Barış çölü, akademik çöl


19.11.2017 - Bu Yazı 793 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yanlışlarımız son dönemde çuvalları doldurdu da, tek bir hatadan dönülecekse şu hocalarımıza işlerini geri verelim. Kabul ederlerse, kollarına girelim, özür dileyelim, kürsülerine geri oturtalım. Çölü yeniden yeşertmek güçtür, çok uzun zaman alır, tutmayadabilir unutmayalım.

Allah korusun, bugün sokağınızda bir patlama olsa, ertesi gün diyelim kapı komşunuzla bir A4 kağıda gazlı kalemle “BARIŞ” yazın, gidin patlamanın olduğu yerde yan yana durun, temiz bir sopa yemeniz güçlü olasılık. Bunun göstergebilimsel bir açıklaması olmalı. Olmalı da bende o bilimsel altyapı yok.

Demokratik cumhuriyet de böyle. Eşit anayasal yurttaşlık da. Özgürlük(ler) de. Bu sözcüklerin içinden hangisi sizi rahatsız etti, bir araya gelip tamlama olunca mı anlam dönüştü, tehlikeli oldu diye sorma fırsatınız dahi olmaz. Ağzınıza küreği yer oturursunuz.

Barış İçin Akademisyenler de aynı. Üniversite nedir, neye yarar, akademisyen dediğin, hoca dediğin kaç senede nasıl, hangi ortamda yetişir? Bu insanların pek çoğu yurtdışına gitmiş, eğitim almış, dönmüş burada bir şeyler anlatmaya çalışmış çocuklarımıza. Sizin benim beş dakikada okumaktan sıkılacağımız kağıtları, baştan okuyup hak yemeyelim diye uğraşan hocalar.

İhraç edildiler de onları daha iyi tanıdık. Yirmi yıl Dışişleri’nde çalışıp Mülkiye’nin kapısından girmemiştim. Neden sonra sağolsun Arzu Yılmaz davet etti de gittiydim. İlhan Uzgel ile orada tanışıp sohbet ettik. Bir başka sefer Murat Sevinç’e gittim. O da bana Dinçer Demirkent’i tanıştırmıştı ayaküstü. Konularına hakim, hiçbir maddi hırsı olmayan, bir lokma-bir hırka koşullarda çalışan, yaşayan, namuslu insanlar. Ağlayanını, yakınanını da görmedim.

Atılmasalar onları bu denli yakından tanımak ayrıcalığına sahip olamayacaktık. Açın İlhan Uzgel’in Duvar’daki BOP yazılarına, Murat Sevinç’in mesela son Mustafa Kemal ve güçler birliği makalesine, Dinçer Demirkent’in Bir Devlet, İki Cumhuriyet kitabına, yazılarına bakın. Sadece bu kadarı bile böyle düşünmemiştim, bu bağıntının farkına varmamıştım, bunları bilmiyordum dedirtecek. E çocuklarımız bu hocaların elinde bari bir dönem eğitim görse ne olurdu, fena mı olurdu tahayyül edin.

İstanbul’da kapatılan HayatTV’de aynı programa davet edildiğimde tanıştığım Erhan Keleşoğlu. Atıldı, sonra ben de ArtıTV’de program yapmaya başladım, konuğum oldu kaç kez. Her geldiğinde keşke böyle değerli insanlarla sonradan değil meslekteyken de tanışıp, onları daha sık dinleseymişim diye düşündürtür. Hiç asık suratlı, umutsuz görmedim onu.  Donanımlı bir Ortadoğu uzmanı.

Fulya Atacan’dan üniversite son sınıfta Ortadoğu’da Din ve Devlet dersini almıştım. Müthişti. Onlarca yıl sonra bir panelde rastlaştık, ikimiz de konuşmacıydık. Hem utandım, hem duygulandım. Bir kere de lütfetti, beni kırmadı konuğum oldu. Şu anda ülkemizin içinde bulunduğu bölge, uğraştığımız meseleler hakkında en yetkin uzmanlardan biri. Sahayı da bilir, literatürü de. Kenarda. Onun da turşusunu kuruyoruz.

Sabahları “Kırmızı Pazartesiler” havasında karşılıklı oturup çalıştığımız yahut kaytarıp memleketi kurtarma sohbetleri ettiğimiz Baran Alp Uncu. Geçen sabah konuşurken çantasından Charles Tilly’nin “Democracy” kitabını çıkarttı. Tevazuyla “tanıyor musun” dedi. “Adını duydum” diye mırıldandım. Üstelemedi, sayfaları karıştırdı, iki çizelge gösterdi. Biri ülkelerin devlet kapasiteleri ile özgürlükler ilintisi üzerine, diğeri Fransa tarihinin aynı çizelgeye uyarlanması. Sanki hastaymışım da bedavadan ülkenin en değerli uzmanlarından birinin karşıma çıkıp “şu ilacı al” demesi gibi bir sahne oldu. Ufkum açıldı. İşte iyi hoca olmak böyle bir şey.

Sanki ölmüşler de arkalarından matem tutuyormuşum gibi oldu farkındayım. İsmi geçenlere uzun, sağlıklı ve üretken ömürler dilerim. İsmini bilmediklerim, tanımadıklarım, tanıyıp burada değinemediklerim, ilgi alanım dışındaki konularda çalışanlar da yüzlerce tabii. Hepsi burada. Nasıl olmasınlar pasaportlarına da el konuldu. Yetmedi bir daha dönüp aynı okullarda ders veremesinler diye KHK da çıkarıldı. Hepsi eğitmeye hazır. Aramızda dolaşıyorlar. Tanıdığım, tanışma mutluluğuna eriştiğim hepsi büyük disiplinle kendi köşelerinde çalışmaya da devam ediyor.

Bu insanları eğitimden uzaklaştırmak bir toplumun intiharıdır. Ben istifa ettim Dışişleri’nden, hiçbir şey değişmedi. Tabii öyle olacaktı çünkü bürokrasi çarkı o küçük boşluğu dolduracaktı, doldurdu bitti. Akademisyenler, hocalarımız böyle değil. Yedek kulübesine işaret et yerine adam girsin olmuyor. Yeter. Barış İçin Akademisyenler’e yapılanın, inanın Ankara Garı Saldırısı’nın siyasi hayatımızda açtığı kraterden farkı yok. Kafa aynı kafa.  Aradaki fark, giden can geri gelmiyor, bunun telafisi mümkün.

Bu insanlara yapılan adaletsizlik. Doğrusu kendi meslektaşları, akademya da iyi bir sınav vermedi bu konuda. Ama onun ötesinde bu bizim çölleşmemizdir. Bu tahribat kalıcı olur. Bir nesil çöpe gider. Allame-i cihan olsun üniversiteyi bitirip onların yerlerini dolduracak kıratta hoca üç günde yetişmez. Ayıptır, günahtır, yazıktır. Yanlışlarımız son dönemde çuvalları doldurdu da, tek bir hatadan dönülecekse şu hocalarımıza işlerini geri verelim. Kabul ederlerse, kollarına girelim, özür dileyelim, kürsülerine geri oturtalım. Çölü yeniden yeşertmek güçtür, çok uzun zaman alır, tutmayadabilir unutmayalım.

.

Facebook Yorumları

Kod8
13.12.2018
Siyasetin sonu
10.12.2018
Irak Kürdistanı'nda yeni dönem
5.12.2018
Sözün bittiği belde
3.12.2018
İsyan günlerinde G-20
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8