Verda ÖZER

Milliyet



Bookmark and Share

AB kapısı kapanıyor mu?


13.1.2018 - Bu Yazı 483 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’nin AB üyeliği geldi gündemin yine en tepesine oturdu. Elbette geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Paris ziyaretinde muadili Macron’la görüşmesi sonrasında.

*
Macron her ne kadar tam üyelik perspektifinin gerçekçi olmadığını ve bunun yerine yeni bir ortaklık modeli geliştirilmesi gerektiğini söylese de asıl vurgusu öne çıkmadı. Oysaki Fransa Cumhurbaşkanı’nın en önemli mesajı, “Asıl amaç, Türkiye’nin ve Türk halkının Avrupa’nın içinde kalmasını sağlamak” sözü oldu. Bu bağlamda da Türkiye’nin Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kapsamında kalması gerektiğini söyledi. 
Yani Türkiye’nin AB sisteminin içinde kalması için yeni bir yol bulunması ihtiyacını vurguladı. Aynen seleflerinden Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin hep dile getirdiği gibi. Almanya Şansölyesi Merkel’in de tutumu hep “imtiyazlı ortaklık” olageldi. Ancak bu hiçbir zaman Almanya’nın resmi devlet politikası haline getirilmedi. Şimdi Macron’un çıkışı sonrası Merkel de (koalisyon kurmayı başardıktan sonra) bu söylemi daha sesli dile getirebilir. Ve hükümetin resmi politikası yapabilir.
Tam üyelik biterse
Peki, bu durumda Ankara ne yapabilir? Yapmalı? Buna karar verebilmek için önce tam üyelik perspektifinin sonlandırılmasının bize neler kaybettireceğini görmek gerekir. 
Her şeyden önce Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının hukuku bundan olumsuz etkilenir. Zira orada ayrımcılığa tabi olmadan yaşayabilmelerinin, çalışabilmelerinin temeli “ortaklık hukuku”na dayanıyor. Yani Türkiye’nin tam üyeliğini öngören Ankara Anlaşması’na. Bu perspektif ortadan kalkarsa, vatandaş- larımızın hukuki kazanımları da kaybolur.
2.si; dış yatırım ve uluslararası piyasalara verilen mesaj açısından Türkiye ekonomisi olumsuz etkilenir. Zira her ne kadar AB gündeminde durgunluk olsa da Birlik’e teknik mevzuat uyumu devam ediyor. Yani çıkarılan yasalarda hep AB mevzuatı referans alınıyor. Bunun ortadan kalkması, piyasalar için hayati olan belirginliği de ortadan kaldırır.
Pozitif gündem
EDAM (Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi) Başkanı Sinan Ülgen’e göre 3. kayıp da geleceğin ipotek altına alınması olur. Zira tam üyelik kapısı kapatılırsa, bu süreci tekrar başlatmak siyaseten çok güç. Bunun için tüm AB üyelerinin onayı gerekiyor. Ülgen, “Bu nedenle, bu siyasi fırsat penceresinin muhafaza edilmesi lazım. Evet, koşullar şu an zor. Ama yine de tam üyelik sürecini ilelebet sonlandırmayalım, uykuya bırakalım” diyor. Ve bu sırada da başka alanlarda ilerleme sağlanabileceğine dikkat çekiyor. 
Bunların başında Gümrük Birliği’ni derinleştirmek geliyor. Vize muafiyeti konusunda ilerleme sağlamak, AB programlarının (Erasmus gibi) geliştirilmesi, enerji alanında işbirliği, terörle ortak mücadele, mülteci anlaşmasının devam ettirilmesi, ekonomik diyaloğun devamı... Bu adımlar arasında. Ancak bunlar tam üyeliğin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak ele alınmalı.
*
Kısacası, tam üyelik süreciyle ilgili sorunlar aşılana kadar böyle bir “pozitif gündem” belirlenip odaklanılmalı. Ülgen’in vurguladığı gibi: “Tam üyelik müzakerelerini başlatan bu hükümetti. Bu başarıyı ilelebet heba edecek bir adım atmayalım.”

.

Facebook Yorumları

Kod8
19.9.2018
Suriye’de büyük kırılma
17.9.2018
'Seçimden sonra herkes Suriye’yi terk etsin'
15.9.2018
Esad, MİT ve İdlib
12.9.2018
Trump’ın başı belada
8.9.2018
Tahran daha başlangıç
5.9.2018
İdlib operasyonu
1.9.2018
İdlib hakkında her şey
29.8.2018
Giden Trump mı, ABD mi?
25.8.2018
Trump sayesinde
22.8.2018
Krize ne sebep oldu?
18.8.2018
Krizin perde arkası
21.7.2018
Irak Darma Duman
18.7.2018
TSK’da Devrim
14.7.2018
Gönülsüzler zirvesi
30.6.2018
Survivor kadar olamadık
27.6.2018
Yeni sistemde dış politika
20.6.2018
Dev kriz
16.6.2018
Ya mülteciler Müslüman olmasaydı?
13.6.2018
Dağılabiliriz beyler
9.6.2018
Bir çınar
6.6.2018
Kritik Menbiç anlaşması
2.6.2018
İran out!
30.5.2018
Kudüs harekâtı
23.5.2018
Kudüs’ün intikamı
22.5.2018
Erdoğan, vekil listesinde öncelikli kriterleri sıraladı: Liyakat, devam ve parti prensipleri
19.5.2018
Kirli Kudüs stratejisi
16.5.2018
Kritik Türk-İngiliz yakınlaşması
9.5.2018
Çanak çömlek patladı
5.5.2018
Büyük kapışma
2.5.2018
Kuzey Kore kafası
29.4.2018
Kore’de barış
25.4.2018
Hayvanlarımız için
21.4.2018
AB’den orta yol
18.4.2018
Mesele Esad mı?
11.4.2018
ABD Suriye’yi vurur mu?
7.4.2018
Batı’ya karşı Rusya mı?
4.4.2018
İsrail’le bıçak sırtı
31.3.2018
Yine mi soğuk savaş?
28.3.2018
Kriz büyüyor
24.3.2018
Dev kriz
21.3.2018
Afrin finali
15.3.2018
Son imparator
10.3.2018
2 kadından 1’i şiddet görüyor!
7.3.2018
İsrail’in bizle derdi ne?
4.3.2018
İsrail’den “Ermeni Soykırımı” kararı
24.2.2018
YPG’yi aşmak
21.2.2018
Ya Esad PKK ile anlaştıysa?
14.2.2018
Güvende miyiz?
10.2.2018
Milli ve yerli miyiz?
8.2.2018
Münbiç er geç sahiplerini bulur
3.2.2018
Bugünün Türkiye’si
31.1.2018
ABD ile devam mı?
27.1.2018
Bu mu müttefiklik?
20.1.2018
Trump gidiyor mu?
17.1.2018
Afrin operasyonu
13.1.2018
AB kapısı kapanıyor mu?
10.1.2018
NATO Rus füzesine karşı mı?
6.1.2018
Füzeler Rusya’dan mı Batı’dan mı?
3.1.2018
İran’da devrim mi?
29.12.2017
‘MHP ile ittifak’ değerlendirmesi: Aceleci olmamakta fayda var
28.12.2017
Neye dayanarak bunu diyorsunuz?
27.12.2017
Adım adım Kudüs politikası
20.12.2017
Yeni Suriye politikası
16.12.2017
Kudüs zirvesi kulisi
13.12.2017
Lozan değişecek mi?
10.12.2017
Kudüs
6.12.2017
Ne oluyor?
2.12.2017
Dış politikada hassas ayar
29.11.2017
Müttefikliğimizin önünde 3 engel var
25.11.2017
İşte o çözüm!
22.11.2017
Esad denklemde mi?
18.11.2017
Kirli pazarlık
15.11.2017
Mardin ruhu
11.11.2017
Katliam
8.11.2017
İstifa mı, suikast mı?
1.11.2017
İpek Yolu yeniden
28.10.2017
Yeni tehditlere dikkat!
21.10.2017
Önümüze bakmak
19.10.2017
Yeni bir Kürt politikası
13.10.2017
'Krizin sebebi büyükelçi’dir
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8