Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Kürt meselesi ve 24 Haziran


14.5.2018 - Bu Yazı 561 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 15 Temmuz darbe girişimiyle başlayan yeni süreç bize bir gerçeği daha gösterdi: Türkiye, ne Kürt meselesini, ne de terör meselesini uzun yıllar sağlıklı bir zeminde konuşamamış. Hem Kürt meselesi, hem de terör meselesi, çok güçlü ve etkili algılı operasyonlarıyla manipüle edilmiş.

15 Temmuz sonrasında Türkiye’ye algı operasyonu yapan merkezlerin üzerine gidildi. Örneğin HDP’nin meşruiyet içinde kalmasını zorlayacak tedbirler alındı. PKK yanlısı görünen, bütün işlevi PKK’yı aklamak ya da PKK’nın çirkinliklerini örtmek olan, ama aslında Türkiye karşıtı merkezlerden beslenen medyanın gücü kırıldı. ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin “PKK terör örgütü ama…” diye başlayan, sonrasında da PKK’nın sırtını sıvazlayan cümleleri anlamını yitirdi; bu ülkelerin PKK ve aynı zamanda FETÖ’ye doğrudan kol kanat gerdikleri net bir şekilde görüldü.

Bugün, Kürt meselesini de, terör meselesini de, algı operasyonları olmadan, devletin kaba propaganda dilini de, çeşitli maskeler ardında PKK’yı savunan terör dilini de dışarda tutarak konuşabileceğimiz bir zemine kavuştuk.

Türkiye’nin Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin kurulmasına yönelik itirazı haklı bir itirazdır. Özellikle İsrail eliyle, hem Türkiye’ye tehdit oluşturacak, hem de Ortadoğu’da dengeleri ve barışı katledecek bir oluşuma izin verilmesi mümkün değildir. Nitekim Kuzey Irak’ta, ABD ve İsrail’in uydusu olacak bir devletçiğe, Türkiye’den önce, İslam dünyası ve Kürtler de karşı çıkmıştır.

Kuzey Irak’la ilişkiler normalleşecek, kriz öncesi duruma mutlaka dönülecek, Türkiye, Irak Kürtlerinin yegane ve samimi dostu olmayı sürdürecektir.

Kürtleri tahrik etmek için kullanılan Afrin meselesinde de algı operasyonları geri tepmiştir. Zeytin Dalı Operasyonu Kürtlere karşı yapılmamış, PKK’ya karşı yapılmıştır. Sivillere zarar gelmemesi için azami hassasiyet gösterilmiştir. Afrin’in demografik yapısı bozulmamıştır. PKK unsurlarının çekilmesiyle bölgeye huzur gelmiş, barış gelmiş, bundan da en çok istifade eden yine Kürtler olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürtler konusunda AK Parti’nin ve Recep Tayyip Erdoğan’ın niyetlerini, ideallerini, politikalarını çok çok iyi biliyoruz. AK Parti kurulurken meselenin çerçevesi çizildi ve AK Parti, tüm baskılara, engellemelere rağmen Kürt meselesinin çözümü için samimi mücadele verdi.

Bugün artık sıradan bir cümle gibi gelebilir, ancak, 2009 yılında, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti Grup Salonu’nda, “evladı her ne sebeple ölmüş olursa olsun, Yozgat’taki anne ile Hakkari’deki anne cenazenin başında aynı Yasin’i okuyor, aynı duayı yapıyorsa burada çok ciddi bir yanlış vardır… Anneliğin siyaseti yoktur…” şeklindeki ifadeleri bir devrimdi. Bu sözler, Kürtlerin kalbine umut saldığı kadar, Karadeniz’den Marmara’ya, Ege’den Akdeniz’e, İç Anadolu’ya kadar Türklere de güven verdi. 2010 halkoylamasında ve 2011 seçimlerinde AK Parti’nin oyunun yükselmesi, Kürt meselesindeki devrimi hem Kürtlerin hem Türklerin onayladıklarını gösteriyordu.

Çözüm Süreci, iyi niyetle başlamış olmakla birlikte, PKK’nın, HDP’nin ve FETÖ’nün sabotajlarıyla, istismarlarıyla farklı niyetlere evrilecekken sona erdirildi.

15 Temmuz sonrası yeni süreçte, Kürtlerin meselesini çözme girişimlerini sabote edecek ya da istismar edecek artık ne FETÖ var, ne PKK var, ne Batı’dan pohpohlanan bir HDP, ne de bütün bunların eliyle manipülasyon yapacak merkezler var.

Artık PKK’nın dine yaklaşımını konuşma zamanı. Artık, dindar Kürt’ü dininden uzaklaştıracak toplumsal projeler üzerinde çalışan HDP ve PKK’yı tartışma zamanı. Artık PKK içindeki cinayetleri, infazları, tecavüzleri, çocuk teröristleri dile getirme zamanı. PKK’nın uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığındaki rolünü, PKK’nın Kürt sanatçısına, yazarına, gazetecisine, siyasetçine yaptığı baskıları masaya yatırma zamanı. Artık PKK’nın Kürtlere ne getirdiğini, ne bedeller ödettiğini, Kürtlere ne faturalar ödettiğini dillendirme zamanı.

Devletin kaba propaganda diliyle değil; artık açık, cesur, samimi, tarafsız şekilde Kürtleri, Kürt meselesini ve terör meselesini konuşma zamanı.

24 Haziran, Kürt meselesi bakımından tarihi bir dönüm noktası olacak. Kürtlerden, Kürtlere 100 yıldır zulmeden CHP’ye, FETÖ artığı partilere, dindar görünüp de Yasin Börü’nün katilini selamlayanlara oy çıkmaz. Kürtlerden, bu cepheyle birlikte hareket eden HDP’ye de oy çıkmaz.

Kürtler bu sefer de, bir kez daha kendilerine oy verecekler. Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’ye mührü basarak, 16 yıldır devam eden ve kendilerine hem refah, hem özgürlük getiren mücadeleye Kürtler bir kez daha destek olacaklar.

24 Haziran Kürt meselesi için bir dönüm noktası. 24 Haziran’da sadece Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti değil, bütün Türkiye kazanacak, Ortadoğu kazanacak, elbette, başta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olmak üzere tüm Kürtler de kazanacak.

.

Facebook Yorumları

Kod8
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8