Aydın Ünal

https://aydinunal.com



Bookmark and Share

QUHAKİMONESİA’NIN ‘ENİŞTE’Sİ


3.10.2019 - Bu Yazı 123 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ankara’da her hafta bir grup üniversite öğrencisiyle toplanıp “Harita Okuma” dersleri yapıyoruz. Her hafta bir ülke seçip ayrıntısıyla tanımaya çalışıyoruz. Bazen de, Türkiye’de okuyan yabancı öğrencileri misafir ediyor, ülkelerini onlardan dinliyoruz.

Önceki hafta misafirimiz Quhakimonesia Adaları’ndan ülkemize yüksek lisans yapmak için gelmiş 25 yaşındaki Kikirati Ke Tai Te idi.

“Quhakimonesia Adaları da neresiymiş” diye sorduğunuzu duyuyorum. Biz de ilk kez duyduk. Kikirati Ke Tai Te’ye (kısaca Tai) hepimiz ardı ardına sorular sormaya başladık. Tai belli ki bu meraklı sorularla sürekli karşılaşıyordu. Gülümsedi, “sakin olun, bütün sorularınızı cevaplandıracağım, size Quhakimonesia’yı enine boyuna anlatacağım” dedi.

Quhakimonesia Adaları Pasifik Okyanusu’nda, 27 adacık ve 1 büyük adadan oluşan takım adalar devletiymiş. Nüfusu 6,5 milyon. Başkenti Quhakilili. Ülke halkının hemen tamamı Pasifik ada yerlilerinden oluşuyormuş. Hani Cennet gibi derler ya, öyle bir ülkeymiş. Adalarda nehirler, şelaleler, ormanlar… Denizleri berrak ve bereketli. Latin Amerika ile Asya ve Afrika arasında işlek bir ticaret merkeziymiş.

Quhakimonesia 1910 yılında Fransızlar tarafından işgal edilmiş. Bağımsızlığına düşkün Quhakimonesia halkı silahlanmış, örgütlenmiş ve 1932 yılında Fransızlardan bağımsızlıklarını ilan etmişler.

Ne var ki, Fransa askerlerini çekmiş ama, bu stratejik ülkeyi kendi kaderine, kendi zenginliğine terk etmemiş. Sömürgeci ülkelerin uyguladıkları taktiklerin hepsini Quhakimonesia’ya da uygulamaya başlamışlar. Ajanlarıyla, içerden satın aldıkları taşeronlarıyla, iç ve dış müdahalelerle ülkeyi hep istikrarsızlık içinde tutmuş ve bundan da azami fayda sağlamışlar.

Tai, “siz Türkçe’de diyorsunuz ya, ‘ne öldürdüler, ne de ondurdular’” şeklinde tarif ediyor durumu.

Bütün zenginliğine rağmen, çalışkan, fedakar, cesur insanlarına rağmen, Quhakimonesia bir türlü istikrara kavuşamamış, bir türlü kendi ayakları üzerinde doğrulamamış.

Derken, 1995 yılında ülkede genç bir lider, Yositove Silva Yap Chok seçimle iş başına gelmiş.

Bundan sonrasını anlatırken Tai’nin gözleri parlıyor. Yositove akıllıymış, çalışkanmış, cesurmuş. Öyle Fransa’da okuyup gelmiş, kendi ülkesine yabancılaşmış eski siyasetçilere hiç benzemiyor, halkla aynı dili konuşuyor, aynı duyguları taşıyormuş. Hemen kolları sıvamış, israfa son vermiş, kaynakları doğru kullanmış, adaleti tesis etmiş. Kısa sürede Quhakimonesia ekonomisi şaha kalkmış. Adanın içine yollar yapmış, küçük adalara köprüler kurmuş. Eğitimi her adaya kadar götürmüş. Sağlığa erişimi kolaylaştırmış. Yeni limanlar inşa etmiş, ticaret kat kat artmış. Refah seviyesi yükselmiş.

Yositove’nin Quhakimonesia’yı böyle hızla kalkındırması Pasifikteki yüzlerce adada yaşayan yerliler arasında da duyulmuş. Hepsine özgüven gelmiş. Yositove sadece Quhakimonesia’da değil, bütün Pasifik’te efsane olmuş.

Quhakimonesia’nın böyle büyümesi, ayakları üzerinde doğrulması, hele hele Pasifik yerlilerine özgüven kazandırması elbette bölgedeki istikrarsızlıktan beslenen başta Fransa olmak üzere güçlü devletleri rahatsız etmiş.

Yositove’ye karşı çokça operasyon tertip etmişler. Hep yaptıkları gibi ona da “Diktatör” demişler. Darbeler tasarlamışlar.

Yositove bütün bu saldırıları püskürtmüş. Arkasına halkının desteğini alarak ülkesinde yabancıların operasyon yapmalarını engellemiş.

“Quhakimonesia halkı Yositove’yi çok sevdi” diye anlatıyoru Tai… “Hatta Quhakimonesia halkı değil sadece, bütün Pasifik yerlileri Yositove’yi çok sevdi.”

Bunları söyledikten sonra Tai sustu, başını öne eğdi.

Hepimiz merak ettik. “Sonra?” dedik, “sonra ne oldu Tai?”

Tai başını kaldırdı. Gözlerindeki o heyecan, o pırıltı gitmişti. Mahzunlaştı. “Sonra” dedi, “Enişte” devreye girdi.

“Hele anlat Tai” dedik, o da anlattı…

“Yositove’nin 3 oğlu 4 de kızı vardı. En büyük kızını Fransa’da okumuş bir gençle, Palikira ile evlendirdi. Halk ona ‘Chikia’, yani Türkçesi ‘Enişte’ diyordu. Enişte hızla ülkenin yönetiminde söz sahibi olmaya başladı. İşler de hızla kötüye gitti.”

Bir genç arkadaşımız atıldı hemen: “Ne var ki bunda? Palikira, Yositove’nin damadı diye, siyasete girmeyecek mi, yönetimde yer almayacak mı? Bundan daha doğal ne olabilir? Yositove damadından daha sadık kimi bulabilir?”

Tai biraz da gönülsüzce anlatmaya devam etti…

“Pek öyle olmadı… Enişte çok tecrübeli değildi. Ülkeyi pek tanımıyordu. Buna rağmen bütün yetkileri elinde toplamaya başladı. Tecrübesizliğini istismar eden kabileler Enişte’yi avuçlarının içine aldılar. Quhakimonesia’da ne kadar yeteneksiz, beceriksiz, hırslı insan varsa Enişte’nin etrafında toplanmaya başladı. Enişte, kendisine itaat etmeyen kim varsa, ne kadar yetenekli, hatta ne kadar sadık olursa olsun, yönetimden uzaklaştırmaya başladı.  Öyle olunca ülkede rahatsızlık arttı. İşler bozuldu. Ticaret geriledi. Ülke yeniden yoksullaşmaya başladı.”

Bir başka genç arkadaş Tai’nin sözünü kesti: “Yositove bu işe ne dedi? İşler Enişte yüzünden kötüye gidiyorsa, alsaydı Enişte’yi kenara…”

Tai başını iki yana salladı… “Yositove yapamadı, damadını kenara alamadı” dedi ve sustu…

“Peki Palikira kendisi de mi çekilmedi? İşlerin bu kadar kötüye gittiğini göre göre, nedenin de kendisi olduğunu bile bile, orada oturmaya devam mı etti?” diye sordu bir arkadaş.

“Palikira gerçek dünyadan, gerçek Quhakimonesia’dan habersizdi. Etrafına topladığı kalabalıklar ona her şeyin çok iyi gittiğini, mükemmel olduğunu, kendisinin çok yetenekli, çok becerikli olduğunu, kendisini kıskananların bu tezviratı yaptıklarını, Yositove’ye saldıramayanların Palikira’ya saldırdıklarını söylediler. Ülke günden güne erirken, Palikira bir kez olsun aynaya bakmadı, halkın sesine kulak vermedi, hep başkalarını suçladı…”

Dinleyenler olarak biz da Tai gibi hüzünlenmiştik. Uzakta, adını ilk kez duyduğumuz bir ülkenin yaşadığı dram bizim bile canımızı sıkmıştı.

Tai anlatmaya devam etti…

“2015 yılında yapılan seçimlerde Yositove’nin partisi Fransızların desteklediği muhalefet karşısında kaybetti. Yositove ve damadı ağır bir yenilgi aldılar. 20 yıllık başarılarla, zaferlerle dolu bir iktidar süreci böylece sona erdi. Sadece iktidar değil, Quhakimonesia’nın geleceğini ilgilendiren çok önemli projeler de rafa kalktı. Hikaye yarım kaldı. Ancak Yositove’nin yerine geçmek, lider olmak isteyen Enişte de hırsına kavuştu. Partinin başına geçti. Ne var ki parti artık yüzde 1 oy bile alamıyor. Arkasında bıraktığı enkaz ve hayal kırıklığından dolayı da kimse Enişte’yi hayırla yadetmiyor. Halk Yositove’yi çok sevdi, ona vefa gösteriyor ama Enişteyi ülkenin başına dert ettiği için O’na karşı da bir gönül kırıklığı yaşıyor.”

“Quhakimonesia şimdi nasıl, ne durumda?” diye sorduk Tai’ye…

“Siz Türkler nasıl diyorsunuz? ‘Eski hamam, eski tas’… 1995 öncesinin o kötü, o karanlık yılları geri geldi” diyor.

Adını ilk kez duyduğumuz Quhakimonesia’nın merakı ve öğrenme hevesiyle başladığımız dersi hüzünle sonlandırdık.

Tai kalktı, ayrılırken, “En çok da Pasifik yerlileri hayal kırıklığı yaşadı” dedi. “Umutları Enişte yüzünden darmadağın oldu.”

Tai ile vedalaşırken, “Şimdi ben çıkınca Quhakimonesia’yı internetten arayacaksınız. Boşuna uğraşmayın. İnternette böyle bir ülke bulamazsınız. Ülkemiz tamamen dünyaya kapalı artık” dedi; sonra gitti.

Tai’nin arkasından bakarken, hepimiz, “Neyse ki bizim ülkemizde böyle şeyler yaşanmıyor” diyerek halimize şükrettik.

Bir de gerçekten internetten Quhakimonesia’yı aradık ama Tai’nin dediği gibi hiç iz bulamadık.  

https://aydinunal.com/2019/08/31/quhakimonesianin-enistesi/

.

Facebook Yorumları

Emlak8
3.10.2019
QUHAKİMONESİA’NIN ‘ENİŞTE’Sİ
21.1.2019
Müsaadenizle…
10.1.2019
5 dakika dursak
3.1.2019
2019’un gündemi
31.12.2018
2018’den kalan
27.12.2018
Sarıkamış: Savaşlardan bir savaş
24.12.2018
Doğu notları
20.12.2018
Seçmeni okuyan kazanır
17.12.2018
Yeni bir Gezi olur mu?
10.12.2018
Kara yazı
6.12.2018
Heybetli hikmetli hâkim
29.11.2018
Magazin terörü
26.11.2018
Aday belirlemek artık kolay değil
22.11.2018
Aday çok, ya vizyon?
20.11.2018
Yerel seçim ve riskler
15.11.2018
Biz buraya nasıl geldik?
12.11.2018
“Yakarsa dünyayı garipler yakar”
8.11.2018
Dikkat, PKK dönüşüyor
1.11.2018
Tarih-resmî tarih
30.10.2018
100. yıldönümünde Mondros Mütarekesi
22.10.2018
Osmanlı’nın son savaşı
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive