Ahmet ÖZTÜRK



Bookmark and Share

Tak-şak Paşa


8.2.2018 - Bu Yazı 449 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Anımsayanlar olacaktır mutlaka, Genelkurmay eski Başkanlarından Doğan Güreş’in adı “Tak-şak Paşa”ya çıkmıştı. Gazetelere yansıyan haberlere göre, İngiltere Genelkurmay Başkanı’nın, zamanın Başbakanı Tansu Çiller’i kast ederek, “Kadın Başbakanınız rahat emir veriyor mu?” sorusuna cevap veren Güreş, “Ne demek rahat emir verebiliyor mu? Tak diye emir veriyor, ben de, şak diye selam çakıp uyguluyorum” demişti. Bu sözlerin mükâfatı olsa gerek, iki dönem DYP’den milletvekili de olan “Tak-şak Paşa”  TBMM’deki odasına odasına yarısı Çiller, yarısı Atatürk olan bir portreyi asmıştı.

Tam da bugün yıldızlara uğurlayışımın onuncu yılı olan sevgili annem sağ olsaydı, “Rahmet istedi” derdi mutlaka. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın akşam aklına esip sabahleyin kükreyerek dile getirdiği her sözü gün içinde yasa hükmüne dönüştürmeye çalışan AKP meclis grubuyla, akşamı bulmadan uygulamaya sokan bürokratlar “Tak-şak Paşa”yı düşürdü aklıma... Rahmetli Paşa’nın dediği gibi, Erdoğan “tak” diye emrediyor, onlar da “şak” diye yerine getiriyor… Bunun devlete bedeli şu olurmuş, cezasını şunlar bunlar çekermiş, kimsenin aklının ucuna gelmiyor...

DURUMDAN VAZİFE ÇIKARAN MEKANİZMA ANINDA HAREKETE GEÇİYOR

Durum “Tak-şak Paşa”nın hallerinden çok daha da vahim... Erdoğan, çoğu zaman doğrudan emir bile vermiyor çünkü… Herhangi bir konuda fikrini söylüyor, görevli mekanizma, durumdan vazife çıkarıp anında harekete geçiyor... Sonunun nereye varacağı belli olmayan “tak” diye söylenmiş o kadar çok sözü var ki Erdoğan’ın… En korkuncu da, “Bu onun yanına kar kalmayacak” cümlesi galiba… Ne zaman birisi hakkında bu cümleyi kursa, en kısa sürede gözaltına alındığı, ya da hakkında tahkikat başlatıldığı haberleri düşüyor gazetelere… Sonra ayıkla pirincin taşını…

Gazetecilerden, bilim insanlarına, hukukçulardan meslek örgütlerine kadar herkes payını alıyor bundan… Daha kötüsü kişi ya da kurumlarla sınırlı kalmıyor... Eğitim gibi en temel meselede, “tak” diye söylenen bir sözle,“şak” sistem değiştiriliyor örneğin… Hiçbir hazırlık yapılmadığı gibi yerine konacak sistem için en küçük bir öngörü olmadan, salt Cumhurbaşkanı istedi diye TEOG kaldırıldı bu ülkede… Üniversite sınav sistemi temelden değiştirildi…  Milyonlarca gencin, harcadığı çaba, ailelerin onca emeği yok sayılarak, sonuçlarının ne olacağı bilinmeyen bir garip sistem kondu yerlerine...

CANDAŞ TOBB’U NE YAPACAKLAR ACABA

Erdoğan şimdi de Türk Tabipler Birliği ile Türkiye Barolar Birliği’ni taktı kafaya… Tüm uğraşılarına karşın kendine biat etmeyen, muhalif kurumların adındaki “Türk” ve “Türkiye” kelimelerini çıkaracakmış… Söylemeye gerek yok, birileri kollarını çoktan sıvamış, yapılacak düzenleme hakkında harıl harıl çalışmaya başlamıştır bir yerlerde… Birkaç güne kadar işin rengi belli olur… Uygulamadan başta TMMOB olmak üzere AKP karşıtı kuruluşların da nasibini alacağı kesin de candaş TOBB’u ne yapacaklar acaba? Öyle ya onlar da adında Türkiye olan bir meslek kuruluşu sonuçta…

Erdoğan yapılacak düzenlemeyle, başka meslek kuruluşlarının kurulmasına da izin vereceklerini söyledi o açıklamada… Anlaşılan o ki, tıpkı Memur-Sen ve Hak-İş’le işçi ve memurlar arasında kurduğu egemenliği, yeni kurulacak oda ve barolarla doktorlar, mimar mühendisler, avukatlara arasında da sağlayacak… Her yerden tek ses yükselerek, ülke, dikensiz gül bahçesine dönecek böylece… Bir kamu kurumu niteliğinde olan o örgütlerin kamusal denetim ve meslek ilkelerini koruma çabaları da bitmiş olacak… Erdoğan “tak” diye atıp, “şak” diye birkaç kuş vuracak… Bu o kadar kolay olacak mı? Zor soru bence… 

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.8.2018
Tanrı sizin suç ortağınız değil
11.8.2018
CHP neden kaybediyor
6.8.2018
Gez dünyayı
3.8.2018
Devlet Zonguldaklıyı adam yerine koymuyor
31.7.2018
El insaf yahu
29.7.2018
Kalp spazmından öleceğiz sonunda
24.7.2018
Babamın ışıklarını söndüremeyeceksiniz
9.7.2018
AKP neden kazandı
27.6.2018
Sıcağı sıcağına ilk değerlendirmeler
22.6.2018
Bir kampanya böyle geçti
19.6.2018
Bu kent fikri kabızlıktan ölüyor
15.6.2018
Kabahatin çoğu sende
12.6.2018
Meydanların dili
29.5.2018
Haziranda ne olacak
24.5.2018
Bir umut ve vefa anıtı: Attila Aşut
14.5.2018
Artık gitmeli bunlar
9.5.2018
Ha gayret
20.4.2018
Mutsuzum, mutsuzsun, mutsuz
16.4.2018
Tarih yazan davanın müştekisiyiz
11.4.2018
Ne millet umurunda Erdoğan’ın ne de değerleri
19.3.2018
Ne yapsa nafile
14.3.2018
Bulutlara giden yazılar
24.2.2018
Yık kurtul
20.2.2018
Bu kadarı da çok fazla
13.2.2018
İyilikten iyilik doğuran Safder
8.2.2018
Tak-şak Paşa
3.2.2018
Cumhurbaşkanının dili
29.1.2018
Bu karanlığı da aşacağız
15.1.2018
Oha L
5.1.2018
Kurtulmak yok tek başına
17.11.2017
Pirus zaferi
7.11.2017
İsmet’in Aziz Nesin’lik hikâyesi
3.11.2017
Küçük olsun, benim olsun
31.10.2017
Ne biliyor da konuşuyorlar
25.10.2017
Ayıptır yahu
19.10.2017
AKP bu ülkeye düşman
3.10.2017
Mülteci krizi
27.9.2017
AKP: Komedi ve trajedi
21.9.2017
Ülke oyuncağınız mı sizin?
12.9.2017
AKP hukuku: Adalet değil intikam
8.9.2017
İstanbul denen cinnet hali
6.9.2017
Reis’in kanunlarında emeğin yeri yok
21.8.2017
Gerçeği sorgulamak
15.8.2017
Rezil ettiğiniz yalnızca Ayder mi?
8.8.2017
Aklımızdan zorumuz mu var?
4.8.2017
Andavalız ya
13.7.2017
Halkın Sesi’nin 15 Temmuz’u
11.7.2017
Ülkeyi gübreliği sananlar kaybedecek
13.6.2017
Bizimkisi saflık işte
11.6.2017
Ah Ahmet Demirci ah…
19.5.2017
Filyos… Filyos…
4.5.2017
İdam insanlık suçudur
25.4.2017
AKP’yi aşmak onu tanımakla mümkün
18.4.2017
Umudu kesme yurdundan
13.4.2017
Biz kazandık
10.4.2017
Erdoğan onurumuzla oynadı
5.4.2017
Mafya devleti
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8