Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

MEB’in “marka değeri”


8.3.2018 - Bu Yazı 549 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eğitimi, şirket terminolojisinden alınan son moda kavramlar eşliğinde konuşmak öteden beri karşı olduğum bir durum. Ne var ki Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) başlattığı pek çok uygulama için bu kavramlara müracaat etmekten çekinmiyor. Toplam Kalite (TKY), Stratejik Plan, Performans vd…

Konu MEB olunca ben de Bakanlığın genel eğilimine uygun olarak şirket dilinden bir kavram ile derdimi daha iyi anlatabileceğimi düşündüm. Başlıktaki “marka değeri” yazıya böylece ilişmiş oldu. Bilinirlik, güvenilirlik, saygınlık, hizmet kalitesi gibi bileşenleri dikkate alarak günümüzde küçük işletmelerin dahi önemsediği bir meseledir marka değeri. MEB için konu edildiğinde ise marka değeri, eğitim sisteminin çıktıları üzerinden konuşulabileceği gibi Bakanlık bürokrasisinin performansı üzerinden de tartışılabilir. Bunun için geçenlerde medyaya da yansıyan çarpıcı bir örnek var elimizde.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından MEB Personelinin Görevde Yükselme, Ünvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Ataması Hakkında Yönetmelik hükümlerinde 13.1.2018 tarihinde bir değişiklik yapıldı. Bu değişiklik aynı tarihte Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Bu değişiklik ile ilçe mili eğitim müdürü atamalarının ne şekilde yapılacağı yeniden düzenlendi. 13.01.2018 tarihinden önce öğretmen kadrosunda bulunan birisi ilçe milli eğitim müdürü olarak atanabiliyordu. Ancak söz konusu tarihten itibaren yürürlüğe giren yönetmelik maddesi gereğince ilçe milli eğitim müdürü kadrosuna atanmak için yazılı ve sözlü sınavını kazanarak şube müdürü kadrolarına atanmış ve iki yıl şube müdürü olarak görev yapmış olmak şartı getirildi. Ne var ki bu değişikliğin yürürlüğe girmesinden birkaç hafta sonra gerçekleştirilen ilçe mili eğitim müdürlüğü atamaları bu yönetmeliğe aykırı biçimde gerçekleştirildi. Bakanlık bu süreçte ikinci bir yanlışa da imza attı. MEBbu atama sürecinde kadrosu ilçe milli eğitim müdürü olan personele hiçbir gerekçe söz konusu değilken “tenzili rütbe” uyguladı.

Ankara Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosundan alınarak tenzili rütbe ile sınıf öğretmeni kadrosuna görevlendirilen Şefika Biçer üzerinden anlatırsak olayın vehâmetini daha net olarak görmek mümkün olacaktır. Hatırlanacağı üzere Şefika Biçer, ilçe milli eğitim müdürü olarak ataması yapıldığında Türkiye’nin ilk başörtülü ilçe milli eğitim müdürü olarak medyada gündem olmuştu.

Şefika Biçer geçtiğimiz yıl Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevinden alınmış, açtığı davayı kazanarak geri dönmüş ancak kısa süre sonra Ankara İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olarak görevlendirilmişti. 31 Ocak 2018’de yapılan atamalarda ise normal prosedür gereği muadili bir makama görevlendirilmesi veya araştırmacı kadrosuyla merkeze çekilmesi gerekirken “tenzili rütbe” yapılarak ilkokul öğretmeni kadrosuna görevlendirildi. Atamadaki ikinci usulsüzlük ise yerine atanan kişinin yönetmelikte belirtilen şartları taşımaması. Yönetmeliğe göre atanacak kişinin yazılı sınavı kazanarak iki yıl şube müdürlüğü görevinde bulunması şartını taşıması gerekirken yeni ilçe milli eğitim müdürü ortaokul müdürlüğü görevinden gelmekte. Yani görevden alma da yapılan atama da yönetmeliğe aykırı şekilde gerçekleşiyor.

İdare hukuku derslerinde öğrencilere Anayasamızın gerek başlangıç hükümlerinde ve gerekse genel esaslar kısmında yürütme ve idarenin hukuka ve kanunlara bağlılığının zikredildiği hatırlatılır. İdarenin iş ve işlemlerinde kanuni idare ilkesi esastır, denir. Öte yandan düzenleyici kurallar hükmündeki yönetmeliklerin yasa ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla hazırlanarak kurumlar tarafından uygulandığı anlatılır. İş ve işlemlerin ne şekilde tesis edileceğinin bu yönetmeliklerde yazılı olduğu söylenir.

İdare hukuku dersine giren hocalarımıza minnettarız; ama yüreğimize su serpen bunca izahat ve tanım yukarıdaki örnekte görüldüğü üzere göz göre göre ne hallere düşüyor.

MEB, Türkiye’nin en büyük Bakanlığı.

Sayın İsmet Yılmaz mütemadiyen Bakanlığın çalışmalarını anlatıyor. Daha geçenlerde kalite vurgusu yapmıştı. Keza MEB Müsteşarı Sayın Yusuf Tekin medyayla iç içe ve Bakanlık tasarruflarını kamuoyuna anlatmaya çalışıyor. Ne var ki ne oluyorsa oluyor Bakan ve Müsteşar bu çabayı sarf ederlerken onlarla aynı binayı paylaşanlar eliyle Bakanlığın kendisinin hazırladığı yönetmelik yine Bakanlık binasının dehlizlerinde kayboluyor.

Kendi ilan ettiği kurallar kendisi tarafından çiğneniyorsa MEB kime ne anlatabilir? Kendisinin ilan ettiği yönetmeliğe 20 gün sadık kalamayan bir Bakanlığın dışarıdan hiçbir saldırı olmaksızın içeriden kendi kendisine yönelik gerçekleştirdiği bu kötülüğün bir izahı, anlamı var mı sizce?

.

Facebook Yorumları

Kod8
20.9.2018
Ne o Maduro’yu da mı ayıplayamıyoruz!
20.9.2018
Eğitime yaklaşımımız: “Muz yiyim ama çilek tadı gelsin!”
12.9.2018
O zaman kopsun kıyamet!
11.9.2018
MEB’in en zor günü: 18 Ocak Cuma
29.8.2018
İnsanlar çocuklarına nasıl ihanet ederler?
22.8.2018
Mel Gibson, Malik Bin Nebi ve bayramlık sorular
15.8.2018
Kriz sıra dışı değil, sıra dışı olan…
8.8.2018
MEB’in eylem planı
1.8.2018
Ya inşa ederiz ya da sürükleniriz!
25.7.2018
Eğitimde çözüm mesele edildiği kadardır
18.7.2018
Yeni papaz eski rahipmiş
11.7.2018
Ziya Selçuk dikensiz gül bahçesine girmiyor!
4.7.2018
Olay gerçekleştikten sonra bilgeleşmek!
27.6.2018
24 Haziran sonrasını düşünmek
22.6.2018
Büyük çoraklık, seçimler ve esas kaybeden
20.6.2018
Bu çoraklığa siyaset ne yapsın seçim ne yapsın!
13.6.2018
Sivil toplum, seçimler ve ördek tüyü
6.6.2018
Dünya Kupası, istavroz ve yeni tip sekülerleşme
16.5.2018
Kudüs elbette Selahaddin’ine kavuşacak!
9.5.2018
Endüstri 4.0 peki teknomania kaç sıfır?
2.5.2018
Gökyüzüne bakamayan çocuklarımız var
25.4.2018
996 bin başvuru bize ne söylüyor?
18.4.2018
Beyaz Türk olsam MEB’e teşekkür ederdim!
11.4.2018
Öğretmenin performansı değil prekarizasyonu
5.4.2018
'Ev zencisi', 'tarla zencisi' ve öğretmenler
28.3.2018
O bıçak aslında bana saplanmıştır!
21.3.2018
Finlandiya’yı yedirtmeyiz!
14.3.2018
Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!
8.3.2018
MEB’in “marka değeri”
28.2.2018
Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?
21.2.2018
Okulda katliam var!
7.2.2018
Cemaatleri kapatalım mı ya da köyün delisine sormayalım mı?
31.1.2018
Savaş karşıtı değilsiniz!
24.1.2018
Savaşa hayır mı? Hayırdır inşallah!
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8