Ahmet TAŞGETİREN

Karar



Bookmark and Share

Allah korusun!


11.2.2019 - Bu Yazı 128 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İstanbul depremi için “Allah korusun” demekten başka neyimiz var?

Kartal’daki üç katı kaçak, 8 katlı binanın çöküşü gelecek olan şeyin ne kadar korkunç sonuçlar doğuracağını o kadar net ortaya koyuyor ki, insanlar olarak, devlet olarak, dehşetli bir ürküntü yaşamamak elde değil.

Üç katı kaçak, ama belli ki alttaki 5 kat da her an yıkılmaya hazır bir durumdaymış.

Bir bakın İstanbul’a ne kadar kaçak yapı var, ne kadar eskilerin ifadesiyle mail-i inhidam (yıkılmaya hazır) yapı var.

“Bir depremde yüzde 70’i yıkılır İstanbul’un” deniyor.

Allah korusun, Allah korusun, Allah korusun!

İşin enkaz kaldırma ve kurtarma faslına gelince Kartal’daki olay, deprem halinde ortaya çıkacak fecaati gözler önüne seriyor.

Bir tek bina. Etraftaki bütün yollar açık. Her türlü iş makinasını getirme, kullanma imkanı var. Hastaneler açık,  ambulanslar hazır, kurtarma ekipleri seferber olmuş durumda. Bakanlar enkaz mahallinde.

Ne oluyor?

17 cansız beden çıkıyor bu binadan...

45 saat sonra bir kişi canlı kurtarılıyor.

Yaralı olsa bile canlı kurtarılanlar kurtarma faaliyetindeki başarıyı gösteriyor, cansız bedenler ise hep içimizde “Daha erken ulaşılabilseydi kurtarılabilerler miydi?” sorusunu doğuruyor.

Ama görülüyor ki yüksek katlı bir tek bina yıkılmış olsa bile, enkaz altında kalanları kurtarmak öyle şipşak gerçekleşemiyor.

Bir deprem hali ise, İstanbul’un beşik gibi sallanması ve bu mail-i inhidam (yıkılmaya hazır) milyonlarca yapının yerle bir olması demek.

Böyle bir durumda İstanbul’un ne hale geleceğini düşünmek bile ürkütücü. Bir yangın durumunda itfaiye araçlarının giremediği kimi İstanbul sokaklarında insanların diri diri yandığına tanık olunur.

O sokaklar deprem durumunda ne olur? Hangi sokağa kaç zamanda girilir ve kurtarma ekipleri gelinceye kadar kaç insan hayatını kaybeder? Tasavvuru bile korkunç.

Yol yok, iş makinası getirmek bile günler alıyor. Hastaneler bile yıkılmış.

Nasıl bir şehir olur İstanbul, şöyle herkes gözlerini yumsun ve tasavvur etsin. Dikeyler ne olur, yataylar ne olur, toplanma alanları arayan insanlar nerelere giderler? Ah ki ah!

Bu İstanbul’u hep birlikte oluşturduk. Kaçak yapıları da, çürük yapıları da, yolların araçlarla işgalini de, birilerine rant sağlayan imar değişikliklerini de hep birlikte gerçekleştirdik. Merhum mimar  Turgut Cansever’in ifadesiyle “Günah yarışı”yapıldı hep birlikte. İlk taşı atacak günahsız birisi var mı İstanbul’da, tartışılır.

Bir yerel seçim sürecindeyiz.

Cemil Çiçek “Toptan demokratik tevbe yapmalıyız” der sık sık. Herkes elini vicdanına koymalı ve İstanbul’un bu hâle gelmiş olmasındaki payını görmeli, ondan sonra da “Bugüne kadar bunlar yapıldı, bundan sonra yapılmayacak” diye söz vermeli. İslâm ölçüsünde de tevbe böyle yapılırsa anlamlı çünkü. Günahı bilmek ve bir daha yapmamaya azmü cezmü kasteylemek.

Bir de depremden önce – ki o önceki sürenin ne kadar olduğunu bilmiyoruz, yarın mı, sonraki gün mü?- İstanbul için ne yapabileceğini açıklamalı.

Biliyorum pek çok insanın zihninden “Ne yapılabilir ki!” gibi sorular geçecektir. Devasa bir şehir, plansız oluşumlar, ve milyonlarca insan varlığı...

Ne yapmışız İstanbul’a?

“94 ruhu” söylemi aslında anlamlı. İstanbul’u bir emanet gibi almak, ve medeniyetimizin bu anıt şehrine anıt değerinde katkılar sağlamak.

Keşke bunu başarabilseydik. 24 sene sonra tüm dünyaya farklı bir şehir hizmetinin anıtlaştırdığı örnekler koyabilseydik. Yeni başlıyor gibi olmuyor ne yazık ki. 24 sene önce  diyelim başkalarının bıraktığı tortuyu temizlemek vardı, bugün İstanbul için hangi zor birikim göğüslenecektir?

***

Şu sıralar biber – patlıcan gündemi var. Koca şehrin beslenmesi bile bir şehircilik problemi olarak önümüzde duruyor. 25 yıl önceki tanzim satış yöntemi bile bugünün İstanbul’unda çetin bir problem oluşturuyor.

***

Adapazarı- Gölcük depremlerinde devletin iki ayağı bir pabuca girmişti. Bir İstanbul depreminde devlet ne yapar?

Allah korusun, Allah korusun, Allah korusun.

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.2.2019
Beka’ya böyle bakmak
19.2.2019
Kelimelerimiz – Ruhumuz - Hayatımız
17.2.2019
Suriye-Varşova
15.2.2019
Korkular- sistemin gücü
14.2.2019
Eğitim- Geleceğin inşası- Önce adalet
12.2.2019
Doğu Türkistan davası
11.2.2019
Allah korusun!
5.2.2019
İşte tam da bu!
3.2.2019
“Onun düşüncelerini benimsemiyorum ama...”
1.2.2019
Beka’nın ötesi...
31.1.2019
Diller... Diller
29.1.2019
İslâmi kesim ve adalet
28.1.2019
Putin’in sürprizi
25.1.2019
Kızlarımız
24.1.2019
Medya
22.1.2019
‘Gönül ve siyaset’
18.1.2019
Bekâ - Beka
13.1.2019
Mus'ab gündemden düştü mü?
11.1.2019
“Bizim cenah”tan sakınılmış eleştiriler
10.1.2019
Kürtler
8.1.2019
Suriye: Baba bir hırsız tuttum
4.1.2019
Eylemler... Anlam... Adalet...
3.1.2019
Yerel mi genel mi?
2.1.2019
İnsan bir durup kendine bakmalı
30.12.2018
Suriye’de çok rahat değiliz
28.12.2018
Sorunu görmek ve çözmek
27.12.2018
Suriye: Nereden nereye?
25.12.2018
Transatlantik nereye gidiyor?
23.12.2018
Anadolu’da bir gün
21.12.2018
Bir tweetlik strateji
20.12.2018
Operasyon için reel politik çerçeve
18.12.2018
Çin ve Rusya ile ilişkilerde denge sorunu
16.12.2018
Amerika ile hesaplaşırken...
14.12.2018
Gülen ve Özel Harp Dairesi
13.12.2018
Bölgede alt-üst yuvarlanma
11.12.2018
Çiçek: Adalette asıl sorun insan sorunu
9.12.2018
Türkiye’den bakınca Fransa...
8.12.2018
Yargı herkesin derdi ama...
6.12.2018
Putin-Trump cinayeti örtemiyor
4.12.2018
Engellilerden engelsizlere...
3.12.2018
‘Pardon, çok pardon!’
1.12.2018
Hangi dil?
29.11.2018
Sarsıcı özeleştiri
27.11.2018
Geç kalmışlık sendromu
26.11.2018
Yüz yıl muhasebesinde eğitim
24.11.2018
Kürt seçmenin duygu dünyası
22.11.2018
Cumhur İttifakı gerekçesiyle...
20.11.2018
O ve Biz
19.11.2018
Kavala işinde iktidarın payı var mı?
16.11.2018
Medya sorunu
15.11.2018
Kabe minberini kurtarmak
13.11.2018
100 yıl önce 100 yıl sonra
11.11.2018
Vatikan adam öldürtseydi...
9.11.2018
ABD’nin oyun planı sürdürülebilir mi?
8.11.2018
Selâm ile...
24.9.2017
Şebekeye iki isim daha
21.9.2017
Türkler... Kürtler... Duygular...
20.9.2017
TEOG muamması
19.9.2017
Kürtler
18.9.2017
Kafa karıştırmayacak bir yazı
15.9.2017
Lale soğanı - Beyin göçü
14.9.2017
Kral var mı Kral kim?
13.9.2017
Kol saati - milli dava ayrımı
12.9.2017
Hep eğitim utancını konuşmak
11.9.2017
Zarrab, Atilla, Çağlayan... Pis kokular
8.9.2017
FETÖ ders olacaksa...
7.9.2017
Erdoğan’dan Arakan için çözüm dili
6.9.2017
Yargı, Adalet, Ak Parti’ye maliyet
5.9.2017
Arakan’a yanarken TİKA ikazı!
4.9.2017
Batı ile 2019 hesaplaşması mı?
1.9.2017
Bayram: Bir evrensel barış projemiz olmalı
31.8.2017
Myanmar muhasebesi
30.8.2017
Kürtlerle büyümek-küçülmek
29.8.2017
Lekelenmeme hakkı önemseniyorsa...
28.8.2017
Bir çığlığın yankısı
26.8.2017
Akşener ne yapar?
24.8.2017
Nuh Albayrak'ın yazısı üzerine...
23.8.2017
Racon
22.8.2017
2019’a doğru en keskin eksen
21.8.2017
Batı ile gerilimin analizi
19.8.2017
Tehdidi anlamak - göğüslemek
17.8.2017
“İki Türkiye Tek Türkiye”
16.8.2017
'Sosyal tutuşma'
15.8.2017
Yeniden 'Erdemliler Hareketi'
31.7.2017
Hizbullah – FETÖ
28.7.2017
Yangının bu safhasında...
27.7.2017
Kaygı mı motivasyon mu?
26.7.2017
Güzel ölüm
25.7.2017
Piyonlardan Şaha...
24.7.2017
Mescid-i Aksa-Ayasofya Buluşması
21.7.2017
İdrak çağrısı - 3
20.7.2017
Metal yorgunluğunu aşma yolunda
19.7.2017
İdrak çağrısı-2
18.7.2017
İdrak çağrısı - 1
17.7.2017
Şehitler...
14.7.2017
Darbe girişimi ve FETÖ
13.7.2017
Türkiye’ye karşı operasyon rolü
12.7.2017
Cemaat - Paralel Devlet - FETÖ
11.7.2017
Yürüyüş: Kılıçdaroğlu'nun bagajları
9.7.2017
Üçüncü sayfa yüzümüz
7.7.2017
Zayıf mı görülüyoruz da üzerimize geliniyor?
6.7.2017
15 Temmuz’dan sonra askeri alan
5.7.2017
Ak Parti mutfağında Yürüyüş
4.7.2017
Ortadoğu'nun dizaynı meselesi
2.7.2017
Yüzde kaçımız Müslüman?
30.6.2017
Hukukçu uyarıları
29.6.2017
Yürütme, Yargı, Adalet
27.6.2017
Yüreklerin ağza geldiği o anlar
26.6.2017
Zor bayram yazısı
24.6.2017
2019 hesapları ve medya dili
22.6.2017
Musa - Firavun
21.6.2017
El ele eyleminden bugüne
20.6.2017
Yargı ve adalet
19.6.2017
Yürüyüş
17.6.2017
Berberoğlu kararı provokasyon mu?
15.6.2017
Dış politikada serzenişlerimiz
14.6.2017
Hukukçu diyor ki...
13.6.2017
İran'da jeton düşüyor mu?
12.6.2017
Kimsesi olanlar - olmayanlar
9.6.2017
Terör yaftasının araçsallaştırılması
8.6.2017
Katar operasyonunun mesajı
7.6.2017
Operasyon Katar'la sınırlı değil
6.6.2017
YPG babasının hayrına mı?
5.6.2017
Rusya’nın PYD politikası
2.6.2017
Cumhurbaşkanı, eğitim, kültür
1.6.2017
Cumhurbaşkanı’nın haberi olsaydı...
31.5.2017
Metal yorgunluğunu aşmak
30.5.2017
Şüpheden kim yararlanır?
29.5.2017
Allah için... Oruç ve başka şeyler
26.5.2017
Kalkışmanın anatomisini tam okuyan var mı?
25.5.2017
Kutlu Doğum alanındaki hesaplaşma!
24.5.2017
Ah İslam Dünyası!
23.5.2017
Sihirli rakam: Yüzde 50 artı 1
22.5.2017
2019 yolculuğunda bugün
19.5.2017
'Kuşak oluşumu' nasıl önlenecek?
18.5.2017
İlişkiler kopmadı ama...
17.5.2017
Kalb gündemi
8.5.2017
Gül konusu Erdoğan formatı
5.5.2017
2019 hesapları
4.5.2017
‘Sırat-ı Müstakim’
3.5.2017
‘Vuslat’la gelen sınav
2.5.2017
2019’a doğru: Hayırları anlamak lazım mı?
1.5.2017
Ne oldu?
28.4.2017
İktidar da muhalefet de okumalı
27.4.2017
Erdoğan’a en büyük kumpas
26.4.2017
Cinnet tırmanışına karşı
25.4.2017
Namazı - Kur’an’ı ne yapsak?
24.4.2017
Gelin Gül’ü - Davutoğlu’nu biçelim!
21.4.2017
Şu anda referandum olsa...
20.4.2017
80 milyonun Cumhurbaşkanı
19.4.2017
80 milyonun Cumhurbaşkanı
18.4.2017
Evet'in yorumu Hayır'ın yorumu
16.4.2017
Karar günü
14.4.2017
'Mustafa Kemal de...' argümanı
13.4.2017
'Türkiye tecrübesi'
12.4.2017
Stratejiler savaşında son durum
11.4.2017
2023 - 2053 - 2071
10.4.2017
Suriye daha çok su götürür
7.4.2017
Evet – Hayır rakamları ne durumda?
6.4.2017
Ah benim dünyam!
5.4.2017
Gizemli dosya fiyaskosu
4.4.2017
Bölge için gelecek tasarımı
2.4.2017
Akıl tutulması mı?
31.3.2017
Acaip işler
30.3.2017
Herkes bütün kartlarını açtı mı?
29.3.2017
Cinnetin adı Avrupa mı oldu?
28.3.2017
Cinnetin adı Avrupa mı oldu?
27.3.2017
Bir iletişim değerlendirmesi
24.3.2017
‘Savaş’ın yeni boyutları
23.3.2017
Beka meselesi
22.3.2017
Mağduriyet gündemi – Bahar söylemi
21.3.2017
Almanya’nın FETÖ çıkışına ilişkin sorular
19.3.2017
Çanakkale’den çağımıza ruh nakli
17.3.2017
Oradakiler
16.3.2017
Bizdeki algı Avrupa'daki algı 16 Mart 2017 Perşembe
15.3.2017
Gerilimden rasyonaliteye geçilebilecek mi?
14.3.2017
Avrupa: Akıl tutulması değilse...
13.3.2017
Başkanlık ve muhalefetin aday sıkıntısı
10.3.2017
Suriye'nin geleceği Türkiye'nin kaygıları
9.3.2017
'Hayır' ihtimali var mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8