Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Kahrolası piyasa!


9.8.2018 - Bu Yazı 245 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AK Parti iktidarının ilk yıllarıydı. Gayet mütedeyyin arkadaşım, cüz’i bir parayla, zannedersem bin TL gibi bir miktarla borsa işine girdi. Sabah akşam endeksi takip ediyor, ne kazandığını, ne kaybettiğini hesaplıyordu. Tam o günlerde başörtüsüne ilişkin bir tartışma başladı; döviz ve borsa hafiften dalgalandı. O mütedeyyin arkadaşla karşılaştığımızda ilk tepkisi, “başörtüsünü gündeme getirip niye ortalığı karıştırıyorsunuz?” oldu.

Bu iş biraz da böyledir… Bundan bin yıl önce, Yusuf Has Hacip, devlet adamlarına öğüt veren Kutadgu Bilig adlı eserinde “sana itaat ederim, ama altının ayarıyla oynama!” diyerek, mülkün temelinin adalet kadar refah olduğunu da vurgulamıştı.

Hiç şüphe yok ki, mütedeyyin arkadaşım için başörtüsü özgürlüğü çok önemliydi. Ama aynı zamanda cebindeki para da önemliydi. Halk, özgürlük de ister refah da ister; ikisini bir arada, aynı anda ister. İkisinden biri eksik olsa rahatsız olur, sızlanır, şikâyet eder, tepki gösterir. Halk, yine hiç şüphesiz, bu taleplerinde sonuna kadar haklıdır. Siyaset de bir anlamda, halkın bu iki önemli talebi arasındaki dengeyi kurabilmektir. Asla dile getirmez ama halk, “özgürlüğün tek başına karın doyurmadığını”, “altın kafes içinde de mutlu olunamayacağını” çok iyi bilir.

AK Parti’nin 16 yıllık başarısının altında, özgürlük mücadelesini ve ekonomik kalkınma mücadelesini bir arada götürebilmiş olması yatar. Adı üstünde, AK Parti, “adalet” ve “kalkınma”yı temel politika edinmiş bir partidir. AK Parti vesayetle mücadele etmiş, zafer kazanmıştır. İnançların, değerlerin, kutsalların, dillerin üzerindeki baskıları kaldırmıştır. Türkiye’yi başörtüsüyle üniversiteye girilemeyen bir dönemden, başörtüsüyle özgürce, serbestçe, rahatça jandarmalık, polislik, hakim-savcılık yapılan bir döneme getiren AK Parti’dir. “Kürt” demenin yasak olduğu günlerden, devletin resmi televizyonundan Kürtçe yayın yapılabilen, devlet üniversitelerinde Kürtçe bölümleri açılabilen bir ülkeyi de AK Parti inşa etmiştir. Genelkurmay Başkanlığı’nın MSB’ye, yani milli iradeye bağlanmış olması az şey midir? Yeni sistemle, devletin her birimine artık seçmenin, milletin hükmetmesini sağlamak az devrim midir?

Özgürlükleri genişletirken, AK Parti ekonomiyi de büyütmüştür. Türkiye ekonomisi 16 yılda 3 kattan fazla büyürken, kişi başı milli gelir de o kadar artmıştır. Yollar, okullar, hastaneler, yurtlar, barajlar, kadar sofradaki ekmek de büyümüş, yoksulluk bir o kadar gerilemiş, istihdam artmıştır.

16 yıllık AK Parti hükümetleri dönemlerinde ekonomide hiç geriye gidiş yaşamadık. Badireler atlattık, zor süreçlerden geçtik, ağır imtihanlara maruz kaldık ama hepsini aşmayı bildik. 27 Nisan bildirisinin, küresel ekonomik krizin, PKK ve FETÖ terörünün, Gezi operasyonunun, 17/25 Aralık ve 15 Temmuz terör eylemlerinin ekonomiyi sarsmasını önledik. Aldığımız tedbirlerle, soğukkanlılıkla, işini bilen ekonomi yönetimiyle, en çok da piyasalara verdiğimiz güvenle her sarsıntıdan sapasağlam çıktık.

Çıkmasaydık ne olurdu? İçeriden ve dışarıdan yapılan saldırılar sonrasında ekonominin dengeleri sarsılsaydı, sofradaki ekmek, cepteki para, hanedeki huzur bozulsaydı, AK Parti tekrar tekrar seçim kazanabilir miydi? Halk, elbette her biri geçerli olan mazeretlerle ikna olabilir miydi? Özgürlük için verilen mücadele tek başına seçim kazandırabilir miydi? Dünyada pek örneği yok. Çünkü halk, mazeret değil, çözüm duymak ister; siyasetten, her ne yapıp edip çözüm üretmesini ister.

Son günlerde böyle sıkıntılı bir sürece girdik. Türkiye’ye operasyon yapıyorlar. Amenna. İç ve dış mihraklar, ekonominin dengelerini bozarak iktidarı yıpratmayı hedefliyorlar. Amenna. Fetullah’ı vermeyen ama Brunson’ı isteyen ABD şımarıkça saldırıyor. Amenna. Ancak, pazarda patatesin fiyatı arttığında, vatandaşın “operasyon”, “saldırı”, “taarruz” kavramlarını duymayıp, “siyasetle çözüm” arzulayacağını da çok iyi biliyoruz.

Ahir ömrümde, Türkiye’nin, şu kahrolası piyasa ile kavga ettiğini gördüm, ABD’ye haddini bildirdiğini de gördüm. Bu, benim için büyük, tarifsiz bir gurur. Ne var ki, herkesin benim gibi düşünmediğini, düşünmek zorunda olmadığını da çok iyi biliyorum.

Kabul edelim ki, AK Parti dönemlerinde ekonomi, kahrolası piyasanın kurallarıyla büyüdü. En zor zamanlarımızda kahrolası piyasaya güven verdiğimiz için ekonominin dengeleri muhafaza edildi. Piyasa Türkiye’ye, Türkiye’nin iktidarına, Türkiye’nin ekonomi yönetimine güvendiği için geldi, para getirdi, buraya yatırım yaptı.

16 yıldır Türkiye’yi büyüten o kahrolası piyasanın kurallarına şimdi alternatif stratejiler mi bulduk bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla yeni altın yatakları, sınırsız petrol rezervleri de bulmuş değiliz. Rusya’nın, Çin’in kredi muslukları da yine bildiğim kadarıyla sonuna kadar açılmış değil.

O zaman denklem çok basit: Kurallarına göre oynadığın ve o kurallar içinde büyüdüğün kahrolası piyasa ile, alternatifini oluşturmadan kavga etmek, didişmek, inatlaşmak kaybettirir. Piyasanın güvenini sarsacak adımlar, piyasayı ürkütecek ekonomi yönetimleri parayı kaçırır.

İnşallah yanılıyorumdur, inşallah alternatif stratejimiz vardır. Hem yanılsam bile, dedim ya, piyasa ile didişmek, ABD ile kapışmak bana gurur veriyor. Tezgâhtaki soğanın fiyatını beğenmeyen, ya da işinden atılmış bir vatandaş benimle aynı gururu paylaşmayabilir. Sonuçta oyu vatandaş veriyor ve “beni gururlandır, tamam da, karnım da doysun” diyor. Haksız da değil.

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8