Yıldız ÖNEN

yildizonen@gmail.com



Bookmark and Share

“Yuhalatma” ayıbı


17.03.2014 - Bu Yazı 1170 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu başbakana, bu, ömrünün sonuna kadar yeter. "Başbakanı nasıl bilirdiniz?" sorusuna, "Polis tarafından başından gaz kapsülüyle vurularak öldürülen 15 yaşındaki Berkin'in ailesini bir seçim mitinginde yuhalatan adam" yanıtı verilecek.

Ariel Şaron Filistinli çocukları, George W. Bush tüm Arap çocuklarını, Erdoğan'ın Berkin Elvan'ı gördüğü gibi görüyordu. "Terörist çocuklar!"

Taş atan çocuklar!

Sapanla gezen çocuklar!

Baskıya karşı, devlet şiddetine karşı çocuklar da ses çıkartabilir. Devlet, çocuk ya da yetişkin, hiç kimseyi öldürme hakkına sahip değildir. Taşla gaz kapsülü, tüfekten çıkan mermi aynı şey değildir. Devlet şiddetiyle, devlet gücünü elinde tutanların uyguladığı şiddetle, protestocuların gösterilerde zaman zaman yöneldiği şiddet aynı kefeye koyarak değerlendirilemez.

Bu, sadece Türkiye'ye özgü bir durum değil.

Her ülkede göstericilere ateş açılıyor, gaz bombası yağdırılıyor.

Türkiye'de farklı olan şey, başbakanın polis tarafından ölen bir çocuğu yuhalatması.

Vicdanı hiç sızlamadan Berkin'in annesine, babasına yüklenmesi.

Bir adamın aşırı iktidar zehirlenmesiyle vicdansızlık eşiğini bu kadar hızla ve erişilmez bir terbiyesizlikle aşması, örneği çok sık görülen bir durum değil.

İnsanları, çocukları öldürme emrini verip ardından ölenleri yuhalatmak: İşte bu, siyaset terminolojisine Erdoğan'ın yaptığı kapkara bir katkıdır.

Bu, en koyu Erdoğan taraftarı açısından bile bir saniye durup düşünmek için son kavşak noktası.

Berkin Elvan'ın cenazesi de, cenazeden sonra Erdoğan'ın seçmenlerine yuhalatması da, paralel yapının darbesi tartışmasını yapanları çürütmüştür.

Faiz lobisi, vaiz lobisi, küresel sermaye, ABD'nin Erdoğan'ın üstünü çizmesi gibi gerçek dışı tespitler, Erdoğan'ı açıklamaktan ziyade aklamaya yarayan vurgular, artık çürümüştür.

Artık inandırıcılığı yoktur bu fikirlerin. Erdoğan bu fikirleri savunuyor, çünkü tabanını konsolide etmeye ihtiyaç duyuyor. Tamam, bunu anladık. O adamın ihtiyacı var. Peki, size ne oluyor? Siz neden savunuyorsunuz? Sizin neden ihtiyacınız var? Neden Erdoğan'a kalkan oluyorsunuz? Her kalkan olduğunuzda başbakanın sert, nefret yüklü söylemine ortak oluyorsunuz. Bir reformu savunmuyorsunuz, bir değişimi savunmuyorsunuz, milyon avroları iç eden bir adamı kendisini aklama çabasının ideologu hâline geliyorsunuz.

Muammer Güler tapeleri, Gezi parkına saldırması için emri doğrudan Erdoğan'ın verdiğini gösteriyor. İnanmak istemeyenlere, kesin kanıt. Hâlâ Erdoğan'ı savunmak, bir devletin şiddet uygulama emrini veren bir başbakanı onaylamaktır.

İleride, çocuklarınıza anlatamayacağınız işleri sol, demokrasi ve sosyalizm adına yapmayın. "Çözüm sürecini savunmak için" diyerek de kendinizi kandırmayın.

Bizleri kandıramıyorsunuz zira.

http://marksist.org/yazarlar/yildiz-onen/14303-yuhalatma-ayibi

.

Facebook Yorumları

Kod8
3.11.2018
Barışta ısrar etmek!
20.10.2018
Ekim 1917: Bir savaş bitirme yöntemi olarak devrim
30.9.2018
İşçi sınıfını küçümseyenler...
29.8.2018
Avnery ve barış mücadelesi
10.8.2018
Göçmenlerle dayanışmadan demokrat olunmaz!
1.7.2018
4.205.243 ve 5.865.977
24.6.2018
Kürt sorunu çözüldü mü?
19.5.2018
Çözüm süreci zorunluluktur
9.5.2018
Başkanlıktan sonra demokrasi ve çözüm mü?
20.4.2018
Emperyalist istikrarsızlık
1.4.2018
İşkence, CIA ve İran
9.3.2018
Savaş ve trajedi
16.2.2018
Sahiden herkes ırkçı mı?
20.1.2018
Suriye'de ipler kopmak üzere
22.12.2017
Trump ırkçılığı resmileştirdi
14.12.2017
Emin'e kefiliz
17.11.2017
Trump ve Putin, Suriye konusunda anlaşmış!
6.11.2017
İyi Parti neyi amaçlıyor?
26.10.2017
Zorunluluk mu?
7.10.2017
Referandum sorunu: Başka bir yaklaşım mümkün!
22.9.2017
Çözüm sürecinden cenaze düşmanlığına
8.9.2017
Kuzey Kore’nin bombaları!
5.8.2017
Demirtaş'ın özeleştirisi
19.6.2017
Trump'ın teröristleri
5.6.2017
Suriye'de bir sen eksiktin NATO!
18.5.2017
Barışı savunmak suç olabilir mi?
7.5.2017
Yanlışlıkla kitlesel katliam
21.4.2017
Kürtler barış istiyor
3.4.2017
Newroz'un iki mesajı
26.3.2017
Muhalefet sorunu sürüyor
20.3.2017
Kadınlar barışı haykırırken
14.3.2017
Küresel istikrarsızlık derinleşirken barış ihtimalleri
16.5.2015
İşçiler ve barış mücadelesi
4.5.2015
Erdoğan'a rağmen barışı savunmak
10.4.2015
Devrimci olan barış için mücadele etmektir
14.03.2015
Demirtaş'tan elinizi çekin
07.03.2015
Barış, Erdoğan ve kibir
12.02.2015
Çözüm sürecine iki yaklaşım
25.01.2015
Barış sürecinde önemli ama yetersiz adım
16.01.2015
HDP, parlamento ve seçimler
15.11.2014
“Barışa bak” kime bakıyor?
03.11.2014
Süreçten yana olmak
01.11.2014
Sosyalist İşçi’nin 500. sayısı: Bize yeni bir sol gerek!
09.07.2014
Faşist geldiniz faşist gideceksiniz
21.06.2014
Yetmez ama mutlu olalım
13.06.2014
İnadına barış!
07.05.2014
Sınırı olmayan milli irade
28.04.2014
Soykırımı tanıyın ve özür dileyin
08.04.2014
Ulusalcılığın dip noktası
31.03.2014
Fabrika ayarları baskın çıktı
25.03.2014
“Direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız”
17.03.2014
“Yuhalatma” ayıbı
09.03.2014
Darbecilerin serbest kaldığı “darbe”
17.02.2014
CHP'li şaşkınlar!
10.02.2014
AKP eleştirisi ve darbecilik suçlaması
03.02.2014
Pes!
28.01.2014
Egemen sınıf ve partisi
26.01.2014
Yetmez ama Evet’ten “Yetti artık AKP”ye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8