Ahmet ÖZTÜRK



Bookmark and Share

Yık kurtul


24.2.2018 - Bu Yazı 1054 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Görüntüler korkunç… Orta Kapuz’dan liman içine kadar tüm sahil bombardımana tutulmuş gibi adeta… Yakılmış, yıkılmış evlerden, çekeklerden arta kalan molozlar, çatışmaların sürdüğü Ortadoğu ülkelerinden çekilmiş görüntüleri aratmıyor… Kayıkhanelerin derme çatma görüntülerinin yerinde, molozların üstüne konup kalkan martıların, sahipsiz kedilerin, yıkıntıdan ganimet elde etmeye çalışan yağmacıların ivecen hareketleri var şimdilerde… Kurunun yanında yanan yaşa mı, heba olan milli servete mi, yok olan anılara mı, yoksa ışıksız kentimin zavallılığına mı yansam bilemedim…

Mademki hak bildiğimiz yoldan yürüyeceğiz, doğruları, dosdoğru söylemek görevimiz o halde… Ömrü yasadışı işlerle, kaçak yapılarla mücadele etmekle geçmiş birisi olarak, oralardaki işgalleri kabul etmemiz mümkün değil elbette… “Oh oldu” diyecek halim yok ama kentin en güzel koyunun en ortalık yerine, herkesin gözüne sokar gibi konak yapıp, önüne özel iskele inşa eden açgözlülüğü de onaylamam mümkün değil; 20 metrekare çekek yerinin orasını burasını büyütüp, 200 metrekareye çıkararak kâşaneye döndüren fırsatçılığı da…

KENTİ YÖNETENLERİN HİÇ Mİ SUÇU YOK

Evet, o kayıkhaneler, son derece çirkin görüntüler çıkarıyordu ortaya… Koylarda “Kayık koyacak yer” diye başlanıp, lüks mutfaklı, yatak odalı gecekondulara dönüşen yapıların sayısı diğerlerinden çok fazlaydı… Hatta balıkçılıkla hiç ilgisi olmayan kişiler, parayı bastırıp satın alıyor, vur patlasın sefahat için kullanıyordu bazılarını… Ama o kaçak yapılar ne belediye başkanları, ne valiler, ne emniyet müdürleri gördü… Kimileri oralarda birçok kez ağırlandı hatta… Sözün özü şu ki, hepimizin içindeki “ganimeti fırsatı çevirme” dürtüsü kadar, kent yöneticilerinin ağır ihmali de yol açtı bu garabete…

Devlet sonunda “kahhar” yüzünü gösterdi ve bir günde yerle yeksan etti oraları… Bir çirkin görüntü, bir yaşam kültürüyle arkasında pek çok mağdur bırakarak kayboldu ortadan… Amatör balıkçılık büyük darbe yedi… Zonguldak Belediyesi, tıpkı, yasal olarak kullandığı otoparkları gibi, yürüyüş yolunun altına yapıp kiraya verdiği çekeklere de sahip çıkamadı… Sormak hakkım, o yürüyüş yolu yıkılmayacaksa, altındaki viran boşluklar ne işe yarayacak şimdi… Yarın bir gün sosyal dışlanma sorunu yaşayan insanların mekânı olmasını kim engelleyecek?

MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI KENTİN BELLEK MEKANIDIR

Gazetelere göre, sıra, Maden Mühendisleri Odasına gelmiş… Çok ciddi itirazım var buna… Zonguldak için bir lokalden çok daha fazlası olan Oda, kentin yaşadığı sosyal dönüşümün en canlı tanığı çünkü… EKİ elitlerinin lüks mekânı olarak hizmete girdiğinde, pavyonlarda, derme çatma masalarda yemek yiyen amelenin, o beyaz örtülü masalarda içkisini yudumlayacağı hayal bile edilemezdi… Devran döndü,  işçisi, mühendisi, esnafıyla kentin buluşma noktası oldu… Tarihsel ölçekli birçok toplantı yapıldı çatısı altında… Birçok kültür etkinliğine, özel buluşmalara tanıklık etti… Bir sosyal merkez olarak derin izler bıraktı kentin hatırasında…

Kim ne derse desin Oda bu kentin belleğidir... Yıkılması durumunda, kentin önemli bir rengiyle birlikte bir yaşam kültürü de ortadan kaldırılacak, Zonguldak, her türlü yasağın hüküm sürdüğü bir Anadolu kasabasına dönüşecektir… Kent merkezinde, insanların, misafirlerini ağırlayacağı, aileleriyle birlikte oturup yemeklerini yiyebileceği mekânların sayısı çok azdır, bu olanak daha da azalacaktır böylece… Açık söylüyorum, tarumar edilen kentin, kalan son bellek mekânlarından birine sahip çıkmak kentli olmanın gereğidir… “Yık kurtul” diyenler, konuyu bir de bu açıdan değerlendirmelidir…

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.8.2018
Tanrı sizin suç ortağınız değil
11.8.2018
CHP neden kaybediyor
6.8.2018
Gez dünyayı
3.8.2018
Devlet Zonguldaklıyı adam yerine koymuyor
31.7.2018
El insaf yahu
29.7.2018
Kalp spazmından öleceğiz sonunda
24.7.2018
Babamın ışıklarını söndüremeyeceksiniz
9.7.2018
AKP neden kazandı
27.6.2018
Sıcağı sıcağına ilk değerlendirmeler
22.6.2018
Bir kampanya böyle geçti
19.6.2018
Bu kent fikri kabızlıktan ölüyor
15.6.2018
Kabahatin çoğu sende
12.6.2018
Meydanların dili
29.5.2018
Haziranda ne olacak
24.5.2018
Bir umut ve vefa anıtı: Attila Aşut
14.5.2018
Artık gitmeli bunlar
9.5.2018
Ha gayret
20.4.2018
Mutsuzum, mutsuzsun, mutsuz
16.4.2018
Tarih yazan davanın müştekisiyiz
11.4.2018
Ne millet umurunda Erdoğan’ın ne de değerleri
19.3.2018
Ne yapsa nafile
14.3.2018
Bulutlara giden yazılar
24.2.2018
Yık kurtul
20.2.2018
Bu kadarı da çok fazla
13.2.2018
İyilikten iyilik doğuran Safder
8.2.2018
Tak-şak Paşa
3.2.2018
Cumhurbaşkanının dili
29.1.2018
Bu karanlığı da aşacağız
15.1.2018
Oha L
5.1.2018
Kurtulmak yok tek başına
17.11.2017
Pirus zaferi
7.11.2017
İsmet’in Aziz Nesin’lik hikâyesi
3.11.2017
Küçük olsun, benim olsun
31.10.2017
Ne biliyor da konuşuyorlar
25.10.2017
Ayıptır yahu
19.10.2017
AKP bu ülkeye düşman
3.10.2017
Mülteci krizi
27.9.2017
AKP: Komedi ve trajedi
21.9.2017
Ülke oyuncağınız mı sizin?
12.9.2017
AKP hukuku: Adalet değil intikam
8.9.2017
İstanbul denen cinnet hali
6.9.2017
Reis’in kanunlarında emeğin yeri yok
21.8.2017
Gerçeği sorgulamak
15.8.2017
Rezil ettiğiniz yalnızca Ayder mi?
8.8.2017
Aklımızdan zorumuz mu var?
4.8.2017
Andavalız ya
13.7.2017
Halkın Sesi’nin 15 Temmuz’u
11.7.2017
Ülkeyi gübreliği sananlar kaybedecek
13.6.2017
Bizimkisi saflık işte
11.6.2017
Ah Ahmet Demirci ah…
19.5.2017
Filyos… Filyos…
4.5.2017
İdam insanlık suçudur
25.4.2017
AKP’yi aşmak onu tanımakla mümkün
18.4.2017
Umudu kesme yurdundan
13.4.2017
Biz kazandık
10.4.2017
Erdoğan onurumuzla oynadı
5.4.2017
Mafya devleti
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8