Uğur Gürses



Bookmark and Share

Siyasi depremden ekonomik reform çıkar mı?


26.06.2019 - Bu Yazı 438 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 31 Mart seçiminde ortaya çıkan sonucu beğenmeyip çeşitli yapay ve kanıtsız bahanelerle YSK’nın teamüllerini de çiğneterek itiraz süreçlerini çalıştıran ve sonunda seçimi iptal ettirip yeniletme kararı çıkartan iktidar partisi ve küçük ortağı, 23 Haziran seçiminde büyük bir şokla karşılaştı. 13 bin oyluk farka itiraz ederken 800 bine yaklaşan bir farkla kaybettiler.

Derin bir ekonomik krizin tam ortasında çözüm beklerken, sadece İstanbul değil Türkiye tam 3 ay kaybetti. 3 ayda ekonomideki hasar büyüdü.

31 Mart seçimi sonrasında “ekonomiye çözüm bulunur” beklentisi içinde olan kesimlerin umudu giderek karardı.

Yenilenen seçimde 800 bine yaklaşan oy farkı sadece “hakkı yenen ve mazbatası elinden alınan adayın” yeniden ezici bir farkla seçilmesi değil, ötesinde; Türkiye tam bir yıldır ekonomik krizin derinleşmesine tanık olurken, Ankara’da ülkeyi yöneten iktidar partisi ve küçük ortağının seçim sandığını devirmesi ve ekonomik krizin çözümsüz biçimde derinleşmesine de tepki bir bakıma.

“Çok kısa sürede çok sayıda seçim oldu, artık seçim sözü duymayalım” türü itirazların sandığa gitmekten yorulmakla ilgisi yok; tepki ülkenin sorunlarının çözümü yerine “seçimden sonra” yanıtıyla hasar içindeki ekonomiye getirilecek çözümlerin ötelenmesine.

23 Haziran seçiminde, ötekileştirilen ve yaftalanan seçmenlerin ittifakta buluşarak yüzde 55’lik bir tablo çıkarması karşısında Ankara’nın siyasi olarak ekonomik krizi çözecek adımları atamayacağı gün gibi açık.

Ankara’nın yeni muhtemel oyun planı içinde, bir seçenek kabine değişikliği gibi “vitrin tanzimi” olacak. Ama vitrin değişikliği olsa da bunun yapısal bir temele oturan kapsamlı bir ekonomik program getirmeyeceği çok açık. Çünkü 800 bine yakın, 9 puanlık oy farkı siyasi olarak "fay kırılması” demek. Oy kaybı sıradan bir kayıp değil; bugün genel seçim olsa küçük ortağı ile bile tek başına çıtayı geçemeyecek bir iktidar demek. Bu tablo içinde de reform gibi acıtıcı, harcama kısıcı ya da sıkılaşmış bir para politikasına dayanacak bir ekonomik program yürütülmesi mümkün görünmüyor.

Tersine, daha popülist ve de “maceracı” politika seçeneklerine uzanma çabası da olasıdır.

Bu da döngüyü daha da girdaba çevirecektir; krizi çözemedikçe ya da “maceracı yollar” toplum nezdindeki hasar büyüyecek. Böylece bu süreç ülkeyi kaçınılmaz olarak eninde sonunda erken seçime sürükleyecektir.

Ayrıca, herkesle kavgalı ve de hezimete uğrayan bir siyasi iktidara da uluslararası platformlarda “kredi açılması” giderek zorlaşıyor.

İktidarın elindeki tek enstrüman siyasi alanı normalleştirme, demokratik çizgiye, hukukun üstünlüğünü tesis etme seçeneği. Ama bu da “uçurumdan düştükçe” rasyonel seçim yaparak politika tercihi yapmanın güçlüğü nedeniyle mümkün değil.

31 Mart seçimi sonrasında da görülmüştü; 23 Haziran seçimi sonunda da umutsuzluğu kırılan seçmenler nedeniyle tüketici güveninde yükseliş olacağı çok açık. 31 Mart öncesinde iktidarın dışladığı kesimlerde yaygınlaşan umutsuzluk-yılgınlık son iki seçimle kırılıp geleceğe güvenle bakma açısını güçlendirmiştir.

Bu iyi ama yetmez; geleceğe güven artıyor olacak belki ama bunu karşılayan, kanala sokan bir "otoban” yok. Bu da ekonomiyi durgunlukta askıda tutacak bir unsur; eğilim iyileşse de buna vücut bulacak kanal yok.

İşte bu yüzden, her ne kadar kimi kesimlerde "yeniden bir seçim istemiyoruz” seslerine tanık olunsa da yaşanan süreç Türkiye’yi ister yavaş ister hızlı yeni bir genel seçime doğru sürükleyecektir.

Türkiye'nin yeni hikayesi; manifestosu ve hedefi restorasyon olan, görece yüzde 55'lik oy oranının da daha üzerini kapsayan, yeni siyasi oluşumların da katılımcılığı ve  uzlaşmasıyla yeni bir genel seçim sonrasında bir “restorasyon dönemi” olacaktır. Demokratikleşme, hukukun üstünlüğünün tesisi, özgürlüklerin güvenceye alınması gibi temel hedefleri olan bir normalleşme ve “restorasyon dönemi”.

Bu hikâye, Türkiye’nin gündemine girdiğinde ekonomide de sorunları çözecek, yapısal değişimi ve sürdürülebilir çerçevesi olan yeni bir ekonomi politikası da ufukta belirecektir.

23 Haziran, 17 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın hezimet yaşadığı bir “deprem” sonrasında “yeniden inşanın” başlangıcıdır.

Kısa vadede ise ekonomide durgunluğun ve dalgalanmanın devam ettiği, sancılı bir sürecin devamı kaçınılmaz.

Uğur Gürses

© Deutsche Welle Türkçe

.

Facebook Yorumları

Emlak8
12.12.2019
2018 EKONOMİK KRİZİ, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
2.10.2019
“Değişim Başlıyor”
6.09.2019
Bu gelen dijital paranın ayak sesleri
28.07.2019
“Faiz de düştü kur da düştü” özgüveni
5.07.2019
Veri güvenilirliği tartışılıyor
26.06.2019
Siyasi depremden ekonomik reform çıkar mı?
20.05.2019
Analiz: Kamu bankalarına “seçim görev zararı”
22.4.2019
Arka kapı politikasının faturası
11.4.2019
Reform mu, “eski tas” mı?
14.2.2019
Ekonomide 1 Nisan şakasını kim yapacak?
13.1.2019
Kur 4’e düşecek ve “İlk 5’e” girecekmişiz
30.11.2018
İnşaata banknot matbaası
20.11.2018
Bu filmi görmüş müydünüz?
7.11.2018
Enflasyonun dişi hâla sağlam
5.11.2018
Eşitlikçi tüketiciler ayaklanın!
30.10.2018
Bas bas paraları Hazine’ye…
24.10.2018
10 maddede ABD krizi sonrası ödemeler dengesi
5.10.2018
İşsizlik Fonu’nun parası bakanlıktan habersiz aktarılmış
3.10.2018
Borsadan al İşsizlik Fonu haberini
28.9.2018
7 haftalık hasar raporu
23.9.2018
Çözümsüz “Yeni Ekonomi Programı”
15.9.2018
Geç gelen itfaiye
11.9.2018
Katar’dan 3 milyar dolar (*) gelmiş
1.9.2018
“Ekonomik savaş” söylemi ve sonuçları
27.8.2018
Emisyondan al haberi…
14.7.2018
Kur, piyasa ve merkez bankası bağımsızlığı
11.7.2018
Bütçe hakkı yetim kalmasın
6.7.2018
Yolları çatallanan bahçe
4.7.2018
Seçim bitti geçim sınavı başlıyor
30.6.2018
Küresel yokuşta pahalı bir bedel
26.6.2018
‘Milli piyasa’ sahne aldı
19.6.2018
Milli araca başka milli paraya başka
12.6.2018
Yüzde 7’lik cari açıkla yüzde 7 büyüme
8.6.2018
Geç kalan pahalı ödüyor
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive