Tuncer KÖSEOĞLU

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Al Jazeera Türk…


5.5.2017 - Bu Yazı 1639 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Haberin haber olarak verildiği, kafa karışıklığına gitmeden, taraflarla görüşülerek ortaya konulduğu bir platformdu Al Jazeera Türk. Türk basınında inandırıcılığın yok olduğu bir ortamda bir güneş gibi doğmuştu. Site olarak faaliyet verdiği birkaç yıllık sürede haberin evrensel değerlerine sadık kaldı. Geniş dosyaları, özel röportajları oradan okuduk. Dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeleri ayrıntılarıyla ortaya koyan, abartmayan, yalın bir dille okurlarını bilgilendiren Al Jazeera Türk, dün itibarıyla yayın hayatına son verdi. Lafımı baştan söyleyeyim, öncelikle birinci haber kaynağım olan bu sitenin kapanmasına çok üzüldüm. Yayın yaptığı süre içinde okurlarına saygı duyarak haber ve yorumlar yapan tarafsız olmayı ilke edinen bu siteye teşekkürü bir borç bilirim

“ Flaş haber… Şok gelişme… Bu da oldu… Şok haber, flaş gelişme…sıcak haber... ”gibi insanın aklıyla alay eden başlıklar atılarak tıklanmaya yönelik ‘habercilik’ yapan sitelerin yanında, gazeteciliğin namusu gibi oldu yayında bulunduğu kısa süre içinde. Yayında kaldıkları birkaç yıl içinde Türkiye’de de gazeteciliğin yapılabileceğini herkese gösteren site; ülkemize, büyük yatırımlar yapmak amacıyla gelmişti. Başarılı olsaydı, olabilseydi herkesin dert yandığı, yakındığı medya sektörü büyük kazanımlar elde edecekti, değişik nedenlerle olmadı, olamadı… Kısa bir hikayesine bakmakta yarar var, diye düşünüyorum.

 Katar devletinin finansmanını sağladığı Al Jazeera’nin Türkiye ile ilgili hedefleri büyüktü.  2. Körfez Savaşı’ nda yaptıkları habercilikle dünyanın en önemli haber kanallarından biri olan ve yıldızı parlayan Al Jazeera, 2010’lu yılların başında Türkiye’ye yatırım yapmaya başladı. Televizyon kanalı olarak planlanan Al Jazeera Türk, habercilikte saygınlığı olan deneyimli ama genç bir isimi Türkiye haber biriminin başına getirdi. Gürkan Zengin, kendi alanında Türkiye’de isim yapmış başarılı gazetecileri Al Jazeera bünyesinde toplamaya başladı. Burada işe başlayan basın emekçileri belki de ilk kez uluslararası değerlerde ücret almanın yanında, yasal güvencelerle işe başladılar. Başlangıçta televizyon kanalı olarak düşünüldüğü için çok geniş bir kadro ile yola çıkıldı. Bu istenilen kanal çeşitli nedenlerle bir türlü kurulamasa da işe alınan basın emekçilerine ücretleri düzenli olarak ödendi.

Televizyon kanalı projesi hayata geçirilmeyince, geniş kadrodan önemli bir bölümünü haklarını vererek işten çıkaran Al Jazeera Türk, dar ama etkin kadrosuyla yoluna devam etti.  İnternet sitesi olarak yayın hayatına başlayan Al Jazeera Türk, yurttan ve Türkiye’den birçok önemli olayı sayfalarına taşıdı. Kadrosunda bulunan deneyimli muhabirler sayesinde, gazetecilik açısından çok başarılı işlere imza atan site, bunu yaparken gazeteciliğin evrensel değerlerini hep korudu. Haberleri yalın ve tarafsız, abartıya kaçmayan bir dille verdiği gibi özel dosyaları bütün yönleriyle Al Jazeera Türk’te okuma şansına sahip olduk. Site, yurttan ve dünyadan önemli siyasi haberleri arka planlarıyla okurlarına duyurmakla kalmadı, sıradan insanların yaşam öykülerini de yansıttı. Bir yılbaşı gecesi kağıt toplayan bir adamın hikayesi ya da 17 kiloluk sırt çantasıyla demiryolu raylarını kontrol eden işçinin hikayesini unutmak mümkün mü? Buna benzer yüzlerce başarılı çalışmaya imza attı site. Her biri tekrar tekrar okunması gereken, arşivde tutulması gereken kıymette…

Türk basınında yaklaşık 30 yılı geride bırakmış biri olarak, iyi bir gazeteci olmasam da iyi bir okur olduğumu düşünüyorum.  Daha önce de yazdım, Türk medyası hiçbir zaman tarafsız ve bağımsız olmadı. Hiçbir zamanda spesifik örnekleri saymazsak evrensel ölçülerde de yayın yapmadı. Yani; sorun günümüze ait değil, geçmişten gelen bir anlayış. Şu anda bu işin içinde olanların da yakındığı son derece nobran, vahşi bir yayıncılık yapılıyor. Bir haberi vermekten ziyade o haberin kime yaradığı üzerinde kafa yorulduğu bir dönemdeyiz… Bu işin ‘yandaşı ya da candaşı’ yok aslında. Gazete manşetlerini sosyal medya deyimiyle ‘troller’ belirlemeye başladı. Herkes kendi mahallesinin sütre gerisinden cepheye ateş ediyor. Elini kim daha çok sallarsa, kimin sesi daha çok çıkarsa ‘değerli ve önemli’ gazeteci oluyor. Gün içinde sosyal medyada en çok konuşulan konu ya da konular, bir bakıyorsun gazete manşetlerinde yer alıyor. Kim daha sert ve etkili cümleyi söylerse o büyük ve başarılı gazeteci oluyor…

İşte böyle bir ortamda, başta okuruna saygı olmak üzere haberin evrensel değerlerine bağlı kalarak yayın yapan Al Jazeera Türk’ün, kepenklerini kapatması Türk Medyası açısından çok üzücü. Kıymeti gelecekte çok daha iyi anlaşılacaktır. Bu kadar bilgi kirliliği arasında bir soluklanma yeri gibiydi; habere kıymet verenler açısından. Yine de, enseyi karartmadan karanlıkta iğne aramaya, gerçeğin peşinden gitmeye, onu öğrenmeye devam. Yazıya teşekkürle başladık sitemle bitirelim. Kapanmayaydı iyiydi…    

.

Facebook Yorumları

Emlak8
9.07.2020
Fıtrat ve yemek…
13.04.2020
İtiraf ediyorum:Bidon kafalıyım
2.04.2020
Begonvil…
21.03.2020
Bir doktoru özür dilemeye zorlamak…
29.11.2019
Öğretmen gibi oturmak…
18.11.2019
Kasaba...
12.11.2019
Cinayet süsü!
1.11.2019
Haydarpaşa ve Sirkeci’nin raconu!!!
19.10.2019
Bir anlaşmadan geriye kalanlar...
28.08.2019
Emanet!
29.06.2019
Nankörler!
16.06.2019
Babalar ve uşakları (*)
13.05.2019
Çürüme…
27.04.2019
Seçimler ve rutinlerimiz…
13.3.2019
Beyoğlu’nun en güzel abisi
24.1.2019
Baba’nın ardından…
4.12.2018
Hepimiz Mehmediz!
27.7.2018
Türkiye’nin ‘’Mesut’’ halleri…
12.7.2018
Paramparça...
1.7.2018
Dünya Kupası üzerine bir çeşitleme
6.4.2018
Yaşamına virgül koyup gitti,
14.1.2018
Denizler Altında 20 Bin Fersahtan Milli ve Yerliliğe
6.11.2017
Sahne kötülerin
23.9.2017
‘’Şu mektepler olmasaydı’’…
3.8.2017
Çınar…
27.7.2017
İmparatore!
19.7.2017
Ya evde yoksan…
21.5.2017
Çuval...
13.5.2017
Fıtrat…
5.5.2017
Al Jazeera Türk…
22.4.2017
Demokrasinin menemenle imtihanı
11.3.2017
Bir mahalleye kök salmak…
20.6.2015
Sınır…
5.6.2015
Büyük insanlık!
31.5.2015
Numara 37
23.5.2015
Oyumu sana vermeyeceğim
8.5.2015
İlahi penguen!
1.5.2015
Soykırım!
25.4.2015
Muasır Medeniyetin Vicdanı
18.4.2015
Amen
11.4.2015
Ölü Kahramanlar Derneği
22.03.2015
Kanaviçe
08.03.2015
Ağrı Dağı’nda bir Ebru
17.02.2015
Sallandıracaksın birkaç tanesini !
18.01.2015
Vicdanlı olmak kolay, peki ya adaletli olmak?
12.01.2015
‘Benim adım Tuncer, Müslümanım ve terörist değilim’
19.12.2014
Özgür basın susturulamaz!
03.12.2014
Bir delilik yapmak…
13.11.2014
Toprağın üstünü savunmak, hayatı savunmaktır
22.10.2014
Linç !
04.10.2014
‘Sarıkız’ın öyküsü…
19.09.2014
Futbolumuzun ‘marka’ halleri
08.09.2014
Özgür basın bunu da yazın
27.08.2014
Kadınlar plajı ve horon tepenler
14.08.2014
Aydınlanma ve eşitlik
31.07.2014
Elma ağacı ve ayrık otu
10.07.2014
Vatan, toprak ve taze fasulye
06.07.2014
Apiça’da Remezan
20.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
02.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
18.05.2014
Çürümüş vicdan
03.05.2014
İyi bayramlar
27.04.2014
Andon’un acı suyu
18.04.2014
Makas
09.04.2014
Sivil cumhurbaşkanı adayım
25.03.2014
Çöplük
23.03.2014
“Tivitır”
15.03.2014
Ekmek
08.03.2014
Habu akan dereler
27.02.2014
Kasetli demokrasi
20.02.2014
Yine yakmış yar mektubun ucunu
06.02.2014
Ölün ulan siz!
21.01.2014
Teferruata takılan adalet!
30.12.2013
Madalya ve adalet…*
27.12.2013
Oyuncak demokrasi
20.12.2013
Babamın mandalinaları
22.11.2013
Biz Ahmet Kaya’yı “siyasetsiz” sevdik
15.11.2013
‘Gavat’ kafa, ‘Yorgo’ mermer…
22.06.2013
"Kahrolsun bağzı şeyler"
16.06.2013
Dereler Gezi’ye akar…
09.06.2013
Gezi Parkı’na Kasımpaşa’dan bakınca…
02.06.2013
Gezi Parkı sadece birkaç ağaçtan ibaret değil!
04.05.2013
Hoşçakalın
26.04.2013
Tahtacı
19.04.2013
Atatürk kimdir
22.03.2013
Bayram
08.03.2013
Milli gazetecilik
22.02.2013
Berfo Ana
15.02.2013
Medyanın generalleri
01.02.2013
Apiça’dan sevgiler
11.01.2013
Bindirilmiş kıtalar
04.01.2013
Başka Tanrı’nın çocukları
28.12.2012
Kızılağaç
21.12.2012
Madalya ve adalet
18.12.2012
Misyon
14.12.2012
Adıyaman’dan darbeye
07.12.2012
Karadeniz karadur
30.11.2012
Kasım çağrışımları
23.11.2012
Köprüde illüzyon
16.11.2012
İflas
09.11.2012
Baba dili
02.11.2012
Genç ihtiyarlar rahatsız
26.10.2012
Nazargül
19.10.2012
Görmeyen gözler
12.10.2012
Alfa 25
12.10.2012
Peki, şimdi biz...
12.10.2012
Aborjin
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive