Ahmet İnsel



Bookmark and Share

Çin Devletinin


16.07.2019 - Bu Yazı 252 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Nisan 2013’te, Çin’li muhalif kadın gazeteci Gao Yu, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) Temmuz 2012’den itibaren parti yöneticisine dağıttığı bir belgeyi yayımladı. Belge 9 olarak bilinen, resmî adı “İdeolojik Çevrenin Durumu Hakkında Bildiri” başlığını taşıyan bu kısa metinde, mücadele edilmesi gereken yedi tehlike, daha doğrusu “tartışılmaması gereken yedi konu” belirtiliyordu. 2012 sonunda ÇKP Genel Sekreteri ve Çin Merkezi Askeri Komisyonu Başkanı olan, ardından 2013 Mart’ında Çin Halk Cumhuriyeti devlet başkanlığı görevini de üstlenen Xi Jinping’in damgasını taşıyan bu belge, yeni ideolojik kampanyanın belkemiğini oluşturuyordu.

Belge 9’un hakkında konuşulmasını yasakladığı yedi tehlikeli konu arasında, “Batı tipi anayasal demokrasi” yani güçler ayrılığı, çok partili sistem ve yargı bağımsızlığı, “evrensel değerler” yani temel insan hakları, “sivil toplumun güçlenmesi”, “Batı türü gazetecilik fikrinin özendirilmesi” yani basın özgürlüğü yer alıyordu (metnin İngilizce çevirisi için bkz. http://www.chinafile.com/document-9-chinafile-translation). 

Xi Jinping’in başlattığı “Çin halkının büyük rönesansı” kampanyasının sacayaklarından biri olan bu bildiri, “medyanın Parti tarafından kontrol edilmesi ilkesi siyasal sistemimizden ve medyamızın doğasından kaynaklanır. Doğru siyasal yönü korumalıyız.” uyarısının ardından, belgenin sonunda, “Kültürel cephede bütün propaganda seviyelerinde ve türlerinde yönetimimizi güçlendirmeli, bağlantılı idari sistemler kurmalı ve yanlış görüşlere veya fikirlere kesinlikle fırsat ve alan bırakmamalıyız” emri veriliyor. 

Belgeyi kamuoyunun bilgisine sunan Gao Yu Mayıs 2014’te “devlet sırrını ifşa etme” gerekçesiyle tutuklandı ve Nisan 2015’te “devlet sırrını yabancı ülkelere aktarmak” suçlamasıyla yedi yıl hapis cezasına çarptırıldı. İlginç olan, ÇKP’nin yeni güçlü lideri, parti-devlet-ordu başkanlığını kendi elinde toplarken, bir yandan bu totaliter ideolojik çizgiyi parti kongre ve toplantılarında savunup diğer yandan bunun somut içeriğinin bilinmesini, ortalıkta tartışılmasını bir tehdit olarak görüyor, belgeye devlet sırrı statüsü atfettiriyordu. 

Bu ideolojik denetim ve yönlendirme kampanyasının ülke içinde sonucu, sosyal medyada ulaşım yasağı ve denetimin dünyadaki en ileri uygulamasının hayata geçirilmesi oldu. Yıllardan beri Çin’de GoogleInstagram ve Facebook’a erişim engelli. Her gün devlet yöneticileri basına hangi konulara değinmemeleri gerektiğini bildiriyor. Xi Jinping’in 2016’da resmen ilan ettiği “partinin otoritesini ve birliğini koruma” mecburiyetine uymayan gazeteciler tehdit ediliyor, işten çıkarılıyor ya da tutuklanıyor. Yabancı basın da benzer bir sansüre tâbi tutuluyor. Örneğin Hong Kong’taki hükümet karşıtı büyük gösterilerin haberleri yabancı televizyon kanallarında göründüğünde, birden ekran kararıyor.

Bu sansürün yanında, “doğru haber” kampanyası çerçevesinde parti-devlet medyası, halkın sadece partinin bilinmesini istediği gerçekten haberdar olmasına özen gösteriyor. Örneğin ÇKP’nin resmi yayın organı China Daily, Hong Kong’ta, nüfusun takriben beşte birinin katıldığı ve Çin yanlısı politikası nedeniyle Hong Kong başbakanı Carrie Lam’ın istifasını isteyen yürüyüşü, “Hong Kong’lu akrabalarımız Amerika’nın içişlerine karışmasına karşı yürüdüler” şeklinde verdi. Bu tür yalan haberciliğin yanında, bir de dezenformasyon amaçlı haberciliğin ileri örneklerinin sergilendiği, Çin’in yurtdışı medya faaliyetleri var. 

Yeni Çin Haber Ajansı (Xinhua) bu yurtdışı dezenformasyon faaliyetinin amiral gemisi olarak çalışıyor. Xi Jinping’in ideolojik karşı saldırı politikası, Batı toplumlarında basın ve ifade özgürlüğünün verdiği olanakları sonuna kadar kullanıyor. Bu özgürlüğün olmadığı ülkelerde ise, Çin yönetimi ya iktidarla anlaşıp, himaye altındaki yabancı basın kuruluşu konumunu elde ediyor ya da o ülke ile ilgili hiçbir haber vermeyerek, sadece Çin propagandası yapıyor. Gazetelerde yüksek ücretlerle sayfa satın almanın, televizyon programlarında sponsorluk yapmanın yanında, Yeni Çin Haber Ajansı’nın esas stratejisi, on sekiz dilde haber paketi satmak. Yabancı ülkelere yayın yapan CCTV ve Xinhua’nın haber kalitesinin eskisine göre çok daha iyi olduğunu gözlemciler tespit ederken, sahte haber değil ama iktisadi ve siyasi nüfuz elde etme ve bunu güçlendirme amaçlı habercilik esas bu haber paketleri aracılığıyla yürütülüyor. Doğu Türkistan’da bir milyon civarında Müslüman Uygur’un zorunlu “siyasal yeniden eğitim kampları”na sürülmesini, çocuklarının ailelerinden alınıp devletin yetimler adına açtığı kurumlara teslim edilmelerini, ağır bir şiddet ortamında yürütülen asimilasyon politikasını, Tibet’in işgaline karşı çıkanları, işçi grevlerini, yürütülen büyük çevre kıyımını vs. hiç konu etmiyorlar. Nobel Barış Ödülü sahibi ve 2009’dan beri hapiste olan yazar Liu Xiaboo’nun 2017’de hapiste ölmesi Çin’de haber olmadı. 

Çin’in yurtdışına yönelik politikası ise çok daha yumuşak ve esas olarak iktisadi gücü ve imkânları kullanmaya dayalı. Xinhua, diğer haber ajanslarına göre çok daha ucuz fiyatlarla haber paketleri sunuyor. Sadece gelişmekte olan ülkelerde değil, Batı Avrupa ve ABD’de de büyük gazetelerin bu haber paketlerini kullandığını, sponsorlu ilaveler bastıklarını, televizyonlarda sponsorlu paket programlarını düzenli olarak yayınladıklarını görüyoruz. China Radio International de son yıllarda birçok ülkede yerel radyo yayınları arasına doğrudan ya da dolaylı olarak dâhil oluyor. Türkiye’de de CRI Türk olarak FM kanalında ve Türksat üzerinden yayın yapıyor. Bu mecralarda esas olarak Çin ekonomisini öven yayınlar, Çin hakkında olumlu görüş oluşmasını amaçlayan haber ve programlar yer alıyor.

ÇKP ideoloji yönetimi, Batı toplumlarında yürürlükte olan ifade ve basın özgürlüğünden Çin’in kendi propagandasını yapmak için yararlanmayı, “okyanusu geçmek için bir gemiye binmek” olarak tarif ediyor. Ama bu yaklaşım Çin’e özgü değil. Örneğin Rusya’nın (Russia Today radyoları ve Sputnik haber ajansı) yürüttüğü dezenformasyon ve taraflı enformasyon politikası, Çin’inkinden daha kaba ve daha saldırgan. Çin yurtiçinde, Rusya’da uygulananı kat be kat aşan, çok ağır bir baskı ve denetim faaliyeti yürütürken, yurtdışında ise, Çin’in büyük bir dünya gücü olmasının kaçınılmazlığının herkes tarafından içselleştirilmesi ama bunun bütünüyle barışçıl bir politikanın sonucu olarak algılanmasının sağlanmasını amaçlıyor.

Büyük ve orta boy devletlerin çoğunun benzer bir etki politikası yürüttüğü, resmi ya da yarı resmi haber ajanslarının, kamu radyo ve televizyonlarının böyle bir amaçla çalıştığı malum. Ne var ki Batı’nın resmi ve yarı resmi haber ajansları, kamu radyo ve televizyonlarının yürüttükleri politika ile Çin veya Rusya’nın pratikleri arasında çok önemli bir fark var. Batı ülkelerinde devlet veya iktidar partisi haber tekeline sahip değil ve resmi veya yarı resmi haber kuruluşları kendi ülkelerindeki olumsuz gelişmeleri de haber yapmaktan geri kalmadıkları gibi, evrensel gazetecilik ilke ve etiğine de olabildiğince saygılı bir yayın faaliyeti yürütüyorlar. Arada bundan sapmalar oluyor ama çoğu zaman bunları o ülkenin muhalif medyası herkesten önce teşhir ediyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün 2019 basın özgürlüğü sıralamasında Çin 180 ülke arasında sondan dördüncü. Onun gerisinde, Eritre, Kuzey Kore ve Türkmenistan var. Türkiye 157., Rusya 149. sıradalar. Ama hatırlatalım, Türkiye’den on beş misli daha kalabalık olan Çin’de, Belge 9 tamimine uymayanlara yönelik bastırma politikası çerçevesinde halen hapiste olan gazeteci ve sosyal medya kullanıcısı sayısı 100'ün biraz üstündeyken, Türkiye Gazeteciler Sendikası verilerine göre ülkemizde 9 Temmuz 2019 itibarıyla hapisteki gazeteci ve medya çalışanı sayısı 132. Hapisteki sosyal medya kullanıcıları bu sayıya dâhil değiller! Ama Türkiye’de Belge 9 benzeri ideolojik dokümanlar, karmaşık stratejiler falan yok. Keyfi yönetimin emir-komuta zinciri içinde iyi kötü çalışan bir baskı, susturma, pıstırma aygıtı var. Bu nedenle, görünüşte çok güçlü ama aslında pek zayıf bir rejim ve devlete sahip olan Türkiye’de iktidar medyasının faaliyetleri ile, Çin’in kadim mandarin geleneğinden süzülmüş tek partili, tek ideolojili, stratejisini çok uzun erimli tasarlayan ve uygulayan totaliter parti-devletinin propaganda politikası arasında içerik kalitesi, uygulanma biçimi açısından ciddi farklar olsa da, niyet açısından büyük benzerlikler var.

birikim
.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.07.2019
Çin Devletinin
4.07.2019
Tökezledi Ama Halen Ayakta…
11.06.2019
Diktatörlerin Servetleri
29.05.2019
Atın Üsküdar’ı Geçmemesi İçin
11.4.2019
Erdoğanizm Rubicon’u Geçiyor mu?
30.3.2019
31 Mart’ta Oy Vermemenin Anlamı
6.2.2019
“Saldırgan Kimlikler” ve Çoğunlukçu Müslüman-Türklük
13.12.2018
Seçimli Otokrasilerde Seçimler Tuzak mıdır?
6.12.2018
Sarı Yelekle İfade Edilen Hınç ve Öfke
22.11.2018
Milliyetçilik Yurtseverliğe İhanet midir?
7.11.2018
Popülizm Demek Yeterli mi?
30.10.2018
Büyük Gözaltında İlerlerken
24.10.2018
Doğru ve Yanlışın Önemsizleşmesi
13.10.2018
İsrail’de ulus-devlet temel yasası
10.9.2018
Cumhuriyet Gazetesinden Ayrılmama İlişkin Kısa Bilgi
5.9.2018
Hınç politikaları ve nihilizm
2.9.2018
Bir otokrat prototipi
30.8.2018
Trump'tan Önce Berlusconi Vardı
26.8.2018
Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği
22.8.2018
Trump ve yeni otoriterizm
15.8.2018
Büyük kriz gözüktü
12.8.2018
İş Allah’a kalınca....
8.8.2018
Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme
5.8.2018
Yeni-patrimonyalizm üzerine
15.7.2018
Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm
11.7.2018
Erdoğanizm Türkiyesi
8.7.2018
Post-komünist otoriter kapitalizm
4.7.2018
Otoriter kapitalizmin geleceği
1.7.2018
Erdoğanizm ve İki Türkiye
30.6.2018
Kindar nesil böyle yetiştirilir
27.6.2018
Durum budur…
24.6.2018
Yarın ve ötesi
22.6.2018
Bu Badireden Sükûnetle, Demokratik Yollarla Kurtulmak…
20.6.2018
Paçalardan akan ne?
17.6.2018
Kibrin otokrat hali
13.6.2018
Siyasette yalan ve yanlış
6.6.2018
Tayyip Erdoğan pişman mıdır?
3.6.2018
Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...
30.5.2018
Dindaş/ırktaş demokrasisi
27.5.2018
Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim
23.5.2018
Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek
20.5.2018
HDP’nin alacağı oyun önemi
16.5.2018
AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı
13.5.2018
Enkaza işaret etmek yeterli değil
9.5.2018
Diktatörler seçimle gider mi?
6.5.2018
HDP kilit parti olabilir
1.5.2018
Seçim öncesi 1 Mayıs
25.4.2018
Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü
22.4.2018
Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı
18.4.2018
Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar
16.4.2018
Trump’ın kuyruğundaki Macron
14.4.2018
Fransa’da yeniden laiklik tartışması
11.4.2018
Satranççıya karşı tavlacı
8.4.2018
Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları
4.4.2018
Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime
1.4.2018
Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?
28.3.2018
Irkçılığı besleyen yalan haberler
25.3.2018
Kürt halkının başına gelenler
24.3.2018
Rusya'da Boykot da Kaybetti
22.3.2018
Putin kazandı boykot kaybetti
19.3.2018
Düşük katılım oranı iktidarları yıpratmaz
13.3.2018
Yerli ve milli haset patlaması
11.3.2018
Muktedirler iktidarı kaybetmekten çok korkunca
7.3.2018
Faili meçhul suç şüphelisi!
25.2.2018
Seçim güvenliğini yitirmek
23.2.2018
“Devlet Benim”den “Ben Devletim”e!
21.2.2018
Hasetten beslenen kin
18.2.2018
Mısır’da El Sisi, Türkiye’de Erdoğan
13.2.2018
Eşitsizlikler dünyası
11.2.2018
‘Türk halkında savaşa karşı bir hissiyat vardır’!
4.2.2018
Seçimli otokrasiler
31.1.2018
İsrail gibi olmak?
28.1.2018
Savaş ve medeniyet kaybı
21.1.2018
Üç seçim türü karmaşası
17.1.2018
Tiranlık üzerine
14.1.2018
AYM kararı ve istibdat idaresi
11.1.2018
“Ah, Sersemler! Bir Bilseler…”
10.1.2018
Anlamak İstenmeyen durum berrak
7.1.2018
Diktatörlük el kitabı
24.12.2017
Demirtaş kararı ve düşman ceza hukuku
20.12.2017
Milliyetçi, muhafazakâr ve neoliberal Avrupa
18.12.2017
İstibdat rejimi manzarası
13.12.2017
Suriye’de kirli çamaşırlar ortaya çıkıyor
10.12.2017
AB Parlamentosu’nda Türkiye
5.12.2017
‘Tak şak’ davalarında yeni perde açıldı
3.12.2017
İktidar blokunun çimentosu ‘FETÖ’ silahı mı?
28.11.2017
İktidarın şüphelileri
26.11.2017
Çatışmaların Önlenmesi Ödülü Hrant Dink Vakfı’na
21.11.2017
2019’da nereden tam kopuş?
18.11.2017
Diktatörlük, demokrasi, gazetecilik
15.11.2017
Joseph Goebbels’in tavsiyeleri
12.11.2017
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu
8.11.2017
Diktatör kime denir?
6.11.2017
Devlet terörü ve adli cinayet
31.10.2017
FETÖ suçlaması
29.10.2017
İktidarın ‘beka sorunu’
24.10.2017
Kürt’e ‘ağır yaptırım’ makbul mü?
21.10.2017
Bir demokrasi kültürü ‘kolaylaştırıcısı’
17.10.2017
Zengin dostu elit tahakkümü
15.10.2017
İşkenceye geniş tolerans zamanı
11.10.2017
‘Kokteyl terör’ terörü işbaşında
8.10.2017
Dinci milliyetçilik
4.10.2017
Yalanın egemenliği
1.10.2017
Türkiye’de ‘laiklik’ laik midir?
27.9.2017
Kürd referandumu, bir turnusol kâğıdı
19.9.2017
İki turlu seçime hazırlanmak
17.9.2017
Yerli ve milli kindarlık, faşizm
13.9.2017
Bütünüyle çökmüş bir dava
9.9.2017
Devlet terörü
6.9.2017
Portekiz’de sol ittifakın başarısı
3.9.2017
Reaksiyoner hınç
1.9.2017
Mevcut Rejim, İktidar veya Devlet Faşist midir?
30.8.2017
Otokrasi: Seçimli mi seçimsiz mi?
27.8.2017
Türkiye cumhurreisliği polis devleti
23.8.2017
İnsan hakları savunucuları hâlâ tutuklu
29.7.2017
Otokratlar bağımsız medya olabileceğine inanmazlar
26.7.2017
Rehin alınan Cumhuriyet çalışanları
22.7.2017
İktidarın rehin alma politikası
18.7.2017
Fransa’da OHAL’den ‘yumuşak despotizme’ geçiş mi?
15.7.2017
Endişeli bir AKP’li portresi
12.7.2017
Bu şiddet rejimi sürekli el yükseltmek zorundadır
8.7.2017
Şimdi yakın tehlike hak savunucuları mı?
4.7.2017
Adalet için açlık grevi
1.7.2017
Barışçı, etkili ve medeni bir yürüyüş
30.6.2017
Uzak Bir Diyardan Terör Gerekçeli İstibdat Manzarası
27.6.2017
Laik zımmi statüsü
24.6.2017
Sadece darbe yaparak anayasa ihlal edilmez
20.6.2017
En büyük parti sandığa gitmeyenler olunca?
17.6.2017
İstibdat idaresi ve Adalet Yürüyüşü
13.6.2017
Aşırı merkezin siyasette vakum etkisi
11.6.2017
Theresa May’in ters tepen hesabı
7.6.2017
Suriye’de bitmeyen kimyasal silah kullanımı
3.6.2017
Tayyip Erdoğan’ın kültür savaşı
31.5.2017
Hem suçlu hem güçlü
27.5.2017
Donald Trump azledilecek mi?
23.5.2017
Parti-devlet başkanını eleştirmek?
21.5.2017
Sivil itaatsizlik hem hak hem görevdir
17.5.2017
Basın ve ifade özgürlüğünde ileri aşama
13.5.2017
Çoğunlukçu tahakküm üzerine
10.5.2017
Fransa’da aşırı merkez zamanı
7.5.2017
‘Ben devletim!’: Bürlesk ve despotik otoriterizm
3.5.2017
Milli Reis dönemi başlarken
26.4.2017
Fransa’da Neoliberal İlericilik Kazanacak mı?
25.4.2017
Sağın ve solun kaybettiği bir seçim
22.4.2017
16 Nisan çöküşün miladı mı?
19.4.2017
Atı alan Üsküdar’dan öteye geçebilecek mi?
16.4.2017
Dayatılan badireye hayır!
13.4.2017
Köprü Çağdaşlığı ve Tarafsızlığın Daniskası
11.4.2017
Tek Adam ve Tek Parti güzellemesinde saflar değişti
9.4.2017
‘Hayır’ herkesin geleceğinin güvencesidir
5.4.2017
Gerçeklik çatışması
1.4.2017
Hayır diyenler terörist değilse, zimmî!
28.3.2017
Günümüzde otokrasi üzerine
27.3.2017
Hapse atmasa da toplumdan tecrit ediyor!
22.3.2017
Demokrasi sonrası mahşerin üç atlısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive