Baskın ORAN



Bookmark and Share

Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'


19.1.2018 - Bu Yazı 43 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” özdeyişindeki kafiye durumlarını burada aramayın boşuna.

“Uysa da yazdım uymasa da yazdım” diye değil. Tam tersi bir durum var da ondan yazdım:

Yurtta: Ciddi bir muhalefet partisinin yokluğunda, ülkeyi Anayasa’ya aykırı KHK’lerle yöneten bir iktidar. En basit köşe yazısını hapisle, en basit protesto eylemini de gaz ve copla dağıtan bir Tek Adam yönetimi. Veli’nin ve Semih’in annelerini sokakta yerlerde sürükleyen bir polis devleti. (KAYNAK 1) (KAYNAK 2)

Yani, bizzat devletin polisini cebir unsuru olarak kullanarak Anayasa’yı cebren ihlal eden bir OHAL rejimi.

Cihanda: Elalemin ülkesini Rusya-ABD rekabetinden yararlanarak işgal etmek için sürekli savaş propagandası yapan bir cumhurbaşkanı.

Türkiye’nin Ağustos 2000’de imzaladığı ve Haziran 2003’te (AKP döneminde) onadığı BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 20. maddesi “Her türlü savaş propagandası”nı yasaklanmış durumda. Yani burada da Anayasa’yı açık ihlal var. Bu Sözleşme, Mayıs 2004’te (AKP döneminde) getirilen Anayasa Md. 90/5 gereği T.C. yasalarına bile üstün.

* * *

“Yurtta”ki durum o kadar da dert değil canım; alışık sayılırız: Bugünkü kadar olamasa da, 12 Mart ve 12 Eylül askerî diktatörlüklerinde yaşadık bu baskıyı. Sabır, metanet ve mücadeleyle bugün değilse de yarın üstesinden geleceğiz ve tam anlamıyla aşılanmış olacağız.

Ama, “Cihanda”ki durum o kadar basit değil.

Basit değil, çünkü askere gidecek oğulları olmayanların veya oğulları askerlik yapmamış olanların, ‘Şehit olacaksınız yaw, daha ne istersiniz!’ der gibi, gariban halkın evlatlarını Ortadoğu bataklığında ölmeye yollamaları söz konusu.

Üstelik, vatanı işgalden kurtarmak için değil, tam tersine, başkalarının vatanını işgal etmek için.

Basit değil, çünkü T.C. bugüne kadar Ortadoğu’yu ve Arapları hep küçümsemişti ama, ülkelerini işgale yeltenmemişti.

Basit değil, çünkü Filistinlilere saldıran İsrail’den farkımız kalmadı.

Basit değil, çünkü T.C. eski dönemlerde süpergüçlerle çok sürtüşmüştü ama, hiçbirini, “toprağa gömmek”le tehdit edip, böylesine fütursuzca karşısına almamıştı.

Şimdi birini değil, ikisini birden karşısına alıyor: YPG nedeniyle ABD’yi, Esad rejiminin kuzeye ilerlemesi nedeniyle de Rusya’yı.

Basit değil, çünkü T.C. bugüne kadar Kürtlerin çok ahını almıştı, “Dağ Türkleri” diye çok istiskal etmişti (aşağılamıştı) ama, hiçbir zaman “Afedersin kıçı kirli” diye ağzını bozmamıştı.

Bana ki ağzı bozuk derler, en tiksinilecek kişiler için bile hayatımda kirletmedim ağzımı böyle. “Kıç” yerine g’yle başlayan başka bir 3 harfli ismi, “kirli” yerine de b’yle başlayan başka bir 5 harfli sıfatı insanların zihninde çağrıştırmaya tevessül etmedim (yeltenmedim) hiç.

Üstelik ben bir emekliden ibaretim, sözünü ettiğimiz bir Cumhurbaşkanıdır.  

* * *

Burada da kalsa, öpüp başımıza koyacağız. Çünkü dış politikada çok fazla sıkışan bir ülkenin çılgın şeyler yaptığı görülmedik şey değildir.

Ama bütün bunların dış politikayla ve dış politikada sıkışmakla hiçbir ilgisi yok.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bütün bu söyledikleri, her şey ama her şey, yerli ve milli tribünler için.

Tek ama tek ortak paydası Kürt düşmanlığı olan ve bazı şeyleri örtbas etmesinde Tek Adam yönetimine koltuk değnekliği yapan 4’lü Koalisyon’u, Mahşerin 4 Atlısı’nı aç bırakmamak için:

İslamcı AKP + Irkçı MHP + Ergenekon + Ulusolcu klik.

***

‘Efendim, güney sınırımızda bir Kürt devleti kuruluyor da onu önlemeye çalışıyoruz!’

Sınırlarımızda Kürt devletini önlemeye çalışıyor isek, niye Kürt devleti olmaya en yakın oluşumu, Barzani yönetimini sittin sene bağrımıza bastık? Mesela Kasım 2013’te Diyarbakırlılara meydanlarda Kürtçe hitap eden Şivan Perwer’li ve Asimile Kürt İbrahim Tatlıses’li düetlerle ağırladık?

O zaman mı hata yapıyorduk, yoksa şimdi mi?

* * *

Yurtta durumlar vahim. Devlet demek hukuk demektir, nereden baksan 700 yıllık olan şu devlette hukuk’un h’si kalmadı. Son olarak AYM kalktı, AİHM kendisini atlayıp da Şubat’ta doğrudan devreye girmesin diye hukuku uygulamaya mecburen soyundu, onu bile aşağılattınız alt mahkemelere. Pes!

Yurtta her şey, ama her şey, baskıyı artırmak için milliyetçi hisleri tahrik etmeye programlanmış. Cihandadurumlar daha bile vahim; müstakbel şehitlerimizle komşuyu işgale gidiyoruz.

Ne kafiyesi arıyorsunuz? 

.

Facebook Yorumları

reklam
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı