Uğur Gürses



Bookmark and Share

Bu filmi görmüş müydünüz?


20.11.2018 - Bu Yazı 336 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu hafta başında “ben bu filmi görmüştüm” dedirten gelişmeler oldu.

Hazine ihaleleri iptal edilip, kalan ihalelerde de satışlar en düşük miktarda yapıldı.

Gelin ne olduğunu anlatayım size:

Hazine, devletin nakit yönetimini yapar. Kamunun harcama ve gelirleri arasındaki farkı piyasadan borçlanır; iç ve dış piyasalardan.

Borçlanma programı her ayın sonunda üçer aylık bir ufku gösterecek biçimde kamuoyuna ilan edilir. Programda çok küçük sapmalar olabilir. Ya devletin beklenmeyen ya da öne çekilmiş bir harcaması yapılmıştır; ya da vergi tahsilatında aksama vardır. Bunların tersi de olabilir.

Ekim ayı sonunda yayımlanan iç borçlanma stratejisine göre Hazine Kasım ayında tam 7 iç borçlanma ihalesi yapacaktı.

3 ihale 12 Kasım günü, 3 ihale 13 Kasım günü, bir ihale de 20 Kasım günü düzenlenecekti.

Ama ne oldu ise 9 Kasım günü bir açıklama ile; 7 Kasım günü tamamlanan 1.5 milyar euroluk tahvil ihracı ile bu yıl için öngörülen toplam 6.5 milyar dolarlık dış borçlanmanın 7.4 milyar dolara ulaştığı vurgulandıktan sonra,  “2019-2021 Yeni Ekonomi Programında 2018 yılı için alınan tasarruf tedbirleri sayesinde Hazine Finansman ihtiyacı azaltılmıştır” deniliyordu.

Hazine, “2018 yılı net borçlanma limiti de dikkate alınarak yurt içi piyasada yapılan iç borçlanma tutarının azaltılması ve faiz giderlerinin düşürülmesi amacıyla” Ekim sonunda ilan ettiği Kasım borçlanma planını 9 gün sonra değiştirdiğini ilan ediyordu.

Böylece Hazine 3 borçlanma ihalesini; 12 Kasım’daki 1 ihaleyi, 13 Kasım’da da 2 ihaleyi iptal ediyordu.

10 gün içinde finansman ihtiyacının azaldığının fark edilmesi maharet mi, yoksa iş bilmezlik mi?

Sürprizler bitmiyordu; 12 Kasım’daki 2 ihalede gelen tekliflerin önemli bölümü dışarıda kalacak biçimde çok az satış yapılıyor, en düşük faizli teklifler kabul ediliyordu. 13 Kasım’da da benzer bir ihale sonuçlanıyordu.

Böylece; 12-13 Kasım için planlanan ile gerçekleşen satış arasında tam 19.3 milyar TL’lik bir fark oluşuyordu. 9 günde fark edilen fark hiç de az değildi.

Ekran Resmi 2018-11-15 15.09.37

Bu planlanan-gerçekleşen borç tablosunu bir tarafa kaydedelim; nakit hareketine bakalım.

Kasayı temizledi

Hazine’nin en yakın geri ödemesi, 14 Kasım günü 14.7 milyar TL piyasaya, 4.8 milyar TL de kamu kuruluşlarına geri ödemesi (itfa) vardı.

12-13 Kasımda yapılan 0.8 milyar TL’lik toplam borçlanma ile piyasaya yapacağı net geri ödeme 13.9 milyar TL olacaktı.

Bunu nereden ödeyecekti? Merkez Bankası’ndaki TL mevduat hesabında bulunan 27.6 milyar TL’lik parasından.

13 Kasım aynı zamanda kamu maaş ödemelerinin kamu bankalarına aktarıldığı bir gün; böylece Hazine’nin hesabından 12.4 milyar TL azalış oldu.

14 Kasım günü de borçlanma-geri ödeme farkı olan 13.9 milyar TL’nin ödemesi yapıldı.

Merkez Bankası’ndaki mevduat hesabından 8.2 milyar TL kullanırıken,  arda kalan tutar için de 1.5 milyar dolarlık dövizini Merkez Bankası’na bozdurmuş.

Hazine’nin TL hesabında kalan sadece 6.5 milyar TL.

9 Kasım’da uygulamaya konulan “operasyonla”; ihale iptalleri, kalan ihalelerin de en düşük satıştan yapılması, Hazine’nin nakit varlıklarının eritilmesi ile sonuçlandı.

Ne için?

Hazine eliyle faizleri düşürmek için.

Düştü mü? Evet düştü ama “atılan taş” kadar değil.

İzleyen aylarda gelir tahsilatı ya düşük olursa? Ne yapacaksınız?

9 Kasım’daki ihale iptallerine dair açıklama henüz yokken 5 yıllık tahvil faizi yüzde 18.26 geçiyordu. Öğlen saatlerinde iptal açıklaması gelince yüzde 17.24’le kapandı.

12 Kasım günü ihale öncesi yine yüzde 18.43’le işlemler geçerken, ihalede sonuç az bir satışla yüzde 17.67’lik ortalama faizle satış gerçekleşti. Piyasada da akşam 16.78’le kapandı.

Bu yazının yazıldığı 15 Kasım günü yüzde 16.58’le kapadı.

Özetle bu operasyonla “toplam kazanç” 1.68 puan oldu; şimdilik.

10 Fon yöneticisine; “sürekli borçlanma ihtiyacınızın olduğu yerde, kasanızdaki bir miktar nakdi sıfırlayarak borçlanma faizinde kısa süreli bir faiz maliyeti düşüşü çabasına girip risk alır mısınız?” diye sorsanız; büyük bölümü “hayır” der.

Ödemeler dengesi krizine giren bir ülkede en son yapılacak iş bu tür bir zorlama faiz operasyonu olmalıydı.

Ne için yapılmıştı bu? Hazine az borçlanıp piyasada para bırakacak, bankalar da bunu kredi olarak müşterilerine verecekmiş! Gerçekten de ekonomiyi yönetenler bunun bir simulasyon olduğunu, “SimFinans” oynadıklarını mı sanıyorlar?

Ayrıntısını bilmeyenlere “faiz düştü” hikayesi gayet hoş gelir. Ama bu faiz nasıl düştü?

İki banka ile ihale faizi belirlendi

İptal edilen ihalelerden sonra, yapılan ihalelerde de satışın çok düşük olması dikkate değer.

Malum, Hazine ihalelerinde bankalar teklif verir. Ne kadar miktar almak istiyorlar, bunu da hangi faizden almak istediklerini “teklif atarak” Hazine’ye geçerler. Piyasa yapıcısı niteliği olan bankaların avantajı ise “rekabetçi olmayan teklif” (ROT) atabilmelerindedir. Yani, özetle “bu ihaleden şu kadar miktarı, ihalede oluşacak ortalama faiz üzerinden almak istiyorum” derler.

Hazine, ihalede çoğunlukla;

1. İhale yöntemi ile gelen teklifleri sıralayarak, ama ihtiyacını da karşılayacak bir satış miktarına ulaşınca, o yerden keserek,

2. İhalede oluşan ortalama faiz üzerinden “rekabetçi olmayan teklifleri” karşılayarak yani ROT’tan satış yaparak borçlanmasını tamamlar.

3. Kamu kuruluşları, büyük bölümü İşsizlik Sigortası Fonu’dur; ROT üzerinden tahvil satın alır.

9 Kasım’da ilan edilen ihalelerin 3’ü iptal edilerek 12-13 Kasım’da yapılanlarda da çok düşük satış yapılarak yapay faiz düşürme operasyonu yapıldığını yukarıda anlatmıştım.

İkinci yapay durum da ihalelerde gerçekleşti.

Örneğin 5 yıllık tahvil ihalesinde 11 banka teklif verirken, satış düşük tutularak 2 bankanın teklifinden gelen faiz, ortalama faiz olarak gerçekleşti. O da yüzde 17.67 oldu.  İhale sonucundan da görülüyor: biri yüzde 17.50 teklif etmiş, diğeri 17.85 Belli ki miktar da eşit olduğundan ortalama faiz yüzde 17.67 olmuş.

Oysa gelen rekabetçi tekliflerin ortalama faizi yüzde 18.14’te. Buradan da şu akla geliyor; en düşük teklifi veren iki banka büyük bir olasılıkla kamu bankası olabilir mi? Yani ihaleye “çalışılmış” olabilir mi?

İhale için son teklif verme saatinin 13.30 olduğu hesaba katılırsa;

ihalenin yapıldığı 12 Kasım günü yüzde 18.43’le açılan işlemler, saat 12.30’a kadar 18.43-18.41 aralığında seyrediyor. Saat 13.00’te yüzde 17.97 görülüyor. İhale sonucu gelince de yüzde 17’nin altına düşüyor. Kapanış ise yüzde 16.78’den oluyor.

Tekrar hatırlatalım: iki bankanın ihaleye teklifi yüzde 17.50 ile yüzde 17.85

Buna piyasa dışı fiyat deniyor.

Oysa 13.25’te geçen fiyat yüzde 17.97

Hani çok almak isteyen bir oyuncu olsaydı; ihaleye girmeden ikincil piyasadan bunu alabilme olanağı vardı.

Hazine ihalelerinde “uçuk fiyat” yüksek faiz bandında olur; piyasa faizinin çok üzerinde teklif atan bankalar “bottom fishing” denilen “oltalama” peşinde koşabilirler.

Bu kadar dalgalanmanın ortasında piyasa faizinin yarım puan altından ihaleye teklif atan banka uzmanı bilgisiz değilse “dersine çalışmış” olmalıdır.

iki bankanın attığı “düşüğün düşüğü” faiz teklifi ile ortalama belirlenmiş oldu; bununla da “ben ortalamadan almak istiyorum” diyen 900 milyon TL’lik alıcının faizi belirlendi.

900 milyon TL’lik alıcının faizini 78 milyon TL’lik alış yapan iki banka belirledi.

Buna “dibe çekme” dense yeridir.

Hazine böylece bu ihalede ortalamadan teklif atanlara ve gelecekte teklif atacaklara şaşırtıcı bir “tokat” atmış oldu.

Sonraki ihalelerde, Hazine’nin ihtiyacı olduğunda ki olacak; kaçınma nedeniyle daha yüksek bir bedel Hazine’ye mal olacak.

Ekran Resmi 2018-11-15 16.49.01.png

Bu filmin  eski bir versiyonunu 1994’te izlemiştim. Hem de içinde bulunarak.

Büyük bedeller ödenmişti.

İktisat profesörü bir başbakan, kendine ve herkese çok büyük bir “ekonomi dersini” Türkiye’ye pahalıya mal ederek vermişti. İhale iptal ederek faiz düşürebileceğini sanmıştı.

Şimdi de korkarım, masabaşı bir simülasyon zannedilen kamu finansmanı bıçak sırtı bir eşiğe doğru sürülüyor.

Uğur Gürses

 

.

Facebook Yorumları

Kod8
30.11.2018
İnşaata banknot matbaası
20.11.2018
Bu filmi görmüş müydünüz?
7.11.2018
Enflasyonun dişi hâla sağlam
5.11.2018
Eşitlikçi tüketiciler ayaklanın!
30.10.2018
Bas bas paraları Hazine’ye…
24.10.2018
10 maddede ABD krizi sonrası ödemeler dengesi
5.10.2018
İşsizlik Fonu’nun parası bakanlıktan habersiz aktarılmış
3.10.2018
Borsadan al İşsizlik Fonu haberini
28.9.2018
7 haftalık hasar raporu
23.9.2018
Çözümsüz “Yeni Ekonomi Programı”
15.9.2018
Geç gelen itfaiye
11.9.2018
Katar’dan 3 milyar dolar (*) gelmiş
1.9.2018
“Ekonomik savaş” söylemi ve sonuçları
27.8.2018
Emisyondan al haberi…
14.7.2018
Kur, piyasa ve merkez bankası bağımsızlığı
11.7.2018
Bütçe hakkı yetim kalmasın
6.7.2018
Yolları çatallanan bahçe
4.7.2018
Seçim bitti geçim sınavı başlıyor
30.6.2018
Küresel yokuşta pahalı bir bedel
26.6.2018
‘Milli piyasa’ sahne aldı
19.6.2018
Milli araca başka milli paraya başka
12.6.2018
Yüzde 7’lik cari açıkla yüzde 7 büyüme
8.6.2018
Geç kalan pahalı ödüyor
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8