Ali Saydam

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Bizim yanımıza bırakmayacaklarmış…


26.12.2017 - Bu Yazı 552 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yıllardır CHP yönetimini CHP’liler dahil neredeyse herkes, gündemi belirleyemedikleri, iktidarın gündemini izleyip durmadan Cumhurbaşkanına ve hükümete saldırmaktan başka bir şey yapmadıkları için eleştiriyorlar ya…

“İktidar ne yaparsa karşı çıkarız; seçmenimiz bizden bunu istiyor” diyorlar ya… Kudüs Zaferi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a büyük puan kazandırdı ya…

Hadi öyle bir şey bulalım ki herkes bizi konuşsun, diye bir 18 adakonusunu tutturuvermişlerdi… Bu arada fena aşağılandılar Yunan Bakan tarafından. ”Gelin de alın!” deyivermiş adam…

Bu yanlış ataktan son KHK tartışmalarının gürültüsü sayesinde çaktırmadan vazgeçecekler gibi görünüyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın, KHK’da yer alan 121. maddeye ilişkin olarak “Bu karar sadece 15 ve 16 Temmuz için geçerlidir” açıklamasından önce, CHP’nin 696 sayılı KHK’nin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gideceği yolundaki haber basına yansımıştı. Mahir Ünal’ın, açıklamasının CHP’yi bu kararından döndürmeyeceğinin ilk işaretini CHP milletvekili Haluk Pekşen şu sözleriyle vermiş: “Artık hiç kimsenin can güvenliği yoktur. (…) KHK’deki maddede ’15 Temmuz’la sınırlı’ demiyor.” (Belli ki CHP, yine rota belirleyen ‘stratejik’ yaklaşımla değil, parti açısından gelişmelerin ruhuna denk düşen, anlık ve ‘taktik’ aksiyonlarla muhalefet etmeye devam edecek. Oysa her iki KHK’nın da pratik bir gereklilikten yola çıktığı çok açık. Ancak çözüm getiren her yaklaşım, reddiyesini de peşinde getiriyor. Adında ‘Adalet’ olan bir partinin adaletsizliğe, veya somut olarak ifade edilecek olursa, eline silah alanın terörist avına çıkmasına, iktidarının bekası için müsaade etmeyeceğini; terör zanlıların tulum içinde getirildiği mahkemelere, tecavüzcülerin duruşmalara grand tuvalet katılıp iyi halden yararlandırılacaklarına hiç ihtimal vermiyorum.)

18 ada konusundan KHK tartışmalarına savrulan CHP’nin, alt alta yazıldığında beceriksizlik ve yol yöntem bilmezlik olarak siyasi iletişim tarihine geçecek çıkışları; bir iç tutarlılıktan yoksun olduğu için artık mizahi taktikler halinde sürdüren Kemal Bey ve iki fedaisi, insanda ‘Hay Allah’ dedirten bir tür acıma hissinden başka bir şey uyandırmıyorlar.

Sade onlar mı? Ülkemizin endişeli modern ecnebi Türk aydınları da benzer duygular uyandırmaya başladı artık.

Türkiye’de olup biten iyi şeylerden duydukları aşırı rahatsızlığı görmemek mümkün değil. Türkiye’nin dünyadan tecrit olduğunu söyleyip dururken, önce İslam İşbirliği Teşkilatında elde edilen ortak yaklaşımı, sonra da Birleşmiş Milletler’de Türkiye’nin sağladığı başarıyı küçümsemek için ne yapacağını şaşıran endişeli modern tayfası, şu sıra bir de “Bunu bizim yanımıza bırakmazlar!”dan “Bunu sizin yanınıza bırakmazlar!”a döndüren muhabbeti koyultmuşlardı ki, bu KHK tartışmasıyla rasgele kullandıkları direksiyonu hızla kendilerine gaz verecek olan başka bir yöne doğru çevirdiler.

İnsan Türkiye’nin kurtuluşu için yola çıkan ve elindeki somut imkânlara göre değil, inancına göre hareket eden, yedi düvele meydan okuyan ve “Bunu yanıma bırakırlar mı acaba?” diye aklından bile geçirmemiş olan Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu partiyi ne hale getirmişler, diye düşünmeden edemiyor… Vah ki vah!...

Allah encamlarını hayır eylesin…

  • Ruhun şâd olsun Melih Kibar… 
  • Bir müzik, bir reklam filmini bu kadar mı iyi taşır… Kalben’in şöhretine şöhret katmış olan Allianz reklamı da böyleydi mesela… Bugünlerde de Halkbank reklamı müthiş bir çıkış yapıyor…
  • Rahmetli Melih Kibar’ın tüm parçalarını bildiğimi sanırdım. Bu kaçmış demek ki dikkatimden. Adı ‘Sessiz Veda’… Öğrendiğim kadarıyla Melih, Çiğdem Talu’yu kaybettikten sonra bestelemiş bu parçayı… Bana sorarsanız, kesinlikle pop klasikleri içinde yerini alacaktır. Spotify’da bir güzel dinleyin. Bana hak vereceksiniz.
  • Halkbank zamanlaması son derece doğru seçilmiş bir kurumsal algı filmiyle kendini çok iyi ifade ediyor. Filmin adı ‘Halk adını taşımak’…
  • İzlemiş olanlar hatırlayacaktır; insanlara verilen adların onlara yansıttığı bir tür sorumluluktan söz ediliyor filmde. Adı Çetin olan bir inşaat işçisi, Bilge adında bir öğretmen, Yüksel adında bir yönetici adayı, Umut adında bir marangoz, isimleriyle yarattıkları beklentiyle uyumlu bir dünya duruşu sergilemektedirler. O halde adında Halk olan bir banka da buna uygun duruş sergileyecektir… Kilit mesaj bu söylem ekseninde oluşturulmuş…
  • Bizce de gayet başarılı bir iş yapılmış. Özellikle müzik seçimi sayesinde Halkbank’ı takdir ediyor, Melih Kibar’ı da özlemle anıyoruz…
.

Facebook Yorumları

Kod8
17.7.2018
Tersi olsaydı yer gök inlerdi
14.7.2018
Kolay olmasa da ‘olacak’!..
12.7.2018
Önce insan sonra Bakan olmak…
7.7.2018
Tarihî kırılmanın tarihî konuşması
5.7.2018
Futbolun süperleri, Süper Lig’in itibarı
3.7.2018
Batı, batılığını yapmayı sürdürüyor
28.6.2018
Şaka gibi…
23.6.2018
Son düzlüğe girmişken
19.6.2018
‘Şimdi yeni şeyler söylemek lazım’…
16.6.2018
“Körlerle sağırlar birbirlerini ağırlar”…
14.6.2018
Güven duygusu her şeydir, vaat değil…
12.6.2018
7,4’ü adam gibi anlatmak gerekmez mi?
9.6.2018
Topu birden geliyor… Türkiye direniyor…
7.6.2018
Türkiye markalarının daha gidecek yolları var
31.5.2018
Kemal bey için kötü haberler
26.5.2018
“Türkiye piyasalarla inatlaşmayacak”
24.5.2018
“O masada birilerinin kolu hep kalır…”
22.5.2018
Bakın düğmeye nasıl basılmış?
19.5.2018
Bu ne subjektivist bir uçuştur…
17.5.2018
Muharrem bey, HDP’yi hükümete alacak mı?…
12.5.2018
‘West against Erdoğan’
10.5.2018
“Korkaklar köle olur, cesurlar efendi!…”
8.5.2018
Şimdi o üç kavramı anlatma zamanı…
5.5.2018
İnce ne kadar ciddiye alınmalı…
3.5.2018
‘Acezenin ittifakından korkarım’…
1.5.2018
Kılıçdaroğlu neden aday değilmiş?
28.4.2018
Millî irade ile dalga geçmek tehlikelidir…
26.4.2018
Köprüden önceki son çıkış…
24.4.2018
FETÖ’nün adayı kim olacak…
21.4.2018
‘Haziranda bu ülkeye huzur gelecek’…
19.4.2018
‘Mahşerin Dört Atlısı’na cevap!...
17.4.2018
‘Washington, medyayı kullandı!’..
14.4.2018
‘Başaramayacaksınız!’…
12.4.2018
Bir akıl tutulmasıdır gidiyor…
10.4.2018
Hüsnükuruntu ile temenni arası bir şey…
7.4.2018
Bir siyasetçinin elinde sadece iki silahı vardır…
3.4.2018
Emir kipiyle mesaj olmaz!..
29.3.2018
Kim ‘Kuvay-ı Milliye’?..
27.3.2018
Kılıçdaroğlu’ndan yerli ve millî kömüre destek (!)..
22.3.2018
Son noktayı Cumhurbaşkanı koydu...
18.3.2018
Müphemiyeti hep Cumhurbaşkanı mı çözecek?
15.3.2018
Medya, kederli insanları merak edenleri özellikle sever
10.3.2018
CHP Lideri, ölçüyor mu acaba?..
8.3.2018
Benzersiz bir ödül gecesiydi…
6.3.2018
Vicdanî kabule tarihi örnek…
1.3.2018
Deutsche Bank için mesele bile değilmiş gibi…
27.2.2018
Lider, önseçimle mi belirlenir?..
22.2.2018
Bürokrasiyi 2019’a hazırlamak…
13.2.2018
Yalancının mumu yatsıyı beklemedi
8.2.2018
‘Evrensel doğrular’ ve reel politika…
6.2.2018
‘Garp Cephesinde Yeni Bir şey Yok’…
1.2.2018
Kurultay da kurtarmayacak sanki…
25.1.2018
Emperyal güç olmak böyle bir şey
23.1.2018
Sahada kazanılanı masada kaybetmemek için
4.1.2018
Dönercide de Kripto var artık…
26.12.2017
Bizim yanımıza bırakmayacaklarmış…
21.12.2017
Az Star Wars, üstü Ertuğrul…
17.12.2017
‘Tarzan zor durumda’…
14.12.2017
İnsanın içi açılıyor…
12.12.2017
Asap bozucu durumlar…
7.12.2017
‘Etkileyiciler’i etkileyebilmek
2.12.2017
Zarrab, 30 yıl sonra hangi Hollywood filmine konu olacak?
14.11.2017
Karar vermek bir şiddet olayıdır…
9.11.2017
‘Avrasya’ya hâkim olan dünyaya hâkim olur!’
31.10.2017
Kim kimin için ‘büyük tehlike’ acaba?..
26.10.2017
Diriliş’in ruhu, İyi Parti’ye ilham olur mu?
21.10.2017
Suriyelilerin iletişimini kim yapacak?..
17.10.2017
Tanıtım Ajansı algıyı da yönetmeli
14.10.2017
Zorunlu hareketlerden artistik hareketlere…
12.10.2017
Haberler bir araya gelince gerçek ortaya çıkar…
10.10.2017
AK Parti hangi ayarları arıyor?
5.10.2017
Bedelsiz siyasetin kör alıcıları
3.10.2017
Meltem Cumbul Hanım'ın suçu yok…
28.9.2017
Kuzey Kürdistan neresi acaba?..
24.9.2017
CHP bir fırsatı daha kaçırmak üzere
21.9.2017
Başlangıç çok iyi! Peki, sonrası?..
14.9.2017
PR reklam eş değeri ile ölçülmez
12.9.2017
Melanet bulutları üstümüzde dolaşırken…
9.9.2017
Mertlik ve siyaset ne kadar bağdaşır?..
7.9.2017
İttifak olmadan olmaz; ama hangi ittifak?
5.9.2017
‘İlericiler’ ‘gerici’ oldular…
29.8.2017
Keşke…
26.8.2017
Sadece söylenmek, siyasi ikbal getirmez
24.8.2017
Bir cacık olur mu?..
22.8.2017
Almanya ne zaman rahat durmaya başlar…
19.8.2017
Trump’ın ‘satranç tahtası’…
15.8.2017
Şimdi zafer sarhoşluğundan uyanma zamanı…
12.8.2017
‘Devletin temeli millî kültürdür!’…
10.8.2017
Bu ne yaman ikiyüzlülüktür...
8.8.2017
“Ben nerede duruyorum?”..
5.8.2017
Almanya, Almanya…
3.8.2017
ABD’nin Türkiye’de algısı yerlerde…
1.8.2017
İslam Dünyası iletişimin önemini nasıl kavrayacak?…
29.7.2017
Neredesiniz?…
27.7.2017
İş üç nalla bir ata kalmış…
25.7.2017
Şimdi ‘Detant’ zamanı…
22.7.2017
Almanya fırça atacak, biz hizaya gireceğiz…
20.7.2017
Yalancının mumu yatsıyı bile beklemedi…
13.7.2017
Tecrit kırılıyor
11.7.2017
Türkiye yine çok oluyor…
8.7.2017
Bağımsız yargının iletişimi de bağımsız olmalıdır
6.7.2017
Bana arkadaşını söyle...
1.7.2017
Bu ne yaman şizofrenidir…
29.6.2017
‘Bozulma’nın ilacı ‘Organik İletişim’…
24.6.2017
Arter’in rekoru kolay kolay kırılamaz
20.6.2017
‘Adalet erdemlerin itidalidir’…
17.6.2017
Yollar yürümekle aşınmaz…
15.6.2017
Tek çıkış yolu, provokasyona gelmemektir…
13.6.2017
Ertuğrul’dan erdem dersi
10.6.2017
İletişimde başarının sırrı: Beklenti yönetimi…
8.6.2017
’15 Haziran’da darbe olacak’ (!)…
6.6.2017
Geleceğimizin garantisi geçmiştedir
3.6.2017
Trump neden ‘kodlamadan’ konuşuyor!..
1.6.2017
530 bin dolar ne ki? Hedefi büyütmek gerek!..
30.5.2017
Ufuk turu…
25.5.2017
Çin'in puanını düşürseniz ne olur düşürmeseniz ne olur…
23.5.2017
Cumhurbaşkanı ‘başlama vuruşunu’ yaptı…
18.5.2017
“İyi ki Erdoğan var”…
16.5.2017
Türkiye’ye sahte röportaj suçlaması kayaya çarptı…
13.5.2017
İletişimin olmazsa olmazı: Değerlerle didişmemek!..
11.5.2017
‘Hayaller Hollywood, gerçekler Eminönü…’
9.5.2017
‘Parti içi demokrasiyi getiren benim!’..
6.5.2017
Abdullah Gül noktayı koydu
4.5.2017
‘Nerede kalmıştık?...’
2.5.2017
Dilini kaybeden her şeyini kaybeder…
27.4.2017
Macron’la birlikte kim kazanacak?.
25.4.2017
Türkiye’yi tecrit etmek isteyenlere inat
22.4.2017
Alt alta okuyunca fıkra gibi…
20.4.2017
YSK mühür iletişimini yönetmeli …
18.4.2017
İyi bir ‘kaybeden’ olmayı bilmek…
15.4.2017
‘Evet’ çıkarsa ülkeyi terk etmeyi düşünenlere..
13.4.2017
Evet arttıkça, manipülasyon iddiası da artıyor..
11.4.2017
Araştırma şirketlerinin yeni sınavı..
8.4.2017
‘Kontrollü Darbe’ kime hizmet etti?..
6.4.2017
Sigortanın sigortası atmak üzere…
4.4.2017
Bir kriz nasıl yönetilmez…
1.4.2017
Ne dersiniz Binnaz Hocam?
28.3.2017
Türkiye’ye gel ve kendi hikâyeni keşfet!…
25.3.2017
Çok naz âşık usandırırmış…
24.3.2017
Kadıköy’ün rengini kararsızların kararı belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8