Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek


15.4.2019 - Bu Yazı 416 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sandıktan kaçmıyoruz, hukuksuzluğu reddediyoruz, Ali Topuz’un öğrettiği deyişle “anti-hukuk” ortamını ifşa ediyoruz. Kemal Can’ın dünkü yazısındaki ifadesiyle “mazbataya karşılık, tüm haklar takasına” girmiyoruz, bu türden bir Faust pazarlığını kabul etmiyoruz. KHK’lılar konusundaki kararıyla YSK’nın kendi meşruiyetini imha ettiğini görüyoruz, yapay “yargı sürecinden neden rahatsızsınız” sorusuna, “hangi yargıdan söz ediyorsunuz” sorusuyla yanıt veriyoruz. Ülke nüfusunun en az yarısıyız, işte burada duruyoruz.

Muhalefetin, özellikle CHP’nin yukarıda değindiğim türden bir hattı benimsemesini, savunmayı karşı akına döndürmesini diliyorum. Ancak yetmez. Ekrem İmamoğlu başardı ve çok belirgin biçimde bir birleşik muhalefet lideri, cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıktı. Bu başarıyı mümkün kılan dinamik ve disiplinli dönüşümün itici gücünün Canan Kaftancıoğlu olduğu da çok belli. Yüksel Taşkın, Gülfem Saydan Sanver gibi, önümüzdeki dönemde isimlerini daha sık duyacağımız, birikimli danışmanların sonuç alıcı kampanyanın mimarları olarak takımda kalacaklarını da umalım.

Neden yetmez? Zira artık “bak vermezler diyordun, (örnekse Mardin-Sayın Ahmet Türk) aldılar mazbatalarını (hatta ‘aldık’ mazbatayı)” meselesinin ötesine geçtik. Konu “sakin olun, biz oy çuvallarının üzerinde uyuyoruz” da değil. Maltepe’de itiş-kakış yaratılmasını, Büyükçekmece’de polisin ev ev gezip seçmen sorgulamasını da gündemde tutmak gerekli ama yeterli değil. Artık anayasal yurttaşlık, kamuoyu, toplum, demokrasi, hak ve özgürlükler, cumhuriyet gibi soyut ama yaşamsal kavramlar, ağızlara iri de gelseler muhalefet lider ve sözcülerince ısrarla dolaşıma sokulmalı.

Anımsayalım: En önce AA ile AKP bağlantısı kuruldu. Rüzgar dönünce, AKP’den AA’ya veri akışı durduruldu. Sonra Binali Yıldırım ekrana çıkarılıp “3 bin oyla kazandım” dedirtildi. CHP’nin bu defa ıslak imzalı tutanakları aldığı anlaşılınca biteviye yeniden sayımlar başlatıldı. Yetmedi, bu defa sayımlar yavaşlatıldı. Oy hırsızlığı ve iptal söylemi dolaşıma sokuldu. Nihayet mazbatayı geçici olarak, kısa süre için verip, olağanüstü itirazın devreye sokulacağı anlaşılıyor. Herhalde, bu sürecin bizatihi kendi Ahmet Şık’tan ödünç terimle karşımızdaki “örgütlenmiş kötülüğün” boyut ve nitelikleri hakkında bir fikir veriyor.

İktidar, adeta kanser tedavisinde ameliyat, radyoterapi, kemoterapi, immunoterapi elde ne varsa eşanlı kullanarak “hastalıkla” mücadele eder gibi yaklaştı belediye seçim sonuçlarına. Bu bakımdan, İmamoğlu’nun “meşrutiyet” atfıyla tarihsel perspektifi söylemine alması olumlu. Şimdi söylemi, yukarıda işaret ettiğim kavramlarla siyasi zemine de oturtmak, YSK’nın hem ülke genelindeki, hem özellikle Kürt nüfus yoğunluklu illerdeki hukuk tanımaz uygulamalarını dahil ederek güçlendirmek zamanı. Özetle, Diyarbakır’ın Bağlar, Van’ın Tuşba, Edremit, Çaldıran ilçeleri ve Digor-Kars’ın Dağpınar beldesinin bize, Maltepe ve Büyükçekmece denli yakın olduğunun ayırdına varmak gerek.

Toplama kamplarından sağ çıkmış Stéphane Hessel doksan küsur yaşındayken 2010 yılında “Öfkelenin” kitapçığını yazdığında ortada daha sonra yaygınlaşan halk hareketlerinden hiçbiri yoktu. Öfkelenmek demek, sükuneti gafletle ve ataletle karıştırmamak da demek sanırım. Nasıl ki, anayasal barışçıl kitlesel gösteri hakkı, “cam çerçeve indirmek”, “radikalizme davet” değilse, öyle. Afallamamak, sinmemek, zinde, ayık ve uyanık kalmak, bence darbelere direnmenin, şok doktrinini açığa düşürmenin olmazsa olmazları. Siyasal direnci, yurda yaymak, rengarenk, yan yana, iç içe durmak; küresel, entelektüel ve tarihsel perspektife oturtmak ister istemez zorunlu.

Derdimiz salt hukuk değil siyaset; yalnızca toplum odaklı belediyecilik değil toplumsal muhalefeti örgütlemek; çoğunlukçuluğun karşısına çoğulculuğu koymak olsun. Ünlü düşünür Adnan Şenses merhumun dediği gibi: “Dostlar acı söyler, düşmanlar sevinedursun”, bizler odağımızı yitirmeyelim. İktidarda beliren “çorap söküğü” korkusunu ıskalamayalım. Olan bitenin çok basit de bir nedeni var sanki: Kendiliğinden ortaya çıkacak bir kutlama anı, günü yaşatmak istemiyorlar. “Mazbatayı siz almadınız, biz bahşettik; o da ancak, sözde yargı süreci tepenizde ‘Demokles’in kılıcı gibi’ sallanırken, geçici bir süre için” demeye getiriyorlar.

Sanırım neyin, nasıl yapılması konusunda benden ayrı düşünen muhaliflerle, en azından sonun başladığı hususunda hemfikiriz. Öyleyse başlayan sonun gelme ivmesini artırmak ve süresini kısaltmak için “biz ne yapabiliriz”, hatta “ben kendi adıma ne yapabilirim” diye sormalıyız. Yarın, öbür gün toz bulutu dağıldığında “pekiyi sen o ara ne yapıyordun” diye sorulursa, “çabaladım” diyebilmeliyiz. Kazanılan maçların ardından dahi “rejenerasyon idmanı” yapılıyor malum. İmamoğlu’nin diriliği ve sağduyusu çok olumlu. Bu tutumu yaygınlaştırıp, boyutlarını zenginleştirip, perspektifini daha kapsayıcı duruma dönüştürmek de zamanlı olacak.

*Başlı başına ayrı bir yazının konusu olmalı ama Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun, Fransız milletvekili Sonia Krimi’ye işin içine Cezayir ve Ruanda’yı katarak, evsahipliği ettiğimiz NATO Parlamenterler Asamblesi Toplantısı’ndaki çıkışması, diplomatik usul, adap, dil, içerik gibi çok çeşitli açılardan had safhada sorunlu. Aynı konuda, hiç TV izlemesem de sosyal medyadan denk geldiğim, Ece Üner’in söz konusu haberi, Fransa’nın ulusal simgesi horozu “kendi ayakları pislik içindeyken öten tek canlı” olarak tanıtarak vermesi de o denli talihsiz. Çavuşoğlu’ndan beklentim olamaz da, eğer Ece Üner kendini bu denli özgüvenli ve birikimli görüyorsa, beni demiyorum haşa, ama örnekse Yetvart Danzikyan, Rober Koptaş, Garo Paylan, Ümit Kıvanç, Ünal Çeviköz, hatta (gayet iyi Türkçe konuşan) Fransa İstanbul Başkonsolosu Bertrand Buchwalter vb birini canlı yayınına konuk alıp, teke tek tartışmayı denemesini öneririm.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
17.07.2019
Ergin Ataman'la dış politika öğreniyoruz
15.07.2019
Daimi OHAL, daimi seferberlik, sürekli darbe
10.07.2019
Türkiye, Suriye, Barış Süreci
7.07.2019
Hangi barış süreci?
3.07.2019
Osaka'nın ardından son düzlükte S-400
26.06.2019
23 Haziran üzerine üfürizmalar
24.06.2019
Öcalan, Neçirvan, Osman, filan...
19.06.2019
Suriye siyasetimiz ve ülkemizdeki Suriyeliler
17.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
10.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
27.05.2019
Elliden görünen...
20.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
16.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
13.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
6.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
2.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
29.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
22.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
15.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
8.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
18.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
4.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
25.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
18.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
13.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
11.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
14.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
3.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
31.12.2018
Status quo ante bellum
27.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
24.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
10.12.2018
Irak Kürdistanı'nda yeni dönem
5.12.2018
Sözün bittiği belde
3.12.2018
İsyan günlerinde G-20
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive