Ufuk URAS

Özgür GÜNDEM



Bookmark and Share

Erdoğan


25.02.2014 - Bu Yazı 1386 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kişiler üzerine kişisel yazı yazmayı pek doğru bulmam, ama karşınızdaki başbakanlık görevi yapıyorsa kaçınılmaz olarak siyasal analizinizin bir parçası olduğu gibi, bazen kişilik özellikleri de olan biteni anlamada önem arz edebiliyor.


Bir siyasi lideri eğer kurumsallaşma yarattıysa başarılı, kendinden bağımsız, işler gidemez durumdaysa başarısız olduğu söylenebilir.

Örneğin, Enver Hoca ölünce Arnavutluk çöküyorsa, burada nasıl bir kurumsallaşma olduğuna bakmak lazım. Tabii Mustafa Kemal’in ölümüyle devam eden cumhuriyetin kolay kolay kendini reforme edememesi de nasıl bir başarıdır, bu da bahs-i diğer.

Liderlerin, genellikle ortak aklın bir dışavurumu olduğunda başarılı, sudaki suretine âşık olan bir narsiste dönüştüğünde de başarısız olduğu söylenebilir.

Erdoğansız bir AKP arayışını hiç ciddiye almadım. AKP Erdoğansız yürüyemeyecek kadar liderine bağlı şekillenen bir yapılanma ve bunun görülmemesi şaşırtıcı.

Erdoğan’ın giderek otoriter bir yönelime girdiği tezlerine de ihtiyatla bakıyorum. Çünkü bu cümle önceki dönemde son derece demokratik bir fotoğrafla karşı karşıya olduğumuzu varsayıyor.

Bugün emniyette, yargıda tasfiyelere tepki gösterip eleştirel değerlendirmeler yapanlar, geçmişte, başta Kesk üyeleri olmak üzere kamudaki yaygın tarafgirliliği ve tasfiyeyi genellikle görmezden geldiler. Kürt, Alevi, solcu, azınlık olduğunuzda her şey mubah olabildi.

İlk dönemdeki ekonomik büyümenin son zaman diliminde daralmaya dönüşmesinin yol açtığı daha fazla otoriterleşme, yılların getirdiği iktidar olmanın metal yorgunluğu ve küresel güçlerle zaman zaman ters düşmenin iç tezahürleriyle karşı karşıyayız.

Neoliberal dünyanın siyasetçileri, özellikle kriz dönemlerinde her zaman güçlü devletten yana oluyorlar ve bu güç, sosyal değil, güvenlik devletinin halka karşı uyguladığı bir irade oluyor.

Sopa ve havuç politikası izleyenler, Gezi’de ve Kürt sorununda görüldüğü üzere sopanın artık kimseyi korkutmadığını, depoda da artık yeterince ikna edici havuç kalmamasının sıkıntısını yaşadıklarını görmeleri gerekir.

Erdoğan=Hitler gibi abuk sabuk analizler, Erdoğan’ın başından beri muhafazakâr otoriter genetik kodlarını ihmal ettirmemeli. Ama faşizmin ne olduğunu kitaptan bilen Nişantaşı sosyetesinin kolejli çocuklarının, solculuk zannettiği analizlerin ülke gerçeğiyle ilgisi yok.

Peki nasıl oluyor da böylesi bir portre Kürt sorununun çözümünde tarihsel bir fırsat yakalamış oluyor? Dünyada buna benzer çelişkili örnekler çok. Bu tür sorunların çözümünde taraf olan düzen güçlerinin, radikal demokrat bir arka plana sahip olması gerektiğini varsayanlar, sadece memleketin siyaset sosyolojisini bilmedikleri gibi dünyadan da haberleri olmuyor. Bu fırsatı tepen siyasi özneler de zaten tam da bu yüzden pragmatizmlerinin gelgitleri yüzünden ellerine gelen fırsatı zaman zaman heba edebiliyorlar.

Başından beri somut adımlar atmak kaydıyla, barış ve açılım sürecinin desteklenmesini savunanları, iktidarın destekcisi gibi okuyan kontrgerilla dünyasıyla ve süreçten zarar görecek olan uluslararası karanlık güçlerin zihniyet dünyasıyla araya mesafe koymak gerekiyor.

Kendi fikrine âşık ve kendiyle yetinen bir siyaset yerine, kendini yenilemeyi ve dönüştürmeyi bilen, siyasi rönesansının ilk adımlarını atmış devrimci bir siyasi yaklaşımın geleceği olabilir.

Tam da bu yüzden, kendi güçlerimizi ve etkileme alanımızı büyütmeden bu suni dengeyi değiştirmemiz güç gözüküyor.

Yerel seçimlerde barış cephesinin, yani HDP-BDP’nin alacağı oy oranı sürecin ilerletilmesinde önem taşıyor. Çözümsüzlük cephesine verilecek her destek işimizi çok daha zorlaştırıyor.

Barışa desteği, Erdoğan’a verilen destek gibi gösterenler, aslında farkına varmadan Erdoğan propagandası yapıyorlar ve tam da bu yüzden Erdoğan bu siyasi hilkat garibelerinden pek memnun. Erdoğan çizgisinin yegâne alternatifini, yani barış, demokrasi, adalet ve emek cephesini hep birlikte büyüterek güçlendirmek gerekiyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
16.12.2014
Çıban
04.12.2014
Sacit Kayasu
30.05.2014
Tarih
16.05.2014
Kârınız batsın sizin
09.05.2014
Erivan
25.04.2014
Neysek, oyuz
18.04.2014
Seçim sonrası
14.03.2014
HDP
07.03.2014
Şimdi ne olacak?
25.02.2014
Erdoğan
18.02.2014
Kabataş
11.02.2014
Gezi ve biz
04.02.2014
1915
28.01.2014
Suriye
21.01.2014
Gökkuşağı
14.01.2014
Pusula
08.01.2014
Seçim senin
31.12.2013
Doğan Tarkan’a..
25.12.2013
Türbülans
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8