milliye (Milli Vergi) emirleri ve korona için bağış
28.01.2020
Yeni bir cumhuriyet ve tarihi buluşma
21.01.2020
Hrant, Talat Paşa'nın intikamı için öldürüldü
28.12.2019
Siyasetin 'söylenecek sözü' bitmiş 'yeni söz' lazım
16.12.2019
Amerikan Senatosu’nun soykırım kararı ve olası sonuçları
18.11.2019
Bizim mahallenin hocası Mümtaz Soysal
15.11.2019
Tarihi hakikatleri inkâr ve editoryal politika
11.11.2019
T24 meselesi bize niçin Hrant Dink’i hatırlatıyor?
17.10.2019
15 soruda Suriye ve Kürt meselesi
23.08.2019
Ermenilerin imha kararı: 1 Aralık 1914
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
23.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
17.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
14.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
17.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
1 0
edip şahiner 26.08.2014 - 19:23:36
Soldan gelmiş olmakla birlikte sol projelere ve solculara uzak durup,uzaktan izleyen ve hala solun potansiyel seçmeni olan bir türkiyeli olarak kafamdaki en önemli mesele şiddet meselesidir. Oy vermek ya da verememek de dahil her tercihimde en belirleyici olan en önemli kıstasım ,değerler sistemimdeki en yüksek ilke...Dolayısıyla Demirtaşa öyle çok kolayından oy vermedim.Bir elim oy vermek isterken öbür elim "dur, bir daha düşün" diyordu.Karar vermemi sağlayan Demirtaş'ın muhteşem performansı değil,rakiplerinin umutsuz vaka olmasıydı. Yani Demirtaş'a verdiğim oy öyle yüzde yüz helal değil. Koşullu bir oy.Bakacağız, Örneğin şiddet konusunda nasıl bir yöne dönecek.Meşruiyetini hangi yöne bakarak oluşturacak. Kendisine oy verenlere mi yoksa başka yerlere mi kulak verecek?Göreceğiz ve belki tekrar ama bu kez iç rahatlığıyla oy vereceğiz belkide bu da olmadı deyip bir başka umudu bekleyeceğiz. Sayın Akçam önemli bir konuyu gündeme getirmiş, Demirtaş'a koşullu oy vermiş biri olarak ne düşündüğümün konuya bir katkısı olur umarım. Saygılarıml.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%43,26
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive