Yıldız ÖNEN

yildizonen@gmail.com



Bookmark and Share

İşçi sınıfını küçümseyenler...


30.9.2018 - Bu Yazı 742 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Demokratik muhalefet içinde iki tartışmayı yapmak, Türkiye’de mücadele edenler açısından kaçınılmaz görünüyor. Birisi, Marx’ın haklılığı. 200 sene önce doğmuş birisinin temel tezlerinin haklılığını savunmak güç gibi görünüyor ama Marx’ın inatçı fikirleri kapitalizmin her altüst oluşuyla kendi kendisine öylesine güçlü bir şekilde gündeme geliyor ki tartışmak kolaylaşıyor. 

1990’lı yıllarda Doğu Bloku rejimlerinin çöküşünün ardından Marksizm’in de çöktüğü iddiaları ‘tarihin sonu’nun geldiği tartışmasıyla el ele gidiyordu. Bu komik bir iddiaydı çünkü iddia dile getirildiğinde ABD Ortadoğu’da kan kusturuyordu, daha da önemlisi 10 yıl sonra 11 Eylül saldırıları gerçekleşmiş ve dünyanın politik ekseni hızla küresel savaş olmuştu. Irak işgalinden beş sene sonra Batı kapitalizminin göbeğinde patlayan küresel ekonomik kriz hem ‘tarihin sonu’nunu ilan edenlerin tarih karşısında rezil olmasına hem de Marx’ın kapitalizm analizinin doğrudan bir sonucu olarak öne çıkarttığı bu üretim tarzının içsel olarak kriz üretmek zorunda olduğu görüşünün acıklı bir şekilde doğrulanmasına yol açtı. Böylece şımarıkça ilan edilen düşmez kalkmaz küreselleşme teorilerinden sürekli kriz ve çatışma yaratan küresel kapitalizm gerçekliğine gelmiş olduk.

İkinci tartışma ise işçi sınıfının değişen yapısı ve sınıfsal gücüyle alakalıydı. Memurların işçi olmadığı, işçilerin eskisi gibi düzeni değiştirme gücü olmadığı, teknolojinin gelişmesinin işçileri sistem karşısında çaresiz bıraktığı gibi iddialar çok sık dile getiriliyordu. Bu, kapitalistler açısından işlerin iyi gittiği her dönemde dile getirilen bir iddia. Kapitalizm açısından işler kötüye gitmeye başladığında ve bu gidişata bağlı olarak işçiler ses çıkartmaya başladığında işçi sınıfının dünyayı değiştirme gücünü artık taşımadığını ilan edenler bu kez de işçi hareketinin gelip geçici bir hareket olduğunu söyleyebiliyorlar.

Oysa farkına varılması gereken şu: İşçi sınıfının eyleminde toplumun derinlerinde biriken yoksulluk, kızgınlık, “bu böyle gitmez” duygusu tek tek işçilerin iradesinden bağımsız bir şekilde dışa vurur. Dışavurur çünkü işçiler hem üretim sürecinde hem de iş hayatının dışında toplumun en derinlerindeki kızgınlığın bizzat kendisidir. Havalimanı işçileri tahtakurularıyla uyumak zorunda kaldığı için öfkelidir. Bu öfkeyi küçümseyenler, bir gün tüm varoluşlarının işçilerin kolektif emek gücünün ürünü olduğunu kavramak zorunda kalacak.

Yıldız Önen

yildizonen@gmail.com 

(Sosyalist İşçi)

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.05.2019
Kürtlerin güvenilmezliği kanısı
24.4.2019
31 Mart'tan sonra...
7.4.2019
31 Mart'tan sonra...
15.3.2019
Haydi göçmenlerle dayanışmaya!
10.3.2019
Barışa inanmaktan vazgeçmemeliyiz
26.2.2019
Çözüm sürecinden sonra
21.1.2019
Hrant'ın katilleri
3.11.2018
Barışta ısrar etmek!
20.10.2018
Ekim 1917: Bir savaş bitirme yöntemi olarak devrim
30.9.2018
İşçi sınıfını küçümseyenler...
29.8.2018
Avnery ve barış mücadelesi
10.8.2018
Göçmenlerle dayanışmadan demokrat olunmaz!
1.7.2018
4.205.243 ve 5.865.977
24.6.2018
Kürt sorunu çözüldü mü?
19.5.2018
Çözüm süreci zorunluluktur
9.5.2018
Başkanlıktan sonra demokrasi ve çözüm mü?
20.4.2018
Emperyalist istikrarsızlık
1.4.2018
İşkence, CIA ve İran
9.3.2018
Savaş ve trajedi
16.2.2018
Sahiden herkes ırkçı mı?
20.1.2018
Suriye'de ipler kopmak üzere
22.12.2017
Trump ırkçılığı resmileştirdi
14.12.2017
Emin'e kefiliz
17.11.2017
Trump ve Putin, Suriye konusunda anlaşmış!
6.11.2017
İyi Parti neyi amaçlıyor?
26.10.2017
Zorunluluk mu?
7.10.2017
Referandum sorunu: Başka bir yaklaşım mümkün!
22.9.2017
Çözüm sürecinden cenaze düşmanlığına
8.9.2017
Kuzey Kore’nin bombaları!
5.8.2017
Demirtaş'ın özeleştirisi
19.6.2017
Trump'ın teröristleri
5.6.2017
Suriye'de bir sen eksiktin NATO!
18.5.2017
Barışı savunmak suç olabilir mi?
7.5.2017
Yanlışlıkla kitlesel katliam
21.4.2017
Kürtler barış istiyor
3.4.2017
Newroz'un iki mesajı
26.3.2017
Muhalefet sorunu sürüyor
20.3.2017
Kadınlar barışı haykırırken
14.3.2017
Küresel istikrarsızlık derinleşirken barış ihtimalleri
16.5.2015
İşçiler ve barış mücadelesi
4.5.2015
Erdoğan'a rağmen barışı savunmak
10.4.2015
Devrimci olan barış için mücadele etmektir
14.03.2015
Demirtaş'tan elinizi çekin
07.03.2015
Barış, Erdoğan ve kibir
12.02.2015
Çözüm sürecine iki yaklaşım
25.01.2015
Barış sürecinde önemli ama yetersiz adım
16.01.2015
HDP, parlamento ve seçimler
15.11.2014
“Barışa bak” kime bakıyor?
03.11.2014
Süreçten yana olmak
01.11.2014
Sosyalist İşçi’nin 500. sayısı: Bize yeni bir sol gerek!
09.07.2014
Faşist geldiniz faşist gideceksiniz
21.06.2014
Yetmez ama mutlu olalım
13.06.2014
İnadına barış!
07.05.2014
Sınırı olmayan milli irade
28.04.2014
Soykırımı tanıyın ve özür dileyin
08.04.2014
Ulusalcılığın dip noktası
31.03.2014
Fabrika ayarları baskın çıktı
25.03.2014
“Direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız”
17.03.2014
“Yuhalatma” ayıbı
09.03.2014
Darbecilerin serbest kaldığı “darbe”
17.02.2014
CHP'li şaşkınlar!
10.02.2014
AKP eleştirisi ve darbecilik suçlaması
03.02.2014
Pes!
28.01.2014
Egemen sınıf ve partisi
26.01.2014
Yetmez ama Evet’ten “Yetti artık AKP”ye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive