Yıldız ÖNEN

yildizonen@gmail.com



Bookmark and Share

Trump'ın teröristleri


19.6.2017 - Bu Yazı 1173 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Katar krizi, dünyanın efendilerinin halkların kaderini belirleme hakkını nereden bulduklarına dair bir tartışmayı yapmamızı zorunlu kılıyor.

Gerçekten, nereden buluyorlar bu hakkı?

Hangi yetkiyle dünyanın bir ülkesini, bir halkını, bir dini grubunu “Terörist” ve “baş düşman” ilan edebiliyorlar. İlan etmekle kalmıyorlar; baş düşmanları temizlemek için küresel militarist ağları, sahip oldukları askeri potansiyeli harekete geçirebiliyorlar.

Katar, bugünlerde teröre destek vermekle suçlanıyor. “Teröre destek” soyut bir suçlama klişesi değil. “Terör”den söz edildiğinde, İslami terörden söz ediliyor. Bir dizi Körfez ülkesi, Müslüman Kardeşler hareketini terörist ilan etmek üzere harekete geçti. Müslüman Kardeşler’in adı El Nusra, El Kaide ve IŞİD gibi örgütlerle birlikte anılmaya başlandı.

Bugünlerde “teröre destek” eşittir IŞİD’leşme!

Katar, birdenbire teröre-  yani eşittir IŞİD’e  - destek olmakla suçlanır buldu kendisini.

Aynı IŞİD’dir ki Suriye’de işgalci güç olarak bulunan tüm devletlerin, savaş koalisyonlarının işgalci değil de mutluluk ve huzur getiren güçlermiş gibi caka satmasını sağlayan birleştirici düşman. IŞİD’e karşıysan, her şey mübah!

IŞİD’e karşı ama ABD’yle dost olmak, ittifak olmak serbest.

Bu bilinç çarpılması, ABD’nin 11 Eylül saldırısından sonra estirdiği öncelikli ideolojik terörün zafer kazandığının bir kanıtı. IŞİD, dünyanın her yerinde canlı bomba patlatma yeteneği kazanmış, vicdanla, insanlıkla alakası olmayan, her türden vahşi yöntemi kullanarak ve üstelik bir çok cinayeti görsel bir hazırlıkla korku yaratmak için filmleştirerek sunan bir örgüt. Bu örgüt, ABD’nin “teröre karşı” mücadeleyle “İslami teröre” karşı mücadeleyi hızla harmanlamasına yardımcı oluyor. Ama işkenceyse işkence uygulayan, kitle imha silahı ise bunun en yıkıcılarını kullanan, dünyanın her yerinde aralıksız askeri ve vahşi operasyonlar yapan başka bir devlet var. Bu devlet bazı örgütlerin vahşi uygulamalarını, saldırılarını gerekçe göstererek küresel bir askeri koalisyon kurup, operasyonlara girişebiliyor. Bu durum ancak güçlünün hukukunun geçerli olmasıyla açıklanabilir.

ABD, emperyalist hiyerarşinin en tepesinde yer aldığı için elini haritada gezdirip canının çektiğini “terörist” olarak ilan edebiliyor. Ama emperyalizm gökten düşmedi. Emperyalizm tarihsel bir sürecin ürünü ve kapitalizmin kopmaz bir parçası. Özetle, dünyanın bir ülkesinin dünyanın çeşitli yerlerinde terörist tayin etme yetkisini kazanmasını sağlayan, kapitalist sömürü gücü. ABD canı çektiği unsuru terörist olarak tayin edebiliyor. Çünkü ABD, en gelişkin kapitalist ülke.

Yıldız Önen

yildizonen@gmail.com

(Sosyalist İşçi)

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.05.2019
Kürtlerin güvenilmezliği kanısı
24.4.2019
31 Mart'tan sonra...
7.4.2019
31 Mart'tan sonra...
15.3.2019
Haydi göçmenlerle dayanışmaya!
10.3.2019
Barışa inanmaktan vazgeçmemeliyiz
26.2.2019
Çözüm sürecinden sonra
21.1.2019
Hrant'ın katilleri
3.11.2018
Barışta ısrar etmek!
20.10.2018
Ekim 1917: Bir savaş bitirme yöntemi olarak devrim
30.9.2018
İşçi sınıfını küçümseyenler...
29.8.2018
Avnery ve barış mücadelesi
10.8.2018
Göçmenlerle dayanışmadan demokrat olunmaz!
1.7.2018
4.205.243 ve 5.865.977
24.6.2018
Kürt sorunu çözüldü mü?
19.5.2018
Çözüm süreci zorunluluktur
9.5.2018
Başkanlıktan sonra demokrasi ve çözüm mü?
20.4.2018
Emperyalist istikrarsızlık
1.4.2018
İşkence, CIA ve İran
9.3.2018
Savaş ve trajedi
16.2.2018
Sahiden herkes ırkçı mı?
20.1.2018
Suriye'de ipler kopmak üzere
22.12.2017
Trump ırkçılığı resmileştirdi
14.12.2017
Emin'e kefiliz
17.11.2017
Trump ve Putin, Suriye konusunda anlaşmış!
6.11.2017
İyi Parti neyi amaçlıyor?
26.10.2017
Zorunluluk mu?
7.10.2017
Referandum sorunu: Başka bir yaklaşım mümkün!
22.9.2017
Çözüm sürecinden cenaze düşmanlığına
8.9.2017
Kuzey Kore’nin bombaları!
5.8.2017
Demirtaş'ın özeleştirisi
19.6.2017
Trump'ın teröristleri
5.6.2017
Suriye'de bir sen eksiktin NATO!
18.5.2017
Barışı savunmak suç olabilir mi?
7.5.2017
Yanlışlıkla kitlesel katliam
21.4.2017
Kürtler barış istiyor
3.4.2017
Newroz'un iki mesajı
26.3.2017
Muhalefet sorunu sürüyor
20.3.2017
Kadınlar barışı haykırırken
14.3.2017
Küresel istikrarsızlık derinleşirken barış ihtimalleri
16.5.2015
İşçiler ve barış mücadelesi
4.5.2015
Erdoğan'a rağmen barışı savunmak
10.4.2015
Devrimci olan barış için mücadele etmektir
14.03.2015
Demirtaş'tan elinizi çekin
07.03.2015
Barış, Erdoğan ve kibir
12.02.2015
Çözüm sürecine iki yaklaşım
25.01.2015
Barış sürecinde önemli ama yetersiz adım
16.01.2015
HDP, parlamento ve seçimler
15.11.2014
“Barışa bak” kime bakıyor?
03.11.2014
Süreçten yana olmak
01.11.2014
Sosyalist İşçi’nin 500. sayısı: Bize yeni bir sol gerek!
09.07.2014
Faşist geldiniz faşist gideceksiniz
21.06.2014
Yetmez ama mutlu olalım
13.06.2014
İnadına barış!
07.05.2014
Sınırı olmayan milli irade
28.04.2014
Soykırımı tanıyın ve özür dileyin
08.04.2014
Ulusalcılığın dip noktası
31.03.2014
Fabrika ayarları baskın çıktı
25.03.2014
“Direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız”
17.03.2014
“Yuhalatma” ayıbı
09.03.2014
Darbecilerin serbest kaldığı “darbe”
17.02.2014
CHP'li şaşkınlar!
10.02.2014
AKP eleştirisi ve darbecilik suçlaması
03.02.2014
Pes!
28.01.2014
Egemen sınıf ve partisi
26.01.2014
Yetmez ama Evet’ten “Yetti artık AKP”ye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8.Net