Yıldız RAMAZANOĞLU

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Parça parça inşa edilen barış


10.10.2018 - Bu Yazı 925 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bölgemiz uzun zamandır ateş çemberi. Çatışmalar derin insani yoksunluklar yarattı,  telafisi çok güç izler bıraktı. Gençlerin çocukların ruhu geleceğimizi de etkileyecek büyük yaralar aldı. Yıkılan evlerle birlikte umutlar hevesler yaşama sevinci sönülmendi. Geri dönün! Çığlıkları arasında kendilerine bir yer edinmeye çalışan, yerlerde sürüdüklerinde de, iş tutup durumlarını düzelttiklerinde, bu ülkeye katkı vermeye başladıklarında da göze batmaktan kurtulamayan mülteciler var. Kürt meselesinde ise büyük bir devrim gerçekleşmek üzereyken, uzlaşma ve kardeşliği yeniden inşa etme neredeyse tamamlanmış, kalpler yatışmışken, uzun bir hatalar zinciriyle, emperyalizmin de iğvalarıyla tekrar çatışmalı ortama girdik. Terör örgütü PKK’nın söyleyecek hiçbir sözü kalmamıştı ve onu tabandan bütünüyle tecrit edecek politikaların kararlılıkla sürdürülmesi gerekirdi.   

***

Barıştan söz etmek çoğu zaman aşağılansa, ithamlara suçlamalara sebep olsa da, istikametimiz insanların küme şeklinde algılandığı yerden, her bir insanın acısının sesinin duyulduğu yere doğru. Tek insanın hakkını hukukunu, hikayesini özgürce anlatma hakkını hiçe saymak, bütün değerleri zafiyete uğratıyor. Günümüz dünyasında genç kuşaklar huzur güvenlik özgürlük içinde, dünyayla birlikte hareket etmek ve bir kimliğin içine sıkıştırılmadan varoluşunu gerçekleştirmek istiyor. Digital dünyada bir alt kimliğin içinde mahpus kalmayı kim ister, mümkün müdür bu?

Geçtiğimiz hafta DPI’ın düzenlediği Uluslararası Çatışma Çözümü Deneyimleri kapsamında, Ankara’da Ak Partili HDP’li CHP’li temsilcilerle ve sivil toplum ve basından katılımcılarla, çatışmalı bölgelerden gelen, barış inşa etmeyi başarmış insanların deneyimlerini dinledik. Suriye meselesi en yakın tarihli ve can yakan örnek olarak anıldı. Çatışma küçükken rejim tarafları toplayıp konuşsa, uzlaşma formülleri bulsa, her şehirde farklı çözümler için kafa yorsaydı bu noktaya gelinmezdi. Bir dizi yerel küçük problemden büyük bir yangın çıkaran Esed ve Baas rejimi, büyük vesayet savaşlarını tetikledi. Koca bir halkın mahvına yol açtılar.

Filipinler Devlet Başkanının Barış Sürecinden Sorumlu Eski Başdanışmanı Teresita Quintos Deles’i dinlerken fevri bir şekilde yangına benzinle gitmenin kolay görünüp sonuçlarının vahim oluşunu, barış yolunun ise dikenli ve yorucu da olsa asıl olduğunu bir kez daha idrak ettik. Teresita barışı destekleyen insanlarla diyaloğun, işbirliğinin hiçbir zaman kesilmediği inişli çıkışlı onyedi yıllık çabalarını anlatırken, psikolojik ve ekonomik yeniden inşanın önemini vurguladı. Aslında mesele dönüp dolaşıp şeffaf açık esnek ve kapsayıcı bir anayasanın oluşturulmasına ve uzlaşmalarla olgunlaştırılmasına dayanıyor. Atılan birleştirici eşitlikçi adımların, sağlam bir anayasal güvence altına alınması, terörden beslenenleri, savaş tüccarlarını, terörle güç elde edenleri açığa düşürecek en temel dayanak. Operasyonlar olurken de toplum temsilcileriyle doğrudan halkla gelişmeleri yaşananları talepleri, içte ukde kalanları müzakere etmenin yollarının açık tutulması lazım. Teresita tek ve büyük müzakere masasına odaklanmak yerine birçok insanın dahil olduğu buluşma konuşma paylaşma alanları, birçok masa önerisinin işe yaradığını ve derin bir değişim sağladığını söylüyor. Pedal çeviren yüzlerce insana hükümetler de kayıtsız kalamaz, yıkım ve yaşam standartlarının gerilemesinden başka bir şey getirmeyen terör de onların karşısında tutunamaz. Barışın büyük laflarla yukarıdan değil, aşağıdan ve parça parça inşa edilmesini deneyimlemişler en etkili çare olarak. Başka ülkelerde kadınlar nasıl koalisyonlar kurup doğurdukları evlatlara ve topluma, ortak yaşama, değerlere sahip çıkabiliyorlarsa Türkiye’de de mümkün. İrlanda örneğinde sabırla sürdürülen aktiviteleri önceki yazılarımda birçok kez dillendirmeye çalıştım.Teresita da uzun süren çabalara dayanabilen, süreçleri güvenlik ve asayişin ötesine taşıyıp insani bir yüz giydirebilen, yaraları sarıp belgeleyen kadınlardan söz etti. Çünkü hep ismi yüzü hayalleri olan ete kemiğe bürülü çocukların geleceğini düşünüyorlar. 

***

Güney Afrika Hükümeti Başmüzakerecisi ve başbakanlık yapmış, Mandela hükümetinde bakan olmuş olan Roelf Meyer’in deneyimleri de önemliydi. Apartheid döneminin sorumlu kişilerinden biri olarak hakkında soruşturma açılması ve anlatacaklarının dinlenmesi için başvurması etkileyici. Kara bir leke gibi Güney Afrika’yı kuşatan ırkçılık ve ayrımcılık sürdürülemezdi. Fakat eşitlik ve adalet hala sağlanabilmiş değil. Hakikat komisyonlarında suçlular da mağdurlar da yaşananları anlattı ve kayda geçti şimdilik. Eşitlik ve adaletin sağlanması gaspedilen arazilerin hak sahiplerine teslimi bakalım ne kadar zaman alacak. Fakat bu yola girilmiş olması karanlığın sürmesine göre bir teselli elbette.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
8.04.2020
Normale dönmesin dünya
1.04.2020
Bal Ülkesi
25.03.2020
Korona tarihi hızlandırdı
18.03.2020
Kovid- 19 günlüğü
11.03.2020
Avrupa’da kaybolan mülteci çocuklar
4.03.2020
‘Böyle Daha Güzelsin’
26.02.2020
Kendini hiçe sayan karınca
19.02.2020
Kadınların saklı derdi
12.02.2020
Kısa film ve fotoğrafla göç
5.02.2020
Filistin Enstitüsü
29.01.2020
Deprem Bakanlığı
22.01.2020
‘Bahçesiz okullar kapatılsın’
16.01.2020
Ekolojik olan etiktir
8.01.2020
Samatya’da bir çanta
1.01.2020
2019 neymiş meğer
25.12.2019
Geleceği öngörme sanatı
18.12.2019
Kadınlar güzeldir
11.12.2019
‘Zannettiğin kişi değilim’
4.12.2019
Tokat’ta ‘mülteciler ve edebiyat’
27.11.2019
2050’de ne olacak?
20.11.2019
Yaşamak hastalığı
13.11.2019
Keçeciler Caddesi
6.11.2019
Şehir sakinleri ne istiyor?
30.10.2019
Kartepe Mutlu Şehir Zirvesi
16.10.2019
Muazzez hanım
9.10.2019
Çocukların kıyameti
2.10.2019
Deprem ve şehir etiği
26.09.2019
Kısa film büyük imkan
11.09.2019
İrlanda’da din adamları
28.08.2019
Halepli çocuk
21.08.2019
Kütüphaneye sığınmak
14.08.2019
İstanbul boşaldı mı gerçekten
7.08.2019
Marx’ı sakince ele almak
24.07.2019
Anarşist Müslüman kadın
17.07.2019
Bizi vurmazlar!
10.07.2019
‘Paylaşılan Kutsal Mekanlar’
3.07.2019
Uğruna can verilen değerler
29.06.2019
Güney Afrika'nın bitmeyen rüyası
19.06.2019
Muhammed Mursi aynası
12.06.2019
Suriyeliler, Kürtler ve oy hesapları
5.06.2019
Son Peygamber
29.05.2019
Eşref Kolçak anısına
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
5.12.2018
Mahalle hakkında
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Toprak
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
25.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
13.4.2017
Erzurumlu gençlerle kitap yolculuğu
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive