Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Zorunlu eğitimin alternatifi ne?


10.1.2018 - Bu Yazı 205 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Önceki bir yazımda iki tip eleştiri türünün varlığından söz etmiştim.

Biri evcilleştirilmiş, rehin alınmış mevcudu tahkim etmeye, onu var etmeye odaklanmış; bakışı, ufku dar eleştiri. Evcilleştirilmiş eleştiri, Türkiye gündemini meşgul eden eğitim sistemi eleştirilerinin neredeyse tamamını kapsar. TV’de mikrofon uzatılan, kendisine söz hakkı verilen aşinası olduğumuz, bildik eleştiri türü budur. Diğer bir eleştiri ise yapısal olarak sistemi sorgulayan, kendisini sınırlandırmayan, herhangi bir ideolojinin bu sahadaki ajanlığına soyunmayan ve bu türden blokajlardan kurtulmuş geniş perspektifli eleştiridir.

Şayet bu iki eleştirel konum alıştan ikincisini tercih ettiyseniz vay halinize!

Sizi bu konum alışınızdan dolayı pişman etmeye yeminli bir kalabalık çok yakınınızda bekliyor olacaktır.

Bunu nereden biliyorsun diye sorabilirsiniz?

Bilmiyorum, bizzat yaşıyorum!

Bu alanda yazan çizen düşünen birisi olarak deneyimlediğimiz gerçek bu.

Ortaya çıkışından bugüne modern zorunlu eğitim, gayr-i insani amaçlılığına ve o amaçlılık içinde taş ya da tahtalar üzerinde değil körpe dimağlar üzerinde gerçekleştirdiği her türden pervasız uygulamaya rağmen ona esastan yöneltilen her eleştirinin kaderi, sorgucular tarafından etrafının sarılması olmuştur.

Modern zorunlu eğitim her seferinde iddiasının tam aksi sonuçları önümüze sermesine rağmen ona karşı yapılan eleştiri, sadece sistemi canhıraş bir biçimde savunanların değil bizzat sistemin mağdurlarının da kaza oklarını bugüne kadar üzerine çekmiştir.

İnsanlığın binlerce yıllık büyük hikâyesi düşünüldüğünde, modernliğin gün doğumundan bugüne aslında kısa sayılabilecek bir mazisi olan modern zorunlu eğitim; taraftarlarının gözünde ezelden ebede giden bir kader hüviyetinde algılanmıştır. Bu sebeple sistemi eleştiren kim olursa kadere meydan okuyan bir asi ya da bir mülhit muamelesine tabi tutulup kolektif bir çabayla üstesinden gelinmesi gereken birisi olarak görülmüştür.

Modern zorunlu eğitim sisteminin tüm rasyonel iddiasına karşın hasılası olan irrasyonellik; planlaması, örgütlenmesi ile akılcılık harikası gibi gözüken suretine karşın koynunda büyüyen akıl-dışılık elimizden kayıp gitse kıyamet kopacakmış endişesi taşıyan bir sürü kaygılı, zorunlu eğitim sistemi sorgulamasını henüz dibacesinde boğmayı kıyametten ve endişeden azatlık olarak görmektedir. Bunların çoğu daha sorunun kendisinin ne olduğunu fark edememişken peşin olarak çözümün önüne konulmasını istiyor. Çözüm onlara göre standart, herkes için bağlayıcı bir şey olduğu için; hemen iki kilo tart da gidelim, havasındalar!

Eğer meselemizin ne olduğunu idrak etmek hesaba katılmayacaksa, ellerinde çözüm reçeteleriyle dolaşan çok insan var. Çözümün reçeteye yazılan cinsten bir şey olduğuna ya da bir iki doz alınıp bizleri şifaya boğacak olan bir hap olduğuna inanıyorsak; hakikaten ne ile karşı karşıya olduğumuzu da bilmiyoruz demektir.

Peki o zaman zorunlu eğitimin alternatifi ne?, sorusu bunun en açık ispatı olan bir sorudur.

Sistemin tarihi arka planından başlayıp, amaçlılığı ve işlerliği ile bütününü sorgulayan bir eleştirinin, onu alt edeceğini düşünerek karşısına dikilir bu soru. Ne var ki böyle bir soru peşinen mevcudun alternatifsizliğine dair bir iman tazelemesidir. Soru eleştirinin haklılığı ile tartışmayı derinleştirmek yerine, ona karşı duvar olmayı tercih eder.

Alternatifler gökten başımıza düşen elmalar değildir. Onlar bir sürecin hasılası olarak belirirler. Tek bir insanın cebinden çıkmazlar. Tek bir insanın herkese hitap eden bir alternatifi de alternatif değildir zaten; olsa olsa herkes için yeni bir tuzaktır!

Zor soru sorduğunu düşünenleri hayal kırıklığına uğratmak istemezdim; ama vakıa bu!

Tıpkı Bauman’ın veciz bir biçimde dile getirdiği gibi;

“…alternatifler “bulunan nesneler” değildir; alternatiflerin üretilmesi, yaratılması gerekir. Alternatifler kendi başlarına var olmaz, bizim girişimlerimizle ortaya çıkarlar. Alternatifler, şeylerin olduğu gibi kalmalarına izin vermeyi reddetmekle tasarlanır ve o şeyleri değiştirmeye yönelik çabalarımız süresince olgunlaşır.”

.

Facebook Yorumları

reklam
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı