Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Yıldıray OĞUR

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Tatava yapınca üzerine basılıp geçilmiş bir kadının hikâyesi…


30.03.2014 - Bu Yazı 3516 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Tatava yapınca üzerine basılıp geçilmiş bir kadının hikâyesi…


“II. Mahmud’un ilk atadığı serasker yani ilk Genelkurmay Başkanı olan Ağa Hüseyin Paşa’nın torunlarından olan bir annenin ve geçirdiği bütün evliliklere rağmen hayatı boyunca onun adını taşıyacağı ceza hâkimi Muhiddin Bey’in kızı olarak 1889’da Kandilli’de doğdu. Kardeşiyle gönderildikleri okulu beğenmeyince onu en iyi şekilde yetiştirmek isteyen babası evi bir idadiye çevirdi ve çocuklarına özel dersler aldırdı. Arapça ve Farsça ardından Almanca ve Fransızca öğrendi. Diğer genç kızlar gibi evde oturmadı; at bindi, Kandilli ’den kayıkla tek başına boğaza açıldı, spor yaptı. 



Kendi tabiriyle kadınlık mefkûresiyle, istibdat karşıtı, hürriyet sever annesinin evlatlığı entelektüel bir kadın olan Nakiye Hanım vasıtasıyla tanıştı. Fatma Aliye Hanım’ın fikirlerinden etkilenen bir çevrenin mensubu olan Nakiye Hanım, onun ilk feminist öğretmeni oldu. 

Yüksek tahsil yapmayan Nezihe Muhiddin, evde aldığı yüksek eğitimle 1909 Maarif Nezareti’nin hocalık sınavını kazanıp hayata atıldı; Kız İdadi Mektebi’nde fen bilimleri hocası oldu. 

II. Meşrutiyet’in hürriyet rüzgârları esmekteydi. Kızların eğitim için Avrupa’ya gönderilmesini destekleyen ilk yazısı yayınlandığında sadece on sekiz yaşındaydı. 



II. Meşrutiyet yıllarında kadın hareketi içinde kısa bir sürede efsaneye dönmüş Halide Edip’in ardından en sivrilen isimdi artık. 1912’de Balkan Savaşları sonrası hayır işleri için kurulan Osmanlı Türk Hanımları Esirgeme Derneği’nin, Osmanlı Donanması’nı desteklemek için kurulan Donanma Cemiyeti’nin Kadınlar Şubesi’ni kurucuları arasında yer aldı. 
Öğrencileriyle savaştan gelen askerlerin tedavi gördüğü hastanelerde hasta bakıcılık yaptı. 
İstanbul’un işgalinin ardından toplanan Milli Kongre’nin delegeleri arasında yer aldı. Bu sırada kendini edebiyata verdi. Yazdığı romanlarda da kadınların sorunlarını işledi, evliliklerde erkeklerin tutumlarını eleştirdi. 
Ama tüm hayır işleri bir yana kafasında esas başka bir mesele vardır: Kadınların siyasi hayata katılması ve birliği. 
Nakiye Hanım’ın ev toplantılarından beri haberdar olduğu, kadınlara seçme ve seçilme hakkı için ABD ve Avrupa’da başlayan, açlık grevleri, şiddet eylemleriyle süren Sufrajet harekete gönülden bağlıydı. Bir gün bu taleplerin Türkiye’de de yüksek sesle dile getirilmesi için uygun bir zamanın gelmesini sabırla bekliyordu. . 

Çok beklemesine gerek kalmadı. Savaş bitmiş ve Ankara’da yeni rejimin temelleri atılmaya başlanmıştı; Ama Meclis’te Kemalistlerin Birinci Grubu ve muhaliflerin İkinci Grubu’nun anlaştıkları birkaç meseleden biri kadınlardı. İkisi için de siyasette kadının adı yoktu. Atatürk’ün Halk Fırkası adıyla bir parti kurma niyetinin daha yeni yeni ortaya çıktığı günlerdi. Meclis, 1 Nisan 1923 günü seçime gitme kararı almıştı. Müzakereye açılan seçim kanunun ikinci maddesinde “On sekiz yaşını geçen her erkek seçmen seçme hakkına sahiptir.” yazıyordu. Kanunun altında Kanun-i Esasi Encümen Reisi sıfatıyla Yunus Nadi’nin imzası vardı. Muhalefetin de bu maddeye hiçbir itirazı yoktu.

Tam bu sırada Ahmet Emin Yalman’ın Vakit gazetesinin açtığı “Kadınlara seçme ve seçilme hakkı” tartışması büyük ilgi gördü. Kamuoyu artık bunu duymaya hazırdı. Nezihe Muhiddin ve on üç kadın arkadaşı, 30 Mayıs 1923’te daha cumhuriyet bile ilan edilmemişken kadınların siyasi hakları için bir kadın şurası toplamaya karar verdiklerini açıkladı. Gazetelerin büyük ilgi gösterdiği ve II. Meşrutiyet’in önemli devlet adamlarının eşleri ve kızları olarak tanıttığı kadınlar “Türk kadınlığının siyasal haklarını kazanmaya kararlı olduklarını ve kazanacaklarından zerre kadar şüphe beslemediklerini” söylüyorlardı.. Şûraya bütün kadın derneklerinden ikişer delegeyle yüksekokul ve lise mezunu bütün kadınlar davet edilmişti. 
Uzun süre salon bulamayan kadınlar, Nezihe Muhiddin’in evinde hazırlık toplantılarını sürdürdü. Sonunda 15 Haziran gününe Darülfünun Konferans Salonu için izin alınabildi. Durumun hassasiyetinin farkına varan kadınlar, şûraya davetlerinde milli mücadeleye verdikleri desteğin, CHP’nin atası olan Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti’nin kadınlar kısmı gibi çalışacaklarının altını çiziyordu. 

Nezihe Muhiddin ise  “ne istediklerini” anlattığı Vakit gazetesinde çıkan yazısında inkılabın zemini üzerinde kadınlara haklarının verilmesinin zamanı geldiğini bir tür meydan okumayla dile getirmişti:
“Onları bize vermeseler bile biz onları alacağız. Hiç şüphesiz hak, azmin, fiilin ve liyakatindir. Kadınlarımızın şu on beş seneden beri ibraz ettiği fikr-i teşebbüs ve faaliyet o mevkilere oturmak için bize bir hak bahşetmiştir. Memleketin gerçek ihtiyacı da o mevkilere bizim sahip olmaklığımızı emrediyor.”
Ve 15 Haziran 1923 günü Darülfünun konferans salonunda toplanan Kadınlar Şûrası’ndan beklenen karar çıktı: Kadınlar Halk Fırkası kurulacaktı.
Daha rejimi kuran Birinci Grup’un Halk Fırkası’na dönüşmesine bile beş ay vardı. Kadınlar ilanından beş ay önce Cumhuriyet’in ilk partisini kurmak için Kemalistlerden önce davranıp ilk adımı atmışlardı. Ertesi günkü gazeteler, fırkanın kuruluşunu büyük puntolarla duyurdu. 

Ama bir sorun vardı; Mustafa Kemal Halk Fırkası’nı henüz resmen kurmamıştı.

Fırkanın tüzüğü ve programı basında yer aldı. Kemalist Birinci Grubun Dokuz Umdesi’ne nazire yaparcasına kadınlar Dokuz Umde belirlemişti. Kadın hakları tedrici olarak istenecekti. İlk hedef belediye seçimlerinde oy verme hakkıydı. Kadınların askerlik hizmetini yapması gibi radikal taleplere bile programında yer veren partinin hızla Anadolu’da örgütlenmesi tamamlanacaktı. 

Basın bölünmüştü: Gizli bir ajandaları olduğunu söyleyenler, “Bunların derdi mebus olmak” diyenler, korumak için “siyasi cereyanlara karışmayacaklar” diye savunmaya geçenler... Devletten ilk tepki, partinin kuruluş evraklarının teslim edildiği İstanbul Valisi’nden geldi: “Kadınların haklarını alması bir eğitim meselesidir.”

Valilik, parti kuruluşuna karar vermesi için evrakları ve tüzüğü Ankara’ya İçişleri Bakanlığı’na gönderdi. İlk kez bir parti kuruluyordu, buna da ancak Ankara karar verebilirdi.
Kamuoyunun kulağına ise kadınların siyasi haklarıyla ilgili kar suyu kaçırılmıştı bir kere. 1923 Temmuz’unda İzmir’de yapılan mebus seçimlerinde sandıklardan aday olmadıkları halde Halide Edip’e üç, Latife Hanım’a bir oy çıkmıştı.

Kadınlar Halk Fırkası’nın arkasına düşmüş Ankara’nın cevabı gecikmedi. Parti kuruluşu için cevap sekiz ay sonra geldi. KHF’nin programı “bazı düşünceler” nedeniyle hükümetçe reddedilmişti. Bu düşüncelerin neler olduğu hakkında ise hiçbir ayrıntıya girilmemişti.

Bu arada 9 Eylül 1923 günü İçişleri Bakanlığı’na verilen bir dilekçeyle Halk Fırkası kurulmuştu artık, şimdilik başka fırkaya gerek yoktu. 17 Kasım 1924’te kurulacak olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası da sekiz ay sonra kapatılacaktı. 

Nezihe Muhiddin ve arkadaşlarıysa öyle hemen pes etmemekte kararlıydı. Partinin programını biraz yumuşattılar, tüzüklerine açıkça “Birliğin siyasetle alakası yoktur.” maddesini eklediler. Bu programla başvurdukları Valilik, bu kez Türk Kadınlar Birliği’nin kurulmasına izin verdi. 

Ama esas hedef değişmemişti.

Dört yüz üyeye ulaşan birlik, seçimlerde Halide Edip ve Nezihe Muhiddin’i mebusluk için aday gösterdi. 
Sembolik olan bu adaylıklara en büyük tepki Cumhuriyet gazetesi ve Yunus Nadi’den gelmişti. “Cins-i latif”, “Havva kızları” gibi cinsiyetçi tanımlamalarla andığı kadınlarla dalga geçen, kendi propagandalarını yapmakla suçlayan Yunus Nadi ile Nezihe Muhiddin arasında gazeteler üzerinden sert bir polemik başladı. 
Aynı günlerdeki Şeyh Said isyanını hatırlatan Cumhuriyet “Türkiye’nin hayatında çok mühim meseleler mevcut olduğu bir zamanda hanımlarımızın mebusluk propagandası veya reklamı ile meşgul olmalarını lakaydane seyredemezdik.” diyerek muhalefetini açıklıyordu. 
Ama doğrudan Nezihe Muhiddin’i hedef alan Cumhuriyet’in bunun gibi seksist yayınları, açık bir kadın düşmanlığından başka bir şey değildi:
“Salonda zarifane konuşmaktan, yahud gazetecilere resimlerini vermekten yahud da balodan sinemaya, sinemadan dansa koşan hanımlara karşı, açık ve samimi konuşalım, biz erkekler hürmet de etsek yalandır. Bu hürmet ancak onların zarafetlerine daha ince bir çeşni vermek ve sonra da bu zarafeti şaşırmış ve hayran seyr ü temaşa seyretmek içindir.”

Nezihe Muhiddin devrin önemli kanaat önderleriyle toplantılar düzenliyor, camilerde kadınlarla ilgili vaaz vermek için Diyanet İşleri’ne başvuruyor, dünya kadın hareketiyle ilişkiler kuruyordu. 

1926 yılında bu kez devlete ters köşe yapan bir adım atıldı ve TKB üyeleri, Cumhuriyet Halk Fırkası’na üye olmak için başvurdular. Başvuru karşısında şaşıran CHF bir cevap veremedi. Başvuruyla ilgili gazetelerin sıkıştırdığı CHF müfettişi “Kadınlar evlerinde yapacak ev işi kalmazsa bu işlerle ilgilenmeye başlayabilirler.” diyebildi.

Kadınlar Birliği ne yapıp ediyor gazetelerin birinci sayfalarından düşmüyordu. “Kadınlar polis de olabilir” gibi açıklamalarla kamuoyunun kadın meselesine ilgisini hep diri tutmayı başardılar. Cumhuriyet bu teklifi de alaycı bir dille karşılamakta gecikmemişti: “Mebus olmayacağını anlayan kadınlar şimdi de polis olmak istiyor.”

Kamuoyu kadınların bu mücadelesine alışmıştı, basında sempatiyle karşılanmaktaydılar. Artık daha fazla takiyye yapmaya gerek yoktu. 1927 yılında toplanan Türk Kadınlar Birliği kongresinde üç yıl önce programdan çıkarılan “Siyasal hakların alınması için çalışılacaktır.” maddesi yeni bir formülle geri getirildi, Nezihe Muhiddin yeniden başkanlığa seçildi.
İşte bu, sonun başlangıcı olacaktı.. 

Kampanya kongreden hemen sonraki gün başlatıldı. Üyelerden birkaçı basına, CHF’ye, Valiliğe ve Emniyet’e mektup yazarak Nezihe Muhiddin’in yolsuzluk yaptığını, kongrede seçimlerde yapılan usulsüzlükler nedeniyle Kadınlar Birliği’nin gayrikanuni ilan edilmesi gerektiğini iddia ettiler.

Ertesi gün Nezihe Muhiddin hemen bir basın toplantısı düzenleyerek bütün iddiaları reddetti. 

Yeni program valilikçe onaylandı, yolsuzluk iddiaları da asılsız çıktı. TKB, 1927 seçimleri için çalışmaya başlamıştı. Bu kez yine Ankara’yı ters köşeye yatıracak bir hamle yapıldı. CHF’den kadın aday gösterilmesi için çalışılacaktı. CHF bu hamleye “Anayasaya uygun değil” diyerek karşı çıktı. Bu arada Kazım Karabekir Paşa gibi isimler de Kadınlar Birliği’nin kadın aday göstermesine destek açıklamaları yaptılar. Bundan cesaret alan Kadınlar Birliği bir adım daha ileri gitti ve seçimler için aralarında Nezihe Muhiddin’in de olduğu dört kadın adayını kamuoyuna açıkladı. 

Bütün gözler Kadınlar Birliği’ne çevrilmişti. Basın, birliğin tüm toplantılarını yakından izliyordu. Sadece yerli basın değil, yabancı basın da birliğin peşindeydi. New York Times muhabirinin izlediği bir toplantıyla seçim kampanyasında ikinci bir adım daha atıldı. Bir heyet kurulacak, bu heyet Cumhurbaşkanı Atatürk’ü ziyarete ederek ondan anayasanın değiştirilerek kadınlara oy hakkı verilmesini isteyecekti. 

Kampanya, Meclis’in de gündemine geldi.. Kadın mebus adaylığını destekleyen vekillere cevap, rejimin bekçisi Savunma Bakanı Recep Peker’den geldi. Kürsüye çıkan Peker, Kadınlar Birliği’nin adını vermeden “bir heyet” diye bahsedip kadınları Meclis yerine orduya çağırdı: “Madem ki Türk vatanıyla ve mukadderatı ile fiilen meşgul olmak arzusundasınız, o halde bu meşguliyet-i fiiliyenin şerefli bir cephesi vardır ki sizi oraya davet ederim.” 
Atatürk’e çok yakın isimlerden Falih Rıfkı da tartışmaya sert biçimde katılmıştı. Milliyet’te çıkan yazısında bu davada ciddiyet görmediğini söyleyip TKB’ye “Erkeklerle uğraşmaya başlamadan önce inkılapları Türk kadınlığına kabul ettirmeye çalışın.” diye sesleniyordu.
Çember daralmaktaydı. 
Ama Kadınlar Birliği’nin Ankara’da Atatürk’ü ziyaret planı da suya düşmüştü. Çünkü 1919’dan beri Atatürk ilk kez İstanbul’a geliyordu. Türk Kadınlar Birliği bu kez yedi yüz üyesiyle Atatürk’ü karşılayacağını açıkladı. 
Birlik, Dolmabahçe Sarayı’nda kalan Atatürk’ten randevu almak için bir heyet gönderdi. Atatürk randevu için gelen hazırlıksız heyeti kabul etti. Bu, Nezihe Muhiddin’in başkanlığındaki heyetle görüşmekten kurtulmak için ustaca bir hamleydi.
Bu arada birliğin seçimlerde gösterdiği feminist erkek aday Kenan Bey de baskılara dayanamayarak adaylıktan çekilmişti.
Kötü bir şeyler olduğunun farkına varan Nezihe Muhiddin ön lmak için seçimlerde milletvekili adayı göstermekten vazgeçtiklerini açıkladı. Ama seçme ve seçilme hakkı için kampanya temmuz ayı boyunca sürdürüldü.. Birlik, kampanyayı tersten esmeye başlayan rüzgâra meydan okuyan bir bildiriyle tamamladı: 
“Biz ölünceye kadar bu hak uğrunda çalışacağız ve ömrümüz kifayet etmez, bu hakkı alamazsak ahfadımız, torunlarımız, mutlaka alacaktır!”
Atatürk ve bütün bakanlar İstanbul’daydı. Sesleri artık fazla çıkmaya başlayan Türk Kadınlar Birliği’ne operasyon için düğmeye basılmıştı.
Önce 25 Ağustos 1927 günü TKB’nin Heybeliada’da düzenlediği yaz kampı polis tarafından basıldı, izinsiz oldukları gerekçesiyle çadırlar söküldü. Birliğin Değirmendere’ye düzenlediği gemi gezisi de iptal edildi. Kısa bir süre sonra daha önce işe yaramayan yolsuzluk iddiaları yeniden sandıklardan çıkarıldı. Başta Cumhuriyet olmak üzere, basında Nezihe Muhiddin’i itibarsızlaştırmak bir kampanya başlatılmıştı.. 10 Eylül günü polis dernek binasında arama yaptı. Valilik aramanın ardından basına Nezihe Muhiddin’in birlik kasasından beş yüz lirayı kendisi için harcadığını, dernek merkezini evi gibi kullandığını açıkladı. Birlik idaresinden Doktor Safiye Ali, gelişmeler üzerine Nezihe Muhiddin’i suçlayarak istifa etti.
19 Eylül günü polis Kadınlar Birliği’nin faaliyetlerini geçici olarak durdurdu ve belgelerine el koydu. 
Nezihe Muhiddin ise henüz pes etmemişti. Birliği olağanüstü kongreye çağırdı, polisten evraklarının kendisine iadesini istedi. Polis belgeleri vermeyerek kongrenin yapılmasını yasakladı. Cemiyet idaresi gelişmeler üzerine Nezihe Muhiddin’in Cihangir’deki evinde toplandı. Savcılığa dilekçe yazıldı, heyet üyeleri gazetelere Muhiddin’i destekleyen açıklamalar yaptılar. 
Gazeteler ise Nezihe Muhiddin’i çoktan istifa ettirmişti. Milliyet istifa haberini “Yerinde bir karar” başlığıyla duyurmuştu. Atış artık serbestti. Muhiddin’in arkasında yabancı güçlerin olduğu, Cihangir’de evinde oturduğu söylenen Belçikalı bir kadın tarafından yönlendirildiği yazıldı.
Bu arada hükümet yanlısı cemiyetin kadın üyeleri de bir araya geldiler ve imza toplayıp olağanüstü kongre için valiliğe başvurdular. Valilik muhaliflerin kongre başvurusunu hemen kabul etti. Valilik eliyle Türk Kadınlar Birliği’nde darbe yapılmıştı.
Nezihe Muhiddin bu kongrenin yasa dışı olduğunu ve istifa etmeyeceğini açıkladı. Türk Ocağı binasında polis denetiminde yapılan kongreye alınmayan Muhiddin’i savunan üyeler sert biçimde susturuldu. Yetersiz sayı olmasına rağmen hemen seçimler yapılarak Nezihe Muhiddin’i valiliğe şikayet eden mektubun sahibi Saime Hanım, Latife Bekir ve Sabiha Sertel’in de aralarında bulunduğu yeni bir yönetim kurulu seçildi. 
Habere en çok Cumhuriyet gazetesi sevinmişti. Yunus Nadi, Nezihe Muhiddin’in Türk Kadınlar Birliği yönetiminde düşürülmesi için ertesi günkü köşesinde sevincini gizlememişti: 
“Oh diyoruz, aman kurtulduk!” 
Yeni TKB’nin ilk icraatı da Nezihe Muhiddin’i ihraç etmek oldu. Birlik yeni amacını da “Türk kadınına hukuk ve vazifelerini göstermek, kadınlığı tekamüle doğru sevk etmek” olarak açıkladı.
Valilik de Nezihe Muhiddin aleyhine yolsuzluk ve görevini kötüye kullanmak suçlamalarıyla dava açmıştı. 
İddialar için “iğrenç” diyen Nezihe Muhiddin artık pes etmişti. Gazeteler uzun süre onun adından sadece adliye haberlerinde bahsettiler. Hakkında açılan davalar 1929 yılındaki afla düşene kadar devam etti.
Türk Kadınlar Birliği’nin yeni başkanı Latife Bekir, gazetecilerin “Siyasetle ilgilenecek misiniz?” sorusuna, “Hayır. Biz Nezihe Hanım gibi hayallerin peşinde koşacak değiliz” diye cevap vermişti. 
Nezihe Hanım, o hayallerinin peşinde koşmaya bir süre daha devam etti. 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası, onu Beyoğlu ikinci sıradan adayı gösterdi. İlk sırada Atatürk’ün kız kardeşi Makbule Hanım vardı. 
Uğruna linç edildiği hayali 1934 yılında gerçekleşti. 5 Aralık 1934 günü Meclis kadınlara seçme ve seçilme hakkını veren kanun değişikliğini kabul etti. Nezihe Muhiddin’in on bir sene önce istediği ve bunu istediği için cezalandırıldığı hak, rejimin kadınlara büyük hediyesi olarak bahşedilmişti. Rejimin emrine giren Kadınlar Birliği yıllardır uğruna mücadele ettiği bu “lütuf” için sokaklara çıkıp Atatürk’e şükranlarını sundu. Kutlama için düzenlenen toplantıya Nezihe Muhiddin çağrılmadı, kürsüye çıkan konuşmacılar sözlerini “Yaşasın kadınlık, yaşasın Gazi!” diye bitiriyordu.
Yine de suya sabuna dokunmaktan vazgeçmedi, isimsiz yazılar yazdı ve Türk Kadını adında bir kitap kaleme aldı. Seçme ve seçilme hakkının verilmesinden sonra 1935’teki ilk seçimde İstanbul’dan bağımsız aday oldu. 

 “Nezihe Muhiddin gibi siyasi hayallerimiz yok” diyen Latife Bekir de 1946 yılında CHP’den Meclis’e girdi. Birlik daha sonraki yıllarda Kemalist kadınların hayırseverlik derneğine dönüştü,90’lardaki laiklik mücadelelerinde başı çekti.

Artık tamamen köşesine çekilen Nezihe Muhiddin ise evinde her ayın ilk cuması kadınlarla çay sohbetlerinde bir araya geliyor, lise öğretmenliği ve popüler romanlar yazarak hayatını kazanmaya çalışıyordu. Ama bu unutulmaya ve yalnızlaştırılmaya heyecanlı bünyesi ve berrak zihni daha fazla dayanamadı. Kadın arkadaşları onu bir akıl hastanesine yatırmak zorunda kaldılar. Ve 10 Şubat 1958 günü Şişli’deki o akıl hastanesinde yalnız ve unutulmuş bir kadın olarak hayatını kaybetti. 

Şişli Camii’nden kaldırılan cenazesinde eşi ve yakın dostlarından başka kimse yoktu. Kurucusu olduğu Türk Kadınlar Birliği sadece bir çelenk göndermekle yetinmişti. Annesinin ölümünden sonra oğlu Malik de ortalardan kayboldu. Onun da Beyoğlu’nun sokaklarında yatıp kalktığı ve orada öldüğü söylenir. 

Bugün sandığa gittiğinizde pusulada adı yazan, oy veren her kadını gördüğünüzde, Nezihe Muhiddin’i hatırlayın. 
Nezihe Muhiddin üzerine daha ayrıntılı bir okuma için: Yaprak Zihnioğlu, Kadınsız İnkılap: Nezihe Muhiddin, Kadınlar Halk Fırkası, Kadın Birliği, Metis Yayınları, 2003.

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.11.2018
Bunlar çok tuhaf şeyler doğrusu...
13.11.2018
Ana muhalefet lideri Atatürk
11.11.2018
İlle de bir şeye “batıl” denilecekse...
6.11.2018
Sayıştay’ın tırnak kontrolü
4.11.2018
Yerel seçimler için rakamların söylediği...
1.11.2018
Van Kalesi’nden bakınca görünenler...
30.10.2018
Sizin Cumhuriyetiniz kaş kişilik?
29.10.2018
Hiç bu kadar yakından tanımamıştınız...
25.10.2018
Türkiye vatandaşı olmaktan gurur duyduğumuz gün...
23.10.2018
Avrupa’nın son duvarının söylediği...
22.10.2018
Andımız değil.
18.10.2018
Onların bir Trump’ları yok
16.10.2018
Dua, Göktaşı, Ateş, Serhat, Kılıç. Kama...
14.10.2018
Kaşıkçı ailesinin tanıdık hikayesi
11.10.2018
Hukukun temel ilkesizliklerine giriş
9.10.2018
Amerikan bayrağını neden sallamıştı?
7.10.2018
Ekmeğin dolarla ne ilgisi var?
4.10.2018
Türkiye’den geçen bir şanson...
2.10.2018
Ey insanlar!
30.9.2018
Uzaya doğru giderken..
26.9.2018
Devletin psikolojik sorunları
25.9.2018
Devlete karşı işlenmiş suçlar...
23.9.2018
Hititler duysa çok üzülürdü!
19.9.2018
“Dünya da çok bozdu” tezi üzerine...
18.9.2018
Ankara’da bir davanın düşündürdükleri...
16.9.2018
Bir ihbarın hikayesi...
11.9.2018
Söz, devlet sözü...
9.9.2018
“Biz daha çok” değiliz...
6.9.2018
Devlet hep 18 yaşında
4.9.2018
Aynı bazdan sinyal vermişiz biz!
30.8.2018
İstismar bunun neresinde?
28.8.2018
Ey müminler TL’ye dönün
26.8.2018
Arşivden belgesiz tasfiyeler...
23.8.2018
Nostaljide kaybolmak
21.8.2018
Aynı gemide seyahat etmenin kuralları
19.8.2018
İthal edilmiş milli bir spor
14.8.2018
Öyle mi burjuva bey?
12.8.2018
Vatanseverlik yapmaya çalışırken...
9.8.2018
Türk Lirasını ‘aslanlar gibi’ korumak için...
7.8.2018
Casus filmine pek benzemiyor
5.8.2018
Amerika’da deşifre olan kaos planları...
2.8.2018
Sarı saçlarından sen suçlusun!
29.7.2018
Atılan taşlar ürkütülen kurbağalara değdi mi?
26.7.2018
İfade özgürlüğü yerine tutuklamada eşitlik...
24.7.2018
Türkiye’yi ne uçurur?
22.7.2018
Danimarkalı Gelin” neden tutuklandı?
20.7.2018
Kast, olası kast, bilinçli taksir, bilinçsiz taksir?
17.7.2018
Devleti kurtarıp, evine dönen halkın hakettiği...
15.7.2018
Baştabya neresi, nasıl gidilir ‘artık’ biliyor musunuz?
12.7.2018
Meclis şimdi ne yapacak?
10.7.2018
Kanaat notuyla ihracınıza...
8.7.2018
Bodrum’un keşfinin tuhaf ve hüzünlü hikayesi...
6.7.2018
“Bize neler oluyor?”
2.7.2018
Üniversiteden atılmış genç bir doçente veda ederken...
30.6.2018
Türkiye, sen de bizi seviyor musun?
30.6.2018
MHP bölgedeki oylarını nasıl artırdı?
28.6.2018
CHP: Yanlış teşhis kurbanı bir hasta adam...
28.6.2018
Mesajı önceden alabilmek için...
26.6.2018
Gökten düşen kızıl elmalar...
24.6.2018
Oy verirken hayırla yad edilecek bir hayat...
19.6.2018
Sadece haberler mi yalan?
17.6.2018
‘Köylü’ler yine mi haklı çıkacak?
12.6.2018
Yine mi ‘takiyye yapıyorlar’ yine mi ‘samimi değiller’
10.6.2018
Telefonlarımızdan aplikasyonlar bir bir silinirken...
8.6.2018
"Sizin görüşünüz farklı olabilir, saygı duyarım ben böyle düşünüyorum"
5.6.2018
Fillerin altında ezilen çimler...
3.6.2018
Meclis Cumhurbaşkanı’nın maaşını kesebilir mi?
31.5.2018
Yerde ters dönmüş haldeki lokum kutusu...
29.5.2018
Bir zamanlar “Tayyip” manşetleri atan bir medya vardı...
27.5.2018
‘Dış güç’lere gerek var mı?
24.5.2018
Seçim kampanyaları, listeler ne diyor, ne diyemiyor?
22.5.2018
Halkın teveccühüne yön vermeye çalışma suçu...
20.5.2018
“Biz onlara yapmasaydık, onlar bize yapacaktı”
18.5.2018
Köy’ümüzden çıkmak...
15.5.2018
Hapishaneden sandıkla çıkmak...
13.5.2018
O şarkı Tunus’ta söylenmeye devam ediyor
8.5.2018
Aynı yoldan geçmişiz biz”den, “Ez oğlum”a..
6.5.2018
Mebus namzeti sayısı artarken...
1.5.2018
‘Oslo görüşmeleri’nden notlar...
29.4.2018
Herkes evine dönerken...
26.4.2018
Yine ‘tarihi seçim’ yine mi ‘şer ittifakı’?
24.4.2018
Hattımızda bir izleyicimiz var...
22.4.2018
Erken seçimlerden geç kalmamış tavsiyeler
19.4.2018
Diyojen-Trikopis ittifakı seçimlere mi giriyor?
17.4.2018
Bana Suriye hakkında ne düşündüğünü söyle...
15.4.2018
Türkiye’yi boğan o dalgaların sonu...
13.4.2018
Sandıktan çıkan Hünyadi Yanoş
8.4.2018
Anadolu Ajansı’nın geçtiği bir haberden sonra olanlar...
6.4.2018
Hıncını dava zannetmek..
3.4.2018
Bir hatırattan öğrendiklerimiz...
2.4.2018
Rahibi katille yargılamak...
29.3.2018
Bir fotoğraf karesinin hikayesi...
27.3.2018
Bir gün gazetelerden okuruz...
22.3.2018
Demokrasiyi trollemek
19.3.2018
Larda yüzen alsancak...
16.3.2018
Vatan ve millet için dolandırılmak...
13.3.2018
Tarihsel bağlam değişince...
11.3.2018
Yerli, milli sarıklı bir ihtilalci
10.3.2018
Bütün Batılılar ikiyüzlü ve kötü mü?
6.3.2018
Faydalı yalanlar, faydasız gerçekler
4.3.2018
300 koyunu alıp gitmek...
2.3.2018
“Savunan adam”ı savunan adam...
27.2.2018
Üç sayfada anlatılamayacak kadar...
23.2.2018
Mahallenin törelerine ihanet edince...
20.2.2018
“Adalet yerini buldu” diye diye..
18.2.2018
Zehirli ağacın meyveleri
15.2.2018
Ne halkların ne demokratik bir kongre
13.2.2018
Esad kazanınca siz de kazanmış sayılacak mısınız?
11.2.2018
Unutmanın bahanesini bulamayınca; unutturuldu...
9.2.2018
‘Haçlı İttifakı’nın sonu
6.2.2018
CHP’nizi nasıl alırdınız?
4.2.2018
İhbar et, kapat, yakala kurtul
1.2.2018
Saatleri bir kere daha ayarlamak...
30.1.2018
Hatasız kullar, anakronik ahlaksızlıklar arasında...
28.1.2018
Boğaz’dan Silivri’ye devam eden karanlık gece
25.1.2018
Konuşmasak da aklımızda bulunsun
22.1.2018
Bu bölüm dizide yok
18.1.2018
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
15.1.2018
Kanaat notuyla tutukluğun devamına...
12.1.2018
Herkesin canlı yayında izleyebildiği değerler eğitimi...
7.1.2018
Mahmut Hoca, Kazım Efendi, Yaşar Usta’dan daha gerçek bir kahramana veda...
4.1.2018
Her iktidar kendi muhalefetini seçer
2.1.2018
Post-travmatik 2017’ye veda...
28.12.2017
Meclis’in faydaları üzerine...
26.12.2017
İsrailli gazeteciden tokat gibi sözler
24.12.2017
‘Araplar bizi neden arkadan vurmuştu’?
19.12.2017
Hamasetten taharet, setr-i avret...
18.12.2017
New York’taki davanın uzun hikayesi
13.12.2017
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
8.12.2017
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
6.12.2017
Has ipek kendini kırdırmaz
28.11.2017
Midilli açıklarında batan bir tekne üzerine...
23.11.2017
Ne yaptıklarını biliyor muyuz?
21.11.2017
Milli ve yerli Rusçuluk
20.11.2017
Tabelalara sığmayan bir adam
16.11.2017
Adalete açılan bir kapı
13.11.2017
Atatürk haklı mı çıktı?
9.11.2017
Yeni Türkiye’nin alternatifi ‘Eski Türkiye’ mi?
6.11.2017
Devam filmi: Büyükada-2
2.11.2017
Doğu ve Batı arasında...
31.10.2017
Türkiye’de hukukun genel ilkelerine giriş
26.10.2017
Mutfakta biri mi var?
24.10.2017
Milli sporumuz; ajan yakalamaca...
22.10.2017
Bir bilmecem var çocuklar
17.10.2017
‘İrtibat görevlisi’nin irtibatları...
15.10.2017
‘Haşhaş’tan ‘haşhaşi’ye bir krizin hikayesi...
10.10.2017
“Büyükada casusları” deşifre oldu
8.10.2017
Üç tarz-ı siyaset
5.10.2017
Bir algı operasyonu daha deşifre oldu
3.10.2017
Belki de papazdır
1.10.2017
O bayrağı neden salladılar?
26.9.2017
‘Kuzey Irak’, referandum ve gazetecilik
27.9.2017
Bölgede istikrar vardı da...
24.9.2017
Onlar bunu çok iyi biliyor
22.9.2017
Görünmez kralın sürekli uzayan burnu...
19.9.2017
Görünürde suç unsuruna rastlanılmayan
18.9.2017
Bir 'korktuğunun başına gelmesi' hikâyesi
14.9.2017
Güçlü ve büyük bir Türkiye için..
12.9.2017
İnsansız araçlar ve insanlı sorular...
9.9.2017
İkinci sezonu şimdi kim yazacak?
8.9.2017
Dicle'den Naf Nehri'ne akan sular
5.9.2017
Dünyada bizden başka insanlar da olabilir mi?
3.9.2017
Bayram ziyaretleri için faydalı bir rehber
31.8.2017
Bu coğrafyanın dertleriyle biten bir ömür
29.8.2017
Hikayeleri tektipleştirmek...
27.8.2017
Tarihi fotoğraftan adam çıkarmaca...
24.8.2017
Karanlık bir gecenin sonunda..
22.8.2017
İstanbul trafiğine takılan darbe
20.8.2017
Yalova iskelesine yanaşan bir tekne
17.8.2017
Köprünün karşı tarafındakiler
14.8.2017
Havasına, suyuna, taşına ve marşına...
10.8.2017
12 bin TL'yle Meclis kürsüsünden neler söyleyebilirsiniz?
8.8.2017
O binbaşı ihbar için neden MİT’e gitmişti?
6.8.2017
Büyükada'da aksayan vapur seferleri üzerine...
3.8.2017
Ehliyet, liyakat sadakat, Diyanet
1.8.2017
Hürriyet, müsavat, uhuvvet, adalet...
27.4.2017
FETÖ’den ‘soruşturulan’ ilk bakan
24.4.2017
Atatürk’e babasından miras kalan kitap
22.4.2017
Atı alıp Üsküdar’da biraz dinlenmek...
18.4.2017
Fi
15.4.2017
15 Temmuz iddianamelerinden öğrendiklerimiz -11
13.4.2017
15 Temmuz İddianamelerinden öğrendiklerimiz -10-
10.4.2017
15 Temmuz İddianamelerinden öğrendiklerimiz -9-
8.4.2017
Âdeta bir iddianame ve herkes için adalet
5.4.2017
15 Temmuz İddianamelerinden öğrendiklerimiz -8-
5.4.2017
15 Temmuz iddianamelerinden öğrendiklerimiz -7-
2.4.2017
15 Temmuz iddianamelerinden öğrendiklerimiz -6-
20.3.2017
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -5-
16.3.2017
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -4-
15.3.2017
15 Temmuz Çatı İddianamesinden öğrendiklerimiz -3-
11.3.2017
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -2-
9.3.2017
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz...
23.8.2015
90’lı yıllar; sizin de bildiğiniz gibi değil…
17.8.2015
PKK’nın fantezileri, Kürtlerin gerçekleri
11.8.2015
Şimdi söz sırası kronolojide
9.8.2015
Hiç atanamamış bir öğretmenin bize anlatmaya çalıştığı...
7.8.2015
Peki ya bir bebekten canlı bomba doğuran karanlık?
5.8.2015
Türk entelijansiyası nasıl kafayı yedi?
3.8.2015
Kürdistan İşçi Partisi'nden Kürtleri ve işçileri korumak...
29.7.2015
Silah bırakmak için öldüren bir örgütün çok acıklı hikâyesi...
27.7.2015
Lizbon’da 32 yıl önceki o acı günün hatırası için....
26.7.2015
Radikal ama artık hiç şık değil
23.7.2015
Akın var akın ölüme akın...
20.7.2015
İslamcı delikanlılar ne zaman nargileyi bırakır?
18.7.2015
Katı olan her şeyin buharlaştığı bir ramazan
13.7.2015
Kesin baraj altında kalacak silahlar…
10.7.2015
Dinleme iftiraları bir bir çökerken…
8.7.2015
“Eee barajı geçtik şimdi ne yapacağız?”
6.7.2015
Bağımsız Jüri’nin en büyük ödülü…
5.7.2015
Açık renkli, tenteli, spor arabanın şoförü
1.7.2015
Siyasi tekfircilik de öldürür…
28.6.2015
“Çok yakışıksız iddialar” üzerine...
24.6.2015
Yemin ederken ayağını kaldıranlar koalisyonu…
23.6.2015
Aşırı yalan söylemekten kaynaklanan ölümler…
21.6.2015
“Seni Başbakan yaptıracağız”
19.6.2015
İslamköy’den gelip, İslamköy’e dönmek…
12.6.2015
Frank Underwood’un aklındaki muhtemel koalisyon…
10.6.2015
Seçimler sonucunda ortaya çıkan seçimler üzerine...
7.6.2015
Zorunlu bir teşekkür yazısı…
3.6.2015
Aşırı platonik bir aşk hikâyesi…
1.6.2015
Deşifre edilmeyi bekleyen gerçekler…
29.5.2015
Bir gün bir adam bir ağaçtan düşmüş…
27.5.2015
Açılmayan sandıklardan çıkan ilk sonuçlar…
24.5.2015
İlk çok partili seçimlerde çocuklar gibi şendik…
23.5.2015
Hiç komik değil
22.5.2015
Habertürk’te soruldu: AK Parti'yle koalisyon yapar mısınız?
21.5.2015
Cemil Bayık Samsun’a da çıkacak mı?
19.5.2015
Bir zamanlar laiklik tehlikedeyken…
17.5.2015
Başına gelecekleri öğrenmek ister misin Sisi?
14.5.2015
Yoksa Evren’in cenazesine ABD elçiliği bir çelenk dahi göndermedi mi?
12.5.2015
Yeni Türkiye’den eski bir darbeciyi uğurlarken…
10.5.2015
Yıkık bir minarenin büyük direnişi…
4.5.2015
Yirminci yüzyılın 98 yılının hikâyesi…
1.5.2015
Laiklerin demokrasiyle imtihanı
30.4.2015
Nusaffigu Cemian
28.4.2015
Hüseyin Albay’ı ‘yargıdan’ kurtarmak/Filmin başı…
26.4.2015
“Bu İttihatçı tayfası bizim neyimiz oluyor?”
25.4.2015
100 yıl sonra perde-i zulmet açılırken…
23.4.2015
HDP bildirisinin baskı sırasında kaybolmuş sayfaları…
20.4.2015
Ah işte tam yaşanacak bir Türkiye...
19.4.2015
70 yıllık bir Ankara polisiyesi…
18.4.2015
Biz Türkiye’nin haysiyetli insanları…
16.4.2015
Erozyona karşı mücadele eden silahlı bir izci örgütü
8.4.2015
Seçimin şimdiden kaybedenleri…
06.04.2015
“Tanrım bu son çılgınlık olsun”
04.04.2015
Başınızdaki beyaz bereler…
01.04.2015
Laiklerin demokrasiyle imtihanı
31.03.2015
Özel bir mesele
29.03.2015
Edirne mahreçli bir ajans haberi üzerine…
28.03.2015
803 bin 875 kişinin hakkına girmek…
24.03.2015
Dağlar, insanlar hatta ölüm bile yorulduysa…
22.03.2015
Çamurlar içinde tertemiz bir şeyi ararken…
19.03.2015
Yaklaşıyor yaklaşmakta olan…
16.03.2015
“Altın nesli” çalmak…
14.03.2015
Kadavralar laiktir laik kalacak…
10.03.2015
Komşusunun evinin yangınında yumurtasını pişirmeye çalışanlar...
08.03.2015
İnce Memed’in ‘resmi’ tarihi
05.03.2015
Siz neden burada değilsiniz Ahmet Bey?
02.03.2015
Dokunan sadece yanmıyormuş demek...
01.03.2015
1000 yıl sürecek bir 28 Şubat…*
26.02.2015
Havan ve obüslerin barışa hizmet ettiği an…
24.02.2015
Dost ve kardeş Rojava…
22.02.2015
Şiddetin tarihine bir katkı…
21.02.2015
9 canlı çözüm sürecinin kalp atışları…
19.02.2015
Bir eski Türkiye hatıra müzesi olarak Pakistan…
18.02.2015
Sanki biri yalan söylüyor…
17.02.2015
“Durumlar kötü, IŞİD bize yaklaştı”
15.02.2015
Demokrasiyi kurtaran adamın ardından...
12.02.2015
Siyaset > istihbarat!
10.02.2015
Cumhuriyet’in Diva’sına veda…
08.02.2015
Tohumlar fidana, fidanlar ağaca, ağaçlar ormana…
03.02.2015
Bir “sızıntı” hikâyesi…
01.02.2015
'Kısmen' bile adil olmayan bir rapor
29.01.2015
Alexis’i alıp, Yunanistan’ın borçlarını kapatmak
27.01.2015
Cumhuriyet’in “Bir Numarası” kim?
25.01.2015
Bir eski Türkiye hikâyesi…
22.01.2015
Hrant Dink cinayetiyle Ergenekon arasında nasıl bir ilişki vardı? -3-
20.01.2015
Hrant Dink cinayetiyle Ergenekon arasında nasıl bir ilişki vardı? -2-
19.01.2015
Hrant Dink cinayetiyle Ergenekon arasında nasıl bir ilişki vardı?
18.01.2015
Gezi’nin “kullanışlı aptalları”
18.01.2015
Ey özgürlük, senin adına ne cinayetler işleniyor
13.01.2015
Şer eksenine karşı hayr ekseni…
10.01.2015
Muhammed için Ahmed’i ve Mustafa’yı vurmak ya da...
08.01.2015
Tatava yapma, New York mafyasına bas geç…
06.01.2015
“Kimsenin atıfetini istemiyorum”
04.01.2015
PEGIDA Türkiye şubesi ne zaman açılacak?
03.01.2015
Kuveyt’te gazetecilik yapmanın keyfi üzerine…
31.12.2014
2014 yılında ne olmadı?
30.12.2014
Kaçırdığınız şey…
27.12.2014
“Tehlike’nin farkında mısınız”dan “Girilen tehlikeli yollara”
25.12.2014
Silahsız bir hareketin silahları
23.12.2014
Sana hâlâ yalan söylüyorlar şakirt!
21.12.2014
Sana yalan söylüyorlar şakirt!
18.12.2014
Ferşad’ın babası kimdi ve ne yapmıştı?
16.12.2014
Paralel devletin çekilmiş en net fotoğrafı…
13.12.2014
İklim nasıl değişti ve Akdeniz oldu?
09.12.2014
Kafamda bir tuhaflık-2
07.12.2014
5816
05.12.2014
Toparlanın gitmiyorlar
04.12.2014
“Yasakoyucunun takdir alanına elatma olur”
02.12.2014
“Bize Ankara hükümeti verin”
30.11.2014
Karanlıkta parıldayan yıldız
28.11.2014
Ya meczupluk ya demokrasi
27.11.2014
Saksı değiller
24.11.2014
Dersim özür sırası
20.11.2014
''Belki inanılmaz gelecek ama''
18.11.2014
Siz bakmasanız da olur
16.11.2014
Biz seni unutmak için…
13.11.2014
İstanbul’un doğusunda bitmeyen oyun
10.11.2014
Yolumuz düştü Hacıbektaş’a…
08.11.2014
Küçük Kara Balık yola devam ediyor
05.11.2014
ABD’ye değil, Barışa Bak
03.11.2014
Genç (Amerikalı) subaylar rahatsız…
02.11.2014
Amerikan elçisinin bu makale için Hariciye’ye müracaatı beklenebilir
01.11.2014
Beyaz atlı sekülerler gelmeyecek Aysel Hanım!
30.10.2014
Hepiniz oradaydınız be…
28.10.2014
PKK’nın içinden ‘Chucky’yi çıkarmak…
26.10.2014
Amber taşından çıkan dersler…
22.10.2014
Yandash medyadan haberler…
21.10.2014
Bildiğiniz gibi değil
19.10.2014
2000 yıllık hesaplaşmanın mağduru olan bir korseci…
17.10.2014
Failleri meçhulleştirmek…
15.10.2014
'Tükürüğümüzle boğarız’ın dönüşü…
13.10.2014
Hacıyatmaz
11.10.2014
PKK’nın Cadı Avı…
09.10.2014
Elinizdeki o benzin bidonunu yavaşça yere bırakın…
07.10.2014
Türkiye’nin PYD’ye desteğinin açık delili
05.10.2014
Isn’t it a b…
02.10.2014
Bir kapatıp açsanız
30.09.2014
Kuru derelerde boğulmadan…
28.09.2014
46 yıl önce gelen bir mektuba cevap…
23.09.2014
“Sözde rehin tutulan” gerçekler…
21.09.2014
Yaslı gittik, şen geldik
18.09.2014
Hacı Bayram-ı Veli’ye 100 yard uzakta…
16.09.2014
Dağları bombalayarak IŞİD biter mi?
14.09.2014
İyi şanslar Gudrun Hanım…
13.09.2014
“Allah Bizimle” ama…
08.09.2014
“Enteresan bir yapı” hakkında…
06.09.2014
Tamam, bakmıyoruz…
03.09.2014
Ankara’daki paralel Pleasantville
02.09.2014
Savaş bitti teğmen!
31.08.2014
Medeniyet dediğin…
29.08.2014
Alışırsınız, alışırsınız...
28.08.2014
13 yıllık bir Benjamin Button hikâyesi
25.08.2014
Kandil dağından bile görünen marjinallik…
24.08.2014
Köşk’ün duvarına asılan son tablo…
21.08.2014
Almanlar bizi dinleyince…
18.08.2014
Yeni Türkiye’de yaşama rehberi
18.08.2014
Siyah beyaz bir film gibi biraz…
15.08.2014
Ahmet Davutoğlu neden iyi bir Başbakan adayıdır?
13.08.2014
Acımadı ki…
10.08.2014
Bir Cumhuriyet Prensesi’nin İntiharı
09.08.2014
Çok affedersiniz…
06.08.2014
Geriye bir tek uçak bileti kalmıştı…
04.08.2014
Ve rahmetullahi ve berekatühü…
03.08.2014
Ve aleyküm selam…
31.07.2014
Kullanışlı aptallık-4S
27.07.2014
Lüzumundan fazla münevver…
26.07.2014
“Allah’ına kurban” sesleri arasında bir frak sohbeti
21.07.2014
"Venezuela kadar olamadık…"
20.07.2014
Radara takılan yalanlar…
18.07.2014
Birlikte dans edelim mi?
16.07.2014
Kımıl zararlıları üzerine…
14.07.2014
Bir karınca ile ağustos böceği hikâyesi
13.07.2014
Bak ben gülüyor muyum diktatör!
11.07.2014
Pasta için Marie Antoinette
09.07.2014
Bir aydın sınıfının ölümü
08.07.2014
Benim cici Müslümanım
06.07.2014
Gelin Hanım/Damat Bey AKP’li çıkınca…
04.07.2014
Öteki Türkiye’den haberler…
02.07.2014
Filmin katarsis anı...
29.06.2014
Ayasofya’da bir Ramazan gecesi…
27.06.2014
Güneş gözlüklerinizi takın…
24.06.2014
Mavi gazetenin ağızlarda bıraktığı biftek tadı…
22.06.2014
Öngören cumhuriyet
20.06.2014
Muhalefetin çatı adayı aslında kimdir?
17.06.2014
IŞİDmeyen kalmasın: İşte o deliller
15.06.2014
İpek Hanım’ın bir çiftliği var…
14.06.2014
“Aman Ali Rıza Bey, ağzımızın tadı kaçmasın”ın sonu…
12.06.2014
Bugün, 11 Haziran 2014. Çözüm süreci hâlâ devam ediyor
09.06.2014
Savaş için son nesil...
09.06.2014
Uçakların kendilerini evlerinde hissettikleri havaalanı…
07.06.2014
Bilderberg komplolarını çökerten davetli listesi…
04.06.2014
Hamasete karşı ehliyeti savunmak…
03.06.2014
Nefret etme ne olur…
01.06.2014
31 Mayıs Gerici Ayaklanması
30.05.2014
Her ağacın kurdu özünden olur
28.05.2014
Bu aşırı sağ bir yerlerden tanıdık ama…
27.05.2014
Cevdet Bey ve oğulları ve kapıcıları…
25.05.2014
Yassıada’daki Fenerbahçe
24.05.2014
Ya Allah, Bismillah’la açılan Ford fabrikası…
22.05.2014
Müstahak mısınız?
20.05.2014
Sakallılar ve Marx…
18.05.2014
Aşırı nefretten kaynaklanan ölümler…
17.05.2014
Dik dur ve eğil!
15.05.2014
Varsa…
13.05.2014
Herkesi kucaklayan cumhurbaşkanı; Hello Kitty!
11.05.2014
Bir gecede cahil olan ordinaryüs profesörün hikayesi…
10.05.2014
Korkma, titre…
07.05.2014
Özgür olmayan basında bir gün…
05.05.2014
Özgürlük Evi’nde kısa bir gezinti…
02.05.2014
Polise atılan Swarovski taşları…
30.04.2014
Size yalan söylediler Herr Gauck!
29.04.2014
Cesur adım sırasında bekleyen…
27.04.2014
Gömlek
25.04.2014
Hatırlayalım ki unutabilelim
24.04.2014
AK Parti, 1 Mayıs’ta Taksim’e!
22.04.2014
Beyaz Türk sahillerine vuran bir armut hakkında…
19.04.2014
Tasfiye nedeniyle zararına satışlar…
17.04.2014
Heyecanlı bir abiye küçük bir hatırlatma…
16.04.2014
Kahır ve elem dolu bir siyaset mühendisliği hikâyesi
15.04.2014
“Türkiye’nin jeopolitik önemi”nin geri dönüşü
13.04.2014
Çankaya İlköğretim Okulu yine bildi
11.04.2014
Beraber yürüdük biz bu yollarda vs. Gül döktüm yollarına
07.04.2014
Ergenekon Ansiklopedisi’nden bir madde…
06.04.2014
En kuvvetli ‘Turbun büyüğü’ adayı…
04.04.2014
İmparatorluğun çöküşünü izlediniz
02.04.2014
30 Mart 2014: Kazananlar ve kaybedenler
30.03.2014
Tatava yapınca üzerine basılıp geçilmiş bir kadının hikâyesi…
28.03.2014
Bir balkon konuşmasına ne dersiniz?
26.03.2014
Hülooooğğ
23.03.2014
Altın Nesil’in ayarı düşük çıkınca…
21.03.2014
Mahrem Hizmetler’e giriş…
19.03.2014
Düşününce insanın gerçekten ‘yüreği ağzına geliyor’
17.03.2014
Şehzade Mustafa’nın son isteği: Oy Ver!
16.03.2014
“Ölümsüz”, “asla unutulmayacak” gençlerin hikâyesi…
14.03.2014
hukumetdustumu.com
10.03.2014
Davaları kim boruya çevirdi?
09.03.2014
‘Oy demek ırz demektir, ırzımızı korumayalım mı?’
07.03.2014
Hüseyin Albay’ı ‘yargıdan’ kurtarmak…
05.03.2014
Koyun sürüleri vs çakal sürüleri
03.03.2014
O kadar…
02.03.2014
Bir cinayetin çok tuhaf ve vahim hikâyesi
28.02.2014
TÜBİTAK nasıl sıfırlandı?
27.02.2014
Başbakan’ı çeteye boğdurmak…
24.02.2014
Güzelim TC’yi bir muhaberat devletine çevirmek…
21.02.2014
Merve ile Safa arasında bir yerde…
18.02.2014
Peki o kayıtta devlet ne diyor?
16.02.2014
Sağ kruris iç altı kısımda 3 adet 0.2 santimetre sıyrık
14.02.2014
‘İrşad İmparatorluğu’
12.02.2014
Siz bu hallere düşecek medya mıydınız?
10.02.2014
Bir cisim yaklaşıyor
09.02.2014
Oksimoronlar aptallara karşı...
07.02.2014
Alenen savaş kışkırtıcılığı!
05.02.2014
Kullanışlı bile olmayan bir aptallık üzerine…
03.02.2014
279.889 kişinin hakkına girmek…
02.02.2014
İtalyanca “Adaletin bu mu dünya” nasıl denir?
01.02.2014
O şövalyeler beyaz atlarına binip gelmeyecek...
29.01.2014
Devlet ve cemaat işlerini birbirinden ayırmak…
27.01.2014
Veli Küçük’ü bile isyan ettiren ırkçılık…
26.01.2014
TÜSİAD: Muz ve Ananas Üreticileri Birliği
22.01.2014
Bırakınız geçsinler!
21.01.2014
‘Hepimiz Hrant’ız’ bence ne demektir?
19.01.2014
Her taşın altında olmasa da...
18.01.2014
Nasıl ‘Kafes’lendik?
16.01.2014
Cehalet Perdesi’ni indirmek…
13.01.2014
Suriye’nin Dostları, Açık Toplum’un Düşmanları
12.01.2014
Pazar komploları
11.01.2014
Filmin sonunda Bruce Willis de ölü çıkınca...
08.01.2014
Devlet resmen özür dilemeli
06.01.2014
Bir ‘kumpas’ın hikâyesi…
05.01.2014
Montesquieu’nün terliği
01.01.2014
2013’ten 2014’e ne kaldı?
30.12.2013
Dokuz
29.12.2013
Beyaz tavşanı takip et…
27.12.2013
"Allahümme ecirna min şerrin istihbarat!"
20.12.2013
Yaralı, tepeden tırnağa herkes yaralı…
18.12.2013
Siyaseti savunma zamanı
17.12.2013
Paralel devlet artık hatta karışabilir mi?
15.12.2013
Bu fotoğrafın ne tarafında kaldınız?
13.12.2013
Şantajcı demokratlar
11.12.2013
Peki, gazetecilik mahkemesi de tahliye kararı verir miydi?
09.12.2013
Rus istihbaratı bizim medyayı nasıl kullandı?
08.12.2013
Mandela Milli Barış Ödülümüzü neden reddetti?
06.12.2013
İstihbarat savaşlarıyla 7 yılda katiller kaçarken...
05.12.2013
Yaptığına şantaj denir, böyle habere montaj denir
04.12.2013
Gazeteciliğin fişini çekmek...
02.12.2013
Ölüm döşeğinde bile esirgenen takdir hakları
01.12.2013
Başına gelmeyen kalmamış bir “bitirme planı”nın hikâyesi
29.11.2013
Gayretullah’a dokunma, yanarsın…
27.11.2013
Başbakan’ın hakkı Başbakan’a, Hocaefendi’nin hakkı Hocaefendi’ye…
25.11.2013
Yeni bir Orta Doğu kurulur ve Türkiye orada yerini alır
24.11.2013
Pek hayırlı bir persona non grata vakası
20.11.2013
Işınla onları Scotty
19.11.2013
Korkmayın, gerekirse ablamız kurban olsun size…
18.11.2013
Teslim olun, bu bir barıştır!
17.11.2013
Zamanın ruhu Diyarbakır’dan bir kez daha geçti
15.11.2013
Benzer versus Türkiye
13.11.2013
AKP iktidarının Şivan Perwer’in özel hayatına müdahalesi
13.11.2013
Vealeykümselam
11.11.2013
Yeter Hanım’dan harika bir mantı tarifi
10.11.2013
Atatürk’ün cenazesinde ölen Paul...
08.11.2013
Fatih-Harbiye artık o kadar uzak değil
07.11.2013
Arkadaşlar, aramızda NSA tarafından dinlenmeyen var mı?
03.11.2013
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkaramadığında...
30.10.2013
Kemalizm 4S
28.10.2013
Bir tuğgeneral öldürüldü, bir devlet rutin dışına çıktı
25.10.2013
Aman ne olur oylar bölünmesin
23.10.2013
Washington’un kaleydoskopundan görülmeyen…
21.10.2013
52 yıllık mutlu evliliği bitiren bir aldatma hikâyesi
20.10.2013
Merkez medya ‘merkez’e!
19.10.2013
Simit sat, onurlu yaşa gazeteci!
15.10.2013
Vatandaşın etinden sütünden derisinden faydalanan devletin sonu
13.10.2013
Varlığını armağan etmiş genç bir adamın hikayesi
11.10.2013
Büyük okyanusları aşıp, kuru derelerde boğulmak…
09.10.2013
Resmî Gazete’nin bile gerisine düşmek…
08.10.2013
Türkiye'de bir kelebek kanat çırptığında...
06.10.2013
No country for old liberals*
04.10.2013
Kandil’e havadan Hannah Arendt kitapları atmak
02.10.2013
Ovada siyasetin önündeki engelleri kaldıran mıntıka temizliği
30.09.2013
Başımıza geçirilen o beyaz çuvaldan kurtulacağımız gün
29.09.2013
Çılgın Türkler bize kaldı yadigâr
27.09.2013
İşte “o kafa” demokratikleşme paketini açıklayacak
25.09.2013
Laikler demokrat olabilecek mi?
23.09.2013
Hakkaniyetten ayrılanı nasıl kurt kaptı? -2-
22.09.2013
Hakkaniyetten ayrılanı nasıl kurt kaptı? -1-
19.09.2013
Bir bayrağın altında dört çocuk
17.09.2013
Dedemin gazetesi nasıl benim gazetem oldu?
12.08.2013
Küçük Ergenekon Hikayeleri
04.07.2013
Altın buzağıya dönüş
09.06.2013
#direndemokrasi
28.04.2013
Tarafım belli olsun diye...
18.04.2013
Sakil medyaya rağmen...
16.04.2013
83 gündür ölmeyen insanlar için...
14.04.2013
Ne bölünemedin be Türkiye...
08.04.2013
Artık o taşın altında 126 el daha var
02.04.2013
Kürtlerin Enver Paşalarla imtihanı
28.03.2013
Barış hasar raporu (2)
24.03.2013
Barış hasar raporu (1)
21.03.2013
Hayırlı Perşembe
19.03.2013
Yolda kalan Mezopotamya Ekspresi’ne...
14.03.2013
Koster Cihangir’e de uğrayabilir mi
07.03.2013
Ne sevimli bir diktatörümüzdün...
05.03.2013
Vurun barışa!
03.03.2013
Tam Bağımsız Türkiye için CIA’den destek...
28.02.2013
Edirne’ye Enver gireceğine Bulgar girsin- 2013
26.02.2013
Cemreden önce Angela düştü
24.02.2013
Gülümseyin, Orhan Pamuk...
17.02.2013
Özel Kuvvetler- Hizmete Özel
14.02.2013
Mr. Oslo’nun dediği oluyor
10.02.2013
Darbecilerimizi affedebilir miyiz
07.02.2013
Dünyaya rezil mi olduk
05.02.2013
49,5’tan sınıfta kalmak
25.01.2013
‘Katiller bulunsun, hesap sorulsun’un Kürtçesi neydi
24.01.2013
‘Katiller bulunsun, hesap sorulsun’un Kürtçesi neydi
20.01.2013
‘Oo sen de başımıza dert olacaksın’
17.01.2013
Böyle buyurdu Zeitgeist
15.01.2013
Birlik ve beraberliğimize kasteden milliyetçiler...
10.01.2013
Vebali büyük olur
06.01.2013
Her Bijî Erdoğan
03.01.2013
Kandil Apo’yu dinler mi
01.01.2013
Güneş gözlüklerinizi takın...
30.12.2012
Gençlik demokrasiyi sevmiyo...
25.12.2012
Uludere nasıl Roboski oldu
23.12.2012
Şu çılgın Mayalar
20.12.2012
Türk solunun Taraf karın ağrısı üzerine
18.12.2012
Mission not accomplished(*)
06.12.2012
Kıyamet kopmazsa...
04.12.2012
Öcalan’ı hapisten MİT mi kurtarmıştı
02.12.2012
‘Tabancayı alacağım, ben de onları öldüreceğim’
29.11.2012
Biz ‘Muhteşem Yüzyıl’ı tartışırken neler oldu neler...
27.11.2012
Kanunî’nin kulağını çekmek
22.11.2012
Türkiye’nin bütün ‘loser’ları toplandık
20.11.2012
Işık, daha fazla ışık...
18.11.2012
Bir Cumhuriyet Prensesi’nin intiharı
15.11.2012
Kore filmlerinin zararları üzerine...
13.11.2012
Yaptığına şantaj denir, böyle aşka montaj denir
11.11.2012
Bana Atatürk’ünü söyle...
06.11.2012
Kasımda barış başkadır
04.11.2012
Google’dan çıkan derin devlet
01.11.2012
Bırakın, Öcalan konuşsun
30.10.2012
Bu değil, bu da değil, daha farklı bir Cumhuriyet...
28.10.2012
Bir itiraf: İmroz’u nasıl Gökçeada yaptık
25.10.2012
Bırakın cumhuriyetlerini kutlasınlar...
23.10.2012
Eyvah müzakereler başladı
21.10.2012
Yarın 22 ekim
18.10.2012
Demokratik ‘yırtma’ planı: AB’ye bi kapağı atarsak...
16.10.2012
‘Filipin demokrasisi’ bile yaptı, biz de yaparız
14.10.2012
Liberal Kemalizm’e ihtiyaç var mı
11.10.2012
Üzgünüm, ben hâlâ o ışığı görüyorum
09.10.2012
‘1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti sona erecek’
07.10.2012
Miss Turkey: Savaşa Hayır
04.10.2012
Kestirmeden Kemalizm
02.10.2012
Alparslan yaşasa oyunu AK Parti’ye verir miydi
30.09.2012
Kimse kızmasın, Balyoz’u yazdım
27.09.2012
Demokrat kesilen kaplan
25.09.2012
Anne bunu PKK’lılar bile yapmaz
23.09.2012
Dinle, Balyoz konuşuyor
20.09.2012
Angelina Jolie’nin ülkemizde oynadığı oyunlar
18.09.2012
Yedi adımda Kürt sorununa çözüm
16.09.2012
Ortada konuşulmayan tek büyük şey var Aysel Hanım...
13.09.2012
Hakkâri’den bir e-mailiniz var
11.09.2012
Tesadüfen savaşın önüne çıkan İzmirli üç çiftçi
09.09.2012
‘Kalabalığın coşkun tezahürlerine artık mani olunamadı’
06.09.2012
Bu cuma camilerde Obama için para toplansın
04.09.2012
PKK Türkiye’yi 90’lara davet ediyor
02.09.2012
İçinden Ortadoğu geçen bir aşk hikâyesi
30.08.2012
Yetenek-sizsiniz PKK
28.08.2012
Peki,sakallı Che'nin Bolivya'da ne işi vardı
26.08.2012
‘Çocuklar öldürüldü, Kürt sorununu çöz’ün ahlaksızlığı üzerine...
23.08.2012
1, 3, 11, 12
21.08.2012
Gerillayla bayramlaşma kaçıncı gün
19.08.2012
Son bayram kartı atıldığında…
16.08.2012
kckadalet@yahoo.com
12.08.2012
Arabayı ata koşturmak...
09.08.2012
Bir diaspora örgütü olarak PKK
07.08.2012
Beyaz Türkleri dağdan indirmek
05.08.2012
Küçük Ülkü’sünü bile mutlu edemeyen cumhuriyet
31.07.2012
Cumhuriyet’in son muhafızı PKK
26.07.2012
Kürtler mutlu olursa...
24.07.2012
Çirto ve virtonun vatanı
22.07.2012
Affet bizi Sinan Usta!
19.07.2012
La ilahe’den illallah’a
17.07.2012
Katillerimiz artık eşittir
12.07.2012
Adı Esadoviç olsaydı...
11.07.2012
Milli sığlıktan stratejik derinliğe
05.07.2012
Mahkeme, Yalçın Çakmak için helal süt emmiş bir örgüt arıyor
03.07.2012
PKK’nın Kürt sorunu
01.07.2012
Hayyal es Taksim
24.06.2012
Ey barış senin adına ne cinayetler işleniyor
19.06.2012
Bak açıklayabilirim...
17.06.2012
Bir gün gerçek adıyla çağırılırsa belki...
14.06.2012
Onun mahkemesi var, özel mi özel
12.06.2012
Tesadüfen barış gelebilir
07.06.2012
Tarihte kasetin rolü...
03.06.2012
Bize her şey artık sizi hatırlatmıyor
31.05.2012
Kibrit çöpü, sabun, çivi, tavuk teleği, ayakkabı çirişi, şiş, tığ, süpürge çöpü, çıra...
29.05.2012
Komplo sevicilik
24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
20.05.2012
Anıtkabir defterini imzalayan gerillalar
17.05.2012
Kupamızı vermiyorlar Baş(ba)kanım!
13.05.2012
Çıktık açık alınla Jean-Jacques Rousseau’dan
10.05.2012
Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz komplolar
06.05.2012
Hiç yanlışsız, hep mağdur
03.05.2012
‘Bana solcular adam öldürdü dedirtemezsiniz’
01.05.2012
‘Bayönder’
29.04.2012
Takashi Kadota Kürt sorununu çözebilir mi
26.04.2012
Ünlü Efendiler...
19.04.2012
28 Şubat’tan tutuklu ‘sır küpü’nün hikâyesi
17.04.2012
Demirel o nikâha niye gitmedi
15.04.2012
Tanklarını kışlaya geri çek Esed
12.04.2012
Miloseviç’in suçu neydi
10.04.2012
Kalaşnikof bile iflas etti ama...
08.04.2012
Türkiye’nin yeni ana muhalefet partisi: İran
05.04.2012
Bu ülkede her şey olabilirsiniz ama rezil olamazsınız(*)
03.04.2012
YGS birincisi Antik Yunan’dan çıkabilir
27.03.2012
Yeni Suriye İstanbul’da kuruluyor
25.03.2012
Cumhuriyetin dört ayaklı mağduru
22.03.2012
Bir ülke ateşin üstünden atlıyor
20.03.2012
Hayvanlar iktidara yürüyor...
15.03.2012
Eyvah, İslamcı ulusalcılar
13.03.2012
MİT’le Emniyet Oslo’da görüşsün
11.03.2012
“Korkaksınız siz”
08.03.2012
Son mektubu yazarken ben saadetler diliyorum
04.03.2012
Parolası: Çevik, işareti: Bir
28.02.2012
Teşekkürler Çevik Bir
26.02.2012
28 Şubat’ın son formu
22.02.2012
‘Sessiz devrimler’ de evlatlarını yer
19.02.2012
Nato’nun babası
14.02.2012
I see cemaat people
12.02.2012
‘O adamla bir daha görüşme baba’
07.02.2012
Ya gazetecilere özgürlük ya yakarız bu gazeteleri
05.02.2012
Esad’a cevap hakkı
29.01.2012
Sizi 1000 TL’lik eleştirebilir miyim Sayın Başbakan
26.01.2012
Fail-i meçhuldü, gizli zamir oldu
24.01.2012
Tane tane tekâmül
22.01.2012
Siz Agos’a değil, Hürriyet’e yürüyün...
19.01.2012
‘Dink’i öldürdüler hiçbir s... olmadı, hepsi kahraman oldu çıktı a... k..’
15.01.2012
O kule yüzünden az kalsın darbe oluyordu
12.01.2012
Demokrat asker yok, demokratik sistem var
10.01.2012
Başbuğ iyiymiş, ordusu kötüymüş
08.01.2012
Beraber yürüdük İlker Başbuğ’la
05.01.2012
Şüphesiz bunda düşünenler için ibretler vardır
03.01.2012
2029’da yapacaksınız ama çok geç olacak
01.01.2012
Kürtleri kaybediyoruz
29.12.2011
MR’da görünen savaş suçu
27.12.2011
Sadece siz siyaset yapmayın diye Ümit Hanım
25.12.2011
Ülkesinin yetimine veda
22.12.2011
Pyongyang’ın taşına bak, gözlerimin yaşına bak
15.12.2011
PKK’nın Diyarbakır Cezaevi: Bekaa
13.12.2011
Hey AKP, cemaat senin için şöyle böyle demiş
11.12.2011
Pensilvanya’ya mı gidiyorsun?
08.12.2011
Biden, Boğaz’da Tülin Şahin’e ne dedi?
04.12.2011
Bu ülkenin kalıbına...
01.12.2011
Mor dağlara ne zaman duman çökecek?
29.11.2011
Hâlâ iyi şeyler oluyor
27.11.2011
Dersim’den sadece devlet mi özür dileyecek
24.11.2011
Peki, Dersimli niye CHP’li oldu
22.11.2011
İYİ ŞEYLER OLUYOR
20.11.2011
Adil olmak gerçekten çok zor bir zanaat
17.11.2011
Mısır’ın devrimci Kıvanç Tatlıtuğ’u geliyor
15.11.2011
Arapları sırtından vurmak...
10.11.2011
De facto diktatör: Atatürk
08.11.2011
Dik durmak
06.11.2011
Türkiye’nin en etkisiz 10’u
04.11.2011
Valla, bu anayasa biraz zor gibi
03.11.2011
Keşke Hatice Belgin de tutuklansaydı
01.11.2011
Benim cici PKK’m
30.10.2011
Alternatif Cumhuriyet Bayramı kutlaması
27.10.2011
88 yıl sonra kutlanacak ne kaldı
25.10.2011
Durun, siz kardeşsiniz...
20.10.2011
Şimdi ben anneme ne söyleyeceğim
18.10.2011
Soldan sola savrulmak…
16.10.2011
Altın Portakal’ın suyunu çıkarmak...
13.10.2011
Söz, devlet sözü
11.10.2011
Meşal Temo’yu kim öldürdü
09.10.2011
Nobel Tevekkül Ödülü...
06.10.2011
10 soruda KCK
02.10.2011
Büyük Türkiye milletinin ilk milletvekili
29.09.2011
Protokoller, yalanlar ve tape kasetleri
27.09.2011
Sarı kabloyu kesmeyince...
25.09.2011
Mağrur olma Türkiye, senden büyük...
22.09.2011
Bu dağlarda da gezme Ceylan
20.09.2011
19 Ocak 2007’deki o telefon görüşmesi
18.09.2011
Müslüman ulusalcılar
15.09.2011
İsviçre barışı neden çöktü
13.09.2011
İsyan Ahlakı, Sorumluluk Ahlakı
11.09.2011
Çingene kız şaşkınlıkla size bakıyor
08.09.2011
İç muhasebe komisyonu raporu
06.09.2011
Kürtlerin Ertürk Yöndemleri
04.09.2011
Cumhurbaşkanı ‘Face’ten arkadaşım
02.09.2011
Milli Barış Günü kutlu olsun...
30.08.2011
Aradığınız e-muhtıraya artık ulaşılamıyor...
28.08.2011
Sarı lacivert bir iktidar hikâyesi…
25.08.2011
Barışı barışseverlerden kurtarmak
21.08.2011
Türk Solu’nun kurucu babası
18.08.2011
Partiya Karkeran Suriye
17.08.2011
Haram aylarda savaş
14.08.2011
Ramazan’da savaş oyunları
11.08.2011
Bana emperyalizmin bir oyunu mu bu
09.08.2011
İstikrar sürsün, statüko büyüsün
04.08.2011
Şaşırıyorum, o halde varım
02.08.2011
Genelkurmay’da bir gün
31.07.2011
Sanal ‘Bir Numara’ kim
28.07.2011
Ziya Paşa bu habere çok sevinecek
24.07.2011
Özgürlükçü faşizm
21.07.2011
Diyarbakır Bingazi olur mu
19.07.2011
Ölümden öte bir köy var...
17.07.2011
14 Temmuz Darbesi
14.07.2011
PKK bugün ne işe yarar
12.07.2011
Resmen şike
07.07.2011
Hoop!
06.07.2011
Fedakâr oğlan
03.07.2011
33 aydın, 33 köylü, iki garson, iki katil
30.06.2011
Ölenleri geri getirecek yasal değişiklik...
28.06.2011
Oktay Ekşi’nin önlenemez yükselişi
26.06.2011
Son bakış...
23.06.2011
‘Barış olmazsa yakarız bu ülkeyi’
22.06.2011
Endişeli yüzde elli...
14.06.2011
O sözü söyledi
12.06.2011
Çankaya İlköğretim Okulu’nda sandıklar açıldı
09.06.2011
Hayaldi gerçek olsun
07.06.2011
Kimmiş ‘enayi’
05.06.2011
21 oyum olsaydı...
02.06.2011
Bir savaşın anatomisi
31.05.2011
Memlekete demokrasi lazımsa onu da biz getiririz
29.05.2011
No mos karişeyamos en B los meseles del hükümet
26.05.2011
PKK-devlet İsviçre Görüşmeleri
24.05.2011
Bir milliyetçi vardı, canı sıkıldı
22.05.2011
232 sayfalık kâğıt parçası
19.05.2011
Ana... dediniz, gerisini de getirin
18.05.2011
Başbakan’ın direksiyon hâkimiyetine emanet
15.05.2011
Ah şu seçim şarkılarının gözü kör olsun...
12.05.2011
Eurovision’a sadakat şerefimizdir
10.05.2011
İki devlet iki PKK
08.05.2011
Git kendini daha da çok ‘sevdirmeden’
05.05.2011
Soğuk savaş bitti. Türkler ve Kürtler; sizin için de Yazdır
01.05.2011
Bir ekmek lütfen ama taze, çıtır çıtır ve laik olsun Yazdır
26.04.2011
Gandi’ye küfrettiren politik çaresizlik
21.04.2011
Bu anayasayı alacağız, başka yolu yok
19.04.2011
Unutalım gitsin
17.04.2011
Çılgın Proje: Yeni bir cumhuriyet kurmak
14.04.2011
Ergenekon silah bıraktı
10.04.2011
HZ:2011-1’in iki numarası
07.04.2011
E: Hiçbiri, F: Hepsi
03.04.2011
Üç hoparlörlü hoca
31.03.2011
İşin Öz’ü: Dokunan yanar
29.03.2011
Ölümüne Fener/Cimbom!
27.03.2011
Hafıza-i beşer Kemalizm ile de malûl olunca...
24.03.2011
Doğu’nun çifte standardı
22.03.2011
Ben bakarken olmaz
20.03.2011
Jandarma’nın Assange’ı
13.03.2011
Askerle solculuk oynamanın 40. yılı
10.03.2011
Yedinci ok
08.03.2011
Onlar nasıl ‘Ergenekoncu’ olabildi
06.03.2011
Bu toprağın en has çocuğuna veda
03.03.2011
100’üncü yıldönümü hesaplaşması
02.03.2011
986 yıl kala 28 Şubat bitti
01.03.2011
Kürt Süheyl Batumlar
27.02.2011
PKK postmodern bir dine dönüştü
25.02.2011
Kaddafi’nin rüyası Libyalıların kâbusu
24.02.2011
Ne güzel diktatörümüzdün sen Albay Kaddafi...
17.02.2011
Orda bir Şirince var uzakta...
15.02.2011
Ya Mübarek konuşursa
13.02.2011
Onlar devrildi, biz model olduk
07.02.2011
Mısır’ın hikâyesi
07.01.2011
Devlet ve Öcalan bu dilde konuşuyor
01.12.2010
Genelkurmay niye başkanlık
28.10.2010
Bir numaralı sanık değil bir numaralı tanı(dı)k
27.10.2010
Hrant Dink’ten ihbar mektubu
21.10.2010
Endişelenme, utan!
19.10.2010
Bana Kemalistler sergi bastı dedirtemezsiniz
14.10.2010
Ben yapmadım miki yaptı
13.10.2010
Kusturicam size bu portakalı...
07.10.2010
Bikini sorunu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8