Taner AKÇAM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)


16.09.2014 - Bu Yazı 2428 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2014-5 ders yılında okullarda okutulmak üzere hazırladığı kitaplarda 1915 üzerine yazılanlara yakında bakmaya devam ediyorum. Geçen yazıda, İlköğretim T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük adlı kitaba bakmıştım. Şimdi Ortaöğretim Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kitabına bakalım.

Bu kitap, bir komisyon tarafından yazılmış; doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı yayını. Kitapta, 1909 yılında Adana’da 20.000 kişinin ölümü ile sonuçlanan Adana Katliamı, “Adana Ermeni Ayaklanması” olarak tanımlanmış. Dönemin İttihatçı Hükümetinin bile kullanmadığı, İttihatçıların Taşnaklarla birlikte 1909 Ağustos ayında yayınladıkları ortak bildiri ile ‘devrime karşı yönelmiş, karşı devrimci bir katliam’ olarak kınadıkları bir olaydan söz ediyoruz burada... Yani Yeni Türkiye’nin vizyoncuları 1909 İttihatçılarının bile gerisindeler.

Kitapta, bir sürü aslı astarı olmayan bilgi de var; ilk Ermeni sosyalist örgütü olan Hınçakların, “Ermeni Patriği Zaven Efendi tarafından 1877’de kuruldu(ğu)” bilgisi bu saçmalıklardan birisi. Ne yılı doğru ne Zaven’in kurucu olduğu. Hani nasıl olsa kimse bilmiyor, ne satarsan gider, uydur uydurabildiğin kadar durumu...

1915 ERMENİ OLAYLARI

Kitapta, 1915 Ermeni Olayları başlığı ile soykırım konusuna epey yer ayrılmış. Önce, Ermenilerin savaşta Ruslarla işbirliği yaptığı vb. gibi artık ezberlediğimiz ve içerikten yoksun bazı cümleler tekrar edildikten sonra, 1914-15 yılında Hınçak ve Taşnak örgütlerinin Anadolu’nun birçok yerinden isyanlar çıkarttığı anlatılıyor. Üstelik bu örgütler, “kendilerine katılmayan Ermenileri bile öldürmekten çekinmemişler”; ve hatta “kurtulmak istiyorsan önce komşunu yok et” diye bir de talimat yayınlamışlar. Bu talimat üzerine Ermeniler “eli silah tutan Türk erkeklerinin cephelerde bulunması ile savunmasız kalan Türk köylerinesaldırarak birçok köyün halkını çoluk çocuk demeden” katletmiş.

Ermenilerin yaptıkları bununla da sınırlı kalmamış, ayrıca “Osmanlı kuvvetlerini arkadan vur(muş), Osmanlı birliklerinin harekâtını engellemiş, ikmal yollarını kesmiş, köprü ve yolları imha etmiş(ler)”; bununla da yetinmemişler, “Rusya’ya casusluk yapmış ve bulundukları şehirlerde isyan ederek Rus işgalini de kolaylaştırmışlardır.”

Bu satırları okurken bir şeyi de aklınızda tutun; sayıları çok ama çok azaltılmış olmakla birlikte, bugün Türkiye’de yaşayan Ermeniler var!

Ve kendinizi lütfen onların yerine koyun!

Kitaba göre, Çanakkale’de ölüm kalım savaşının verildiği bir sırada, Ermenilerin Ruslarla işbirliğinin engellenmesi için bazı önlemlerin alınması elbette kaçınılmazmış.

Tehcir yasası bu zorunluluğun ürünü olarak ortaya çıkmış ama tehcirin bir başka önemli amacı daha varmış. Ermenilerin hayatlarını korumak ve kurtarmak. Kimden mi? Yine Ermenilerden. Şaka değil, ciddi ciddi yazılan bu: “Bu yasa ile Ruslarla iş birliği yaparak katliama girişen Ermeniler, tehlike oluşturdukları için yaşadıkları illerinden güvenli bir Osmanlı toprağı olan Suriye’ye göç ettirildiler.”

Cümlenin düşüklüğünün kusuruna bakmayacağız. Bu bilgi bir diğer kitapta da tekrar edecek. Osmanlı Hükümeti, Ermenileri Ermeni çetelerinden kurtarmak için Suriye’ye sürme kararı almakla yetinmemiş, sürgün sırasında Ermenilerin güvenliği için her türlü tedbiri de almış.

“Osmanlı Devleti, savaş içinde olmasına rağmen göç ettirilen Ermenilerle ilgili tedbir ve önlemler almıştır. Göç ettirilen Ermenilerin vergileri ertelenmiş, diledikleri eşyalarını almalarına izin verilmiş, yol boyunca saldırılara karşı korumak ve ihtiyaçlarının giderilmesi için memurlar görevlendirilmiş, can ve mal güvenlikleri için karakollar kurulmuştur.”

Kitap tabii ki, Kurtuluş Savaşı’nın diğer cephelerine ilişkin de bir sürü deli saçması bilgi ile dolu ama onlar üzerine yazmayı başkalarına bırakalım! Diğer ders kitabında neler yazılmış ona bakalım!

ORTAÖĞRENİM TARİH KİTABI

Kitap, 10’uncu sınıflar için yazılmış ve Osmanlı yönetimindeki Ermenilerin hayatlarını anlatmakla işe başlıyor. Yapılan tam bir cennet tasviri; detaylarına girmek doğru değil; “bu kadar da olsun artık, boş ver”, deyip geçmekte fayda var. Fakat, kitapta 1877-8 Osmanlı Rus Savaşı’na ilişkin ileri sürülen bir bilgi var ki, değme tarihçiye şapka çıkarttırır. Meğer Ruslara karşı 1877-8 savaşının kaybedilmesinin sebebi de Ermenilermiş; Ermeniler isyan etmişlermiş ve Osmanlı ordusunu arkadan kuşatmışlarmış ve Osmanlılar savaşı bu nedenle kaybetmişler, denen aynen şu:

“Osmanlı Devleti’nde ilk defa, bu savaş sırasında Ruslar tarafından kışkırtılan, Ermeniler de isyan ettiler. Ermeni çeteleri Rus orduları ile birlikte hareket ederek Türk askerinin iki ateş arasında kalmasına neden oldular.” Bu durum karşısında çaresiz kalan Osmanlılar ise ateşkes önerisinde bulunmak zorunda kalmışlar.

Bu bilgi daha önce herhangi bir kitapta tekrar edildi mi yoksa ilk defa burada mı dile getiriliyor bilemiyorum. Ama galiba, Yeni Türkiye’de yeni olan, yalana kuyruk eklemektir, dersem çok hata yapmış olmayacağım.

1894-6 VE 1909 KATLİAMLARI

Kitapta yer alan, Ermenilerin Fransız Devrimi’nden etkilenmedikleri, sadece Ruslar tarafından kışkırtıldıkları, ya da 1877-8 savaşı sırasında Müslümanlara zulüm ettikleri gibi bir sürü deli saçması fikirlerle uğraşmayalım; Abdülhamit döneminde, 1894-96 yılları arasında muhafazakâr tahminle 80.000, en geniş rakamla 300.000 insanın öldürüldüğü Ermenilere yönelik katliamlar hakkında söylenenlere bakalım.

Kitaba göre bu tarihlerde katliam falan olmamış.Hiç Ermeni de öldürülmemiş. Sözkonusu olan sadece Ermenilerin kışkırtılması imiş. Kışkırtılan Ermeniler ayaklanmışlar ve Osmanlı güvenlik kuvvetlerini ve Müslümanları katletmişler. İsyanlar, her yere yayılmış ve hatta Ermeniler “isyana katılmayan Ermenileri dahi” öldürülmüşler.

1909 Adana katliamıhakkında verilen bilgi de farklı değil: “Ermeniler 1909’da Adana ve Dörtyol’da Müslümanlara saldırarak katliamlar başlattılar.”İsyanın elebaşısı ise, “Ermeni piskoposu Museg” imiş ve “Osmanlı Devleti’nin isyanı bastırması üzerine Mısır’a kaç(mış) ”. Bu söylenenleri bilgi kategorisinden bile saymak mümkün değil. Yazılanlar, kitap yazarlarının ideolojik körlüğü ile değil, “ne söylersen söyle, yer bu millet, salla gitsinşımarıklığı ile açıklanabilir. İstediğini yaz, yeter ki Ermeni’ye karşı olsun, yazarların düsturu bu. Nitekim bu şımarıklık olmasa idi, Osmanlı Arşivi’nin Adana katliamına ilişkin çıkarttığı iki ciltlik kitaba bakabilirler; ortada iddia ettikleri Ermeni ayaklanmasının söz konusu olmadığını öğrenebilirlerdi.

1915 KONUSU

1915 konusuna gelince yazılanlar daha da tuhaflaşıyor. Tehcirin nedeni şöyle izah ediliyor; Sarıkamış yenilgisinden “sonra harekete geçen Ruslar; Van, Muş, Bitlis, Erzincan ve Trabzon’u işgal ettiler. Bu bölgedeki Ermeniler de Ruslarla birlikte hareket ederek işgal ettikleri yerlerde katliam yaptılar. Bugün Ermenilerin dünya kamuoyuna duyurmaya çalıştıkları 1915 olayları bu esnada yaşandı.”

Yapılan da şu olmuş; Taşnak ve Hınçak örgütleri hem Ruslarla işbirliği yapıyorlarmış hem de katliamlar yapıyorlarmış, “Osmanlı Devleti (de) Ermenilerin Ruslarla iş birliğini önlemek ve katliamlarını durdurmak için Ermeni terör... cemiyetlerini” kapatmış. Ve Ermenileri “geçici olarak” Suriye’ye göç ettirtmiş.

Kitaba göre, Ruslar tarafından silahlandırılan Ermeniler, “Türk köylerine baskınlar yaparak katliama giriş(miş)”veisyanlar çıkartmışlar. İsyanlar nedeniyle göçe mecbur olan Müslümanlara saldırmışlar ve katliamlar yapmışlar. Osmanlı Hükümeti de bir karşı tedbir olarak, 24 Nisan 1915’te “Ermeni komite merkezlerinin kapatılması, belgelerine el konulması ve komite elebaşlarının tutuklanması” için bir genelge yayınlamış. Soykırım diye anılan bu genelge ve buna bağlı olarak yapılan 2345 kişilik tutuklama imiş.

Fakat bu önlemler yeterli olmayınca tehcir kanunu çıkartılmış. Ve “bu kanunla, bölgedekiErmenilerden sadece isyan hareketine karışanlar savaş bölgesinden alınıp ülkenin güvenli bölgelerine göç ve yerleşime tabi” tutulmuşlar. Aynı bölgelerde, yaşayan “Süryani, Keldani, Musevi ve Rumgibi topluluklara ise hiç dokunulmamış. Kitap yazarları keşfettikleri bu büyük hakikati, “bunların göçe tabi tutulmamaları sadece isyana katılan Ermenilerin göç ettirilmesi dikkat çekicidir”, cümlesi ile hatırlatmaktan gurur duyuyor gibidirler.

Söyleyecek söz bulamadığımı itiraf etmek zorundayım. 1990’lı yıllar aklıma geldi. O yıllarda bu tür deli saçması iddialar çok moda idi. Gündüz AktanŞükrü Elekdağ ve Yusuf Halaçoğlu gibileri bu yalanları bilgi diye yayarlardı. Ben de kendilerine, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nin yayınladığı belgeleri okumalarını salık verirdim. Bu belgelerde sadece Edirne, Kütahya, Bolu, Kastamonu gibi Anadolu’nun her yerinden Ermenilerin sürüldüğünü anlatılmıyordu. Ayrıca, vali ve kaymakamlar yazdıkları cevabi tellerde, bölgelerinde hiç Ermeni kalmadığını da bildiriyorlardı.

Bu iddiaların açıktan yalan olduğu anlaşıldıktan sonra bu tür saçmalıkları tekrar eden kalmamıştı. Ama anlaşılan Yeni Türkiyeci kurucuları, vizyoncularını eski yalanlar üstüne kurmaya karar vermişler. Kitaba yakından bakmaya devam edeceğim!

tanerakcam@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.08.2019
Ermenilerin imha kararı: 1 Aralık 1914
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
23.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
17.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
14.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
17.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive