Yıldız ÖNEN

yildizonen@gmail.com



Bookmark and Share

Çözüm sürecinden sonra


26.2.2019 - Bu Yazı 609 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 HDP milletvekili Leyla Güven, açlık grevinde kritik bir evreye girdiğinde cezaevinden tahliye edildi ve şimdi evinden açlık grevini sürdürüyor. Hayatını kaybetme tehlikesiyle yüz yüze.

Diyarbakır belediye başkanıyken gözaltına alınan ve tutuklanan Gültan Kışanak 14 yıl 3 ay ceza aldı, DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’e ise 15 yıl hapis cezası aldı. Kışanak ve Tuncel’in suçu “terör örgütüne üye olmak” ve “terör örgütü propagandası yapmak.”

Sadece bu önde gelen Kürt siyasetçileri değil, Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder gibi isimler de cezaevinde.

Gözaltı ve tutuklama furyası tanınmış, bir dönemin en öne çıkmış isimleriyle sınırlı değil, binlerce Kürt siyasetçi gözaltına alındı, tutuklandı ve hapis cezalarına çarptırıldı.

Sorun sadece tutuklamalar ve hapis cezalarından ibaret de değil. Siyasal iklim, Kürt sorununun dile getirilmesini, yıllar içinde elde edilen kazanımların korunmasını her geçen gün daha da zor bir hale getiriyor.

Bu gelişmelerin, demokratik alanının daraltılmasının başlangıcıyla çözüm sürecinin sonlanması arasında doğrudan bir ilişki var. Çok değil daha birkaç yıl öncesine kadar Kürt sorunu tüm düzeylerde tartışılabiliyor ve konu tüm kapsamı ver derinliğiyle televizyon kanallarında ele alınabiliyordu. Gerçekten de cin şişeden çıkmıştı ve böylesine kadim bir sorun bu düzeyde bir derinlikte tartışılmaya başlanmışsa, sadece tartışmayla da yetinilmeyip, çözüm sürecinin ilerlemesi açısından pratik siyasal ve yasal adımlar atılmaya başlanmışsa bu sürecin geri dönüşü olmaz diye düşünülüyordu. O günlerin moral veren siyasal ikliminde, çözüm sürecinin ya tamamlanmak ya da tamamlanmak zorunda olduğunun altını çizen çok az güç vardı. Üstelik başka ülkelerde “çatışma çözümleri” başlığı altında incelenen deneyimler, ulusal sorunların çözüm süreçlerinin tamamlanmasının o kadar kolay olmadığını ve sürecin bozulmasını isteyenlerin her zaman tetikte olduğunu gösteriyordu. Çözüm süreçleri akamete uğradığında siyasal koşulların, o güne kadar elde edilen kazanımların o anki seviyesinde sabit kalacağını düşünmek insanları, aktivistleri, partileri, her saftan çözüm süreci destekçilerini ataletle sonuçlanan bir konformizme sürüklüyor.

Türkiye’de de böyle oldu. Çözüm süreci bittiğinde, hem süreçle elde edilen demokratik kazanımlar hem de genel olarak demokrasi yönünde gerçekleşen bir çok düzenleme ilga edildi. Ölümler, tutuklamalar, anti demokratik gelişmeler, tahammülsüzlük, ırkçılık çözüm sürecine tepkinin sürecin sonlanmasıyla yaylarından boşalmasının sonuçları.

Ama yeniden ve yeniden, ısrarla çözüm sürecinin başlamasını savunmaktan başka çaremiz yok. Bu toplumda dört sene önce çözüm ve diyalog sürecine desteğin yüzde 75’leri yakalamış olması unutulmamalı.

Yıldız Önen

yildizonen@gmail.com 

(Sosyalist İşçi)

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.05.2019
Kürtlerin güvenilmezliği kanısı
24.4.2019
31 Mart'tan sonra...
7.4.2019
31 Mart'tan sonra...
15.3.2019
Haydi göçmenlerle dayanışmaya!
10.3.2019
Barışa inanmaktan vazgeçmemeliyiz
26.2.2019
Çözüm sürecinden sonra
21.1.2019
Hrant'ın katilleri
3.11.2018
Barışta ısrar etmek!
20.10.2018
Ekim 1917: Bir savaş bitirme yöntemi olarak devrim
30.9.2018
İşçi sınıfını küçümseyenler...
29.8.2018
Avnery ve barış mücadelesi
10.8.2018
Göçmenlerle dayanışmadan demokrat olunmaz!
1.7.2018
4.205.243 ve 5.865.977
24.6.2018
Kürt sorunu çözüldü mü?
19.5.2018
Çözüm süreci zorunluluktur
9.5.2018
Başkanlıktan sonra demokrasi ve çözüm mü?
20.4.2018
Emperyalist istikrarsızlık
1.4.2018
İşkence, CIA ve İran
9.3.2018
Savaş ve trajedi
16.2.2018
Sahiden herkes ırkçı mı?
20.1.2018
Suriye'de ipler kopmak üzere
22.12.2017
Trump ırkçılığı resmileştirdi
14.12.2017
Emin'e kefiliz
17.11.2017
Trump ve Putin, Suriye konusunda anlaşmış!
6.11.2017
İyi Parti neyi amaçlıyor?
26.10.2017
Zorunluluk mu?
7.10.2017
Referandum sorunu: Başka bir yaklaşım mümkün!
22.9.2017
Çözüm sürecinden cenaze düşmanlığına
8.9.2017
Kuzey Kore’nin bombaları!
5.8.2017
Demirtaş'ın özeleştirisi
19.6.2017
Trump'ın teröristleri
5.6.2017
Suriye'de bir sen eksiktin NATO!
18.5.2017
Barışı savunmak suç olabilir mi?
7.5.2017
Yanlışlıkla kitlesel katliam
21.4.2017
Kürtler barış istiyor
3.4.2017
Newroz'un iki mesajı
26.3.2017
Muhalefet sorunu sürüyor
20.3.2017
Kadınlar barışı haykırırken
14.3.2017
Küresel istikrarsızlık derinleşirken barış ihtimalleri
16.5.2015
İşçiler ve barış mücadelesi
4.5.2015
Erdoğan'a rağmen barışı savunmak
10.4.2015
Devrimci olan barış için mücadele etmektir
14.03.2015
Demirtaş'tan elinizi çekin
07.03.2015
Barış, Erdoğan ve kibir
12.02.2015
Çözüm sürecine iki yaklaşım
25.01.2015
Barış sürecinde önemli ama yetersiz adım
16.01.2015
HDP, parlamento ve seçimler
15.11.2014
“Barışa bak” kime bakıyor?
03.11.2014
Süreçten yana olmak
01.11.2014
Sosyalist İşçi’nin 500. sayısı: Bize yeni bir sol gerek!
09.07.2014
Faşist geldiniz faşist gideceksiniz
21.06.2014
Yetmez ama mutlu olalım
13.06.2014
İnadına barış!
07.05.2014
Sınırı olmayan milli irade
28.04.2014
Soykırımı tanıyın ve özür dileyin
08.04.2014
Ulusalcılığın dip noktası
31.03.2014
Fabrika ayarları baskın çıktı
25.03.2014
“Direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız”
17.03.2014
“Yuhalatma” ayıbı
09.03.2014
Darbecilerin serbest kaldığı “darbe”
17.02.2014
CHP'li şaşkınlar!
10.02.2014
AKP eleştirisi ve darbecilik suçlaması
03.02.2014
Pes!
28.01.2014
Egemen sınıf ve partisi
26.01.2014
Yetmez ama Evet’ten “Yetti artık AKP”ye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive