Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Barış Pınarı Harekâtı, filtresiz diplomasi ve yansımalar


22.10.2019 - Bu Yazı 162 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eskiden “dış güçler” tabiri ile terörün dışarıdan aldığı desteğe vurgu yapılırdı. Lakin o zamanlar henüz klasik diplomasi yürürlükteydi.

Mesela terör örgütünün 1 numaralı silah tedarikçisi olan ülkenin devlet başkanı ülkemize gelir, yüzümüze baka baka “Türkiye’nin terörle mücadelesini destekliyoruz” türünden laflar ederdi.

Diplomasi uzun yıllar; renk vermeme, asıl düşündüğünü aksettirmeme, söylediğinin tam zıddını yapma, yaptığının aksini söyleme gibi bir takım jestler demeti içerisinde icra edildi. Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından yavaş yavaş terk edilen klasik diplomasi artık yerini filtresiz diplomasiye bırakmış gözüküyor.

Filtresiz diplomasinin günümüzde en önemli temsilcisi ABD Başkanı Donald Trump. Türkiye’nin terörle mücadele kapsamında Suriye’nin kuzeyine gerçekleştirmiş olduğu “Barış Pınarı Harekâtı” devam ederken Trump’ın art arda yaptığı açıklamalar, attığı tweetler filtresiz diplomasinin örneklerini sunuyor.

Trump birbirini takip eden birkaç cümle içinde; Türkiye’yi çok sevdiğini, PKK’yı desteklediklerini, Türkiye’nin operasyonu sebebiyle Suriye’nin kuzeyinden çekildiklerini ve çekildikleri yerlere Türkiye girdiği için Türkiye’yi ekonomik olarak mahvedebileceklerini söylüyor.

Trump böyle de diğerleri ondan aşağı mı kalıyorlar?

ABD’li senatörlerden AB ülkelerine Arap Birliğinden İsrail’e kadar çeşitli kişi, ülke ve kurumlar tabir yerindeyse anadan üryan açıklamalarla Trump’a eşlik ediyorlar.

AB ve Arap Birliği, harekâtı dümdüz “işgal” olarak tanımlıyor.

İsrail biraz daha ileriye gidiyor. İsrailli bir üst düzey yetkiliye ait olduğu iddia edilen açıklama haber sitelerinde şöyle boy gösterdi mesela: “İsrail olarak Türk askerlerine karşı askeri bir eylemde bulunamayız ama Türk askerine karşı Kürtlere (PKK-PYD-SDG teröristlerini kast ediyor) silah sağlamak başta olmak üzere farklı destekler verebiliriz.”

Filtresiz diplomasi, bir durum tespiti kuşkusuz. Yoksa hiçbir şeyi daha kolay anlaşılır kılmıyor. Klasik diplomasiden bildiğimiz maskeli ikiyüzlülüğün kendisini müstehcen dışavurumu sadece.

Türkiye 40 yıldır terörle mücadele ediyor ve ödediği bedel ortada.

Bütün mesele Türkiye açısından iç barışını da tehdit eden terör örgütünü bir tehdit olmaktan çıkarmak. Yine de Türkiye içerisinde konuya ilişkin görüş ayrılıkları var.

Bir kesim harekâtın olmazsa olmaz gerekliliği noktasında devlet gibi düşünüyor. Diğer bir kesim tamamen karşı çıkıyor. Türkiye’nin askerî müdahale ile beka sorununu çözemeyeceğini bunun tek şartının diyalog olduğunu ileri sürüyorlar. Her iki kesime de beli bir mesafe ile yaklaşan üçüncü bir kesim daha var. Onlar hem terör örgütünün Türkiye içinde taşıdığı tehdidin farkındalar hem yumuşak gücün önemini biliyorlar. Öte yandan olası risklerden endişe duyuyorlar. Belki yaklaşım çeşitliliği olarak bundan fazlası da vardır. Ben üçe indirmenin pratik olduğunu düşündüğüm için sayıyı bu kadarla sınırlı tuttum.

Türkiye ya da herhangi bir ülke böyle bir tehdit ile karşı karşıya kaldığında onu bertaraf etmek için farklı tarz-ı siyasetleri hayata geçirebilir. Askerî seçenek, seçeneklerden birisidir. Bir diğeri diyalog ve yumuşak güç unsurlarının devreye sokulmasıdır. Mesela “Çözüm Süreci” böyle bir tarz-ı siyasetti. Ne var ki tam da Türkiye’nin bugün harekât düzenlemek zorunda kaldığı Suriye topraklarında yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin büyük bir çaba göstererek çözmek için uğraştığı meseleyi düğümledi. Dolayısıyla kolayca “içeriyi halledelim dışarısı hallolur” diyemeyeceğimiz bir manzara ile karşı karşıya kaldık. Zira tam da içeride halledilebileceğini düşündüğümüz mesele PKK’nın “Yaşasın Rojava Devrimi” sloganları eşliğinde içinden çıkılmaz hale getirildi. PKK’nın Türkiye toprakları dışında kazandığı mevzi, PKK’ya içeride hendek ve çukur kazdırdı.

Sonrasında yaşananlar herkesin malumu ve bugün buraya geldik.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirmiş olduğu harekâtın gerekçesi açık ve aşikâr. Terör örgütünün varlığı ve yarattığı tehdit somut. Türkiye değil X ülkesi olsa sınırında devlet altı irrasyonel silahlı gruplara müsaade etmez. Kaldı ki bu gruplar Türkiye’nin 40 yıldır mücadele ettiği terör örgütünün alfabetik bir illüzyona başvurarak isimlendirdiği bağlı/bağlantılı unsurları. Öte yandan Türkiye’nin iç barışını koruması her şeyin üzerindedir. Türkiye’nin beka sorunu yaşamaması ve selameti iç barışını koruması ile mukayyettir. Her ihtilafı her görüş ayrılığını içeride cepheleşmek için bir fırsat bilmek Türkiye’nin hayrına değildir. İfade, sahibinin gerçek niyet ve beyanı olarak masumdur. Hürriyeti asıldır. Bir mücadelenin haklı gerekçeleri yanında o mücadelenin yürütülme biçimi de haklılığını koruması için elzemdir. Türkiye haklı gerekçelerini dışarıda tüm dünyaya anlatırken içeride son derece özgüvenli özgür bir ortam tesis ettiği takdirde makul ve meşru pozisyonunu koruyacaktır.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
15.11.2019
Mahallenin Kemalizm tartışmasına katkı
9.11.2019
Ziya Selçuk Detachment’ı izlemiş midir?
1.11.2019
Eğitimdeki anlam boşluğu ve yanılsamalar
22.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı, filtresiz diplomasi ve yansımalar
27.09.2019
Hafize Ana, Beethoven ve yeni zil sesi
26.07.2019
Prekaryalaşan öğretmenler ve özel okul gerçeği
1.06.2019
Kapılar ardında değil, kamusal alanda!
22.05.2019
Yeni ortaöğretim modeli hakkında ilk izlenimler
19.05.2019
Bir savaş terimi olarak eğitim
14.05.2019
Belgeselde izleseniz ağlardınız, ne bu gaddarlığınız?
26.4.2019
Özgür eğitim sohbetleri
11.4.2019
Eğitim hepsine papatya çizdirmek için var zaten!
31.3.2019
Eğitimde sorunu bilmeden çözümü bulmak!
22.3.2019
arrant ile vurdular! biz Egg Boy ile dayanışacağız!
14.3.2019
Eğitimi kavrayışımız yüz yıl öncesinin gerisinde!
7.3.2019
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
21.2.2019
Çünkü herkes kendinden firardadır
18.2.2019
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın STK raporu
26.1.2019
’12 yıl zorunlu eğitim çok fazla’ ya da bir manşetin analizi
23.1.2019
Ziya Selçuk ve Süpermen’in pelerini
31.12.2018
Öztürk, Bauman, Rorty: Özgürlüğü korumak
25.12.2018
Katı olan her şey buharlaşıyor
16.12.2018
Milli Eğitim Bakanı popstar değil ki!
9.12.2018
Toplumun ekosistemini korumak
6.12.2018
Sahteliğin gerçekliğe dönüşmesi
17.11.2018
Kürşat Bumin’in ardından
2.11.2018
Teoman Duralı ve İlber Ortaylı ne dediler?
30.10.2018
Öğrenci andı ya da hani bilimsellik, nerede pedagoji?
11.10.2018
Yüzüklerin Efendisi sendromu ve Türkiye’de eğitim
5.10.2018
Godo’yu beklemek ya da 15 Ekim’i beklemek
3.10.2018
MEB’in ve YÖK’ün öğretmen yetiştirme sevdasına bir derkenar
20.9.2018
Ne o Maduro’yu da mı ayıplayamıyoruz!
20.9.2018
Eğitime yaklaşımımız: “Muz yiyim ama çilek tadı gelsin!”
12.9.2018
O zaman kopsun kıyamet!
11.9.2018
MEB’in en zor günü: 18 Ocak Cuma
29.8.2018
İnsanlar çocuklarına nasıl ihanet ederler?
22.8.2018
Mel Gibson, Malik Bin Nebi ve bayramlık sorular
15.8.2018
Kriz sıra dışı değil, sıra dışı olan…
8.8.2018
MEB’in eylem planı
1.8.2018
Ya inşa ederiz ya da sürükleniriz!
25.7.2018
Eğitimde çözüm mesele edildiği kadardır
18.7.2018
Yeni papaz eski rahipmiş
11.7.2018
Ziya Selçuk dikensiz gül bahçesine girmiyor!
4.7.2018
Olay gerçekleştikten sonra bilgeleşmek!
27.6.2018
24 Haziran sonrasını düşünmek
22.6.2018
Büyük çoraklık, seçimler ve esas kaybeden
20.6.2018
Bu çoraklığa siyaset ne yapsın seçim ne yapsın!
13.6.2018
Sivil toplum, seçimler ve ördek tüyü
6.6.2018
Dünya Kupası, istavroz ve yeni tip sekülerleşme
16.5.2018
Kudüs elbette Selahaddin’ine kavuşacak!
9.5.2018
Endüstri 4.0 peki teknomania kaç sıfır?
2.5.2018
Gökyüzüne bakamayan çocuklarımız var
25.4.2018
996 bin başvuru bize ne söylüyor?
18.4.2018
Beyaz Türk olsam MEB’e teşekkür ederdim!
11.4.2018
Öğretmenin performansı değil prekarizasyonu
5.4.2018
'Ev zencisi', 'tarla zencisi' ve öğretmenler
28.3.2018
O bıçak aslında bana saplanmıştır!
21.3.2018
Finlandiya’yı yedirtmeyiz!
14.3.2018
Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!
8.3.2018
MEB’in “marka değeri”
28.2.2018
Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?
21.2.2018
Okulda katliam var!
7.2.2018
Cemaatleri kapatalım mı ya da köyün delisine sormayalım mı?
31.1.2018
Savaş karşıtı değilsiniz!
24.1.2018
Savaşa hayır mı? Hayırdır inşallah!
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive