Ahmet ÖZTÜRK



Bookmark and Share

Gezi’ci olmak, ülkeyi çok sevmektir


2.11.2018 - Bu Yazı 513 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Zonguldak Valisi Ahmet Çınar yarın Zonguldak’tan ayrılıyor… Kendisiyle ilgili bir yazı kaleme aldığım için başkaca bir yazıya daha gerek görmüyordum… Ancak giderayak kurduğu bir cümle var ki, üzerinde fazlasıyla durulmayı hak ediyor… O sözler devletin derinliklerinde saklı bir büyük ikilemi, açıklanması pek mümkün olmayan bir çelişkiyi, hep gizlenen bir riyayı ortaya koyuyor çünkü… Ülke yararının, iktidara göbeğinden bağlı bürokratlarca nasıl iktidar partisi yararı haline getirildiğinin de resmi olan bu sözler, ülke siyasetini anlamak isteyenler için de anahtar cümle işlevi görüyor…

Parkuru kim oluşturdu bilmiyorum, Zonguldak Valiliği, cumhuriyetin kuruluşunun 95. yılı kutlama etkinlikleri kapsamında, Kilimli Radartepe ile Çatalağzı beldesindeki Ömerağzı Sahili arasında bir doğa yürüyüşü düzenlemiş... Gazetelerde yer alan bilgilere göre BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çufalı ve Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün’ün yanı sıra kalabalık bir vatandaş topluluğunun katıldığı yürüyüşte Zonguldak Valisi Ahmet Çınar da yer almış... Yaklaşık bir buçuk saat süren yürüyüşün ardından Vali Çınar orada bulunan vatandaşlarla sohbet etmiş…

HUKUK, DEVLET ZORUNA MEŞRUİYET SAĞLAYACAK BİR AYGITTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL

Kendisine bulundukları sahilde bir termik santral projesi olduğu hatırlatılan Çınar, “Çanakkale’de bir firma hem Gelibolu’da hem de Küçükköy tarafına santral kurmak istiyordu. O zaman bu ‘Gezi Olayları’ Türkiye’yi rahatsız ve huzursuz etmişti. Tabi ki ben devletin valisiydim. Gezi olaylarına başından sonuna kadar karşı olan ve ülkeye zarar verdiğini düşünen biriydim. Ben de o firma sahiplerine ‘Eğer siz bizi aşıp Ankaralardan, Bakanlıklardan ruhsat alırsanız bu Gezicileri arkama alır buralarda eylem yaparım, dolaşırım’ demiştim. Onlar da hakikaten şaşırdılar, önce korktular ve gittiler” demiş…

Tarih şahit, yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada erki eline geçirenler, tehdit olarak gördüğü tüm çevrelere gizli ya da açık şiddet uyguladı… “İktidar” denen kavramın “zor ve şiddet” kullanmadan ayakta kalması mümkün değildi çünkü… Hepinizin sığınacak liman olarak gördüğü hukuk, devlet şiddetinin etki alanını belli oranda sınırlandırmasının yanı sıra “devlet zoruna” meşruiyet sağlayacak bir aygıttan başka bir şey değildi aslında… Birçok yönetim, “Ülkenin birliği, dirliği” sözcüklerinin arkasına gizleyerek kendi muhaliflerini ezip geçti…

GEZİ’Yİ ATEŞE VEREN AKP GİDECEK, DEVLET DE ÖZÜR DİLEYECEK

Herkes biliyor, Türkiye’nin yakın tarihinde “sol” hep umacı olarak gösterilip, halk nezdinde şeytanlaştırıldı… Ulusal Kurtuluş Savaşı’na kayıtsız şartsız destek veren Mustafa Suphi ve 15 yoldaşı “vatan haini” ilan edilerek boğduruldu Karadeniz’de… Büyük şair Nazım Hikmet hapislerde çürütüldü… Denizler bu gerekçeyle asıldı… Yoksul halkın daha iyi yaşam koşullarına ulaşması, ülkenin demokratikleşmesi ve bağımsızlığından başka bir şey istemeyen binlerce aydının, sosyalistin, bilim insanının hayatları karartıldı… 12 Mart, 12 Eylül ya da15 Temmuz sonrasında KHK’lerle bedel ödetildi…

Bir sol direniş olarak ortaya çıkan Gezi bu ülkenin gördüğü en masum, en sivil, en neşeli, en yaratıcı, en barışçı, en haklı eylemdi… Koskoca valiye, devletten umut kestiği zamanda, “Gezicileri arkama alırım” dedirten duygu da bu masumiyetinden geliyordu zaten… Bu ülkeyi talandan, ekolojik yıkımdan, beton işgalinden Gezi Ruhu’ndan başka bir anlayışın kurtaramayacağını Sayın Vali geç de olsa itiraf etti… İnanın, kendi süfli iktidarını korumak için Gezi’yi ateşe veren AKP gidecek, devlet de özür dileyecek öldürülen o gençlerden… Çok uzun olmayan bir gelecekte hem de… Gezi’ci olmak, ülkeyi çok sevmekle doğru orantılı çünkü...

.

Facebook Yorumları

Kod8
2.11.2018
Gezi’ci olmak, ülkeyi çok sevmektir
30.10.2018
Bir valiyi daha uğurlarken
15.8.2018
Tanrı sizin suç ortağınız değil
11.8.2018
CHP neden kaybediyor
6.8.2018
Gez dünyayı
3.8.2018
Devlet Zonguldaklıyı adam yerine koymuyor
31.7.2018
El insaf yahu
29.7.2018
Kalp spazmından öleceğiz sonunda
24.7.2018
Babamın ışıklarını söndüremeyeceksiniz
9.7.2018
AKP neden kazandı
27.6.2018
Sıcağı sıcağına ilk değerlendirmeler
22.6.2018
Bir kampanya böyle geçti
19.6.2018
Bu kent fikri kabızlıktan ölüyor
15.6.2018
Kabahatin çoğu sende
12.6.2018
Meydanların dili
29.5.2018
Haziranda ne olacak
24.5.2018
Bir umut ve vefa anıtı: Attila Aşut
14.5.2018
Artık gitmeli bunlar
9.5.2018
Ha gayret
20.4.2018
Mutsuzum, mutsuzsun, mutsuz
16.4.2018
Tarih yazan davanın müştekisiyiz
11.4.2018
Ne millet umurunda Erdoğan’ın ne de değerleri
19.3.2018
Ne yapsa nafile
14.3.2018
Bulutlara giden yazılar
24.2.2018
Yık kurtul
20.2.2018
Bu kadarı da çok fazla
13.2.2018
İyilikten iyilik doğuran Safder
8.2.2018
Tak-şak Paşa
3.2.2018
Cumhurbaşkanının dili
29.1.2018
Bu karanlığı da aşacağız
15.1.2018
Oha L
5.1.2018
Kurtulmak yok tek başına
17.11.2017
Pirus zaferi
7.11.2017
İsmet’in Aziz Nesin’lik hikâyesi
3.11.2017
Küçük olsun, benim olsun
31.10.2017
Ne biliyor da konuşuyorlar
25.10.2017
Ayıptır yahu
19.10.2017
AKP bu ülkeye düşman
3.10.2017
Mülteci krizi
27.9.2017
AKP: Komedi ve trajedi
21.9.2017
Ülke oyuncağınız mı sizin?
12.9.2017
AKP hukuku: Adalet değil intikam
8.9.2017
İstanbul denen cinnet hali
6.9.2017
Reis’in kanunlarında emeğin yeri yok
21.8.2017
Gerçeği sorgulamak
15.8.2017
Rezil ettiğiniz yalnızca Ayder mi?
8.8.2017
Aklımızdan zorumuz mu var?
4.8.2017
Andavalız ya
13.7.2017
Halkın Sesi’nin 15 Temmuz’u
11.7.2017
Ülkeyi gübreliği sananlar kaybedecek
13.6.2017
Bizimkisi saflık işte
11.6.2017
Ah Ahmet Demirci ah…
19.5.2017
Filyos… Filyos…
4.5.2017
İdam insanlık suçudur
25.4.2017
AKP’yi aşmak onu tanımakla mümkün
18.4.2017
Umudu kesme yurdundan
13.4.2017
Biz kazandık
10.4.2017
Erdoğan onurumuzla oynadı
5.4.2017
Mafya devleti
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8