Tuncer KÖSEOĞLU

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Berfo Ana


22.02.2013 - Bu Yazı 2708 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 “Oğlumun mezarı bulunmadan, kemikleri verilmeden bir dua etmeden ölürsem eğer... Beni mezara koymayın. Oğlumun kemikleriyle gömün beni. Onunla koyun koyuna yatayım...” Hasta yatağında yatarken çocuklarına vasiyeti bu olmuştu Berfo Ana’nın. 48 yaşında doğurduğu son gözağrısı Cemil’inin kemiklerini bulamadan ölmeyi kendine haram kılan bir ananın yakarışıydı bunlar. 12 Eylül’ün hemen ertesi günü gözaltına alınan ve işkencede kaybedilen Cemil Kırbayır’ın anası değildi o sadece; faşist cunta tarafından işkencehanelerde kaybedilen gençlerin ve onların ailelerinin de anasıydı.

İşkencelerde öldürüldükten sonra kaybedilen gençlerin analarının toplandığı Galatasaray Meydanı’nda, Cumartesi Anneleri’nin sembolü olmasının nedeni elbette sadece yaşı değildi. Ömrünün son 33 yılını 24 yaşındayken elinden alınan çocuğunu bulmakla geçiren bir annenin inancıydı... Biliyor musunuz analar için çocuklar hiçbir zaman büyümezler. Kaç yaşına gelirlerse gelsinler hep onların gözünde her an üşütüp hasta olabilecek, korumaya muhtaç durumdadırlar. Cemil, hiç büyümedi Berfo Ana’nın gözünde. Hep 24 yaşında kaldı. Hani 13 Eylül 1980 sabahı birileri gelip aldılar ya... Anasına baktı o an son kez. “Ana” dedi... “Oğlum” diye seslendi arkasından. İşte orada durdu zaman Berfo Ana için. Akrep ile yelkovanın yolları bir daha hiç kesişmedi.

Dile kolay 27 yıl boyunca yaşadığına inandığı Cemil’inin yolunu gözledi. Her kapı çalışında yüreği yerinden fırladı. Şimdi nerededir, üşüyor mudur oğlu diye merak etti. Kocası İsmail yollara düştü oğlu için. Çalmadığı devlet kapısı kalmadı. Ona “Oğlun kaçtı...” dediler. Cemil’i ararken yorgun düştü eşinin bedeni. 74 yaşında 1991 yılında yaşama veda etti. Cemil için yollara düşme sırası Berfo Kadın’a geldi. Oğluna kavuşmanın umuduyla yaşama tutunan ve her gün gözyaşı döken Berfo Ana altı yıl önce acı haberi aldı. Oğlunu gözaltında işkencede kaybetmişlerdi. İşkenceciler de gözaltında, sorgulayanlar da belliydi belli olmasına ama hiçbir zaman adalet önüne çıkarılmadılar. Kars Eğitim Enstitüsü darbeyle birlikte işkencehaneye çevrildi. Cemil Kırbayır’ı kaybeden üç polis ve bir MİT görevlisi sorgularında “üç maymun”u oynadı. Görmeyen, duymayan ve bilmeyen üç polise kınama cezası verdi devlet. Bir bedenin ederi oydu devletin gözünde.


Koynunda oğlunun resmiyle darbecilerden hesap sordu

Berfo Ana ömrünün son yıllarını oğlunun kemiklerini bulmakla geçirdi. Yaşlı bedenini taşıyan ayakları el verdiği ölçüde her yere gitti. Tek isteği ölmeden önce oğlunun kemiklerini bulup mezarında dua etmekti. Bulsaydı eğer, her gün kanayan yüreği huzura erebilirdi. Olmadı, olamadı. 12 Eylül darbecilerinin yargılandığı davaya tekerlekli sandalye ile gitti. Koynunda 24’ünde bıraktığı Cemil’inin resmi. Hesap sordu darbecilerden. Apoletleri olmadan aslında bir hiç olan darbeciler ise yaşlılıklarına sığınarak hasta yataklarında ifade vermeyi yeğlediler. Aslında korkaktı onlar her zaman olduğu gibi. Korkaklıklarını korku yayarak örtbas etmek istediler.

Bugün hâlâ darbecilikten medet umup, korku yaymak isteyenleredir sözüm. Berfo Ana’nın son 33 yılı acıyla geçen 105 yıllık yüzüne bir bakın. O yüzde çocukları kaybedilen bütün anaların yüzü var... Bu ülke 105 yaşında bir anayı yüreği kanayarak sonsuzluğa göndermişse eğer bunda sadece darbecilerin değil, bu topraklarda yaşayan herkesin suçu var...



tuncerkoseoglu@gmail.com

twitter@TncrK

.

Facebook Yorumları

Emlak8
9.07.2020
Fıtrat ve yemek…
13.04.2020
İtiraf ediyorum:Bidon kafalıyım
2.04.2020
Begonvil…
21.03.2020
Bir doktoru özür dilemeye zorlamak…
29.11.2019
Öğretmen gibi oturmak…
18.11.2019
Kasaba...
12.11.2019
Cinayet süsü!
1.11.2019
Haydarpaşa ve Sirkeci’nin raconu!!!
19.10.2019
Bir anlaşmadan geriye kalanlar...
28.08.2019
Emanet!
29.06.2019
Nankörler!
16.06.2019
Babalar ve uşakları (*)
13.05.2019
Çürüme…
27.04.2019
Seçimler ve rutinlerimiz…
13.3.2019
Beyoğlu’nun en güzel abisi
24.1.2019
Baba’nın ardından…
4.12.2018
Hepimiz Mehmediz!
27.7.2018
Türkiye’nin ‘’Mesut’’ halleri…
12.7.2018
Paramparça...
1.7.2018
Dünya Kupası üzerine bir çeşitleme
6.4.2018
Yaşamına virgül koyup gitti,
14.1.2018
Denizler Altında 20 Bin Fersahtan Milli ve Yerliliğe
6.11.2017
Sahne kötülerin
23.9.2017
‘’Şu mektepler olmasaydı’’…
3.8.2017
Çınar…
27.7.2017
İmparatore!
19.7.2017
Ya evde yoksan…
21.5.2017
Çuval...
13.5.2017
Fıtrat…
5.5.2017
Al Jazeera Türk…
22.4.2017
Demokrasinin menemenle imtihanı
11.3.2017
Bir mahalleye kök salmak…
20.6.2015
Sınır…
5.6.2015
Büyük insanlık!
31.5.2015
Numara 37
23.5.2015
Oyumu sana vermeyeceğim
8.5.2015
İlahi penguen!
1.5.2015
Soykırım!
25.4.2015
Muasır Medeniyetin Vicdanı
18.4.2015
Amen
11.4.2015
Ölü Kahramanlar Derneği
22.03.2015
Kanaviçe
08.03.2015
Ağrı Dağı’nda bir Ebru
17.02.2015
Sallandıracaksın birkaç tanesini !
18.01.2015
Vicdanlı olmak kolay, peki ya adaletli olmak?
12.01.2015
‘Benim adım Tuncer, Müslümanım ve terörist değilim’
19.12.2014
Özgür basın susturulamaz!
03.12.2014
Bir delilik yapmak…
13.11.2014
Toprağın üstünü savunmak, hayatı savunmaktır
22.10.2014
Linç !
04.10.2014
‘Sarıkız’ın öyküsü…
19.09.2014
Futbolumuzun ‘marka’ halleri
08.09.2014
Özgür basın bunu da yazın
27.08.2014
Kadınlar plajı ve horon tepenler
14.08.2014
Aydınlanma ve eşitlik
31.07.2014
Elma ağacı ve ayrık otu
10.07.2014
Vatan, toprak ve taze fasulye
06.07.2014
Apiça’da Remezan
20.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
02.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
18.05.2014
Çürümüş vicdan
03.05.2014
İyi bayramlar
27.04.2014
Andon’un acı suyu
18.04.2014
Makas
09.04.2014
Sivil cumhurbaşkanı adayım
25.03.2014
Çöplük
23.03.2014
“Tivitır”
15.03.2014
Ekmek
08.03.2014
Habu akan dereler
27.02.2014
Kasetli demokrasi
20.02.2014
Yine yakmış yar mektubun ucunu
06.02.2014
Ölün ulan siz!
21.01.2014
Teferruata takılan adalet!
30.12.2013
Madalya ve adalet…*
27.12.2013
Oyuncak demokrasi
20.12.2013
Babamın mandalinaları
22.11.2013
Biz Ahmet Kaya’yı “siyasetsiz” sevdik
15.11.2013
‘Gavat’ kafa, ‘Yorgo’ mermer…
22.06.2013
"Kahrolsun bağzı şeyler"
16.06.2013
Dereler Gezi’ye akar…
09.06.2013
Gezi Parkı’na Kasımpaşa’dan bakınca…
02.06.2013
Gezi Parkı sadece birkaç ağaçtan ibaret değil!
04.05.2013
Hoşçakalın
26.04.2013
Tahtacı
19.04.2013
Atatürk kimdir
22.03.2013
Bayram
08.03.2013
Milli gazetecilik
22.02.2013
Berfo Ana
15.02.2013
Medyanın generalleri
01.02.2013
Apiça’dan sevgiler
11.01.2013
Bindirilmiş kıtalar
04.01.2013
Başka Tanrı’nın çocukları
28.12.2012
Kızılağaç
21.12.2012
Madalya ve adalet
18.12.2012
Misyon
14.12.2012
Adıyaman’dan darbeye
07.12.2012
Karadeniz karadur
30.11.2012
Kasım çağrışımları
23.11.2012
Köprüde illüzyon
16.11.2012
İflas
09.11.2012
Baba dili
02.11.2012
Genç ihtiyarlar rahatsız
26.10.2012
Nazargül
19.10.2012
Görmeyen gözler
12.10.2012
Alfa 25
12.10.2012
Peki, şimdi biz...
12.10.2012
Aborjin
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive