Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Ali Saydam

Yeni Şafak



Bookmark and Share

‘Evrensel doğrular’ ve reel politika…


8.2.2018 - Bu Yazı 334 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ozamanki unvanıyla Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıktığında, ya da Erzurum ve Sivas kongreleri sırasında, önce TBMM’yi hedeflediğini birkaç yıl sonra, Kurtuluş’u da arkasına alarak Padişahlığı da ortadan kaldırıp Cumhuriyeti ilan etmek için her türlü mücadeleyi vereceğini ayan beyan söyleseydi ne olurdu acaba?..

Bu durumu neden dile getiriyorum?..

Şundan…

Evrensel doğruların ‘zaman ve mekân’ı yok kabul ederek, her zaman ve her yerde savunulması gerektiğini iddia eden belli bir ‘aydın’ türünün, bu hususta ileri sürdüğüm reel politik tutumla ilgili olarak verecek fikrî yanıt bulamayıp çare olarak sosyal medya ortamında küfre başvurmayı tercih etmelerine yanıt olsun diye değil, bu bahiste iyi niyetli münevverlerin kavram kargaşası yaşamamalarına destek olmak adına konuya değinmekte yarar vardır. Bu nedenle evrensel doğrulara da halel getirebilecek olan bu sakız çiğneme biçimini, işin bu tarafıyla değil, siyasi iletişimin reel politik vizyonuyla bağı açısından bir kez daha dile getirmekte yarar var:

“Her söylediğin doğru olsun her doğruyu her zaman her yerde söyleme” şeklindeki temel ilişki ve iletişim ilkesini siyasi iletişim bağlamında hiçe sayarsanız, birden bire kendinizi halk tabanından kopuk, uzay boşluğunda kulaç atarken bulabilirsiniz. Bu durum bireysel ilişkilerde bile geçerlidir.

Yalan söylemenin kötü bir şey olduğu evrensel bir doğru ve genel bir ahlak ilkesidir. Doğru mu?

Doğru tabii ki…

Şimdi kendinize ve çevrenizdekilere bir bakın… Hayatı boyunca falan değil, sadece son 15 gün içinde hiç yalan söylememiş kaç kişiye rastlayacaksınız… Beyazına ya da pembesine kavuşmuş yalanlardan başlayarak ‘Bu kadar da olmaz ki!” dedirten yalanlara uzanan skala içerisinde kendinizi, örneğin çocuğunuzla olan temasınızdaki gerçek dışı ifadelerinizle bir hatırlayıverin.  Küçük çocuklarla birlikte yaşayan hemen herkes mutlaka o ‘beyaz yalanlardan’ birine sığınmak durumunda kalmıştır. Ya da sevdikleri ya da saydıklarıyla ilişkilerinde bildiğiniz ve her zaman işe yarayan ‘pembe yalanlara’…

Siz gündelik yaşamınızda evrensel doğruları acaba nerelerde bırakmış olabilirsiniz?.

Dünya görüşünüzde savaşa, insan hayatına son vermeye karşı çıkmanın evrensel doğrular sıralamasında ön sıraya koyarken, evinizden içeriye yatak odanıza kadar girip ailenizin, çoluğunuzun çocuğunuzun hayatına kasteden hırsızı ne yapacaksınız?.. Kadın cinayetlerine ilişkin neredeyse her gün ruhumuzu boğan haberlerin müsebbibi olarak ekranlarda gördüğümüz insanımsıların evrensel hukuktaki konumlarıyla ilgileniyor muyuz?

Mecliste milletvekillerin fikirlerini özgürce ifade etmelerini savunmak evrensel bir doğru olabilir; milletvekili yemininde de yer alan ülkenin bölünmez bütünlüğünü hiçe sayarak, terörün pençesinde can verenlerin katillerinin özlemi olan Kürdistan’dan söz eden bir vekili, iç tüzük gereklerini uygulayarak para ve meclisten bir süreliğine uzaklaştırma cezasına çarptırmayacaksınız da ne yapacaksınız?.. Beyefendinin politik vizyonu gerçekleşsin diye hayallenip çabaladığı o Kürdistan için kaç canın gideceğini bile bile, aynı durumdaki hangi devlet izin verecektir? ‘Meclis çatısı altındaki özgürlük’ kavramına ilham veren evrensel bir doğrunun suiistimal edilmesinden söz etmiyorum bile. İki tarafı keskin bıçağın öteki yüzüdür bu konu.

Ülke 15 Temmuz sonrası içine düştüğü yaman çelişkilerden kurtulmak için debelenirken OHAL gibi çeşitli uygulamalarda destek almaya çalışabilir. Bu durum karşısında evrensel özgürlükleri savunmak tabii ki doğrudur; ancak ‘üslubu’ ve ‘zamanlama’yı ne yapacaksınız? Hadi Sayın Kılıçdaroğlu gibi bir süre önce Alman Focus dergisine verdiğiniz demeci tekrarlayın ve deyin ki “Türkiye’de mal ve can güvenliği yoktur!”… Yani “Ey Almanlar, Türkiye’ye gelmeyin. Turizm çöksün!”

‘Zamandan ve mekandan soyutlanmış’ evrensel doğruların betonlaştırılarak dayatıldığı ve bir aşağılık kompleksi olarak görülmesine bile aldırılmadan ayan beyan, üstelik kibirle sergilenen Batı hayranlığının iç içe geçtiği, birbirlerini besledikleri bir dönemden geçiyoruz.  Hangisi nerede başlıyor, hangisi nerede diğerinin yerini alıyor, iyice bakmak lazım. ABD ve Anglosakson kültürü kendi doğrularını yıllardır dünyaya ve Türkiye’ye Hollywood ve bilişim ürünleriyle dikte edip duruyor. Bu sayede de ABD doğruları, evrensel doğrularmış gibi algılatılabiliyor…

Önüne konan her yemeği yemeyip sorgulayan bir münevver kitlesi yetiştirmedikçe, kendi kültür ve değerlerimizden kaynaklanan ortak ruhî şekillenmemize sahip çıkmadıkça, evrensel değerleri savunma adına ihanetin sınırına kadar gelip dayanabiliriz… Sizi, bu sınıra kaymaktan kendiniz koruyabilirsiniz ancak. Tutunduğunuz değerlerinizle.

.

Facebook Yorumları

reklam
19.5.2018
Bu ne subjektivist bir uçuştur…
17.5.2018
Muharrem bey, HDP’yi hükümete alacak mı?…
12.5.2018
‘West against Erdoğan’
10.5.2018
“Korkaklar köle olur, cesurlar efendi!…”
8.5.2018
Şimdi o üç kavramı anlatma zamanı…
5.5.2018
İnce ne kadar ciddiye alınmalı…
3.5.2018
‘Acezenin ittifakından korkarım’…
1.5.2018
Kılıçdaroğlu neden aday değilmiş?
28.4.2018
Millî irade ile dalga geçmek tehlikelidir…
26.4.2018
Köprüden önceki son çıkış…
24.4.2018
FETÖ’nün adayı kim olacak…
21.4.2018
‘Haziranda bu ülkeye huzur gelecek’…
19.4.2018
‘Mahşerin Dört Atlısı’na cevap!...
17.4.2018
‘Washington, medyayı kullandı!’..
14.4.2018
‘Başaramayacaksınız!’…
12.4.2018
Bir akıl tutulmasıdır gidiyor…
10.4.2018
Hüsnükuruntu ile temenni arası bir şey…
7.4.2018
Bir siyasetçinin elinde sadece iki silahı vardır…
3.4.2018
Emir kipiyle mesaj olmaz!..
29.3.2018
Kim ‘Kuvay-ı Milliye’?..
27.3.2018
Kılıçdaroğlu’ndan yerli ve millî kömüre destek (!)..
22.3.2018
Son noktayı Cumhurbaşkanı koydu...
18.3.2018
Müphemiyeti hep Cumhurbaşkanı mı çözecek?
15.3.2018
Medya, kederli insanları merak edenleri özellikle sever
10.3.2018
CHP Lideri, ölçüyor mu acaba?..
8.3.2018
Benzersiz bir ödül gecesiydi…
6.3.2018
Vicdanî kabule tarihi örnek…
1.3.2018
Deutsche Bank için mesele bile değilmiş gibi…
27.2.2018
Lider, önseçimle mi belirlenir?..
22.2.2018
Bürokrasiyi 2019’a hazırlamak…
13.2.2018
Yalancının mumu yatsıyı beklemedi
8.2.2018
‘Evrensel doğrular’ ve reel politika…
6.2.2018
‘Garp Cephesinde Yeni Bir şey Yok’…
1.2.2018
Kurultay da kurtarmayacak sanki…
25.1.2018
Emperyal güç olmak böyle bir şey
23.1.2018
Sahada kazanılanı masada kaybetmemek için
4.1.2018
Dönercide de Kripto var artık…
26.12.2017
Bizim yanımıza bırakmayacaklarmış…
21.12.2017
Az Star Wars, üstü Ertuğrul…
17.12.2017
‘Tarzan zor durumda’…
14.12.2017
İnsanın içi açılıyor…
12.12.2017
Asap bozucu durumlar…
7.12.2017
‘Etkileyiciler’i etkileyebilmek
2.12.2017
Zarrab, 30 yıl sonra hangi Hollywood filmine konu olacak?
14.11.2017
Karar vermek bir şiddet olayıdır…
9.11.2017
‘Avrasya’ya hâkim olan dünyaya hâkim olur!’
31.10.2017
Kim kimin için ‘büyük tehlike’ acaba?..
26.10.2017
Diriliş’in ruhu, İyi Parti’ye ilham olur mu?
21.10.2017
Suriyelilerin iletişimini kim yapacak?..
17.10.2017
Tanıtım Ajansı algıyı da yönetmeli
14.10.2017
Zorunlu hareketlerden artistik hareketlere…
12.10.2017
Haberler bir araya gelince gerçek ortaya çıkar…
10.10.2017
AK Parti hangi ayarları arıyor?
5.10.2017
Bedelsiz siyasetin kör alıcıları
3.10.2017
Meltem Cumbul Hanım'ın suçu yok…
28.9.2017
Kuzey Kürdistan neresi acaba?..
24.9.2017
CHP bir fırsatı daha kaçırmak üzere
21.9.2017
Başlangıç çok iyi! Peki, sonrası?..
14.9.2017
PR reklam eş değeri ile ölçülmez
12.9.2017
Melanet bulutları üstümüzde dolaşırken…
9.9.2017
Mertlik ve siyaset ne kadar bağdaşır?..
7.9.2017
İttifak olmadan olmaz; ama hangi ittifak?
5.9.2017
‘İlericiler’ ‘gerici’ oldular…
29.8.2017
Keşke…
26.8.2017
Sadece söylenmek, siyasi ikbal getirmez
24.8.2017
Bir cacık olur mu?..
22.8.2017
Almanya ne zaman rahat durmaya başlar…
19.8.2017
Trump’ın ‘satranç tahtası’…
15.8.2017
Şimdi zafer sarhoşluğundan uyanma zamanı…
12.8.2017
‘Devletin temeli millî kültürdür!’…
10.8.2017
Bu ne yaman ikiyüzlülüktür...
8.8.2017
“Ben nerede duruyorum?”..
5.8.2017
Almanya, Almanya…
3.8.2017
ABD’nin Türkiye’de algısı yerlerde…
1.8.2017
İslam Dünyası iletişimin önemini nasıl kavrayacak?…
29.7.2017
Neredesiniz?…
27.7.2017
İş üç nalla bir ata kalmış…
25.7.2017
Şimdi ‘Detant’ zamanı…
22.7.2017
Almanya fırça atacak, biz hizaya gireceğiz…
20.7.2017
Yalancının mumu yatsıyı bile beklemedi…
13.7.2017
Tecrit kırılıyor
11.7.2017
Türkiye yine çok oluyor…
8.7.2017
Bağımsız yargının iletişimi de bağımsız olmalıdır
6.7.2017
Bana arkadaşını söyle...
1.7.2017
Bu ne yaman şizofrenidir…
29.6.2017
‘Bozulma’nın ilacı ‘Organik İletişim’…
24.6.2017
Arter’in rekoru kolay kolay kırılamaz
20.6.2017
‘Adalet erdemlerin itidalidir’…
17.6.2017
Yollar yürümekle aşınmaz…
15.6.2017
Tek çıkış yolu, provokasyona gelmemektir…
13.6.2017
Ertuğrul’dan erdem dersi
10.6.2017
İletişimde başarının sırrı: Beklenti yönetimi…
8.6.2017
’15 Haziran’da darbe olacak’ (!)…
6.6.2017
Geleceğimizin garantisi geçmiştedir
3.6.2017
Trump neden ‘kodlamadan’ konuşuyor!..
1.6.2017
530 bin dolar ne ki? Hedefi büyütmek gerek!..
30.5.2017
Ufuk turu…
25.5.2017
Çin'in puanını düşürseniz ne olur düşürmeseniz ne olur…
23.5.2017
Cumhurbaşkanı ‘başlama vuruşunu’ yaptı…
18.5.2017
“İyi ki Erdoğan var”…
16.5.2017
Türkiye’ye sahte röportaj suçlaması kayaya çarptı…
13.5.2017
İletişimin olmazsa olmazı: Değerlerle didişmemek!..
11.5.2017
‘Hayaller Hollywood, gerçekler Eminönü…’
9.5.2017
‘Parti içi demokrasiyi getiren benim!’..
6.5.2017
Abdullah Gül noktayı koydu
4.5.2017
‘Nerede kalmıştık?...’
2.5.2017
Dilini kaybeden her şeyini kaybeder…
27.4.2017
Macron’la birlikte kim kazanacak?.
25.4.2017
Türkiye’yi tecrit etmek isteyenlere inat
22.4.2017
Alt alta okuyunca fıkra gibi…
20.4.2017
YSK mühür iletişimini yönetmeli …
18.4.2017
İyi bir ‘kaybeden’ olmayı bilmek…
15.4.2017
‘Evet’ çıkarsa ülkeyi terk etmeyi düşünenlere..
13.4.2017
Evet arttıkça, manipülasyon iddiası da artıyor..
11.4.2017
Araştırma şirketlerinin yeni sınavı..
8.4.2017
‘Kontrollü Darbe’ kime hizmet etti?..
6.4.2017
Sigortanın sigortası atmak üzere…
4.4.2017
Bir kriz nasıl yönetilmez…
1.4.2017
Ne dersiniz Binnaz Hocam?
28.3.2017
Türkiye’ye gel ve kendi hikâyeni keşfet!…
25.3.2017
Çok naz âşık usandırırmış…
24.3.2017
Kadıköy’ün rengini kararsızların kararı belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı