Taner AKÇAM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)


29.01.2015 - Bu Yazı 1991 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’nin Ermeni soykırımı ile uğraşmasının ABD’nin, bizlerin Kızılderili olarak tanımladığı Yerli Milletlere yönelik yapılan katliam ve imhalarla uğraşmasına benzemeye başladığını söylüyorum.

Bugün ABD’de, Yerli Milletlere karşı tarih boyunca yapılan haksızlıklar son derece rahat ve açık olarak tartışılır. Konu hakkında yüzlerce kitap yayımlanmıştır ve tartışılmasının önünde hiçbir engel yoktur. Üniversitelerde konu ile ilgilenen kürsüler mevcuttur. Fakat bu kürsüler, doğrudan katliam- soykırım değil, daha çok antropoloji, kültür ve sanat tarihi veya dil vb. gibi alanlarda çalışırlar.

Hattâ, Washington’da Kızılderililer ile ilgili dev bir müze vardır. Gezenler bilirler, müzede Yerli Milletlerin tarihi hakkında her şeyi bulabilirsiniz ama tek şey yoktur, katliam ve imhalar.

Türkiye’nin de benzeri bir yola girdiği ve/veya gireceğini söylemekteyim. Bizde de, gerek devlet gerekse özel üniversitelerde ağırlıklı dil- kültür çalışmaları yapacak kürsüler kurulmaya, programlar oluşturulmaya başlandı bile.

Dersim özelinde kurulması tartışılan Müze’nin, Ermeni veya başka Hıristiyan topluluk için kurulması da fazla hayal ürünü değil. Ana amaç, yerli halkların kültürel katkılarını tanımak, öne çıkarmak ve yeniden yaşatmak.

Kiliselerin asıl sahiplerine iadesi, tamiri veya yenilerin inşa edilmesine izin verilmesi bu kategoride ele alınabilir.

Bunun kısa sürede din dışındaki alanları da kapsayacak şekilde genişleyeceğini tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yok. Davutoğlu’nun Hrant Dink ile ilgili mesajında bunu ima eden ifadelere yer verilmiş durumda.

Meselenin nasıl “çözülmekte” olduğuna verilecek bir başka örnek de hukuk alanıdır. Beyaz Adam kıtaya ilk geldiğinde ne kadar farklı Yerli Millet vardı kimse bilmiyor. Birçoğu toptan imha oldu. Hayatta kalmış Yerli Milletler, Federal Hükümet’çe tanınan ve tanınmayan Milletler olarak ikiye ayrılıyor. Resmî olarak tanınan Millet sayısı 566. Aşağı yukarı bir o kadar Millet de resmî olarak tanınma kavgası veriyor. Bunun için açılmış onlarca dava var.

Resmî olarak tanınmış Milletler, Federal Hükümet ile yaptıkları antlaşmalara sahipler. Bu Milletler, ABD Federal Hükümeti ile imzaladıkları bu antlaşmalardan doğan haklar kendilerine verilmediği ya da antlaşmalar yanlış yorumlandığı için davalar açmışlar veya hâlâ da açmaktadırlar. Değişik Milletler tarafından açılan bir diğer dava türü de, imzalanmış bazı antlaşmaların geçersiz sayılmasına yönelik. Çünkü bu antlaşmaların nasıl imzalandığı kendi başına ayrı bir hikâyedir.

Sayısı yüzlerle ifade edilecek bu tür davaların kimisi başarı ile kimisi ise başarısızlıkla sonuçlanıyor. Eylül 2014’te Arizona’da, en büyük Yerli Milletlerden birisi olan Navajo kabilesi ile Federal Hükümet arasında yapılan bir antlaşma ile Navajo’lara 554 milyon dolar ödenmesinin kabul edilmesi bu tür başarılı davalara verilecek bir örnek. Davanın 50 yıldan fazla sürdüğünü de eklemekte fayda var.

İddia ettiğim şudur ki, Türkiye de yavaş yavaş bu yola giriyor. Başlangıçta belki sadece Vakıflar ile sınırlı idi ama artık giderek artan sayıda Ermeni birey, ellerindeki tapulara dayanarak mallarını geri almak için davalar açtılar ve açıyorlar. İleri yıllarda bu sayının çok daha artacağını biliyorum.

Vakıf davalarında başarı ile sonuçlananlar var. Bireysel davalarda henüz başarılı bir sonuç var mı bilmiyorum ama bu da ihtimal dışı değil.

Benzeri bir durumu özür dileme pratiği ile ilgili olarak da gözlemek mümkün. Amerika’da, Federal düzeyde özür dileme anlamına gelebilecek bazı adımlar var ama Federal Hükümet’in bu adımların attığından haberli olan insan sayısı ise yok gibi.

Örneğin 2010 yılında, Milli Savunma Bakanlığı bütçesinde düzenleme yapmak amacıyla çıkartılan bir yasada (Department of Defense Appropriations Act) Kongre, Amerikan Milleti adına Yerli Milletlerden açıkça özür dilemiş ve Amerikan Başkanı’ndan ülkenin iyileşebilmesi için, tarih boyunca Yerlilere karşı yapılmış haksızlıkları tanımasını istemiştir.

Toplam yedi maddeden oluşan ve “Tanıma ve Özür Dilemek” başlığını taşıyan metin son derece kuvvetli bir dile sahip. Fakat sorun şudur ki, ABD’nin Kızılderililerden özür dilemiş olduğundan son derece sınırlı sayıda uzman haberdardır. Yerli Milletlerin bile bu özürden habersiz olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Bununla kıyaslandığında, AKP’nin Dersim Özrü ve 24 Nisan taziye metinlerinin, “tanınma ve özür” ile alakası olmadığı rahatlıkla ileri sürülebilecek olsa bile, ABD’den farklı olarak, Türkiye’nin yaptığının en azından bilinir olduğu iddia edilebilir.

Elbette ABD’nin çabaları Türkiye ile kıyaslanmayacak boyutlarda.

1978’den sonrası, Yerli Milletlerin kültürel ve kutsal değerlerinin korunması ve desteklenmesine yönelik değişik dönemlerde çıkartılan kanunlar; Obama yönetimi tarafından, Yerli Milletlerle sorunları çözebilmek amacıyla 2009’da oluşturulan ve geçen aralık ayında altıncı kongresini yapan Beyaz Saray Kızılderili İşleri Konseyi [White House Council on Native American Affairs] gibi girişimler bu farklılığa verilecek örnekler arasındadır.

Türkiye henüz bu boyutta adımlar atmamış bile olsa, ben esas olarak bu yola girilmiş olduğunu söylüyorum. ABD Türkiye’nin seçtiği yolun en ideal tarzı gibi duruyor.

Sorum şu: 1915 için adalet arayışımızda istenen ABD gibi bir şey mi?

Soruna, Türkiye’nin iç sorunu olarak yaklaşmak ve zorunlu oldukça sorunun çözümü önündeki bazı engelleri kaldıracak ve/veya yardımcı olacak mekanizmalar kurmak.

İstenen adalet gerçekten bu mudur? Konu, üzerinde daha fazla durmayı hak ediyor.

tanerakcam@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Emlak8
4.05.2020
24 Nisan, Hrant Dink ve fabrika ayarları
27.04.2020
Koronalı günlerde 24 Nisan üzerine konuşmak
24.04.2020
23.5 Nisan ve yeni bir kuruluş hikâyesinin zorunluluğu
6.04.2020
Tekalif-i Milliye (Milli Vergi) emirleri ve korona için bağış
28.01.2020
Yeni bir cumhuriyet ve tarihi buluşma
21.01.2020
Hrant, Talat Paşa'nın intikamı için öldürüldü
28.12.2019
Siyasetin 'söylenecek sözü' bitmiş 'yeni söz' lazım
16.12.2019
Amerikan Senatosu’nun soykırım kararı ve olası sonuçları
18.11.2019
Bizim mahallenin hocası Mümtaz Soysal
15.11.2019
Tarihi hakikatleri inkâr ve editoryal politika
11.11.2019
T24 meselesi bize niçin Hrant Dink’i hatırlatıyor?
17.10.2019
15 soruda Suriye ve Kürt meselesi
23.08.2019
Ermenilerin imha kararı: 1 Aralık 1914
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
23.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
17.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
14.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
17.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive