Ahmet ÖZTÜRK



Bookmark and Share

Ekolojiyi ekonomiye kurban eden devlet


26.09.2019 - Bu Yazı 119 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hafta sonu TMMOB tarafından düzenlenen önemli bir panel vardı… Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Emine Helil Kınay ve Dokuz Eylül Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Dr. Enver Yaser Küçükgül uzun yıllar gözlemlerde bulundukları Aliağa’dan yola çıkarak Kilimli’ye kurulması düşünülen gemi söküm tesisinin nasıl bir bela olduğunu anlattı bize… Diğer programlarımı aksatma pahasına iki buçuk saati aşan paneli soluksuz dinledim… Bilim ahlakına sahip bir akademisyen olduğunu her davranışıyla duyumsatan Küçükgül teknik yanı da olan konuyu büyük berraklıkta sundu…

“Çevre mühendisleri olarak bir tesis kurulsun ya da kurulmasın demeyiz. Çevreye olan etkilerini değerlendirir, daha kurulmadan önlem almaya çalışırız” diyerek başladığı konuşmasında gemi söküm tesislerine ilişkin verdiği bilgiler tek kelimeyle dehşete düşürdü bizi… Aliağa’da çalışan yaklaşık 1 milyon ton kapasiteli 24 şirketin yalnızca bir tanesi Avrupa Birliği standartlarına uygunken diğerleri tümüyle standart dışı çalışıyormuş mesela… “Aslında, bizde de yasal mevzuat açısından sorun yok… Ancak ne bu mevzuata uyuluyor, ne de yeterli denetim yapılıyor” dedi Hoca…

BU TESİSLER ÇEVRE STANDARDI DÜŞÜK ÜLKELERDE BULUNUYOR

Hoca’nın verdiği bilgilere göre, AB ülkeleriyle ABD’de yüksek standartlar nedeniyle gemi sökümü yok denecek kadar az… Bangladeş’se pazarın lideri konumunda… Onu Hindistan, Pakistan, Çin ve Türkiye takip ediyor… Bu ülkelerin revaçta olmalarının tek nedeniyse düşük çevre ve iş güvenliği standartları elbette… Anlatıyor: “Bir gemiyi Bangladeş’te, Hindistan’da sökerseniz ton başına kazanç 400 dolar civarında. Türkiye ve Çin’de 200 dolara düşüyor. AB ülkelerindeyse 10 dolar bile kazanılamıyor. Basel Sözleşmesine göre belirlenen yüksek standartlar maliyetleri de artırıyor çünkü…”

Çevre sağlığı açısından daha dehşeti de var… 1974 tarihli yasaya göre, gemi söküm tesisi kurulmadan önce atık depolama ve arıtma tesislerinin kurulması zorunluyken, Aliağa’da, 45 yıldır çalışan tesislerin hiçbirinde böyle bir tesis bulunmuyor… Ekliyor Küçükgül: “Bu tesisler olmadığı gibi iş güvenliği kurallarına da uyulmuyor. İşçilere verilmesi zorunlu olan koruyucu eşya bile doğru düzgün dağıtılmıyor. Sökümden elde edilen her şey paraya dönüşüyor. Para etmeyen tek şeyse atıklar. Onlar da bu ülkenin havasına, suyuna karıştırılıp, Aliağa gibi en verimli topraklarına gömülüyor…”

HÂLÂ OKSİ-ASETİLENLE KESME YAPILIYOR

Gemi sökümünde su jeti ya da hidrolik makaslar kullanılması gerekirken, Aliağa’da, oksi-asetilenle kesim yapılıyor hâlâ… Bu yöntem, mikroorganizmaların gemi gövdesine yapışmasını önlemek için sürülen zehirli boyaların gaz fazına geçmesi, madeni yağlarla petrol atıklarının yanarak toksik kimyasalların ortaya çıkması başta olmak üzere pek çok sorun yaratıyor…  “Radyoaktivite nedeniyle Angola’da bile sökülmeyen 3 futbol sahası büyüklüğündeki bir gemi, Aliağa’ya getirilip, tüm itirazlara rağmen hızla söküldü. Mahkeme kazanıldı ama gemi çoktan sökülmüştü” diyor Hoca…

Çat pat sahip olduğumuz bilgilere, usta işi anlatımla yenilerini de ekleyerek sunan Hoca, Kilimli’de karşı karşıya olduğumuz tehlikeyi, tüm berraklığıyla serdi önümüze… Salonda tesise karar veren politikacılarla ilin yöneticileri olsaydı keşke… Bir parça utanırlar mıydı bilemem ama en azından makamlarına soru işaretleriyle dönerlerdi… Meselenin özü ise diğer panelist Emine Helil Kınay’ın sözlerindeydi: “Ekonomik büyüklükte ilk 20’de yer alan Türkiye, yaşam kalitesinde sondan 20. sırada bulunuyor. Ekolojiyi ekonomiye kurban eden politikalar son bulmadıkça bu çarpıklık düzelmez…”

.

Facebook Yorumları

Emlak8
7.10.2019
AKP’nin depremi
26.09.2019
Ekolojiyi ekonomiye kurban eden devlet
26.08.2019
Akan seller için bir fikrim var
10.07.2019
Bunlara akıl da bilim de lazım değil
27.4.2019
Sahi bu kadar kalpsiz nasıl olduk
26.2.2019
O başkasının başörtülü bacısı
4.12.2018
İçimdeki büyük yara: GMİS
30.11.2018
AKP kâbusu son bulmalı artık
26.11.2018
Kentler insanlaşma sürecinin yapıtaşıdır
2.11.2018
Gezi’ci olmak, ülkeyi çok sevmektir
30.10.2018
Bir valiyi daha uğurlarken
15.8.2018
Tanrı sizin suç ortağınız değil
11.8.2018
CHP neden kaybediyor
6.8.2018
Gez dünyayı
3.8.2018
Devlet Zonguldaklıyı adam yerine koymuyor
31.7.2018
El insaf yahu
29.7.2018
Kalp spazmından öleceğiz sonunda
24.7.2018
Babamın ışıklarını söndüremeyeceksiniz
9.7.2018
AKP neden kazandı
27.6.2018
Sıcağı sıcağına ilk değerlendirmeler
22.6.2018
Bir kampanya böyle geçti
19.6.2018
Bu kent fikri kabızlıktan ölüyor
15.6.2018
Kabahatin çoğu sende
12.6.2018
Meydanların dili
29.5.2018
Haziranda ne olacak
24.5.2018
Bir umut ve vefa anıtı: Attila Aşut
14.5.2018
Artık gitmeli bunlar
9.5.2018
Ha gayret
20.4.2018
Mutsuzum, mutsuzsun, mutsuz
16.4.2018
Tarih yazan davanın müştekisiyiz
11.4.2018
Ne millet umurunda Erdoğan’ın ne de değerleri
19.3.2018
Ne yapsa nafile
14.3.2018
Bulutlara giden yazılar
24.2.2018
Yık kurtul
20.2.2018
Bu kadarı da çok fazla
13.2.2018
İyilikten iyilik doğuran Safder
8.2.2018
Tak-şak Paşa
3.2.2018
Cumhurbaşkanının dili
29.1.2018
Bu karanlığı da aşacağız
15.1.2018
Oha L
5.1.2018
Kurtulmak yok tek başına
17.11.2017
Pirus zaferi
7.11.2017
İsmet’in Aziz Nesin’lik hikâyesi
3.11.2017
Küçük olsun, benim olsun
31.10.2017
Ne biliyor da konuşuyorlar
25.10.2017
Ayıptır yahu
19.10.2017
AKP bu ülkeye düşman
3.10.2017
Mülteci krizi
27.9.2017
AKP: Komedi ve trajedi
21.9.2017
Ülke oyuncağınız mı sizin?
12.9.2017
AKP hukuku: Adalet değil intikam
8.9.2017
İstanbul denen cinnet hali
6.9.2017
Reis’in kanunlarında emeğin yeri yok
21.8.2017
Gerçeği sorgulamak
15.8.2017
Rezil ettiğiniz yalnızca Ayder mi?
8.8.2017
Aklımızdan zorumuz mu var?
4.8.2017
Andavalız ya
13.7.2017
Halkın Sesi’nin 15 Temmuz’u
11.7.2017
Ülkeyi gübreliği sananlar kaybedecek
13.6.2017
Bizimkisi saflık işte
11.6.2017
Ah Ahmet Demirci ah…
19.5.2017
Filyos… Filyos…
4.5.2017
İdam insanlık suçudur
25.4.2017
AKP’yi aşmak onu tanımakla mümkün
18.4.2017
Umudu kesme yurdundan
13.4.2017
Biz kazandık
10.4.2017
Erdoğan onurumuzla oynadı
5.4.2017
Mafya devleti
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive