Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Korkmayın, titreyin…


7.12.2017 - Bu Yazı 453 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Son günlerde Fetullahçılar arasında çok okunan bir yazarım. Bunu, verdikleri tepkilerden anlıyorum.

Fetullahçı okuyucularımı 2 kesime ayırıyorum…

Birinci kesim, “yiyiciler”… Cumhurbaşkanımız bunları “akıllılar” olarak da adlandırmıştı. Tuzu kuru olanlar. Kapağı darbeden önce yurtdışına atmış, tezgahı kurmuş, günlerini gün ediyorlar. Himmet paralarını gönül rahatlığıyla yiyorlar. Alabildiğine özgürler. Kimi zaman Nil Nehri üzerinde sandal sefasında, kimi zaman tıka basa dolu arabalarıyla alışveriş merkezlerinde, kimi zaman da ABD’de, Avrupa şehirlerinde,  villalarının, lüks arabalarının, çok kazandıran dükkanlarının önünde görüntüleniyorlar. Bunlar aynı zamanda “beyin takımı”. Sürekli operasyon planlıyorlar. Her bir operasyonlarında çuvalladıkları için, mesailerini daha çok tabanı uyuşturma operasyonlarına sarfediyorlar.

Bu birinci kesim yazılarımı okuyup, önce çarpıtıyor, sonra çarpıtılmış şekilde İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça ya da başka dillerde dünyaya ve kendi tabanlarına servis ediyorlar.

Örneğin son yazımda FETÖ’de “örgüt içi infazların” kaçınılmaz olduğunu yazmıştım. Bunu, “yargısız infaz” olarak çarpıttılar, İngilizceye çevirdiler ve bu yalanı servis ettiler. Öyle ki, meşhur Fetullahçı eski savcı, Nev York’taki dava tiyatrosunun senaryo yazarı Preet Bharara dahi topa girdi ve “Bayanlar baylar, Erdoğan’ın Milletvekili sürgündeki gazeteciler için yargısız infaz istedi” diye twit attı.

Fetullahçı okuyucularımdan ikinci kesim, kaçamayanlardan, gidemeyenlerden, örgütün pisliklerinin faturasını ödemek zorunda kalanlardan oluşuyor. Bu kesim, Fetullahçıların “sürünenler” kolunu teşkil ediyor. Onların da tepkilerini alıyorum. Beni doğal olarak sevmiyorlar ama artık açıktan da hak veriyorlar.

İkinci kesim, yani “sürünenler”, kaçanların zevkü sefa içindeki yaşantılarını görüyor ve artık örgütü sorguluyorlar. Kendilerine vaad edilen “kurtuluş gününün” bir türlü gelmemesinden, müjdelerin bir türlü gerçekleşmemesinden, rüyaların bir türlü “hayırla” sonuçlanmamasından dolayı kızgınlar. Yurt dışında gününü gün edenlerin tasarladığı operasyonlarla üzerlerindeki baskı daha da artıyor ve bu sorumsuzluktan şikayetçiler. Sürünenlerin darbede suçüstü yakalananları müebbet gerçeğiyle tanıştılar. İşinden atılanlar işsizlik, yoksulluk gerçeğiyle tanıştılar. Verilen gaz artık kendilerine yetmiyor. Sürünenler arasında örgüt içi sorgulama kadar öfke de kademe kademe yükseliyor.

Nev York’taki Fetullahçı dava tiyatrosu fiyaskoya doğru hızla ilerlerken, “yiyiciler”, “sürünenleri” bir arada tutmak ve isyanı önlemek için yeni taktikler üretmek zorundalar.

Bu aşamadan sonra, “müjde, muştu, dava, fedakarlık, Cennet’in tapusu” gibi boş kavramların da, rüyaların da tabanı avutması mümkün değil.

Terör örgütlerinde, böyle durumlarda devreye “korkutma” girer.

PKK 40 yıldır ayaktaysa, bunu en çok da “korkutmaya” ve korkutmanın somut neticesi olan “örgüt içi infazlara” borçludur.

Her biri PKK’lı olan, hatta bazıları PKK’nın kurucusu olan Celal Aydın, Haki Karer, Ali Doğan Yıldırım, Mehmet Turan, Ali Ömürcan, Yıldırım Merkit, Mahsum Korkmaz gibi isimler PKK’ya ihanetle suçlanıp iç infazlarda katledildiler.

En son, Paris’te, PKK’nın kurucularından Sekine Cansız ve onunla birlikte Leyla Söylemez, Fidan Doğan PKK tarafından infaz edildiler.

PKK içindeki infazların sayısının 15 bini geçtiği söyleniyor. Mağaralarda, dağlarda, sözde hapishanelerde katledilen PKK’lıların ne sayısı, ne de kimlikleri tam olarak biliniyor.

PKK’ya yönelik en küçük bir sorgulamanın “ihanet” anlamına geleceğini ve sonucunun da “örgüt içi infaz” olacağını herkes biliyor ve dağdaki teröristten Meclis’teki uzantılarına kadar herkes konuşurken korku altında dikkatli konuşuyor.

FETÖ de, bir terör örgütü olarak, işte bu yol ayrımına geldi. Örgüt kendisini korumak, ayakta kalmak, nefes almak istiyorsa, tabanını korkutacak, bunu da mutlaka “örgüt içi infazlarla” yapacaktır.

“Örgüt içi infazların” sadece FETÖ’nün “sürünenler” kolunu değil, aynı zamanda “yiyiciler” kolunu da hedef alacağını tahmin etmek güç değil. Örgütü sorgulamak kadar, örgütün mahrem bilgilerine sahip olmak da örgüt üyeleri için tehlike teşkil edecektir.

Şu aşamadan itibaren FETÖ’nün hiçbir elemanı güven içinde değil. Hiç boşuna çarpıtmayın bu ifademi: Haşa, “yargısız infazdan” bahsetmiyorum; tehdit, örgüt elebaşından ve onun tasmasını tutan istihbarat örgütü/örgütlerinden gelecektir.

“Nihat Avni” mi, “Suat Avni” mi, adı her neyse, Fetullahçılar arasında da muteber bir sosyal medya operasyon ajanı “korkma, titre” diye yazıp duruyordu ya… Keser döndü, sap döndü, hesap döndü.

“Korkma, titre” ey Fetullahçı okuyucum! Çünkü ancak korkmayıp titrersen kendine gelebilirsin; kendine gelebilirsen, hem Fetullahçılıkla kaybettiğin ahiretini ve imanını kazanabilir, hem de örgütün tehdidinden kurtulup hayatta kalabilirsin.

Eğer titreyip kendine gelmezsen, himmet paralarıyla vur patlasın çal oynasın eğlenen “dava arkadaşlarını” iç geçirerek daha çok izlersin. FETÖ tiranlığı çökerken de enkazın altında kalabilirsin. Bunu görebilmek için müneccim olmaya, sahte rüyalar üretmeye ihtiyaç yok. Yazılarımı çarpıtmak için nasıl kıvrandıklarına bak, yaklaşmakta olanı zaten anlarsın.

.

Facebook Yorumları

reklam
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı