Kifayetsiz muhteris


21.09.2020 - Bu Yazı 67 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Suriye’de Türkiye destekli silahlı örgütlerin insan hakları ihlâlleri yakın gelecekte Ankara’nın başını ağrıtacak biçimde uluslararası arenaya taşınıyor. Fırat’ın Doğusu’nun federe bölge olarak yahut her hal ve kârda PYD’nin meşruiyetini teslim edecek ademimerkeziyetçi bir olası biçimde yeni Suriye’ye eklemlenmesine Moskova destek veriyor. Ayrıca Moskova Idlip’te de Türkiye’nin ayak sürümesine sahaya sert müdahaleler ve ortak devriyelere katılmamakla tepkisini gösteriyor. Keza ABD de PYD ile IKB bağlantılı ENKS’yi eşit ortaklar halinde yan yana getirip, Ankara’ya daha şirin görünecek bir diplomatik makyaj peşinde.

Libya’da petrol sahalarına ayrı, petrol gelirlerine ayrı çökmek, bilahare yeniden imar ihalelerini paylaşmak ve Merkez Bankası’nı patlatmak hedefleri hayal oldu. Elde, mavivatancıları tatmin edecek MEB “anlaşması” ve sürekli havayoluyla tahkim edilen maliyetli El Vatiye Üssü kaldı. Libya’da “meşru” olan Temsilciler Meclisi (TM). TM Tobruk’ta. Trablus’taki UMH, TM’den onaylı değil. Zorlarsak, UMH Libya’nın “meşru” unsurlarından ancak biri. Anlaşmalar TM’de oylanıp, kabul edilmeli. MEB için imzalanan “mutabakat muhtırası” (MM). MM olması TM onayından kaçınmak için. Belgenin altında tek Serraj’ın imzası var. Serraj, istifa etmek üzere.

Dünyayı tek boyutlu okuyan, bu anlamda “monokrom” mavivatancıların ulusalcılık adı altında iteledikleri esasen Sayın Aydın Sezer’in “kavruk Anadolu çocukluğu” olarak betimlediği “taşrasallık.” Çatışmacılıktan murat ettikleri de kendi hesap vermez, dolayısıyla sorumsuz ama tam yetkili iktidarlarını sürekli yeniden yaratmak. Kimseyi konuşturmamak yahut ağzını açanın kendi muhakemesini ve hür iradesini kullanmadan tek merkezden dolaşıma sokulmuş konuşma notlarını papağan gibi yinelemelerini beklemeleri özgüven eksikliklerini dışa vuruyor. Bu zihniyet anayasal yurttaşlığın da reddi demek. Onlarsa bunu idrak edemezler, zira “her Türk asker doğar.”

Sözkonusu karma kadronun “fırsat bu fırsat” diyerek hayallerinde kimilerinin altın dolu sandıklar, kimilerinin ecdad yadigarı sancaklarla giriştikleri çocuksu tek taraflı MEB belirleme girişimi sonucunda, Akdeniz’de karşımızda upuzun bir cephe oluştu. Yetmedi AB blok halinde karşımıza çıktı, ABD bıktı, Rusya çaprazda kaldı. Hâlâ daha zart-zurtla bizim gibi “hainleri” yola getirmeye çalışıyorlar. Aynen zamanında Irak’ta yaptıkları gibi. O zaman ABD-BOP-Ralph Peters vardı, şimdi AB-Sevilla Haritası-Vivero Suarez. Yani meselemiz öykünün sonunda geleceğim Macron’dan ibaret değil.

Arada kontra goller yok mu? Var. Bakınız Spano’nun ziyareti. Yalnız o da zamanında başbakan adayı Caferi’yi Ankara’ya getirtip ölüm öpücüğü vermek gibi sonuçlanabilir. Yahut Spano istifadan kaçınmak için farklı tutum benimsemek zorunda kalabilir. Hümayun iletişim direktörlüğü 1500 kişi istihdam ediyor vergilerimizle, yetmedi “algı yönetim merkezi” kurulacağını müjdeliyor. Soylu’nun müjdesi ise ülkedeki tüm MOBESE kameralarının Beştepe’den izlenmesini sağlayacak bir düzeneğin devreye alınması. Çavuşoğlu durur mu, o da atlattı Mali’ye darbecilerle poz vermeye gitti.

Bu esnada MİT üzerinden Mısır’a açılan arka kanaldan muhataplara, Ankara’yla MEB anlaşmasına vardıkları takdirde “üç Kıbrıs adası büyüklüğünde” alan kazanacaklarının ifade edildiği sızdırıldı. Oysa Mısır, 15 senedir müzakereleri süren Yunanistan’la anlaşmasını, bizim tek taraflı hamlelerimiz ve cumhurbaşkanları Sisi’ye yönelik hakaretamiz yaklaşımımız dolayısıyla bu yıl imzaladı bile. Atina’yla arka kanalın ise benzer konumlardaki İbrahim Kalın ile muhatabı Eleni Sourani arasında açıldığı ve ortaya on maddelik bir uzlaşı metni çıktığı da sızdırıldı. Kişisel olarak ben en azından verili durumda bu tür diyalog kanallarının açılmasından ve işlek tutulmasından ancak hoşnut olurum. Buna karşılık, tutarlılık bakımından, “Mavi Vatan” vatan demekse, vatan mı müzakere ediliyor ve madem konuşacaktık niye gerilimi bu denli yükseltmek gerekti diye sormak zorundayım.

Gelelim yeni nefret nesnemiz Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a. Ajaccio’da “Club Med” zirvesinde söylediğini Avrupa Parlamentosu’na (AP) yineletmeyi bildi. Eleştirilen AP kararında Doğu Akdeniz konusunda uluslararası konferans toplanması ve TBMM ile diyalogun yeniden başlaması gibi öneriler olduğunu da not edelim. Öte yandan, Libya dosyasında UMH’ye açılım yapan Macron, diplomasi danışmanları üzerinden Moskova’yla da Libya iletişiminde. Macron, maliyetli çatışmadan kaçınıp, AB’nin göç ve Ortadoğu konularında kaçınılmaz işbirliği ortağı Türkiye’yle müzakereyi zorluyor. Müzakere masasına eli güçlü taraf olarak ve AB tabelası arkasında yani Almanya ile yan yana oturmak istiyor.

Zaten sorunlu olan ABD ile ilişkilerin, Biden’in kasım ayındaki başkanlık seçimini kazanması durumunda daha bozulacağı ortada. Tüm bunlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ileri kaçışı ivmelendirmek yahut hepten içe kapanmak seçenekleriyle karşısında bırakıyor. Geçmiş deneyimler bize içe kapanmanın anlamının “içe çullanma” demek olduğunu herhalde yeterince gösterdi. Kuzey Irak’ta ve güneydoğuda harekât, kayyım benzeri uygulamalar, barolardan sonra meslek odalarına saldırı, Kıbrıs ve Ermeni Soykırımı gibi “milli davalara” özel vurgu, hatta şimdi Kıbrıs’ta iki devletli federe çözümün reddi ve belki ilhak. Esasen CHP’nin “devlet politikası” dediği de bu belirli köşelerin, belirli bürokratlarca tutulması hali. İYİP de farklı bir beklenti içinde değil.

Kısacası görülebilir gelecek için olan yine bize olacak, bizim nesil de harcanır gider. Gelecek nesil iktidarı ve muhalefetiyle bu köhne düzeni tarihin ünlü çöp sepetine süpürünceye dek ezan, bayrak, sancak, Mavi Vatan, mozaik değil mermer, öze dönmek, eski ihtişama yürümek, ısıtılıp ısıtılıp servis edilir. Daha fazla bina, daha fazla ödenek, daha fazla makam arabası böyle sürer gider. Parti-devlet, ordu-millet için uğraşıp dururlar. Yine söylemiş olayım Haffner, Fraenkel, Klemperer’in yazdıkları bundan çok farklı değil. Erdoğancılar, mavivatancılar ve her devrin dalkavukları algıyı yönetebilirler mi, bilemem. Ne küreyi, ne bölgeyi, ne bütçeyi yönetemedikleri ise belli. Keşke muhalefet algı yönetimi yarışına girişmek yerine ortaya yeni yönetim tasarısını koyabilecek dirayeti ve feraseti gösterebilse. Yerini korumaya çalışan iktidar, yol alması gereken muhalefet değil mi?

Öyleyse usulen sormuş olalım: Devasa ihtiraslarına çapları kifayet etmeyenler bu durumda kimler? Kifayet ile ihtirasın yerine, imkân ve kabiliyetle hedefleri koysak daha anlamlı olmaz mı? Örnekse AB’ye tam üyelik hedefini yeniden tam önümüze koyabiliriz. Bir topyekûn kökten “dönüşüm”, merhum Özal’ın deyişiyle “transformasyon” amaçlayabiliriz. “Siyaset her zaman yereldir” denir ya, siyaset herhalde doğası gereği kısa vadelidir. Belki Yunanistan’la düşmanlık, Kürt sorununa güvenlikçi yaklaşım yerine CHP ve İYİP önümüze başka uzun erimli hedefler koyabilir. Bu, onlara kısa vadede kazanç da getirebilir. Yerinde kalmaya çabalayan iktidar, muhalefetin ise arayı kapatması gerek.

Dış politikada da her haritaya bakanın göreceği üzere Akdeniz havzasına uzanan üç büyük yarımada İspanya, İtalya ve Türkiye. Hızla dönüşmeye girişen bir Türkiye AB’ye ayakbağı olmaz aksine AB’nin geleceğini kurtarır. Kifayet ve ihtiras gibi köşeli sözcüklerin yerine dağarcığımızda muktesebat ve teamül gibi daha yuvarlak ve yapıcı terimler konulabilir. Buna karşılık tutup Çavuşoğlu gibi “vermekten” girersek söze “kuruluşu” reddederiz; irredantizmin karşısına revizyonizm çıkar; filmi geriye sararsak, karşımıza bir türlü yüzleşemediğimiz Balkan Savaşı çıkar; “sizinkiler” de Balkan Savaşı’nı kaybetmiş derse birileri, kendi kendimizi feshederiz.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
21.09.2020
Kifayetsiz muhteris
16.09.2020
Barıştan yana olmak sorumluluğu
14.09.2020
Özet: Bay Makron haddini bilecek!
9.09.2020
Siyasetin dışını, içiyle harmanlama günahı
7.09.2020
Savaş timpanileri, diplomasi kemanları
2.09.2020
Olmuyor
30.08.2020
Dış politika değişecekse, önce cumhuriyet dönüşecek
27.08.2020
Muhalefeti oyun mu sandın?
19.08.2020
Vaşakların, karakulakların ve Dionysos'un vatanı
17.08.2020
Dış politikada nirvana dönemi
13.08.2020
Türkmene yurttaşlık, Kürde anti-hukuk
9.08.2020
SDG petrol anlaşması üzerine
7.08.2020
HDP ne yapsın?
4.08.2020
Demokrasi derken elden giden cumhuriyet
27.07.2020
Fangio, Senna, Raikkonen...
22.07.2020
Yozlaşmanın dış politikası
20.07.2020
Zaptiyeleşen güvenlik, kostaklanan diplomasi
16.07.2020
Ayasofya'dan Anıtkabir'e şahin uçurdum
14.07.2020
Marsilya-Diyarbakır: 'French connection*'
7.07.2020
Cumhuriyeti vatanseverlikten korumak
2.07.2020
Venedik'ten Çağlayan'a
29.06.2020
Dış politika var mı?
25.06.2020
Avukatların yalnızlığı, CHP'nin çekingenliği
17.06.2020
Mavi Vatan ve vatana hizmet üzerine
15.06.2020
Putlar devrilirken...
11.06.2020
Libya: Amaç-tanım-kapsam
8.06.2020
Direniş belki biraz, başkaldırı sakın ha
4.06.2020
George Floyd olayı aynasında kendimize bakmak
2.06.2020
Dış politikalardan fal tuttum...
29.05.2020
İleri demokrasi mi, demokratik cumhuriyet mi?
25.05.2020
Askeri zaferlerin anlamı: Libya, Suriye ve Irak
21.05.2020
Buhrandan çıkış
18.05.2020
Demokrasi mi, cumhuriyet mi?
14.05.2020
Hükümdar 486 - Eşkıya 0
11.05.2020
Hava yolculuğunun geleceği
7.05.2020
Şam’da yalan rüzgârı
4.05.2020
Demokrasi ittifakı yanılsaması
30.04.2020
Velev ki i.neyim?
27.04.2020
Koronalı dış politika
23.04.2020
Maxmur
20.04.2020
Tarih hızlandı, coğrafya bitti, biz bildiğiniz gibi
16.04.2020
Irak Kürdistanı: Yeni yol ayrımı
13.04.2020
Sokağa çıkma yasağı: Abukluğun dayattığı sessizlik
10.04.2020
Deveciyan, Tekalif-i Milliye, Aleviler…
6.04.2020
Şahsımın koronayla imtihanı
2.04.2020
COVID19: Arkadan ücretini uzatamayan kalmasın
30.03.2020
Bütüncül bir salgınla savaşım stratejimiz yok
25.03.2020
COVID-19: Sonrasını düşünmeden hamle anı
23.03.2020
Korona: Yeni küresel normal
21.03.2020
Pınar Fidan'a teşekkür borçluyuz
19.03.2020
Korona: Ekonomi-politik
16.03.2020
Moskova Ek Protokolu sonrası
12.03.2020
Barışmak ve helâlleşmek mecburiyeti
9.03.2020
Her seçenekte kaybeden biziz
5.03.2020
Astana, Soçi ve şimdi Moskova
1.03.2020
Dalkavukluk değil diplomatlık zamanı
27.02.2020
'Birkaç tane şehit' bahsi üzerine
24.02.2020
Suriye'de bir savaş kaybetmek
19.02.2020
Aslolan yaşamaksa, Idlip için ölmesek?
17.02.2020
Bir sefir tanıdık, gereği kadar kibar...
13.02.2020
Yeni Eski Türkiye'ye hoşgeldik
10.02.2020
Suriye ve Libya'da modus vivendi arayışı
6.02.2020
Atara atar, gidere gider...
3.02.2020
Harbiden harbe mi giriyoruz?
30.01.2020
Dış politikada da mı 'Ha Ali, ha Veli' ?
27.01.2020
Uygun adım diplomasi
23.01.2020
Berlin'de olan ve olmayan
20.01.2020
Erdoğan'ın Berlin sahnesi
16.01.2020
Ankara'da akıl çağının şafağı mı?
13.01.2020
Bu kafalarla zor
9.01.2020
Açık ve yakın tehlike: İran? Libya?
6.01.2020
Süleymani: Kılıçla yaşamak
3.01.2020
2020: Nihai hedef Antarktika
30.12.2019
Trablusgarp Banzai
26.12.2019
Idlip'ten gelip Mavi Vatan'a uzanan...
23.12.2019
Sınırötesinden denizaşırıya: Sorun çözmemek, bela aramak
19.12.2019
Hangi terörle, nasıl mücadele?
16.12.2019
Britanya-Cezayir: İki seçim, çok ders
12.12.2019
Kürt Sorunu ve 'yeni' muhalefet
9.12.2019
Diplomatsız diplomasi
5.12.2019
NATO'nun sonu, alanı ve marjı
2.12.2019
Tamtamlar bize ne anlatıyor?
27.11.2019
Küresel ve yerel bütünün parçaları
25.11.2019
ABD ve İsrail: Demokrasinin bekası
21.11.2019
Değişim rüzgarı, küresel başkaldırı?
18.11.2019
Erdoğan Vaşington'da: Bu da mı gol değil?
13.11.2019
Hangi ortak vatan?
11.11.2019
Erdoğan'ın Vaşington seferi, Suriye ve Kürtler
7.11.2019
İki çifttir, üç kalabalık...
4.11.2019
Anlatı ve gerçek
31.10.2019
Devlete kutlama, yurttaşa kayyım
27.10.2019
Neyi kazandı(k)?
24.10.2019
Soçi'den önce
21.10.2019
Hoyratlık, aymazlık, hışırlık
17.10.2019
Suriye harekatının bilançosu
15.10.2019
Günü kazanmak, geleceği yitirmek
14.10.2019
Harekatın ilk kaybı CHP
7.10.2019
III. Suriye harekatının bedeli ve anlamı
2.10.2019
CHP Suriye Çalıştayı ve Diyarbakır izlenimleri
30.09.2019
Suriye'de müdahale ve barış süreci
28.09.2019
Genel Kurul
22.09.2019
Siyasal çözüm
16.09.2019
Suriye'de niyet neydi, akıbet ne oluyor?
11.09.2019
Yurttaşın devletle imtihanı
9.09.2019
Bir kıvılcım mı düşer önce?
26.08.2019
Batasuna'dan bata çıka kayyumlara
23.08.2019
Çember daralıyor, oksijen tükeniyor
11.08.2019
Güvenli bölge uzlaşısı üzerine
7.08.2019
Fırat'ın Doğusu ve Erdoğan'ın misyonu
4.08.2019
Güvenli bölge, özgüvensiz ülke
1.08.2019
Ülkemizdeki Suriyeliler ve Suriye üzerine
28.07.2019
Garib ve Köse suikastlarını anlamlandırmak
26.07.2019
Kürt meselesi için çözüm penceresi
17.07.2019
Ergin Ataman'la dış politika öğreniyoruz
15.07.2019
Daimi OHAL, daimi seferberlik, sürekli darbe
10.07.2019
Türkiye, Suriye, Barış Süreci
7.07.2019
Hangi barış süreci?
3.07.2019
Osaka'nın ardından son düzlükte S-400
26.06.2019
23 Haziran üzerine üfürizmalar
24.06.2019
Öcalan, Neçirvan, Osman, filan...
19.06.2019
Suriye siyasetimiz ve ülkemizdeki Suriyeliler
17.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
10.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
27.05.2019
Elliden görünen...
20.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
16.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
13.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
6.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
2.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
29.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
22.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
15.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
8.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
18.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
4.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
25.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
18.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
13.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
11.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
14.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
3.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
31.12.2018
Status quo ante bellum
27.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
24.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
10.12.2018
Irak Kürdistanı'nda yeni dönem
5.12.2018
Sözün bittiği belde
3.12.2018
İsyan günlerinde G-20
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive