Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

’12 yıl zorunlu eğitim çok fazla’ ya da bir manşetin analizi


26.1.2019 - Bu Yazı 863 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk geçenlerde katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulundu. Manşete çıkan cümlesi  ise “12 yıl zorunlu eğitim çok fazla” cümlesi oldu. Bu cümle sadece manşete çekilmekle kalmadı görebildiğim kadarıyla sosyal medya mecralarında da heyecan oluşturdu. Herkes Sayın Bakanın tespitinin doğruluğundan, isabetinden, haklılığından dem vurdu.

Normal şartlarda benim gibi birisinin bundan hoşnut olması lazım. Zira 10 yılı aşkın bir süredir eğitim üzerine yazılar yazan birisiyim. Eğitim kolunda faaliyet gösteren bir kurumsal yapının yöneticisiyim. Türkiye’de üniversitelerden STK’lara, medyadan yayıncılara kadar geniş bir sahada konunun sahipsizliğini yıllardır gözlemliyorum. Ben ve birkaç yazar dışında zorunlu eğitimi kafaya takmışçasına konu edinen kimseyi görmedim bugüne kadar. Zorunlu eğitime hayır dediğimizde sağcısından solcusuna, Kemalist’inden dindarına aldığımız karşılık bir çift tuhaf bakıştan başka bir şey değildi bugüne kadar. Türkiye’de bu görüşü dillendirilenlerin kimse yüzüne bakmadı, bakan da tuhaf tuhaf baktı!

Şimdi, Sayın Bakanın cümlesi tüm kamuoyunda ani bir etkiyle genel kabul görecek mertebeye yükseliyor. Hem de bir anda! Buna sevinmeli miyim acaba? Esasında, evet. Zorunlu eğitimin tartışmaya açılması beni hoşnut eder. Bu tartışmanın da bir tarafı olurum seve seve…

Ancak!

Bir nokta var ki söylenen sözlerden de öne çıkan konudan da daha önemli.

Onun için önce şu soruları sormamız icap ediyor:

Cümlenin manşet değeri kazanması zorunlu eğitime ilişkin toplumda beliren bir infiali dile getiriyor olması mıydı?

Bugüne kadar tartışıla tartışıla kıvama gelmiş bir konunun tam da kendine ses ararken bir sese kavuşmuş olması mıydı?

Bunların hiçbirisi değildi!

Cümleye manşet değeri kazandıran husus cümleyi sarf eden kişinin Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk olmasıydı. İşin ilginç yanı Sayın Bakanın bu açıklamasının ardından herkesin büyük bir coşkuyla zorunlu eğitimin fenalığına dair paylaşım üstüne paylaşımda bulunmasıydı.

Sanırsınız ki millet meydanlardaymış aslında!

Bir devrimin eli kulağındaymış da haberimiz yokmuş!

Bence söylenen sözlerden daha önemli olan nokta işte tam burası!

Nasıl bir kamuoyu olduk böyle?

Memleketin kaderine ilişkin sözler sarf ediliyor. Kararlar alınıyor. Ciddiyet, burada aranmayacaksa nerede aranacak? Dikkat, burada belirmeyecekse nerede belirecek?

Ne söylense, ne denilse hazırda bekleyen bir onama mekanizması var.

-Eğitimin süresini 12 yıla çıkardık!

-Yaşa, varol!

-12 yıl eğitim süresi çok fazla!

-Yaşa, varol!

Bir şey söyleniyor, tamam. Tam aksi bir şey söyleniyor, ona da tamam. Bir şey söyleniyor ama gereği yapılmıyor, tamam. Bir şey yapılıyor ama hiçbir şey söylenmiyor, ona da tamam!

Kimse kusura bakmasın ama; kamuoyu olarak bu halimiz felaketin en büyüğü!

Sorun çözme pratiğimiz sıkıntılı

Öte yandan kurumlarımızın durumu da kamuoyundan farklı değil maalesef. Ömer Dinçer döneminde zorunlu eğitimin süresi 4+4+4 formülü ile 12 yıla çıkarıldı. O günlerde Bakanlık, bürokratlar, medya mensupları harıl harıl OECD ülkelerinden örnekler getiriyorlardı önümüze. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasının gerekliliğini anlatıyorlardı. Dolayısıyla dünkü 12 yıla çıkarma girişimiz ile bugün çok fazla diyerek düşürme teklifimiz arasında hiçbir nitelik farkı yok.

Çünkü kararımıza mesnet teşkil edecek bir arayışımız yok, bir kurumsal yaklaşımımız yok. Ne konuşuyorduk, şimdi ne diyoruz;  mukayese yapmak, yakın geçmişi hatırlamak söz konusu edildiğinde 3-5 yıllık süre hafızamız için çok uzun.

Bu sorun çözme pratiğiniz ile dünyanın en doğru kararını bile alsanız bir mesafe alabilmeniz mümkün değil!

MEB bir aydınlanmamı yaşadı?

MEB Sayın Bakanın dile getirdiği zorunlu eğitim ile ilgili nasıl bir tavır içindeydi bugüne kadar. Hangi çalıştayında hangi kongresinde hangi panelinde bu sancısını dile getirmiş ya da dile getirenleri dinlemiş?

Bugüne kadar yayınladığı hangi belgede bu konuyu düşündüğüne dair bir işaret vermiş bize?

Daha geçenlerde açıklanan 2023 Eğitimde Vizyon Belgesi’nde bir satır da olsa bu konuya değinilmiş mi?

***

Memleket için en kötüsü; yanlış yapmak değil!

Memleket için en kötüsü; doğru olanı yapmamak da değil!

Memleket için en kötüsü; ‘yapıyormuş gibi yapmak’!

Doğruyu er geç buluruz, ne var ki istikrarla sürdürdüğümüz yanlışa doğruyu payanda kılarsak o doğruyu bir gün tam da yeri gelmişken yerinde bulamayız! Doğruyu yanlışın içinde tüketmenin en acı maliyetidir bu.

Onun için ciddiyeti kuşanana kadar bence hiçbir doğruyu ağzımıza bile almamalıyız. Yarın gündemimize alacağımız içi boşaltılmamış bir doğru, bir ihtimal olarak kalabilsin diye!

.

Facebook Yorumları

Kod8
22.05.2019
Yeni ortaöğretim modeli hakkında ilk izlenimler
19.05.2019
Bir savaş terimi olarak eğitim
14.05.2019
Belgeselde izleseniz ağlardınız, ne bu gaddarlığınız?
26.4.2019
Özgür eğitim sohbetleri
11.4.2019
Eğitim hepsine papatya çizdirmek için var zaten!
31.3.2019
Eğitimde sorunu bilmeden çözümü bulmak!
22.3.2019
arrant ile vurdular! biz Egg Boy ile dayanışacağız!
14.3.2019
Eğitimi kavrayışımız yüz yıl öncesinin gerisinde!
7.3.2019
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
21.2.2019
Çünkü herkes kendinden firardadır
18.2.2019
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın STK raporu
26.1.2019
’12 yıl zorunlu eğitim çok fazla’ ya da bir manşetin analizi
23.1.2019
Ziya Selçuk ve Süpermen’in pelerini
31.12.2018
Öztürk, Bauman, Rorty: Özgürlüğü korumak
25.12.2018
Katı olan her şey buharlaşıyor
16.12.2018
Milli Eğitim Bakanı popstar değil ki!
9.12.2018
Toplumun ekosistemini korumak
6.12.2018
Sahteliğin gerçekliğe dönüşmesi
17.11.2018
Kürşat Bumin’in ardından
2.11.2018
Teoman Duralı ve İlber Ortaylı ne dediler?
30.10.2018
Öğrenci andı ya da hani bilimsellik, nerede pedagoji?
11.10.2018
Yüzüklerin Efendisi sendromu ve Türkiye’de eğitim
5.10.2018
Godo’yu beklemek ya da 15 Ekim’i beklemek
3.10.2018
MEB’in ve YÖK’ün öğretmen yetiştirme sevdasına bir derkenar
20.9.2018
Ne o Maduro’yu da mı ayıplayamıyoruz!
20.9.2018
Eğitime yaklaşımımız: “Muz yiyim ama çilek tadı gelsin!”
12.9.2018
O zaman kopsun kıyamet!
11.9.2018
MEB’in en zor günü: 18 Ocak Cuma
29.8.2018
İnsanlar çocuklarına nasıl ihanet ederler?
22.8.2018
Mel Gibson, Malik Bin Nebi ve bayramlık sorular
15.8.2018
Kriz sıra dışı değil, sıra dışı olan…
8.8.2018
MEB’in eylem planı
1.8.2018
Ya inşa ederiz ya da sürükleniriz!
25.7.2018
Eğitimde çözüm mesele edildiği kadardır
18.7.2018
Yeni papaz eski rahipmiş
11.7.2018
Ziya Selçuk dikensiz gül bahçesine girmiyor!
4.7.2018
Olay gerçekleştikten sonra bilgeleşmek!
27.6.2018
24 Haziran sonrasını düşünmek
22.6.2018
Büyük çoraklık, seçimler ve esas kaybeden
20.6.2018
Bu çoraklığa siyaset ne yapsın seçim ne yapsın!
13.6.2018
Sivil toplum, seçimler ve ördek tüyü
6.6.2018
Dünya Kupası, istavroz ve yeni tip sekülerleşme
16.5.2018
Kudüs elbette Selahaddin’ine kavuşacak!
9.5.2018
Endüstri 4.0 peki teknomania kaç sıfır?
2.5.2018
Gökyüzüne bakamayan çocuklarımız var
25.4.2018
996 bin başvuru bize ne söylüyor?
18.4.2018
Beyaz Türk olsam MEB’e teşekkür ederdim!
11.4.2018
Öğretmenin performansı değil prekarizasyonu
5.4.2018
'Ev zencisi', 'tarla zencisi' ve öğretmenler
28.3.2018
O bıçak aslında bana saplanmıştır!
21.3.2018
Finlandiya’yı yedirtmeyiz!
14.3.2018
Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!
8.3.2018
MEB’in “marka değeri”
28.2.2018
Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?
21.2.2018
Okulda katliam var!
7.2.2018
Cemaatleri kapatalım mı ya da köyün delisine sormayalım mı?
31.1.2018
Savaş karşıtı değilsiniz!
24.1.2018
Savaşa hayır mı? Hayırdır inşallah!
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8
Emlak8.Net