ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye


11.2.2019 - Bu Yazı 217 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’nin ABD veya Rusya Federasyonu'nun (RF) Suriye siyasetlerini dönüştürmeye muktedir olmadığı ortada. Üstelik, RF ve ABD’den farklı olarak Türkiye, Suriye’nin komşusu. Öyleyse kendi Suriye siyasetini değiştirecek olan Türkiye.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’li işadamlarını 7 Şubat 2019 tarihindeki kabulünde, “ABD’nin Suriye’den çekilmesinin bölgede terör örgütlerinin istismar edeceği otorite boşluğu oluşturmaması önemlidir. Biz kararlı olarak burada DEAŞ’ı sıfırlarız, El Bab’da bunu gösterdik, dedik. Ama maalesef bu adım YPG/PYD ile yürütüldü. Bunun faturasının yıllar sonra ortaya çıkacağını tahmin ediyorum. Tüm terör örgütleriyle mücadeleye kararlıyız. ABD’nin de bizimle aynı hassasiyetleri paylaştığını düşünüyorum.” dedi. Herhalde söz konusu ifadeler, hem ABD ile ilişkilerde, hem kuzeydoğu Suriye’ye karadan tek taraflı askeri müdahale konularında geniş bir virajın alınmakta olduğunu yeterince anlatıyor. Zira bu defa Erdoğan, ne mühlet koyarak zorlayıcı bir yaklaşım sergilemiş, ne talepler yerine gelmediği takdirde devreye sokulacak seçenekler sıralamış.

Ankara, ABD’ye karşı seçeneklerini Rusya’dan S-400 almak, Şam’la doğrudan pazarlığa oturmak, İran’ı çevreleme siyasetine uymamak olarak dışa vuruyor. Doğrusu, bu zayıf bir menü ve bunlar esasen yapay seçenekler. Saygın uzmanlar Sinan Ülgen ve Can Kasapoğlu’nun EDAM’ın son raporundan da görüleceği üzere, ABD’nin “tatlandırılmış” Patriot teklifi ve elinde tuttuğu (bir başka değerli uzman Prof. Dr. Serhat Güvenç’in defaatle vurguladığı gibi) stratejik bağlamda ulusal savunma mimarimiz için S-400’le karşılaştırmayacak denli yaşamsal önemi haiz F-35 kartı bu seçeneği geçersiz kılıyor. Saddam dönemi Irak’la ilişkileri çağrıştıran, Şam’ın örs, TSK’nın çekiç olacağı Esat’la temas seçeneği de Rusya’nın siyasal çözüm ve Esat’ın kendi müşterisi kalması siyasetine uymadığı gibi, Temsilciler Meclisi’nin koyduğu yasal frenle alandan ABD’nin artık çekilmeyeceği cihetle, resmin dışına çıkıyor. İran’ı çevreleme siyasetine uymamak, Almanya ve Fransa ile birlikte hareket edebilme gibi bir diplomatik manevra marjı sunsa dahi, öncelik ABD’den sarı ışık devşirme olduğunda, o da olanaksızlaşıyor.

Ekonomist Atilla Yeşilada ile Bahadır Özgür’ün 21.12.2018 tarihli Gazete Duvar söyleşisinden

Tüm bunlara ilaveten 6 Şubat 2019 tarihinde Vaşington’da toplanan “Küçük Grup” açıklamasında da (Suriye’de) “askeri çözüm arayanların tehlikeli bir tırmanmaya ve bölgesel bir infilaka yol açacakları” uyarısında bulunuldu. ABD’nin örtülü biçimde Türkiye’ye yönelik olduğu belli olan bu uyarısını yanına Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Fransa, Almanya, Britanya’yı alarak yaptığı kaydedilmeli. Buna karşılık Ankara “o zaman ben de yanıma Rusya ve İran’ı alarak YPG’nin tepesine binerim” diyemeyecek tabiatıyla, çünkü o ikili Esat’ı ayakta tutmak için, onun davetiyle Suriye’de. Bir adım daha geri çekildiğimizde ise işte Erdoğan’ın yazının başında alıntıladığım ABD’li işadamlarına çiçek atan konuşmasına ve görselde yer alan ekonomist Atilla Yeşilada’nın elinde tuttuğu kağıda yazılı “IMF” kehanetine geliyoruz. Okura kolaylık olsun diye ben yazayım, IMF genel merkezinin adresi “19 .Cadde No. 700 – Vaşington”: Bilmem zikredebildim mi?

Özetle, Ankara için yol ayrımı Şam’la anlaşıp, ABD’yi yahut ABD ile anlaşıp Rusya’yı dışarıda bırakmak. Aynı bakımdan, orta vadede TSK denetimindeki ters L biçimindeki bölgenin (bkz. Harita) elde tutulması, ancak Cerablus’tan Irak sınırına dek 32×490 km’lik mutasavver dörtgen tampon bölgenin buna eklenebilmesiyle mümkün. FOI bölge uzmanlarından Aron Lund’un İsveç Savunma Bakanlığı için hazırladığı son raporunda dile getirdiği gibi Suriye’deki “status quo” donmuş bir çatışmaya evriliyor: Rusya desteğiyle ayakta durabilen Esat denetimindeki enkaz devlet ile Türkiye ve ABD destekli SDG’nin elindeki iki parçadan oluşan bir yamalı bohça. Diğer bir deyişle, bölgesel orta sıklet güç Türkiye’nin Suriye’deki askerin varlığı ya genişleyecek ya iki küresel ağır sıklet ABD ve RF’nin üzerinde uzlaşacağı siyasal çözüm uyarınca sona erecek.

Harita: WINEP – Fabrice Balanche

Türkiye’nin ABD veya RF’nin Suriye siyasetlerini dönüştürmeye muktedir olmadığı ortada. Üstelik, RF ve ABD’den farklı olarak Türkiye, Suriye’nin komşusu. Öyleyse kendi Suriye siyasetini değiştirecek olan Türkiye. Şam’la istihbarat teşkilatları üzerinden açılan iletişim kanalı, hakkında idam kararı bulunan Müslüman Kardeşler üyesinin Kahire’ye iadesi, Kaşıkçı cinayetinin ağza alınmaz oluşu, Başakşehir’de geçen yıl öldürülen Çeçen komutanın hamile eşinin Rusya’ya iadesi Ankara’nın diplomasi sahnesini yeniden düzenleme girişimleri olarak okunabilir. Bunların ardından, 31 Mart seçimleri geçtikten sonra ve seçimin sonuçlarına göre Suriye Kürtleriyle ya Ruslar aracılığıyla Şam’da ya ABD aracılığıyla Ankara’da masaya oturulduğunu da görebiliriz. 31 Mart’a dek ise, Erdoğan’dan ABD’ye yönelik “IŞİD’le mücadeleyi biz devralalım; Kürtlere kol-kanat geriyoruz ama PKK ile mücadele etmek zorundayız” yollu giderek cılızlaşan önerilerin süregideceğini de öngörebiliriz.

ABD’nin Kürtlere özel bir muhabbet ve Türkiye’ye özel bir husumet beslemediğini yinelemeye gerek yok. Verili durumda, ABD Bağdat’tan çıkabilecek olumsuz bir kararın önünü almak ve İran’ın etkisini sınırlamak için Irak Kürdistan Bölgesi’ni ve Kuzeydoğu Suriye’yi gri alanlar olarak tutmak durumunda. Suriye’de Türkiye’ye yapabileceği en büyük ikram Tel Abyad/GreSpi ile RasElAyn/Serekani arasından 30 km. kadar derine inen bir mini dikdörtgen cepte TSK’nın Kuzey Irak benzeri noktasal konuşlanması olabilir. Ankara’nın bu olası zayıf teklifi iç siyaset saikleriyle kabul edip, Astana Süreci kaldıracını çöpe atacağını sanmam. İyice iddialı konuşmak gerekirse Fırat’ın doğusuna tek yanlı askeri müdahale penceresi görülebilir gelecek için kapandı, artık diplomasi zamanı. Ancak dileyelim yedek kulübesine bakılıp, oradan Ali Memluk’lar, Kasım Süleymani’ler yaratılmaya çalışılmasın, iş erbabına bırakılsın. Saygıdeğer Fehim Taştekin’in “Devletler arası ilişkilerde diplomasinin yerini gizli servis almaya başlamışsa sıra dışı, norm dışı, kanun dışı iş oranı artıyor demektir.” uyarısına harfiyen katılıyorum.

Son olarak, eski Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un “Atatürk bugün yaşasaydı Suriye ve Irak sorunlarına nasıl bakardı?” başlıklı makalesine değinmek isterim. Sayın Başbuğ’a Atatürk yaşarken Türkiye hariciyecisinin billur berraklığında bir dille kaleme alıp, 1926 Sınır Anlaşması’yla çözülecek Musul Sorunu hakkında Cemiyet-i Akvam’ın ilgili komisyonuna sunduğu belgeleri incelemesini naçizane öneririm. Zira orada Türkiye Cumhuriyeti rakamlar vererek Kerkük dahil bölgede Kürt ve ikincil olarak Türkmen nüfusun ezici biçimde fazla olduğunu, herhangi bir kamuoyu yoklamasından da rahatlıkla görüleceği üzere Kürtlerin kuruluşu için savaştıkları Türkiye Cumhuriyeti’nin parçası olmak istediklerini belirtir. Kaldı ki cumhuriyetin kuruluşunda da kongrelerin işlevi, yine “Atatürk yaşarken” kaleme alınan 1921 Anayasası’nın ilkeleri de tarihsel veri. Dinçer Demirkent’in “Bir Devlet, İki Cumhuriyet” (Ayrıntı Yay. 2017) kitabında bunun ayrıntıları mevcut. Dolayısıyla bölgede kılıçtan kaleme dönüşün içerideki doğal uzantısı da diyaloga dönüş olmak zorunda.

.

Facebook Yorumları

Kod8
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
18.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
13.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
11.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
14.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
3.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
31.12.2018
Status quo ante bellum
27.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
24.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
10.12.2018
Irak Kürdistanı'nda yeni dönem
5.12.2018
Sözün bittiği belde
3.12.2018
İsyan günlerinde G-20
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8