Amberin ZAMAN



Bookmark and Share

ABD Rakka kararını Türkiye’deki referandum sonrasına erteledi


23.3.2017 - Bu Yazı 3450 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Trump yönetimi içinde iki haftadır İslam Devleti’nin başkenti addedilen Rakka’nın nasıl ele geçirileceğine dair iç tartışmalar yapılıyor. Pentagon kentin kurtuluşu için hazırladığı planı iki hafta önce Beyaz Saray’a sundu.

 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Suriyeli Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG) ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) çatısı altında onlarla birlikte savaşan Arap müttefikleriyle birlikte hareket etmekte ısrarlı. Ancak SDG’ye yönelik eğit-donat planı kilit NATO müttefiki Türkiye’ye ilişkin endişeler nedeniyle henüz uygulamaya konamıyor. ABD Ulusal Savunma Yetkilendirme yasasının 1209. maddesi Pentagon’un devlet dışı yabancı milisleri silahlandırabilmesine olanak tanıyor.

Türkiye YPG’ye verilecek modern ve gelişmiş silahların PKK’nin eline geçeceği gerekçesiyle bu plana karşı olduğunu defalarca dile getirdi.

Trump ise Obama yönetiminin konuya ilişkin tavsiyesine rağmen henüz 1209. maddeyi hâlen hayata geçirmiş değil. Nihai Rakka kararına dair açıklamanın Türkiye’de başkanlık sisteminin oylanacağı 16 Nisan referandumuna kadar ertelenmesi muhtemel görünüyor. Referandumda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fiilen kullandığı başkanlık yetkilerinin hukuki bir başkanlık sistemine dönüşmesi oylanacak.

Washington, Erdoğan’ın meseleyi referandum öncesi milliyetçi tabanını pekiştirmek için kullanmasından ve Türkiye kamuoyundaki Amerikan karşıtlığını körükleyerek Suriye’de YPG’ye karşı daha hasmane bir tutum benimsemesinden korkuyor.

Türkiye’nin terör örgütü addettiği bir grupla iş birliği yapmanın uzun vadeli sonuçlarından endişelenenler arasında ABD Savunma Bakanı Jim Mattis’in de olduğu söyleniyor. Trump yönetiminde süren tartışmalara vakıf kıdemli bir ABD’li yetkili şöyle diyor: “Mattis Erdoğan’dan öte Türkiye ile ortaklığa ve böyle bir hamlenin uzun vadede ilişkileri nasıl etkileyeceğine odaklanıyor.” Trump yönetiminden kimi yetkililer ise İD’in her taraftan kuşatıldığına ve Türkiye üzerinden Avrupa’yla olan bağlantısının kesildiğine işaret ederek örgütün artık doğrudan bir tehdit teşkil etmediğini ve Rakka operasyonunun ertelenebileceğini söylüyorlar.

Bu pozisyonun başta Türkiye ile yakın siyasi ve ticari ilişkilere sahip Britanya olmak üzere uluslararası koalisyonun bazı üyeleri tarafından da desteklendiği bildiriliyor. Brexit kararının ardından giderek yalnızlaşan Britanya için Türkiye ile ilişkilerin önemi daha da artmış durumda. İngiliz yetkililer özel konuşmalarda Suriyeli Kürtlerin siyasi özerklik hedeflerini desteklemekte hiçbir menfaat görmediklerini vurguluyorlar.

Ancak Rakka’ya ilişkin tartışmalar Türkiye ile sınırlı değil ve ABD’li yetkililer CENTCOM’un SDG ile birlikte hareket etme talebinin kuvvetle muhtemel kabul edileceği görüşünde.

Trump yönetimi İD’le mücadeleye daha kapsamlı bakıyor ve örgütün püskürtülmesinin ardından bir daha geri dönmemesini güvence altına almaya odaklanıyor. Suriyeli Kürtler Suriye rejimiyle birlikte çalışabildiklerini kanıtladılar. Kürt güçlerin Membic’te ele geçirdikleri bir dizi köyün kontrolünü kısa süre önce rejim güçlerine bırakarak Türkiye öncülüğündeki güçlerle çatışmayı kontrol altına tutmaları da bunun bir göstergesi. Peki bu, Rakka için de bir örnek teşkil eder mi? Kimi ABD’li yetkililere göre evet.

Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi’nin Bacevich araştırmacılarından Nicholas A. Heras bölgeyi yakından tanıyan ve Suriye’de nasıl ilerleneceğine dair Washington’da süren tartışmaları yakından takip eden bir isim. Al-Monitor’un Heras’la gerçekleştirdiği röportajdan öne çıkan noktalar şöyle:

Al-Monitor:  Trump yönetiminin Rakka’da nasıl bir yol izleyeceğine dair çok sayıda spekülasyon söz konusu. Sizin öngörünüz nedir?

Heras:  Trump yönetimi ABD’nin İD’le mücadelenin sonunda Suriye’deki uzun vadeli hedeflerinin ne olacağına ilişkin gerçekten de çok stratejik ve gerekli bir tartışma içinde. Bu, ABD’nin İD halifeliğinin bertaraf edilmesinin ardından Suriye’de ne kadar kalması gerektiğiyle ilgili, ABD ordusunun da görüşlerini dile getirdiği zorlu ama gerekli bir iç tartışma.

Al-Monitor:  Obama yönetimi ile yeni yönetimin Suriye’ye yaklaşımındaki farklılığı nasıl tanımlarsınız?

Heras:  Trump yönetimi Obama’nın Suriye’de İD’le mücadelede izlediği ufak adımlarla hedef ulaşma politikasını desteklemiyor. Bu, Suriye’de eskiden İD’in elinde olan bölgelerde ABD ordusunun belirsiz bir süre kontrolü ele alması anlamına gelir ve istikrarı sağlamak için binlerce ilave Amerikan birliğinin oraya sevk edilmesini gerektirir. Bu da siyaseten son derece olumsuz bir sonuç olur. Zira Amerikan seçmeni Trump’ın “Önce Amerika” vaadini ve uzun süreli, maliyetli dış müdahalelerden, Irak benzeri bir ulus inşasından uzak durma sözlerini destekliyor.

Trump ekibi için en büyük açmaz şu: Suriye’de İD’i ABD ordusuyla bertaraf edip kurtarılan bölgeleri yerel Suriyeli ortaklara ve Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün gibi müttefiklere teslim etmek istemiyorlar. Bu ortaklar, ABD çekildikten sonra İD’in geri dönmesini engelleyemezlerse sonuç siyasi bir utanç olur.

Al-Monitor: Yani, dolaylı da olsa Esad rejimiyle birlikte çalışma gibi bir olasılık söz konusu mu?

Heras:  Trump ekibi mümkün olduğunca Suriye’de askeri kontrolün ABD ordusuna geçmesinden ve çekilmesinin akabinde ortakların İD’in geri dönüşüne engel olamamasıyla ortaya çıkabilecek bir başarısızlıktan kaçınmaya çalışıyor. Yönetim İD’den alınan bölgeleri istikrarın sağlanması için Rusya’ya bırakmaya karar verebilir. Bu da Esad’a bırakılması anlamına gelir. İD’in dönmesi halinde de başarısızlığın sorumluluğu Rusya, Esad ve İran’ın sırtına yüklenir. Trump yönetimi ise ABD’nin ortaklarının, bilhassa da Türkiye’nin, bölgede kontrol sağlamak üzere Esad’a alternatif bir güç ortaya koyamadığını söyler.

Al-Monitor:  Bunu biraz açar mısınız?

Heras:  Türkiye’nin eli zayıf. Çünkü SDG Rojava kantonlarını birbirine bağlamak için Esad’la anlaşabileceğini gösterdi. Türkiye’nin ise Rakka’da öncü güç olabilmek için büyük bir askeri işgal yatırımı yapması gerek ki ülkenin doğusundaki iç savaşta PKK’yla çatıştığı düşünüldüğünde bu epey maliyetli olur.

Al-Monitor:  Yani Türkiye’nin oynayacağı rolün oldukça sınırlı olacağını mı söylüyorsunuz?

Heras:  Türkiye kendisine şu soruyu sormalı: Güney sınırından uzakta, Suriye’nin doğusundaki güvenilmez Arap aşiretleri üzerinde süresi belirsiz bir askeri kontrol istiyor mu? Esasen, ABD’nin Türkiye’ye sorduğu soru da bu. Erdoğan Rakka’nın fethinden puan toplamak istiyorsa Türkiye bu taahhüdü verebilmeli.

Al-Monitor: Peki ya İran? Suriye’de İran’ın etkinliğini hesaba katmadan bir final senaryosu nasıl yazılabilir mi?

Heras:  İran Devrim Muhafızları, on yıllar sürecek bir kontrgerilla savaşı anlamına gelse de Suriye’de uzun vadeli bir oyuna hazır. İran’ın gözünde, İranlılar Suriye’deki Selefi radikallerle savaşarak vatan için kutsal bir mücadele veriyorlar. Hem Esad’ın hem de İran’ın nihai ve tartışmaya açık olmayan hedefi tüm Suriye’yi fethetmek.

Al-Monitor:  Peki Trump yönetimi İsrail’in İran’a ilişkin güvenlik endişelerini nasıl aşmayı düşünüyor?

Heras:  İsrail, İranlıların Suriye’nin Golan Tepeleri’nde Devrim Muhafızları’nın desteklediği Şii milisler üzerinden kendisine karşı yeni bir cephe açmasını istemiyor. Çoğu CIA tarafından eğitilip donatılan isyancı gruplardan oluşan ve Ürdün sınırı yakınlarında önemli bir hakimiyete sahip olan Güney Cephesi İran’ı Golan Tepeleri’nden püskürtmek ve güney Suriye’deki İD uzantılarıyla mücadele için güçlendirilebilir. Güney Cephesi, İsrail, Ürdün, BAE ve ABD tarafından destekleniyor. Bu, Türkiye, Esad ve Rusya’dan bağımsız, İsrail-Ürdün iş birliğiyle ortaya çıkmış bir grup.

Trump yönetimi İsrail ve Ürdün üzerinden Güney Cephesi’ni desteklerken aynı esnada kurtarılan Rakka’nın kontrolünü de Esad’a bırakabilir. Trump ekibi Suriye’de bölgelere göre farklı bir yaklaşım izleyebilir, yani güneyde yakın ortaklarına İran’a karşı bir strateji izleme imkanı verirken, Suriye’nin doğusunda İD’den kurtarılan bölgeleri de Esad’a bırakır.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
10.10.2018
Cemal Kaşıkçı ve Türkiye’nin itibarı
27.8.2018
Amerikalı uzman: Bu bir Rus ruletiyse ABD ayağına, Türkiye kafasına sıkacak
19.8.2018
Türkiye-ABD krizinde cevapsız kalan sorular
31.7.2018
‘Al papazı, ver papazı’ derken elde ne kaldı?
3.7.2018
Neden Karar gazetesine sahip çıkılmıyor?
24.6.2018
Erdoğan’ın seçimi
15.6.2018
Türk-Amerikan ilişkileri seçimleri etkiler mi?
3.6.2018
Meral Akşener bilmecesi
20.5.2018
Muharrem İnce’nin ilk karnesi
1.5.2018
Umudumuz Mösyö X
24.4.2018
Kürtleri kazanan seçimleri kazanır
15.4.2018
Horzum ailesi
10.4.2018
Türk-Amerikan ilişkilerinde Pompeo dönemi
3.4.2018
ABD Suriye’den çekilecek mi?
24.3.2018
Güle güle ve evet, teşekkürler Aydın Doğan
21.2.2018
Türkiye-ABD ilişkileri: Durum raporu
22.1.2018
Suriyeli Kürt yetkililer: ABD buna nasıl seyirci kalabilir?
8.1.2018
Kamu yararı ve basının görevi
30.12.2017
ABD vize yaptırımından neden vazgeçti?
3.12.2017
Zarrab’ı bırak Flynn’e bak
15.11.2017
Casuslukla suçlanan Barkey: Büyükada’daki toplantıdan müsteşarın haberi vardı
12.11.2017
Yolsuzluk Cumhuriyeti
19.10.2017
Kerkük’ün düşüşü: Bu noktaya nasıl varıldı, bundan sonra ne olur?
18.10.2017
Washington’dan fısıltılar
2.10.2017
Kürdistan referandumu: Şimdi ne olacak?
24.9.2017
Kürdistan referandumuna üç kala
6.9.2017
Iraklı Kürt yetkililere göre ‘PKK’nın kaçırdığı iki MİT’çi çok yakında serbest kalacak’
27.8.2017
Mattis ziyareti ve ‘Türkiye ABD Kürt’ üçgeni
24.8.2017
Devlet ve PKK yeniden masaya oturur mu?
7.8.2017
ABD, Suriye’de Kürt devleti mi kuruyor?
23.7.2017
ABD’nin yeni Ankara büyükelçisi kim olacak?
18.7.2017
15 Temmuz yıldönümünün düşündürdükleri…
14.6.2017
Tutuklu gazeteci Aksoy’un eşi: İddianameyi okuduktan sonra ikimiz de ferahladık
25.5.2017
Erdoğan’ın Washington fethi (1)
9.5.2017
Trump, Erdoğan’la görüşme öncesi Kürtlere silaha yeşil ışık yakabilir
8.5.2017
Erdoğan’ı Kürtler değil CHP kurtardı
22.4.2017
Akademisyen Yılmaz: Milliyetçi Türklerden ‘ümidi kesen’ Erdoğan, Kürtlere çiçek attı
17.4.2017
Washington’dan referandum nasıl görünüyor?
12.4.2017
Referandumda oylanan rant mı, demokrasinin kaderi mi?
5.4.2017
Türkiye’nin ayağına dolaşan lobicilik maceraları
289.3.2017
Referandumda ‘Hayır’ çıkma ihtimali var mı?
25.3.2017
ABD Dışişleri Bakanı Türkiye’yi teskine gelecek
23.3.2017
ABD Rakka kararını Türkiye’deki referandum sonrasına erteledi
9.3.2017
Liberallerin ‘FETÖ’ sınavı
22.8.2015
PKK tuzağa mı düştü?
28.7.2015
Amerika Kürtleri ‘sattı’ mı?
24.7.2015
IŞİD, yakında Akçakale’den Tel Abyad’a saldırırsa hiç de sürpriz olmaz!
9.7.2015
İncirlik açılıyor mu?
4.7.2015
Taraf’a veda
19.6.2015
Suriye’den Türkiye’yi sarsacak hamle
12.6.2015
Kürtler ve koalisyonlar
8.6.2015
Erdoğan dönemi bitmiştir
5.6.2015
“Bizler Sandığa”, “Bizler Meclise”
29.5.2015
Yalan Rüzgârı
16.5.2015
Seçimlerde ‘Altın Denge’
8.5.2015
Azerbaycan yeterince seksi değil mi
1.5.2015
Kobanê sonrası Kürtler
25.4.2015
Hepimiz Ermeni’yiz
10.4.2015
‘Dağlarımız katır cesetleriyle dolu’
03.04.2015
Şimdi de İran
28.03.2015
Saray – hükümet kavgası kime yarıyor
24.03.2015
‘Fidan’ın barış sürecine katkısı büyük ve önemli’
20.03.2015
Erbil’den bakınca
06.03.2015
Türkiye’nin Kürtlerle sınavı
27.02.2015
Levent Gültekin, Hidayet Karaca…
20.02.2015
‘IŞİD Türkiye’ye sızdı’
14.02.2015
Cizre ve Kobane ‘aynı’
07.02.2015
Diyarbakır’dan bakınca: HDP ne yapıyor
30.01.2015
HDP ne yaptığının, ne dediğinin farkında mı
10.01.2015
İslam ve hiddet
03.01.2015
Siyasal İslam çöktü mü
26.12.2014
Dilini tut
20.12.2014
Bu kavga ne zaman biter
12.12.2014
Kürtlerin kumarı
05.12.2014
Bazen AK
28.11.2014
Gazetecilerin önündeki en büyük tehlike
21.11.2014
Bağımsız Kürdistan yolda
14.11.2014
Çuvalı geçir ama çuvaldızı da kendine batır
07.11.2014
Abdullah Gül haklı çıktı
31.10.2014
Biji Serok Obama!
24.10.2014
PKK ile PYD aynı mı
18.10.2014
İki ülkede de nefret söyleminin hedefinde
17.10.2014
Kandil’siz barış mümkün mü
03.10.2014
Ahlaksız teklif
26.09.2014
Kimler, neler takas edildi?
19.09.2014
Vurun ulağa
12.09.2014
Türkiye, CIA, IŞİD
05.09.2014
Hakan Fidan İran ajanı mı
22.08.2014
‘Vurun kahpeye’
15.08.2014
Tehlikenin farkında mısınız
08.08.2014
Önce insan ol!
01.08.2014
Çağlayan ve gazetecinin görevi
11.07.2014
Barış sürecinin Aşil topuğu: Rojava
04.07.2014
Kürtleri sevin
27.06.2014
Bağımsız Kürdistan'ın neresindeyiz
14.06.2014
IŞİD’e destek hâlâ sürüyor
13.06.2014
IŞİD
06.06.2014
Cenevre'den Rojava'ya çağrı: Çocuklar savaşmasın
30.05.2014
Mülteci kampında fuhuş iddiası
23.05.2014
Tekme tokat Çankaya’ya
16.05.2014
Hem suçlu hem güçlü
02.05.2014
Yine cop, yine Toma, yine gaz, yine gözaltı, yine dayak
25.04.2014
Erdoğan beni ters köşeye yatırdı
11.04.2014
Üsküdar’da katil geziyor
04.04.2014
Başbakan Gül
28.03.2014
‘Başka kayıtlar ve bir de kaset var’
21.03.2014
‘Bakara Makara’
14.03.2014
Erdoğan’ın çocuk sevgisi
07.03.2014
İnanın Türkiye’de güzel şeyler oluyor
24.02.2014
“Değişiklikler tatmin edici”
21.02.2014
Roboski’nin âhı
14.02.2014
Habertürk, Fatih Altaylı ve ben
07.02.2014
Beni dinleyenleri cezalandıracak mısınız
31.01.2014
Suriyeli Türkmenlere köstek değil destek olalım
24.01.2014
Hastaneden bakınca Cemaat- iktidar kavgası
20.12.2013
Hangimiz masumuz
13.12.2013
‘Genç Cemaatçiler Rahatsız’
09.12.2013
Aydar: Yerel seçimlere silahla girmeyeceğiz
08.12.2013
Salih Müslim: Elli kez umreye gittim iki kere de hacı oldum
03.12.2013
İstanbul için CHP ile Gülen
02.12.2013
Kemal Kılıçdaroğlu
29.11.2013
‘Hataylı Ferhat’ın kafası testereyle kesilmedi’
28.11.2013
Müslim: Cenevre Lozan olmayacak
25.11.2013
Türkmenleri öldürüyorlar
22.11.2013
Hizbullah- PKK çatışması yeniden mi alevleniyor
15.11.2013
Serok Barzani tu bi xêr hatî
08.11.2013
Kürtlerin yükselişi
01.11.2013
Başörtüsü ve toplumsal barış
25.10.2013
Sıra yabancı basında mı
20.10.2013
Türkiye olmasa bunlar yaşanmazdı
18.10.2013
Hakan Fidan çok seksi
04.10.2013
Demokrasi paketi ve AK Parti’nin demokratlığı
27.09.2013
El Kaide sınırlarımıza dayanmışken...
20.09.2013
Militarizm tam gaz
18.09.2013
Salih Müslim: Çetelere mermi veriliyor
13.09.2013
Türkiye’de barış Rojava’dan geçiyor
07.09.2013
“Türkiye ordusuyla gelsin”
06.09.2013
Suriye’de kirlenen vicdanlarımız
30.08.2013
Suriye’de ne olacak
23.08.2013
CHP: Dinozorların direnişi
16.08.2013
Mısır’daki katliam ve AK Parti’ye düşen
09.08.2013
Diyarbakırlı Zehra Ana: Barış hepimize lazım
04.08.2013
Salih Müslim: El Nusra Kobani’ye saldırma hazırlığında
02.08.2013
Türkiye’nin Rojava politikası nedir
26.07.2013
Trabzon’a Aya Sofya Camii
20.07.2013
Salih Müslim: Ne devlet ne de federasyon
19.07.2013
Suriyeli Kürtler cepheyi genişletiyor
12.07.2013
Kandil’de neler oluyor
28.06.2013
Kürtler Gezi sınavından nasıl çıktılar
24.06.2013
Kürtlerin yumuşak gücü: Diasporasız barış eksik kalır
22.06.2013
Yazık
17.06.2013
CHP Gezi trenine binebilecek mi
14.06.2013
Faiz lobisinin maşaları
07.06.2013
Ankara’dan Gezi Tahlilleri
1.06.2013
Öcalan: Başkanlık kamburunu eklemeyelim
27.05.2013
Davutoğlu: El Nusra oradaki bataklığın sonuçlarından biri
25.05.2013
Kürt açılımının eksik ayağı: Suriyeli Kürtler
24.05.2013
'MİT'le görüşmeyi çok isteriz'
17.05.2013
CHP Suriye’de battıkça batıyor
16.05.2013
Reyhanlı değil, mini Suriye
10.05.2013
Batsın böyle gazetecilik
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive