Ali Saydam

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Millî Bağımsızlık’ın bedeli…


25.06.2019 - Bu Yazı 186 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Pazar günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yenileme Seçimleri sonucu, AK Parti adayı Binali Yıldırım, İmamoğlu’nun 806.451 oy gerisinde kaldı ve Başkanlığı kaybeden taraf oldu.

Kaybeden bir taraf daha vardı. O da, AK Parti’nin millî iradenin tecelli etmesini sindiremeyeceğini iddia edenler. İkide bir “Dolar 10 TL olacak” yaygarası yapanlar; “IMF şu tarihte gelecek” diye abuk sabuk tahminlerde bulunanlar ve tüm bunların oluşmasını temenni eden sosyopatlar…

Aslında seçimleri ciddiyet ve derinlikle ele alan herkesin bugün yapması gereken, neyi doğru yaptık da kazandık; neyi yanlış yaptık ki kaybettik sorularını sormaktır.

25 yıldır İstanbul’u, 17 yıldır da Türkiye’yi yöneten AK Parti’nin bu seçimi önde bitirememesi mutlaka incelenmesi ve ders çıkarılması gereken bir fenomendir.

AK Parti’nin bugüne kadar girdiği hiçbir seçimi kaybetmemiş olan lideri Sayın Cumhurbaşkanı’nın kişiliğinde ifadesini bulan ve hâlâ süren ‘güven’ unsuru, ne oldu da bu seçimde AK Parti için eski tesirini gösteremedi?

Seçim öncesi iklimi ve seçim sonuçlarını yorumlamaya çalıştığımız her sefer vurguladık: Cumhurbaşkanı’nın ‘millî bağımsızlık’ konusundaki ısrarı, kendisine karşı olan cephenin sınırlarını Batılı ülkeleri de kapsayacak biçimde genişletmiştir.

Belli bir tarihe kadar Sayın Erdoğan’ı, icraatlarını, Türkiye için çizdiği vizyonu öve öve bitiremeyen Batılı ülkelerin birden tavır değiştirdiğine hepimiz şahidiz.

Peki bu tavır değişikliği ne zaman başladı? Kırılma noktası neresiydi?..

Bu soruyu katıldığım bir toplantıda Almanya Konsolosuna da sordum. Cevabı, gözlemlerimizle örtüşüyordu. ‘Kırılma noktasının başlangıcı’ Davos’taki hadiseydi.

Sayın Erdoğan’ın Başbakanlık yaptığı dönemdeki ‘One Minute’ çıkışı, sadece sözlü bir itiraz değil, siyasi bir tavır da olduğu için hafızalardan hiçbir zaman silinmedi. 2009 yılında Dünya Ekonomi Forumu’nda İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in sözünü kesmesine “one minute” diyerek müdahale etmiş, Peres’i de “Suçluluk psikolojisiyle sesiniz yüksek çıkıyor. Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz” diyerek eleştirmişti.

Batı, işte bu hadiseyi ve Cumhurbaşkanı’nın Türkiye ile ilgili ortaya koyduğu vizyon ve stratejiyi hiç unutamadı ve açıkça kendilerini eleştiren, onlarla aynı safta olmama gücünü kendisinde bulan, yani ülkesinin ‘millî bağımsızlığı’nda ısrarcı bir lideri yıpratmak için çalışmalara başladı. Bugün yaşadığımız Rus S-400’leri ve Amerikan F35’lerle ilgili yaptırım tehditlerini de Erdoğan’ın millî bağımsızlıktaki ısrarı çerçevesinde okumakta yarar var.

Cumhurbaşkanı’nı bu ısrardan vazgeçirebilmek için onu yıpratma yoluna giden Batılı ülkeler, pek çok adım attı, iş birlikleri gerçekleştirdi… Tek tek saymaya bugün yerimiz yok ama sonuncularından bir olan +90 TV’yi hemen hatırlatalım… Almanya, Fransa, İngiltere ve Amerika’nın istihbarat teşkilatlarının Türkiye’ye özel kurdukları, başka bir emsali olmayan şu internet televizyonu… Ya da Gezi’nin devamı, 17-25 Aralık, 15 Temmuz ve de 13 Ağustos’tan sonra peş peşe sahnelenmiş ekonomik ve finansal ataklar… Ya da Doğu Akdeniz’i ısıtmaya yönelik hareketler, Türkiye’nin güneyine yerleştirilmek istenen terör devleti…

Bunlar bir yana, AK Parti’nin yapması gereken özeleştiri yok mu? AK Parti’yi 2002 yılında tek başına iktidara taşıyan ve dış müdahalelere rağmen yıllardır orada tutan, toplumun ortak ruhî şekillenmesinin temelinde yatan kavramlara verdiği önemdi. Bu kavramlar, partinin temel vaatleri, büyük bir yüreklilikle adına da taşıdığı ‘adalet’ ve ‘kalkınma’ kavramlarıdır…

Bu iki üst yapı kavramı toplumun ihtiyacını kavrayan, sahiplenen olmalarının yanı sıra AK Parti’nin tüm icraatları için bir kerteriz noktasıydı. Sayın Erdoğan’ın sağladığı ‘güven’ unsuru, AK Parti’nin bu vaatleriyle birleşince toplumda karşılığını buldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan hâlâ güçlü ve güvenilir lider vasfını muhafaza ediyor. Ancak, otoyol, köprü, metro, inşaat vb. alt yapı çalışmalarına ağırlık verilmesi, toplumsal refaha yönelik kavramların geride kalmasına neden oldu.

CHP adayının, ideolojik olarak bir araya gelme ihtimali olmayan grupları birleştirmesini sağlayan unsur, iletişim, adalet, sevgi, özgürlük, barış gibi üst yapı kavramlarını kullanmış olmasıydı.

Somut alt yapı hizmetinin kendisi, olağan bir görev olarak algılanır. Bu nedenle stratejik bir hedef değildir. Esas olarak Türkiye’de özel olarak pompalanmış ve algılanmış olan ve bir zamanlar AK Parti’yi iktidara taşıyan özgürlükler, adalet meselesi bu seçimde öne çıktı… FETÖ nedeniyle başta adalet olmak üzere pek çok kamu kurumu temelinden hırpalanmıştı. Yani soft (yumuşak) konular ortamının böyle sarsıldığı bir dönemde bu alanı CHP ve diğer cephenin adayına bırakmak stratejik olarak pek doğru sayılmazdı.

Binali Yıldırım, sadece İmamoğlu’na değil, deyim yerindeyse yedi düvele kaybetti. Nefret etrafında birleşmiş ideolojik farklılıkların tavan yaptığı bir gruba yenildi. Bu yenilgi, bir ölçüde millî bağımsızlıktan yana dik duruşun bedelidir…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
25.06.2019
Millî Bağımsızlık’ın bedeli…
7.05.2019
Cehennem yolu iyi niyet taşlarıyla döşeliymiş
11.4.2019
Reform mu devrim mi?
4.4.2019
Bir gerginliktir gidiyor…
2.4.2019
“Her olanda bir hayır vardır”
30.3.2019
Seçimi kimin kazanacağını açıklıyorum!
9.3.2019
8 Mart’ta Suriyeli kadınları kim hatırladı?..
7.3.2019
Araştırmacılar neredesiniz?
5.3.2019
Ekonomiden birilerine kötü haber: Enflasyon düştü!
14.2.2019
Tanzim tuttu, sıra iletişiminde…
8.1.2019
CHP’den kaybetme garantili iletişim stratejisi
29.12.2018
Genel Başkan çam değil orman deviriyor…
6.12.2018
Batı’yı taklit, iletişimde büyük sorun yaratabilir…
29.11.2018
KOBİ’lere evet, KOBİ mantığına hayır!
22.11.2018
CHP bir fırsatı daha tepti…
30.10.2018
Kendimizi kendimize bile anlatamıyoruz...
23.10.2018
Bir Mazıdağı hikâyesi
20.10.2018
Toplumu dikine kesmek…
14.10.2018
Brunson olayından çıkarılacak iletişim dersi
9.10.2018
İttifak akılla kurulur, duyguyla değil
6.10.2018
Zekâ testi: McKinsey
2.10.2018
Yeni Meclis’in açılışı aynı da…
28.9.2018
5N+1K sosyal medya saldırganlarına yenilecek mi?
25.9.2018
50. gün hesabı bir fırsat olabilir
23.9.2018
‘Denge-Disiplin- Değişim’ yakıştı
18.9.2018
Keşke bizde de olsa…
15.9.2018
Heyecan şart
13.9.2018
Kepenk kapatmanın bedeli
11.9.2018
Tam da israfın sırası… (!)
8.9.2018
Şarbon krizini kim yönetiyor?..
6.9.2018
Girişimciler Take-Off’la havalanacak
4.9.2018
Projelerde anlayış değişikliği
1.9.2018
Canlılık yoksa hiçbir şey yok
30.8.2018
‘Türkiye için risk yok!..’
28.8.2018
Hicaz Demiryolu ve yeni dev projeler...
25.8.2018
Özel derse rağmen hüsran…
23.8.2018
Çevre konusunda atılım yılı olabilir
21.8.2018
Proleterleştire- mediklerimizden misiniz?..
18.8.2018
Amma senaryo…
16.8.2018
Bir musibet…
14.8.2018
Bir kez daha şaşıracaklar…
11.8.2018
Milli bağımsızlığın bedeli…
9.8.2018
Siyasi intihar sürüyor…
7.8.2018
Kılıçdaroğlu 10’da 10 yapacak…
4.8.2018
Siyasî iletişimde devrim…
2.8.2018
Şeamet tellalları başaramayacak…
31.7.2018
Kemal bey kaybetmeye mahkûm…
28.7.2018
İstifa, İntihar, İnkâr…
17.7.2018
Tersi olsaydı yer gök inlerdi
14.7.2018
Kolay olmasa da ‘olacak’!..
12.7.2018
Önce insan sonra Bakan olmak…
7.7.2018
Tarihî kırılmanın tarihî konuşması
5.7.2018
Futbolun süperleri, Süper Lig’in itibarı
3.7.2018
Batı, batılığını yapmayı sürdürüyor
28.6.2018
Şaka gibi…
23.6.2018
Son düzlüğe girmişken
19.6.2018
‘Şimdi yeni şeyler söylemek lazım’…
16.6.2018
“Körlerle sağırlar birbirlerini ağırlar”…
14.6.2018
Güven duygusu her şeydir, vaat değil…
12.6.2018
7,4’ü adam gibi anlatmak gerekmez mi?
9.6.2018
Topu birden geliyor… Türkiye direniyor…
7.6.2018
Türkiye markalarının daha gidecek yolları var
31.5.2018
Kemal bey için kötü haberler
26.5.2018
“Türkiye piyasalarla inatlaşmayacak”
24.5.2018
“O masada birilerinin kolu hep kalır…”
22.5.2018
Bakın düğmeye nasıl basılmış?
19.5.2018
Bu ne subjektivist bir uçuştur…
17.5.2018
Muharrem bey, HDP’yi hükümete alacak mı?…
12.5.2018
‘West against Erdoğan’
10.5.2018
“Korkaklar köle olur, cesurlar efendi!…”
8.5.2018
Şimdi o üç kavramı anlatma zamanı…
5.5.2018
İnce ne kadar ciddiye alınmalı…
3.5.2018
‘Acezenin ittifakından korkarım’…
1.5.2018
Kılıçdaroğlu neden aday değilmiş?
28.4.2018
Millî irade ile dalga geçmek tehlikelidir…
26.4.2018
Köprüden önceki son çıkış…
24.4.2018
FETÖ’nün adayı kim olacak…
21.4.2018
‘Haziranda bu ülkeye huzur gelecek’…
19.4.2018
‘Mahşerin Dört Atlısı’na cevap!...
17.4.2018
‘Washington, medyayı kullandı!’..
14.4.2018
‘Başaramayacaksınız!’…
12.4.2018
Bir akıl tutulmasıdır gidiyor…
10.4.2018
Hüsnükuruntu ile temenni arası bir şey…
7.4.2018
Bir siyasetçinin elinde sadece iki silahı vardır…
3.4.2018
Emir kipiyle mesaj olmaz!..
29.3.2018
Kim ‘Kuvay-ı Milliye’?..
27.3.2018
Kılıçdaroğlu’ndan yerli ve millî kömüre destek (!)..
22.3.2018
Son noktayı Cumhurbaşkanı koydu...
18.3.2018
Müphemiyeti hep Cumhurbaşkanı mı çözecek?
15.3.2018
Medya, kederli insanları merak edenleri özellikle sever
10.3.2018
CHP Lideri, ölçüyor mu acaba?..
8.3.2018
Benzersiz bir ödül gecesiydi…
6.3.2018
Vicdanî kabule tarihi örnek…
1.3.2018
Deutsche Bank için mesele bile değilmiş gibi…
27.2.2018
Lider, önseçimle mi belirlenir?..
22.2.2018
Bürokrasiyi 2019’a hazırlamak…
13.2.2018
Yalancının mumu yatsıyı beklemedi
8.2.2018
‘Evrensel doğrular’ ve reel politika…
6.2.2018
‘Garp Cephesinde Yeni Bir şey Yok’…
1.2.2018
Kurultay da kurtarmayacak sanki…
25.1.2018
Emperyal güç olmak böyle bir şey
23.1.2018
Sahada kazanılanı masada kaybetmemek için
4.1.2018
Dönercide de Kripto var artık…
26.12.2017
Bizim yanımıza bırakmayacaklarmış…
21.12.2017
Az Star Wars, üstü Ertuğrul…
17.12.2017
‘Tarzan zor durumda’…
14.12.2017
İnsanın içi açılıyor…
12.12.2017
Asap bozucu durumlar…
7.12.2017
‘Etkileyiciler’i etkileyebilmek
2.12.2017
Zarrab, 30 yıl sonra hangi Hollywood filmine konu olacak?
14.11.2017
Karar vermek bir şiddet olayıdır…
9.11.2017
‘Avrasya’ya hâkim olan dünyaya hâkim olur!’
31.10.2017
Kim kimin için ‘büyük tehlike’ acaba?..
26.10.2017
Diriliş’in ruhu, İyi Parti’ye ilham olur mu?
21.10.2017
Suriyelilerin iletişimini kim yapacak?..
17.10.2017
Tanıtım Ajansı algıyı da yönetmeli
14.10.2017
Zorunlu hareketlerden artistik hareketlere…
12.10.2017
Haberler bir araya gelince gerçek ortaya çıkar…
10.10.2017
AK Parti hangi ayarları arıyor?
5.10.2017
Bedelsiz siyasetin kör alıcıları
3.10.2017
Meltem Cumbul Hanım'ın suçu yok…
28.9.2017
Kuzey Kürdistan neresi acaba?..
24.9.2017
CHP bir fırsatı daha kaçırmak üzere
21.9.2017
Başlangıç çok iyi! Peki, sonrası?..
14.9.2017
PR reklam eş değeri ile ölçülmez
12.9.2017
Melanet bulutları üstümüzde dolaşırken…
9.9.2017
Mertlik ve siyaset ne kadar bağdaşır?..
7.9.2017
İttifak olmadan olmaz; ama hangi ittifak?
5.9.2017
‘İlericiler’ ‘gerici’ oldular…
29.8.2017
Keşke…
26.8.2017
Sadece söylenmek, siyasi ikbal getirmez
24.8.2017
Bir cacık olur mu?..
22.8.2017
Almanya ne zaman rahat durmaya başlar…
19.8.2017
Trump’ın ‘satranç tahtası’…
15.8.2017
Şimdi zafer sarhoşluğundan uyanma zamanı…
12.8.2017
‘Devletin temeli millî kültürdür!’…
10.8.2017
Bu ne yaman ikiyüzlülüktür...
8.8.2017
“Ben nerede duruyorum?”..
5.8.2017
Almanya, Almanya…
3.8.2017
ABD’nin Türkiye’de algısı yerlerde…
1.8.2017
İslam Dünyası iletişimin önemini nasıl kavrayacak?…
29.7.2017
Neredesiniz?…
27.7.2017
İş üç nalla bir ata kalmış…
25.7.2017
Şimdi ‘Detant’ zamanı…
22.7.2017
Almanya fırça atacak, biz hizaya gireceğiz…
20.7.2017
Yalancının mumu yatsıyı bile beklemedi…
13.7.2017
Tecrit kırılıyor
11.7.2017
Türkiye yine çok oluyor…
8.7.2017
Bağımsız yargının iletişimi de bağımsız olmalıdır
6.7.2017
Bana arkadaşını söyle...
1.7.2017
Bu ne yaman şizofrenidir…
29.6.2017
‘Bozulma’nın ilacı ‘Organik İletişim’…
24.6.2017
Arter’in rekoru kolay kolay kırılamaz
20.6.2017
‘Adalet erdemlerin itidalidir’…
17.6.2017
Yollar yürümekle aşınmaz…
15.6.2017
Tek çıkış yolu, provokasyona gelmemektir…
13.6.2017
Ertuğrul’dan erdem dersi
10.6.2017
İletişimde başarının sırrı: Beklenti yönetimi…
8.6.2017
’15 Haziran’da darbe olacak’ (!)…
6.6.2017
Geleceğimizin garantisi geçmiştedir
3.6.2017
Trump neden ‘kodlamadan’ konuşuyor!..
1.6.2017
530 bin dolar ne ki? Hedefi büyütmek gerek!..
30.5.2017
Ufuk turu…
25.5.2017
Çin'in puanını düşürseniz ne olur düşürmeseniz ne olur…
23.5.2017
Cumhurbaşkanı ‘başlama vuruşunu’ yaptı…
18.5.2017
“İyi ki Erdoğan var”…
16.5.2017
Türkiye’ye sahte röportaj suçlaması kayaya çarptı…
13.5.2017
İletişimin olmazsa olmazı: Değerlerle didişmemek!..
11.5.2017
‘Hayaller Hollywood, gerçekler Eminönü…’
9.5.2017
‘Parti içi demokrasiyi getiren benim!’..
6.5.2017
Abdullah Gül noktayı koydu
4.5.2017
‘Nerede kalmıştık?...’
2.5.2017
Dilini kaybeden her şeyini kaybeder…
27.4.2017
Macron’la birlikte kim kazanacak?.
25.4.2017
Türkiye’yi tecrit etmek isteyenlere inat
22.4.2017
Alt alta okuyunca fıkra gibi…
20.4.2017
YSK mühür iletişimini yönetmeli …
18.4.2017
İyi bir ‘kaybeden’ olmayı bilmek…
15.4.2017
‘Evet’ çıkarsa ülkeyi terk etmeyi düşünenlere..
13.4.2017
Evet arttıkça, manipülasyon iddiası da artıyor..
11.4.2017
Araştırma şirketlerinin yeni sınavı..
8.4.2017
‘Kontrollü Darbe’ kime hizmet etti?..
6.4.2017
Sigortanın sigortası atmak üzere…
4.4.2017
Bir kriz nasıl yönetilmez…
1.4.2017
Ne dersiniz Binnaz Hocam?
28.3.2017
Türkiye’ye gel ve kendi hikâyeni keşfet!…
25.3.2017
Çok naz âşık usandırırmış…
24.3.2017
Kadıköy’ün rengini kararsızların kararı belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive