Taner AKÇAM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Eğer Amerika isterse!


17.4.2015 - Bu Yazı 1712 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 24 Nisan yaklaşırken Papa Francis’in 1915’i soykırım olarak adlandırması ortalığı sadece dalgalandırmakla kalmadı, çıtayı epeyce de yükseltti. Bugüne kadar Türk hükümetlerinden korkarak kapı arkalarına saklanan Batılı devletlerin durumu zor.

Başta ABD, 1915 konusundaki politik kavgaya, isterlerse ‘nihai son’ verebilecek devletler, artık 1915’e niçin soykırım demeyeceklerini çok zor izah ederler.

Üç önemli devletten söz ediyorum: ABDİngiltere ve ABD’nin tutumunu etkileme gücüne sahip olduğu için İsrail.

Nihai son verme’ fikrim çok abartılı bulunabilir ama bu iddiamın anlaşılabilmesi için ABD’nin elindeki imkânların neler olduğunu bilmek gerekir. Buna sonra değineceğim.

Ama önce konunun anlaşılması için tekrar etmek isterim. Türkiye’deki inkâr rejimini, Güney Afrika rejimi ile kıyaslamanız gerekir. Bu tür inkârcı veya ırkçı rejimler ancak ve ancak iki olgu yan yana gelirse değiştirilebilirler. Dışarıdan pozitif baskı ve içeriden sivil muhalefet.

Eğer siz inkârcı bir rejimden korkar, onun tehditlerinden köşe bucak kaçar ve saklanacak yer ararsanız, bu rejimler kendilerini değiştirme ihtiyacını duymazlar. İhtiyaç, bu tür rejimlerin uluslararası alanda hareket etme imkânlarının daralması, izole edilmeleri ile ortaya çıkar.

Oysa, başta ABD ve Batı, inkârcı rejimi destekleyerek, esas olarak inkârcı sistemin devamına yardım ettiler. Çözümün değil, sorunun bir parçası oldular.

Bu satırların okuyucularına durumu, 1960 sonrası askerî darbeler konusunda Batı’nın tutumuyla kıyaslayın dersem, ne dediğimi anlayacaklardır.

Türkiye 1945 sonrası Batı’nın şımarık çocuğu idi. Ne yaparsa hoş görülür ve destek verilirdi. Artık ezbere biliyoruz; 1960, 1971, 1980 ve 1997 darbeleri Batılı devletlerin ya göz yumması ya da doğrudan desteği ile başarılı oldu. Eğer 2003-4’te askerî darbe olmadıysa bunda ABD ve NATO’nun yeşil ışık yakmaması da etkili oldu.

Şimdi benzeri bir durum soykırımı inkâr konusunda yaşanıyor. Batı, aynı askerî darbelerde olduğu gibi iki seçenekle karşı karşıya. Ya inkârcı rejimi desteklemeye devam edecek, ya da bu rejimin uluslararası plandaki hareket alanını daraltarak değişime zorlayacak.

Askerî rejimleri desteklerken de, bugün inkârı destek konusunda da Batı’nın ana argümanı aynı; hiç değişmiyor: “jeo-stratejik çıkar ve kendi ulusal ve bölgesel güvenlik anlayışları.” Türkiye’nin bölgedeki askerî- stratejik önemi, Batı’nın desteğinin ana nedeni! Bilinen deyişle, kedinin renginin (rejimin karakterinin) önemi yok! Fare tutsun yeter…

Gerçi, inkârcı bir rejime “ulusal- bölgesel güvenlik” tezi ile destek vermek, cellâdı destekleyerek idama karşı kampanya yürütmeye benziyor ama bu ayrı bir konu.

Ana soru şu: soykırımın 100. yılında, Batı, eskiden askerî rejimler konusunda yaptığını tekrar edip, inkârcı rejimi desteklemeye devam edecek mi? Yoksa, Papa’nın soykırım çıkışı, Batı’nın kendisini engelleyen son eşiği aşmasına yardım mı edecek? Göreceğiz!

Bu soruya olumlu cevap verebilmek birçok faktöre bağlı. Bunların başında Türkiye’deki yükselen sivil toplum hareketi geliyor.

Hrant Dink’in ölümünden sonra, Türkiye’de tarihle yüzleşme konusunda son derece ciddi bir sivil muhalefetin oluştuğunu ve bu sivil muhalefetin kamuoyu vicdanında üstün bir durumda olduğunu iddia etmek isterim.

Batı, inkârcı Türkiye konusundaki tutumunu belirlerken, onun bölgedeki rolü vb. gibi stratejik bazı hesaplar yapacak elbette ama bu sivil muhalefeti de dikkate almak zorunda.

Sivil muhalefetin yükseldiğinin ve kamuoyu nezdinde moral üstünlüğe sahip olduğunun önemli bir göstergesi de, durumdan pay koparmak isteyen bazı ilkel tüccarların ortaya çıkmış olması!

Siyasal hayatları boyunca, yönettikleri örgütlerin kapısını Ermeni kelimesi ile ilintili her şeye kapatan; sadece soykırımı inkâr siyaseti sürdürmekle kalmayıp, inkârcı siyasi çevrelerle düşüp kalkan ve ama şimdi HDP listelerinde boy gösteren tüccarlardan söz ediyorum.

Bunlar, yıllarca Ermeni soykırımı ile uğraşmayı bir suç telakki ettiler! Konuyla uğraşan insanlara, bu “suçu” işledikleri için cüzamlı muamelesi yapmaktan çekinmediler.

Bu tüccarların şimdi 100. yüzyıl nedeniyle, “soykırım işine” yatırım yapmaya başladıklarını duyuyorum. Başta Erivan olmak üzere, anma toplantılarına katılmak için kuyruk oluyorlarmış.

Elbette insanlar görüş değiştirebilir ve bu güzel bir şeydir. Ama bu kişiler, onlarca yıldır sürdürdükleri inkâr politikalarının unutulacağını zannedip, gelinen noktadan siyasi çıkar elde edebileceklerini düşünüyorlarsa gerçekten çok zavallılar.

Tarihle yüzleşmek çok ciddi bir iştir. Bunun için önce olaylara sıradan bir tüccar kafasıyla yaklaşmaktan vazgeçmek ve yıllardır izlenen inkâr politikaları için özür dilemeyi bilmek gerekir!

tanerakcam@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Emlak8
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
23.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
17.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
14.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
17.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive