Taner AKÇAM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli


01.02.2015 - Bu Yazı 2536 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ABD ve Almanya, tarihle yüzleşmenin iki ayrı modeli sayılmalı.

Almanya, İsrail devleti ve Yahudi Diasporası ile uluslararası bir antlaşma yaparak ve tazminat ödeyerek sorunun çözümü yoluna gitti. Ayrıca soruna elbette ülke içi sorun olarak da yaklaştı, tarihle yüzleşmeyi ve Nazi cinayetleri hakkında toplumu eğitmeyi, yöneltilecek tüm eleştirilere rağmen, Alman kimliğinin ayrılmaz bir parçası yaptı.

ABD ise sorunu esas olarak toplumsal düzeyde ele alıyor. Konu hakkında özgürce tartışılabiliyor ve ama örneğin eğitim sistemi merkezî olmadığı için, bırakın katliamları yerlilerin tarihi bile bazı eyaletlerde okutulmuyor. Yerlilere yapılanları bilince çıkartarak Amerikan kimliğinin ayrılmaz bir parçası yapmak gibi bir arayış ise yok.

ABD’de adalet sorunu esas olarak çözülmedi, başta hukuk birçok alanda çatışma- arayış sürüyor. 1978’de kutsal yerleri ziyaret ve dinî ibadetler önündeki engelleri kaldıran yasa; 1990’da çıkartılan federal makamların Yerli Milletlere ait dinî ve kültürel değeri yüksek “kültürel parçaların” asıl sahiplerine iade etmesi yasası gibi yasalar adalet arayışlarına verilen kısmi cevaplar sayılabilir.

Geçen Aralık (2014) ayında, Beyaz Saray’da yapılan altıncı Kabile Milletleri Konferansı’nda uzun bir konuşma yapan Federal Adalet Bakanı Eric Holder, yerlilere yönelik adaletsizlikleri sayar ve yapılmakta ve yapılacak zorunlu düzenlemelerden bahsederken aslında ABD’nin hâlâ bir yüzleşme süreci içinde olduğunun altını çiziyordu.

Türkiye, tarihi ile yüzleşmede bu iki seçenekten hangisine yakın olmalıdır?

Gerek hükümet çevrelerinin gerekse de 1915 soykırımı ile yüzleşme önerisi yapan geniş çevrelerin soruna esas olarak ABD modeline yakın baktıklarını söylemekteyim. Yani hükümet ve ona muhalefet arasında esasa ilişkin bir fark göremiyorum.

Konu iç demokratikleşmenin bir parçası olarak ele alınmaktadır. Konunun özgürce tartışılması önündeki tüm engellerin kaldırılması, Türkiyeli Ermenilerin tam eşit vatandaş olabilmesi ve yaşam koşullarının iyileştirilebilmesi için gerekli her türlü düzenlemenin yapılması, özür dilenmesi, Vakıflar vb. çeşitli alanlardaki haksızlıkların giderilmesi gibi talepler öne çıkmaktadır.

Yani, esas olarak “yeni ve demokratik bir toplum” inşa etmenin bir ögesi olarak Ermeni sorunu ile yüzleşmek…

Bunlara itiraz edilmez elbette. Ama, benim önerdiğim, sorunun esas muhatapları olan Ermenistan ve Diaspora ile görüşülmesi modeli, Almanya örneğinin gösterdiği gibi demokratikleşmeyi dışlamaz. Aksine demokratik kimliği güçlendiren bir yaklaşımdır.

Türkiye’nin meseleye, ABD gibi bir iç demokratikleşme sorunu olarak yaklaşması iki başka nedenden dolayı da son derece yanlıştır.

Birincisi, Kızılderililerin ABD dışında ne bir devletleri ne de Diasporaları vardır.

1915 soykırımı esas olarak iki yeni varlık ortaya çıkarmıştır. Ermenistan ve Diaspora. Bugünkü Ermenistan, Doğu Ermenistan (Rusya) bölgesinde kurulmuştur. Fakat kuruluşundan itibaren nüfusunun belki de yarısından fazlası soykırımdan kurtulanlardan oluşmuştur. Bu insanlar, yaşadıkları birçok şehir ve köye Batı Ermenistan olarak adlandırdıkları, soykırımın yapıldığı topraklardaki köy ve şehirlerinin isimlerini vermişlerdir.

Ermeni Diasporasının esas olarak soykırım ürünü olduğunu ise söylemeye gerek bile yok.

Dolayısıyla, Diasporayı ve Ermenistan’ı yok sayarak, soykırım meselesini sadece Türkiye’deki Ermeni vatandaşlarla çözme zihniyeti kötü bir şaka olarak telakki edilmelidir veya inkâr politikasında yeni bir yüz yılın temellerini atmak olarak değerlendirilmelidir.

Soykırım ve sonuçlarının niçin sadece iç demokratikleşme sorunu olarak ele alınamayacağının ikinci önemli nedeni bunun bir adalet sorunu olması ve demokrasi ve özgürlükler sorunu olmamasıdır. Demokrasinin egemen olduğu, fikir özgürlüğünün garanti altına alındığı bir toplum kurabilirsiniz ama bu adalet sorununu çözmez. Demokrasi elbette adalet ile ilgili sorunların çözümü için olmazsa olmaz bir ön şarttır. Bir nevi giriş biletidir, ama o kadar…

ABD bunun en iyi örneğidir. Yerliler hâlâ adalet bekliyorlar.

Almanya’yı model önermeme yapılabilecek en önemli itiraz; Türkiye henüz 1915’i bir cinayet olarak kabul etmiyor ve bizim Konrad Adenauer’ımız yok olabilir.

Evet, bu doğru ve ama bu itiraz sadece bize siyasetin görevini tanımlıyor, o kadar.

1915’i cinayet olarak kabul etmek ve Diaspora ve Ermenistan ile görüşeceğini açık olarak ilan edecek Adenauer’i bulmak.

Türkiye’de yeni yeni şekillenmeye başlayan sivil toplum ile Diaspora arasındaki doku uyuşmazlığının kökeni burada yatıyor.

Diaspora adalet istiyor; Türkiye’deki sivil toplum ise genellikle özgürlük istiyor. Adalet isteyen özgürlüğü, özgürlük isteyen adaletin önemini yeteri kadar fark etmiyor.

Hrant Dink’in bir hayali, Diaspora konferansı toplamaktı. Diaspora ile Türkiye sivil toplumu arasında ortak bir dil bulmanın, sorunun çözümünde anahtar olduğunu düşünüyordu.

Onun ömrü bu ortak dili yaratmaya yetmedi ama öldürülmesi bu ortak dilin temellerini attı. “Hrant ile soykırım ile yüzleş” sloganının anlamı budur.

tanerakcam@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Emlak8
4.05.2020
24 Nisan, Hrant Dink ve fabrika ayarları
27.04.2020
Koronalı günlerde 24 Nisan üzerine konuşmak
24.04.2020
23.5 Nisan ve yeni bir kuruluş hikâyesinin zorunluluğu
6.04.2020
Tekalif-i Milliye (Milli Vergi) emirleri ve korona için bağış
28.01.2020
Yeni bir cumhuriyet ve tarihi buluşma
21.01.2020
Hrant, Talat Paşa'nın intikamı için öldürüldü
28.12.2019
Siyasetin 'söylenecek sözü' bitmiş 'yeni söz' lazım
16.12.2019
Amerikan Senatosu’nun soykırım kararı ve olası sonuçları
18.11.2019
Bizim mahallenin hocası Mümtaz Soysal
15.11.2019
Tarihi hakikatleri inkâr ve editoryal politika
11.11.2019
T24 meselesi bize niçin Hrant Dink’i hatırlatıyor?
17.10.2019
15 soruda Suriye ve Kürt meselesi
23.08.2019
Ermenilerin imha kararı: 1 Aralık 1914
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
23.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
17.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
14.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
17.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive