Zekeriya Kurşun

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Arap Ordusu mu Arap Lejyonu mu?


23.4.2018 - Bu Yazı 388 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ABD’nin Suriye rejiminin kimyasal silah geliştirme merkezine yaptığı “bir defalık” ve esasında göstermelik saldırısının ardından gündem bu sefer yeni bir iddia ile meşgul edilmeye başlandı: Arap Gücü oluşturma girişimi.

Nedir bu iddia? ABD’nin teşviki ve belki de eğitmesi ile oluşturulacak müşterek bir Arap Ordusu’nun DAEŞ’ten temizlenen bölgelere, daha doğrusu Kuzey Suriye’ye yerleştirilmesi. İlginç bir şekilde aynı süreçte hayata geçirilen bu yılki Arap Liderleri Zirvesi’nin ana gündeminin Arap Dünyası’nın güvenliği olmasına ve liderler konuşmalarında bu konuya hayli yer ayırmalarına rağmen Arap Ordusu’ndan söz eden olmamıştı.

ARAP ORDUSU DENEMELERİ

Arap Ordusu kavramı ilk olarak 1920 yılında İngilizlerin organizasyonu ile Ürdün ve civarını kontrol etmek üzere İngiliz subay Frederick (Bey) komutasında bir ordu kurulduğunda kullanılmıştır. 1939 yılında bu ordunun başına meşhur John Bagot Glubb (Glubb Paşa) getirilmiştir. Daha sonra kurulan Arap Orduları da ülke adı ile birlikte bu ismi kullanmışlardır.

Bugüne kadar Arap Ordusu olarak faaliyet gösteren hiç bir ordunun bölge krizlerinde bir başarı elde ettiklerine tarih şahit olmamıştır. İlk müşterek Arap Ordusu İsrail’in kurulması sırasında hayata geçirilmiş ve yeni oluşan İsrail’e (esasında İngilizlere) karşı bir başarı elde edememiştir. Aynı şekilde Suriye ve Mısır’ın birleşerek oluşturdukları kısa süreli Birleşik Arap Cumhuriyeti’nin ordusu da hedefi İsrail olmasına rağmen bir sonuç alamamıştır. 1960’lı yıllarda Yemen’de başlayan iç isyanlar sırasında kurulan Mısır-Yemen ordusu da başarısız olmuş; ardında bölünmüş bir Yemen bırakarak ayrılmıştır.

Gelelim bugüne. Yemen savaşında on devletin desteklediği Koalisyon gücü, 2015’ten beri Yemen’de sadece yıkım ve tahrip ordusu olmaktan öteye geçememiştir. Aynı koalisyon Libya’da da Hafter’in en büyük destekçisi olmasına rağmen orada da hiç bir sonuç alınamamış hatta ülke daha fazla çözümsüzlüğe sürüklenmiştir.

YENİ BİR ARAP ORDUSU KURULABİLİR Mİ?

Teorik olarak elbette kurulabilir. Ancak pratikte bunun imkânsız olduğunu tarih defalarca göstermiştir. Elbette bölgesel dengeleri gözeten, Araplar arasındaki ihtilaflarda Barış Gücü görevini görecek olan ve doğrudan Arapların karar vereceği, destekleyeceği, eğiteceği müşterek bir ordunun bölge dengeleri açısında yararı vardır. Hatta hemen akla gelenin aksine, böyle bir ordu Türkiye ve İran için bir tehdit değil, bölgesel işbirliklerine sebep olacak bir proje bile olabilir.

Aslında günümüz güvenlik koşulları açısından bu proje yeni değil. Suriye probleminin tırmanması akabinde 2012’de Obama tarafından ortaya atılmış, daha doğrusu Suudi Arabistan’a önerilmişti. Ancak hayata geçirilememişti. Yani ölü bir plan olarak doğmuştu. Suriye’de bunca gelişmeye ve sahaya yapılan yatırımlara rağmen bu fikrin ilk defa ABD ve Rusya’nın Doğu Guta meselesinde karşı karşıya geldikten sonra gündeme gelmesinin bir nedeni olsa gerektir. Birincisi ABD’nin Rusya ile doğrudan karşı karşıya gelmek istememesi ve bu proje ile zaman kazanmaya çalışmasıdır. İkincisi ise Türkiye’nin Afrin operasyonunun başarı kazanması akabinde ABD’nin muhtemel Menbiç operasyonunu engelleme girişimidir. Zira Türkiye böyle bir operasyona girişip Afrin’deki sonucu alırsa ABD’nin Suriye’de dayanacağı yerel müttefikleri, kullanacağı vekilleri kalmamış olacaktır. Zaten YPG unsurları bile şimdiden ABD’ye gitmek istediklerini dile getirmeye başlamışlardır.

Bütün bu gerçekler ortada iken hangi Arap Ordusu’ndan söz edilebilir? Burada bir Arap Ordusu’ndan değil, ancak bir Arap Lejyonu’ndan söz edilebilir. Dünyanın çeşitli yerlerinden veya bazı Arap ülkelerinden parayla toplanacak birliklerden oluşturulacak lejyonerlerin Kuzey Suriye’ye yerleştirilmek istenmesi muhtemeldir. Ancak bu büyük riskler taşıyan bir projedir.

Duygu ve ihtirasları ne olursa olsun özellikle Körfez ülkeleri liderlerinin böyle bir tuzağa düşmeleri akıl kârı değildir. Hele hele Sudan’dan getirilen askerler ile BAE’nin Blackwater şirketinden kiraladığı paralı katillerin Yemen’de yaşattıkları tecrübeden sonra böyle bir fikrin desteklenmesi sadece bir macera değil, doğrudan intihar olur. Böyle bir girişim kendilerini Türkiye’nin karşısında konuşlandırmakla bırakmayacağı gibi, rejimlerini de doğrudan tehdit altına alacaktır.

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.10.2018
Cemal Kaşıkçı olayına tarihten bakmak
15.10.2018
Misyonerlik suç mu?
11.10.2018
Ka’be baskını niye yapıldı?
8.10.2018
Trump, Muhammed bin Selman ve Cemal Kaşıkçı
4.10.2018
Eğitim tarihimizden manzaralar ve bugünkü halimiz
1.10.2018
Diplomasi tarihimizden dersler
28.9.2018
Trump ne diyor?
24.9.2018
Türkiye’nin temsili meselesi: Zorunlu hatırlatmalar
20.9.2018
Kerbela’yı yâd etmek
17.9.2018
Malay Dünyası ve Türkiye
13.9.2018
Makyavelizm ve diplomasinin ince ayarı
10.9.2018
İdlib’de bir pencere
6.9.2018
Yemen’deki çocuk ölümlerinin sorumlusu kimdir?
3.9.2018
“Kisve bahâsı” ya da Osmanlı Arşivleri meselesi
30.8.2018
30 Ağustos İslam jeopolitiğinin başlangıç tarihidir
27.8.2018
26 Ağustos’un sırrı
23.8.2018
Çölde ‘iz’ aramak
20.8.2018
Türkiye Katar ilişkileri on beş milyar dolar ile sınırlı değildir
16.8.2018
Devlet arşivlerinde neler oluyor?
13.8.2018
ABD’nin bilmediği: “Bu da geçer yâhû”
9.8.2018
Dolar musibetinden hayır çıkarmak
2.8.2018
İran nefreti Arap Natosu için yeterli mi?
30.7.2018
Papazın öğrettikleri: Türkiye daha büyük tehdit altında
26.7.2018
Yükselen güç olmak fırsattan değil bilgiden geçer
23.7.2018
Yahudi Ulus Devleti nasıl kuruldu?
16.7.2018
15 Temmuz ibretlik halimizi değiştirdi: Unutmayalım!
12.7.2018
Yeni sistemde politika üretme kurulları
9.7.2018
Yeni hükümet sisteminden beklentiler
5.7.2018
Suriye-Ürdün sınırında Der’a’dan yükselen feryat
28.6.2018
Yeni devir ve ‘kültürel inşa’ mecburiyeti
21.6.2018
Seçim sistemlerimiz ve yüzde elli bir
18.6.2018
Bayram’ı hak ettik mi?
4.6.2018
Yüzyıl önce Hoy’da bir ramazan ortası
31.5.2018
İslam ülkelerinin ortak tarihi: Fetih ve Fatih
28.5.2018
Şantajcı Batı basını ve II. Abdülhamid
24.5.2018
Filistin neresidir, Kudüs ne taraftadır?
21.5.2018
İİT İstanbul toplantısı ve Kudüs’ün geleceği
17.5.2018
Kudüs’ü unutmayın, sadece unutmayın!
10.5.2018
Ortadoğu, Balkanlar ve Aliya İzzetbegoviç
3.5.2018
İran Türkiye’yi merak ediyor
30.4.2018
Hariciyeci mi, hariç mi?
23.4.2018
Arap Ordusu mu Arap Lejyonu mu?
16.4.2018
Suud Veliahdı’nı Türkiye’ye davet ediyorum
9.4.2018
Osmanlı’da Vehhâbîlik
5.4.2018
Suud veliahdı Muhammed bin Selman ne diyor?
26.3.2018
Tarihin en zor on beş yılı
19.3.2018
Çanakkale’yi san’atla anlatmak
12.3.2018
Türk Arap ilişkilerinde Zeytin Dalı
8.3.2018
Körfez’de sahneye yeni filmler konuluyor
5.3.2018
Halifelik kaldırıldı mı?
19.2.2018
ABD Afrin ve Menbiç’te ne yapabilir?
12.2.2018
İnsan mı Sultan mı?
1.2.2018
Saddam, Kaddafi, Esed ve Soçi
8.1.2018
Türkiye dünya gündemini takip edebiliyor mu?
1.1.2018
Türkiye’nin yüzyıl önceki ve yüzyıl sonraki gündemi
25.12.2017
Türkler ve Araplar tarihlerini yeniden okumak zorundadır
11.12.2017
Kudüs’ün statüsünü kim belirleyebilir?
13.11.2017
İslam dünyasında siyaset ve toplumsal cinsiyet meselesi
7.11.2017
Suudi Arabistan’da iç hesaplaşma mı yaşanıyor?
30.10.2017
Türkiye Cumhuriyeti’ni 100. yıla hazırlama kılavuzu
26.10.2017
ABD’nin eski konsolosluk elemanını kurtarma operasyonu
23.10.2017
Türkiye’nin “Kerkük Meselesi” yoktur
19.10.2017
Filistin devleti Gazze'de mi kurulacak?
16.10.2017
Türkiye’nin İdlib’te ne işi var, harekattan neler beklenebilir?
12.10.2017
Türkiye ABD ilişkilerinde medler ve cezirler
9.10.2017
Kral Selman’ın Rusya ziyareti ve değişen bölgesel güvenlik dengeleri
5.10.2017
İbret almazsan ibretlik olursun: İdrisî’nin kısa hikâyesi
2.10.2017
Devletçilik oyunu mu, devletler oyunu mu?
28.9.2017
İhanete prim vermek Türkiye’nin geleceğini rehin almaktır
21.9.2017
Barzani Kürtleri ateşe mi atıyor?
18.9.2017
Üniversiteler dış politikaya ne kadar katkı sunuyor?
14.9.2017
Ortadoğu’da yeni düzeni hangi değer belirleyecek?
11.9.2017
Körfez krizinde eski ve yeni düzen: Diplomasi ve genç liderler
7.9.2017
Hac, siyaset ve meşruiyet
5.9.2017
Türkiye’nin bölgesel ve küresel krizlerde alternatif arayışları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8