Yıldız RAMAZANOĞLU

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı


27.9.2017 - Bu Yazı 1309 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Fatih Camii’nin geniş avlusunda bir kanepeye oturmuş ağlayan kadını gördüm ilkin. Kızkardeş kaybetmenin tarifsiz ağırlığıyla sessiz gözyaşları döken Seza Barakat bint Abdullatif. Şam Üniversitesi Arap dili edebiyatını bitirdikten sonra yıllarca Arapça öğretmenliği yapmış önemli bir akademinin müdürlüğünü yürütmüştü. Irak ve Filistin halklarının hakkını korumak için kurulan ‘siyonizmle mücadele ulusal derneği’nin üyesiydi. Mavi Marmara’ya can pahasına binen gazi kadınlardan biri. Onu Suriye’yi yerle bir eden savaştan önce, Aralık 2010’da Zahide Tuba Kor’un söyleşisiyle, can verilen Gazze gemisine binme hikayesiyle tanımıştık. Kor’un ‘İsrail’in tehditlerini duymuştunuz, bu sizi düşündürmedi mi’ sorusuna ‘evet ama boyun eğmek istemedik, ölürsek şehit olurduk, kalırsak da ambargoyu kaldırmış olacaktık, Filistin halkına borcumuzu ödeyecektik iki halde de’ diye cevaplamıştı. Filistinlilerin özgür onurlu yaşama hakkı için birçok dinden insanla hatta ateist gönüllülerle birlikte şevkle gemiye binmişlerdi. Yaralılara nasıl baktıklarını, sonra elleri kelepçelenerek gemiden nasıl çıkarıldıklarını anlatıyordu. Mavi Marmara derin izler bırakmış onda, Peygamberimizi Mescid-i Aksa’ya taşıyan Burak gibi görüyordu gemiyi. Bunu ve gemi yolcularıyla yapılan daha birçok söyleşiyi Zahide Kübra Kor’un Küresel Vicdanın Dilinden Özgürlük kitabından okumak lazım.

 
İslam dünyası küçük hesapları bir yana bırakmış, hak ve adalet duygusu gelişmiş evlatlar yetiştirmeyi önceleyen güzel ailelerle dolu. Seza’nın kız kardeşi Orouba da ablası gibi savaş öncesinde muhalifleri cezaevlerine dolduran rejimin karşıtı, sonrasında Özgür Suriye Ordusu’nun destekçisiydi. Suriye cezaevlerindeki insanlık dışı koşulları anlatan bir belgesel yaptığı için savaştan önce ülkesini terk etmek zorunda kalmış, Londra, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Amerika derken ABD’de dünyaya gelen kızı ile son durak olarak İstanbul’a yerleşmişlerdi. Burada kardeşleri arasında güvende olacaklarına inanmışlardı demek ki. Cenazeye gelen Şehir Üniversitesi’nden arkadaşları Siyaset bilimini yeni bitiren Hulla’nın geleceğini Türkiye’de gördüğünü söylediler. Seza hanım Orouba’nın barışa, özgür bir Suriye’ye, adalete olan özlemini dile getirirken, konuşma yapan yakın arkadaşı Fatıma Hüseyin onun etkili bir ses ve bir ordudan daha güçlü bir kadın olduğunu vurguluyordu. Cenaze namazı esnasında durgun havanın değiştiğini güçlü bir esintinin çıktığını bilmem fark etti mi hazirun? Gerçekten tertemiz halis niyetli fedakar mümin kadınlarla karşı karşıya oluşumuzu hissetmemek ne mümkün.   
 
Musalla taşının gerisinde sırtını kadim caminin duvarına vermiş ağabey taziyeleri kabul ediyordu. Yanında amca ve teyze çocukları. Avluyu dolduran iyi eğitimli muhalif Suriye halkının profili, bugüne kadar kamuoyuna yansıyan görüntü ve imajlardan ne kadar farklı. Bir kez daha artık bir parçamız olmaya başlayan mültecilerin düşünsel birikimini ortaya koyan, ressamlarını müzisyenlerini edebiyatçılarını siyaset bilimcilerini nazara veren yaklaşımların ve çabaların yetersizliğine hayıflandım. Kendi aramızdaki farklı fikirleri işitemediğimiz gibi, onların bütün bu olup bitenler hakkında ne düşündüklerini, ülkelerinin, Türkiye’nin ve bölgenin geleceğine nasıl bir projeksiyon yaptıklarını da bilemiyoruz ne yazık ki. İlla Avrupa’ya Amerika’ya göç edecekler, sonra onları uzaklardan İngilizceden Fransızcadan çevirip okuyacağız. 
 
Esed katil babasının yolunu izlemeyip problemleri şiddetle bastırmak yerine, talepler arasında dengeler kurmaya yönelseydi başka bir Suriye başka bir Ortadoğu olurdu. Fakat Baasçılıkta böyle ihtimaller yok ne yazık ki. Suriye’ye sivil toplumla 2003’ten itibaren defalarca gitmiş biri olarak demokratik adımlara yanaşmamasını protesto edip Esed’in görüşme taleplerini reddetmiştik. Daha sonra Türkiye yakın ilişki kurunca bunun daha iyi bir yol olabileceğini, yumuşak güçle daha iyi sonuç alınabileceğini düşündük. Erdoğan ve Davutoğlu’nu destekledik. Sonrasında AK Partili yöneticilerin de içten içe tartıştığı ve şimdi geri döndüğü politikalar var ve bu süreç önemli dersler çıkarılacak tecrübelerle dolu.   
 
Barakat ailesinin hedef alınması bu suikastle bitmiyor; Seza hanımın yeğeni Deah Shaddy Barakat ve eşi ile eşinin kızkardeşi de 2015’te ABD’de ırkçı Craig Stephen Hicks tarafından evlerinin önünde öldürülmüş, İslam nefretinin kurbanı olmuşlardı. Ailece evrensel boyutta Müslümanların başına gelenlerin, yeryüzündeki genel insanlık krizinin aynadaki yansıması bu güzel insanlar. Belli ki cennette buluşmak için bir ahit var aralarında.     
 
Suriyeli kardeşlerimizin dinmez yaraları taptazeyken, onlara karşı kimi kışkırtmalarda bulunan insanlar, Ortadoğu’nun ayarlarıyla oynamak, hepimizi birbirimizden ayırıp yem yapmak isteyenlere hizmet ediyor. Bir avlu dolusu çeşitli donanımlara sahip onurlu Suriyeliyi görünce ne büyük kazanç ve zenginlik içinde olduğumuzu bir kez daha onayladı aklım ve kalbim. ‘Misafir on rızıkla gelir birini yer onunu size bırakır’ hadisini de. Tasada ve sevinçte ortaklıklar kurarak cevap vereceğiz ırk kavramını icat edenlere. 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
8.04.2020
Normale dönmesin dünya
1.04.2020
Bal Ülkesi
25.03.2020
Korona tarihi hızlandırdı
18.03.2020
Kovid- 19 günlüğü
11.03.2020
Avrupa’da kaybolan mülteci çocuklar
4.03.2020
‘Böyle Daha Güzelsin’
26.02.2020
Kendini hiçe sayan karınca
19.02.2020
Kadınların saklı derdi
12.02.2020
Kısa film ve fotoğrafla göç
5.02.2020
Filistin Enstitüsü
29.01.2020
Deprem Bakanlığı
22.01.2020
‘Bahçesiz okullar kapatılsın’
16.01.2020
Ekolojik olan etiktir
8.01.2020
Samatya’da bir çanta
1.01.2020
2019 neymiş meğer
25.12.2019
Geleceği öngörme sanatı
18.12.2019
Kadınlar güzeldir
11.12.2019
‘Zannettiğin kişi değilim’
4.12.2019
Tokat’ta ‘mülteciler ve edebiyat’
27.11.2019
2050’de ne olacak?
20.11.2019
Yaşamak hastalığı
13.11.2019
Keçeciler Caddesi
6.11.2019
Şehir sakinleri ne istiyor?
30.10.2019
Kartepe Mutlu Şehir Zirvesi
16.10.2019
Muazzez hanım
9.10.2019
Çocukların kıyameti
2.10.2019
Deprem ve şehir etiği
26.09.2019
Kısa film büyük imkan
11.09.2019
İrlanda’da din adamları
28.08.2019
Halepli çocuk
21.08.2019
Kütüphaneye sığınmak
14.08.2019
İstanbul boşaldı mı gerçekten
7.08.2019
Marx’ı sakince ele almak
24.07.2019
Anarşist Müslüman kadın
17.07.2019
Bizi vurmazlar!
10.07.2019
‘Paylaşılan Kutsal Mekanlar’
3.07.2019
Uğruna can verilen değerler
29.06.2019
Güney Afrika'nın bitmeyen rüyası
19.06.2019
Muhammed Mursi aynası
12.06.2019
Suriyeliler, Kürtler ve oy hesapları
5.06.2019
Son Peygamber
29.05.2019
Eşref Kolçak anısına
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
5.12.2018
Mahalle hakkında
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Toprak
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
25.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
13.4.2017
Erzurumlu gençlerle kitap yolculuğu
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive