Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma


11.10.2018 - Bu Yazı 215 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hangi koşullar gerçekleştiğinde başarı, zafer kazanılmış sayılacak? Seçimle gelenlerin yerine kayyum atanacaksa, meclisin milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmak dışında işlevi kalmayacaksa, barış görüşmesi yapmak değil sözünü dahi etmek yasaksa, Kürtlere ancak tam asimilasyon yoluyla yurttaşlık haklarından faydalanma ve siyaset yolu mu açılacak?

Cumhurbaşkanı bizden sekiz kişi gitti, onlardan sekiz yüz gidecek; Kandil, Sincar, Münbiç operasyonları sürecek diyor. Savunma Bakanı, (açık biçimde ABD’yi kastederek) TIR’lar değil, vagonlar dolusu silah ve mühimmat da verilse terörü bitireceğiz diyor. Sözüne enigmatik bir ekleme de yapıyor, bunu başlarındakiler anladı, aşağıdakiler de anlayacak diyor.

İçişleri Bakanı malum, HDP Eş Genel Başkanı’na telefon edip size yaşama hakkı yok, sizi CHP bile kurtaramayacak diyor. Yine Cumhurbaşkanı, 45 sene önce 89 yaşında hayata gözlerini yummuş cumhuriyetin kurucu babalarından, haydi onu geçtim eski cumhurbaşkanlarından İsmet İnönü’nün 56 sene evvel yaptığı ABD ziyaretinde çekilen bir fotoğrafı buldurup, büyüttürmüş. Onu gösterip, bakın elinde ABD bayrağı var, PKK’nin de ardında HDP, CHP var, onların da ardında ABD diyor.

Cumhurbaşkanı demokrasi için medyaya da gerek yok diyor. (Cemal Kaşıkçı’nın sıkletini vurgulamak içinse adam lalettayin biri değil, anlı şanlı Washington Post köşe yazarı diyor ama misal, Duvar/Wall bir Wall Street Journal sayılamaz haliyle.) Yine Cumhurbaşkanı eğer yerel seçimlerde Güneydoğu ve Doğu illerini HDP adayları alırsa yine kayyum atarız yerlerine diyor. Pekiyi ben bu kadar sözü niye alıntılıyorum? Yer doldurmak için değil.

Terörle mücadelenin yeni tanımı sanırım terör ve teröristi bitirmek oldu. Bu vurguyu yeni Genelkurmay Başkanı da görevini devralırken yaptı. Amacın ve kapsamın evrilmiş olduğunu düşünerek o zaman alıntılamıştım. Bataklık ve sinekler benzetmesi yapılırdı hep. Bataklığı kurutacağız. Tek tek sivrisineklerle uğraşmayacağız filan. O devir bitti anlaşılan.

Tekraren belirtmeli, bu yürütülen faaliyetin tanımı “terörle mücadele” (“counter-terrorism”) değil “isyan bastırma” (“counter-insurgency”). Geçenlerde ABD Savunma Bakanı Mattis (ki çatışma görmüş bir deniz piyadesi orgenerali) de bunu böylece ifade etmişti, Türkiye’nin hakkını teslim etmek gerekir derken “kendi topraklarında isyan bastırmakla uğraşan yegane NATO ülkesidir” demişti. Nedense, bizden kimsenin kaşı kalkmadı.

Avrupa ve ABD, Türkiye’nin PKK ile mücadelesini IŞİD’le mücadele gibi algılamıyor. TMK’daki terörizm tanımının AB ülkeleriyle uyumlu olmadığını eski AİHM Yargıcı (e.) Büyükelçi Türmen yazıp duruyor. İHD Genel Başkanı Türkdoğan ise TMK’nın topyekun kaldırılmasından söz ediyor. Son olarak Batman-Gercüş’te sekiz şehit verilmesi ve diğer terör eylemleri ise barış demenin terör propagandasıyla eşdeğer tutulduğu sessizliğin kesafetini artırıyor.

Oysa tam da böyle zamanlarda söz söylemek gerekiyor. Her ölenin, “bizden” veya “onlardan”, bir ailesi, yakınları olduğunu. Her ölümün fazladan bir ölüm olduğunu. Ölenlerin hepsinin yurttaşlarımız olduğunu. Yaşamanın kutsallığını. Doğru, silahla siyasal hak mücadelesi olmadığını da. Barış Akademisyenleri farklı bir şey söylemiyordu. IMC TV terör propagandası yapmıyordu. Bir yıldan fazladır iddianame bekleyen Kavala, altı milyon oy almış Demirtaş, günahsız Tahir Elçi, demokrasi şehidi Hrant Dink ne diyorlardı, ne yapıyorlardı?

Sözün özü şu: Diyelim günün birinde tüm Kürtler, tüm Kürt gençler, Diyarbakır’ı, Van’ı, Muğla’sı, Adana’sı, Mersin’i, İstanbul’uyla “Allah bin belasını versin bu PKK’nin” deme raddesine geldi. Ya sonra? Yeteri kadar “stratejik sabır” gösterilir, beklenirse örnekse yüzyıl belki, artık Kürtlerin Kürtlüklerini de unutup, “yahu ne güzel yaşayıp gidiyoruz işte, Allah razı olsun Türkiye Cumhuriyeti devletinden” diyeceği mi umuluyor? Değilse, ne öngörülüyor?

Belki o kadar uzun  boylu değildir, İmralı’da Öcalan’ın, Kandil’de keza onun gibi yaşları ilerlemiş Karayılan, Bayık, Karasu, Kalkan, Hozat vb. örgüt yöneticisi kadronun ölmesi bekleniyordur. Yani bir yönüyle Sri Lanka, diğer yönüyle Peru “çözümü”. Zaten bizlere de hep PKK’nin küresel akrabalarının Tamil Kaplanları ve Aydınlık Yol örgütlerinin olduğu öğretilegelmiştir. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’a giden bir arkadaşım, kentin değişen çehresini, sönen politik enerjisini aktardıktan sonra, sohbet ettiği gençlerin “ölü taklidi yapıyoruz” dediklerini anlattı.

Şehitler, ölüler, etkisiz hale getirilenler ve ölü taklidi yapanlarla cumhuriyetin geleceği örülebilir mi? Hedeflenen sonuç durumu nedir? Hangi koşullar gerçekleştiğinde başarı, zafer kazanılmış sayılacak? Seçimle gelenlerin yerine kayyum atanacaksa, meclisin milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmak dışında işlevi kalmayacaksa, barış görüşmesi yapmak değil sözünü dahi etmek yasaksa, Kürtlere ancak tam asimilasyon yoluyla yurttaşlık haklarından faydalanma ve siyaset yolu mu açılacak? CHP de HDP’nin yanında ve o dolayımla PKK’nin arkasındaysa, muhalefetin her türünün yasa dışı olacağı bir parti-devlet midir bu geçilen ikinci cumhuriyet?

 


* 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda hayatını kaybeden 103 yurttaşımızın aziz hatıralarını hayırla yad ediyorum.

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8