Yıldız ÖNEN

yildizonen@gmail.com



Bookmark and Share

4.205.243 ve 5.865.977


1.7.2018 - Bu Yazı 1147 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu sayılardan birincisi, Selahattin Demirtaş’ın cumhurbaşkanı adayı olarak aldığı oy, ikincisi ise HDP’nin milletvekilliği seçimlerinde aldığı oylar. Bu oyların önemi bütün seçim kampanyası boyunca ağzından sadece “barış”, “çözüm” ve “diyalog” gibi birleştirici sloganlar çıkan bir partinin ve bir adayın sahip olduğu doğrudan desteği gösteriyor olması.

Burada Demirtaş’ın oylarının neden HDP oylarından düşük olduğuna ya da HDP’ye “stratejik” olarak oy verdiği söylenen insanların şu ya da bu orana sahip olduğuna aldırmaksızın, doğrudan barış için oy veren insanların yaklaşık 6 milyon kişilik dev bir cüsse oluşturduğunun altını çizmek istiyorum.

Üstelik, sadece oy veren bu kitle değil, iktidar cenahında yer alan siyasi partilerin dışında kalan tüm adaylar, özellikle cumhurbaşkanı adayları Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğünü talep ederken, bir yanıyla yeniden gelişebilecek bir çözüm sürecinin karşısına dikilmeyeceklerini de göstermiş oldular.  Seçimlerde 11 milyon 300 bin oy alan CHP’nin bir kesiminin yeni bir çözüm sürecine artık karşı çıkmayacağı çok açık.

Yaklaşık 680 bin kişinin oyunu alan Saadet Partisi, seçim kampanyası boyunca Kürt sorununda çok olumlu bir siyasi çizgi izledi. “Türkler ve Kürtler ayrı kültürün renkleridir. Kürt sorununu ‘hak ve adalet’ prensibiyle çözmek istiyoruz. Bütün insanlar hak ve haysiyet açısından eşit doğarlar. Kürt sorunu sadece güvenlik meselesi olarak görülüyor. Toplumda barış yerine düşmanlık pompalandığı için Kürt sorunu çözülemiyor. Adaletten eğitime, sağlıktan çevreye, kadınlardan kültüre her alanda topyekün reformla Kürt sorununu çözeceğiz.” Bu sözler Saadet Partisinin genel başkanının seçim beyannamesinden.

Muharrem İnce de seçim kampanyası kapsamında düzenlenen ve en çok atılan sloganın “Demirtaş’a özgürlük” olduğu Diyarbakır mitinginde “Kürt sorununu nasıl çözeceğiz, biliyor musunuz? Barışacağız.” dedi.

AKP’nin tabanında da yaklaşık üç sene önce sonlanan çözüm sürecine desteğin yüzde 70’lere kadar yükselmiş olduğunu hatırlarsak, çözüm ve barış gibi kavramların hamaset yüklü konuşmaların yerini alabileceği bir diyalog ikliminin yaratılabileceğine dair umutlu olmamamız için hiçbir neden yok. Bu kez, hareketin, milyonlarca insanın çözümden yana pratik bir tutum alabileceğini görüp kampanyaların da milyonlarca insana temas edebileceği hale gelmesi için, gerçekten barış yönünde basınç yaratabilecek kitlesel bir kampanya olması için yepyeni bir bakış açısıyla inşa edilmesi gerekiyor.

Yıldız Önen

yildizonen@gmail.com 

(Sosyalist İşçi)

.

Facebook Yorumları

Kod8
3.11.2018
Barışta ısrar etmek!
20.10.2018
Ekim 1917: Bir savaş bitirme yöntemi olarak devrim
30.9.2018
İşçi sınıfını küçümseyenler...
29.8.2018
Avnery ve barış mücadelesi
10.8.2018
Göçmenlerle dayanışmadan demokrat olunmaz!
1.7.2018
4.205.243 ve 5.865.977
24.6.2018
Kürt sorunu çözüldü mü?
19.5.2018
Çözüm süreci zorunluluktur
9.5.2018
Başkanlıktan sonra demokrasi ve çözüm mü?
20.4.2018
Emperyalist istikrarsızlık
1.4.2018
İşkence, CIA ve İran
9.3.2018
Savaş ve trajedi
16.2.2018
Sahiden herkes ırkçı mı?
20.1.2018
Suriye'de ipler kopmak üzere
22.12.2017
Trump ırkçılığı resmileştirdi
14.12.2017
Emin'e kefiliz
17.11.2017
Trump ve Putin, Suriye konusunda anlaşmış!
6.11.2017
İyi Parti neyi amaçlıyor?
26.10.2017
Zorunluluk mu?
7.10.2017
Referandum sorunu: Başka bir yaklaşım mümkün!
22.9.2017
Çözüm sürecinden cenaze düşmanlığına
8.9.2017
Kuzey Kore’nin bombaları!
5.8.2017
Demirtaş'ın özeleştirisi
19.6.2017
Trump'ın teröristleri
5.6.2017
Suriye'de bir sen eksiktin NATO!
18.5.2017
Barışı savunmak suç olabilir mi?
7.5.2017
Yanlışlıkla kitlesel katliam
21.4.2017
Kürtler barış istiyor
3.4.2017
Newroz'un iki mesajı
26.3.2017
Muhalefet sorunu sürüyor
20.3.2017
Kadınlar barışı haykırırken
14.3.2017
Küresel istikrarsızlık derinleşirken barış ihtimalleri
16.5.2015
İşçiler ve barış mücadelesi
4.5.2015
Erdoğan'a rağmen barışı savunmak
10.4.2015
Devrimci olan barış için mücadele etmektir
14.03.2015
Demirtaş'tan elinizi çekin
07.03.2015
Barış, Erdoğan ve kibir
12.02.2015
Çözüm sürecine iki yaklaşım
25.01.2015
Barış sürecinde önemli ama yetersiz adım
16.01.2015
HDP, parlamento ve seçimler
15.11.2014
“Barışa bak” kime bakıyor?
03.11.2014
Süreçten yana olmak
01.11.2014
Sosyalist İşçi’nin 500. sayısı: Bize yeni bir sol gerek!
09.07.2014
Faşist geldiniz faşist gideceksiniz
21.06.2014
Yetmez ama mutlu olalım
13.06.2014
İnadına barış!
07.05.2014
Sınırı olmayan milli irade
28.04.2014
Soykırımı tanıyın ve özür dileyin
08.04.2014
Ulusalcılığın dip noktası
31.03.2014
Fabrika ayarları baskın çıktı
25.03.2014
“Direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız”
17.03.2014
“Yuhalatma” ayıbı
09.03.2014
Darbecilerin serbest kaldığı “darbe”
17.02.2014
CHP'li şaşkınlar!
10.02.2014
AKP eleştirisi ve darbecilik suçlaması
03.02.2014
Pes!
28.01.2014
Egemen sınıf ve partisi
26.01.2014
Yetmez ama Evet’ten “Yetti artık AKP”ye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8