Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Karamsarlığa dikkat


9.11.2017 - Bu Yazı 487 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Karamsarlık bulaşıcıdır. Virüs bünyeye girip çoğalmak için uygun şartları bulursa, karamsarlık milleti de, devleti de sarsabilir.

Zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Özellikle son birkaç yıl çok meşakkatli geçti. Türkiye’nin huzuruna, istikrarına, milletin seçtiği hükümete, Cumhurbaşkanı’na saldırılar yapıldı. Terör kimi zaman araziden şehirlere indi. Çok canımızı yitirdik. Algı operasyonlarıyla yalan ve tahrik pompalandı. Üzerine bir de, askerimizin arasına sızmış hainlerin darbe girişimlerini yaşadık.

Ne Türkiye’de, ne de bölgemizde sular durulmuyor. Ülkeyi meşgul etmek için içerde saldırılar sürüyor. Bölgemizde, Türkiye’yi de yakından ilgilendiren ve ilgilendirecek önemli gelişmeler yaşanıyor.

Esasen, böylesine zor dönemleri millet olarak ilk kez de yaşamıyoruz. Son 200 yılımız hep buhranlarla, çalkantılarla, krizlerle ve kimi zaman da yenilgilerle geçti. Ağır savaşlar, çatışmalar, kayıplar yaşadık. İşgal, göç yaşadık. Her gün canımızı acıtan terör saldırılarına, provokasyonlara şahit olduk.  İnançlarımız, değerlerimiz, kutsallarımız çiğnendi. Ezanımız susturuldu, kitaplarımız yakıldı, kimliklerimiz inkar edildi. Sesimizin, taleplerimizin, irademizin kulaklara ulaşmadığı, ulaşsa da hiçbir tepkinin verilmediği yıllar geçirdik.

16 Kasım, sevgili Ahmet Kaya’nın vefatının 17’nci sene-i devriyesi.  İlk albümünü 1985’de çıkarmıştı, ilk şarkısı da “Ağlama Bebeğim”di. Genç İmam Hatipliler olarak, nedendir bilinmez,  daha çıktığı günlerde Ahmet Kaya’nın bu şarkısını nasıl da beğenmiş, nasıl da dilimize dolamıştık. “Ağlama bebeğim ağlama sen de / umut sende, yarın sende” diyordu Ahmet Kaya, “Çok uzakta öyle bir yer var / O yerlerde mutluluk var / Paylaşılmaya hazır / Bir hayat var” diye devam ediyordu.

1985’ten, Ahmet Kaya’nın “Ağlama Bebeğim” diye umut verdiği günden bugüne ne çok hadise yaşadık. Ne çok hayal kırıklığı, ne çok acı tattık.

Yine de, ne umudumuzu, ne heyecanımızı, ne de gelecek güzel günlere olan inancımızı kaybettik. Acılara bağışıklık kazanmış bir millet olarak, umutla geleceği kurmak için direndik, mücadele ettik.

İlahi emir, “Hüzünlenme, Allah bizimledir” diyor; “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin” diyor… Şair ise “Kaderin üstünde bir kader vardır” diyerek İlahi emri tefsir ediyor.

Son aylarda, karamsarlık virüsünün, Türkiye’nin iklimini karartması için yoğun bir gayret olduğu gözleniyor. Dedikodularla, söylentilerle, yalan ve iftiralarla, karanlık tablolar çizerek, umudu köreltmeye çalışıyorlar. Karamsarlığı salgın haline getirip, ekonomiyi, bürokrasiyi, siyaseti felç etmek için her yola başvuruyorlar. Bölgemizdeki gelişmeleri, iyimser, en azından tarafsız bir gözle yorumlamak yerine hep kötü tarafından yorumlayarak kurşun gibi ağır bir hava üretiyorlar.

Ne böyle karamsar bir atmosfer var, ne de işler kötüye gidiyor. Kimi zaman iyi niyetle bile olsa, “temkin” ya da “tedbir” adına bile olsa, karamsarlık pompalamanın hiç kimseye hayrı yok. Dedikodu ve söylentilerden yola çıkarak, “her şey çok kötü” diye sürekli kaygı yayarak, hayıflanarak hüznü çoğaltmanın da hayrı yok. Hayrı olmadığı gibi, ekonomi, bürokrasi ve siyasetin karamsarlık söylentileriyle daha da kararabileceği gerçeği göz ardı ediliyor.

Bu millet çok büyük imtihanları, büyük badireleri, çok büyük krizleri, buhranları sabırla atlattı.

Ülkemizde ve bölgemizde yaşanan gelişmeler de sabır ve sağduyu sayesinde mutlaka aşılacaktır.

“Onların bir hesabı varsa, Allah’ın da bir hesabı var”… Umut ve inanç her şeyimiz. Onları kaybedersek, karamsarlığa teslim olursak, işte o zaman kaybederiz. “Konuşan ya hayır söylesin, ya da sussun”. Zira, “Mevla görelim neyler; neylerse güzel eyler”…

.

Facebook Yorumları

Kod8
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8