Barbaros ALTUĞ

b_altug@yahoo.com



Bookmark and Share

Akıp giden günlerimiz...


18.09.2012 - Bu Yazı 3216 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 

Akıp giden günlerimiz...

1990’lı yıllarda henüz hepimiz gençken bir film setine gittim. Türk filmleri yeniden moda olmamıştı; Beşiktaş’ta filmin çekildiği ahşap köşkte geceyarısı o zamanlar kimsenin tanımadığı bir oyuncu ile tanıştım. Tanıştığım anda da arkadaş olduk.

O oyuncunun, filmin vizyona girdiği andan itibaren, tam da o sene yeniden patlayacak olan Türk sinemasının yeni yıldız sembolü olacağını henüz kimse bilmiyordu.


Genç bir kadın

O sene yapılan Altın Portakal’da yarıştı bu film önce. Ve o gencecik oyuncuya ilk başrolü ile beraber en iyi kadın oyuncu ödülünü de getirdi. Hande Ataizi adı Mum Kokulu Kadınlar’daki rolüyle tüm Türkiye tarafından unutulmayacak biçimde ilk o zaman duyuldu.

Hande ile o senelerde çok gezdik, çok eğlendik. Hiç beraber çalışmadık ama hep bir şeyler yapmak istedik. Ayrı işlerde, aynı insanlarla çalıştık. 20’li yaşlarımı, 1990’lı yılların İstanbul’unu hatırladığımda o nedenle benim aklıma ilk gelenlerden oldu hep; çok güzel bir oyuncuydu, işine bayılıyordu, gençliğini sonuna kadar yaşıyordu; kafasının dikine gidiyor, hayatına ipotek konmasına izin vermiyordu. Yaşamak istediğim yeni ülkenin hayali benim için biraz da o oldu bu yüzden; başkasına benzemeyen, yeni ve cesur...


Sonra işte büyüdük

Ben düğünlere gitmeyi sevmem; bir şeylerin başlangıcı değil de bitişi gibi gelir bana. Belki de arkadaşlarımın evlenmesi hayatımın başka bir evresine girdiğimi göstereceği için, gençliğimin aslında bittiğini resmen bildireceği için.

Ama Hande’nin düğününe gittim. 1990’lı yıllardan kalma bir arkadaşlığın hatırına değil sadece; Hande’nin aslında aradığını bulduğunu gördüğüm için, belki de en mutlu dönemlerinden birini yaşadığını anladığım için ve benim için bir dönemi açtığı gibi o dönemi kapama törenini de görmek istediğim için.

Hâlâ incecik, hâlâ çok güzel, hâlâ dik başlı duran bir gelin oldu Hande. Orada yine o yıllardan arkadaşlarımı gördüm; konuşmaya bıraktığınız yerden başlayabileceğiniz arkadaşlar hani. Sizi her hâlinizle görmüş olanlar, yanlarında derin uykulara dalmaktan çekinmeyecekleriniz.

Dalgalı, gürültülü bir deniz zannederken hayatı, birden bir dönemeçte yavaş ve sakin akmaya başlayan, geniş bir nehre dönüvermiş meğer o gece anladım; parti bitmedi ama partilerin sonuna kadar kalma zamanımız geçti işte. Belki bir hayalin içinde yaşıyorduk o zamanlar. Hande o hayali gerçeğe dönüştürecek sevgiliyi buldu. Ne güzel bir son; en iyi partiyi vermeyi bildiği gibi partiden zamanında ayrılmayı da bildi...

b_altug@yahoo.com

.

Facebook Yorumları

Kod8
08.09.2014
Biz kimiz sahi?
01.09.2014
4-3-2
13.11.2012
Ulus var ulusalcı var...
11.11.2012
Hani verdiğin sözler
06.11.2012
Arkası yarın misali...
04.11.2012
Bayram gelmiş neyime
30.10.2012
Su akar yatağını bulur mu gülüm
28.10.2012
Panda, hipopotam ve geri kalan önemsiz ayrıntılar
23.10.2012
Gazinocular kralı...
21.10.2012
İşte geldim gidiyorum...
16.10.2012
Berlin’den İstanbul’a kazananlar, kaybedenler
07.10.2012
Hayat bir bumerang
02.10.2012
Eğri otur doğru konuş
30.09.2012
İnleyen nağmeler
25.09.2012
Bilinenler, bilinmeyenler
23.09.2012
Esvaplar, anketler falan...
18.09.2012
Her şey vatan için...
18.09.2012
Şehre dönüş...
18.09.2012
Akıp giden günlerimiz...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net