Washington’da bir basın müzesini geziyoruz, müzenin amacı ifade özgürlüğünü ve bu bağlamda da ABD Anayasasının ünlü, şahane 1. Ekini sürekli hatırlatmak, gündemde tutmak.

Anayasanın 1776 tarihli birinci eki beş temel özgürlük konusunda, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, din özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşleri özgürlüğü, dilekçe verme özgürlüğü konusunda Kongreye sınırlayıcı yasa çıkarma yasağı getiriyor.

Hep söylemişimdir, Türkiye ile ilgili bir siyasi ihtirasın var mı diye soran olursa, bu ek maddenin aynen bizim anayasa hukuku sistemine girmesidir diyebilirim.

Bugünkü konum bu değil ama.

Basın özgürlüğü müzesini gezerken karşımıza sevimsiz bir durum da çıktı ve dünyadaki basın özgürlüğü örnekleri üzerinden doğup büyüdüğüm ülkemin adının ve basının durumunun müzede sergilendiğini gördüm.

Aşağıdaki fotoğrafları cep telefonumdan hemen orada çektim ve bu yazıda da sizlerle paylaşmak istedim.

Türkiye’nin böyle bir çerçeve içinde gösterilmesi gerçekten her aklı başında insanı üzmeli ve bu durumun hemen, evet hemen düzeltilmesi için gerekli siyasal adımlar atılmalı.

Şunu da söyleyeyim, müze yönetiminin Trump yönetimi ya da evanjelistlerle falan uzaktan yakından bir ilişkisi yok, yani kimse bu manzara kasten yaratılmış, gerçekleri yansıtmıyor falan demesin lütfen.

Dünya haritasında kırmızı ile gösterilen yerler, maalesef biz de içindeyiz, resimde görüldüğü gibi, basının özgür olmadığı ülkeler.

Bu dünya haritası çok önemli, biz de neden yeşil bölümde değiliz diye herkesin önce kendine sonra da yetkililere sorması gerekiyor.

Vatanseverlik diye bir şey varsa bu eski türk boylarının kıyafetleri ile dolaşmak, düğün yapmak, yerlilik, millilik söylemleri değil, Türkiye’yi kırmızı bölgeden yeşil bölgeye hemen taşımak olmalı.

Ve, yine resimlerden birinde göreceksiniz, Türkiye basın özgürlüğünün en kötü olduğu altı ülke arasında ve bu ülkeler Çin, Mısır, Eritre, Vietnam, Azerbaycan ve maalesef biz.

Bugünkü yazıyı böyle noktalayalım, resimler zaten her şeyi anlatıyorlar.      

  • Abone ol